Custom Search

Arkadaşlar Arasında

15 Haziran 2014 tarihinde tarafından eklendi.

ARKADAŞLAR ARASINDA KİTABININ ÖZETİ – İPEK ONGUN

Kitabın başkahramanı olan Serra Lise 1. Sınıf öğrencisi genç bir kızdı. Serra annesi Derya Noyan ile Ankara’da yaşıyordu. Çünkü annesi ve babası bir zamanlar ayrılmıştı. Derya Noyan Ankara’da bir bankada çalışıyordu. Gayet başarılı bir çalışandı. İşte ki üstün başarısından dolayı müdür , Serra’nın annesini İstanbul’a göndermeyi planlıyordu. Ancak Serra bu durumdan çok da hoşnut değildi. Çünkü yeni bir şehir , yeni arkadaşlar , yeni bir çevre, okul onun canını sıkan şeylerdi. Yeni arkadaşlar ile uyum ve düzeni hemen sağlayabilir miyim diye sürekli düşünüyordu. Giderse en çok da Ayşegül’ünü özleyecekti çok sevdiği Ayşegül’ünü…
Serra’nın bu kötü hali okuluna da yansımıştı. Bütün arkadaşları Serra’nın İstanbul’a gideceğini öğrenmişti.Oysa Serra gitmek istemiyordu ve bunun için canını bile vermeye razıydı. Serra bu konuda annesi ile de tartışmış sıkıntılar yaşamıştı hatta birkaç gün küs kalmışlardı. Serra annesine ; hep kendini , hayatını düşünüyorsun peki benim hayatım ne olacak diye çıkışlarda bulunuyor , annesini haksız çıkarmaya çalışıyordu. Annesi bu tayin işinin onlar için iyi bir maaş anlamına geldiğini, daha iyi şartlarda olmak için fırsat olduğunu belirtiyordu. Serra annesine sürekli kızıyordu.

Artık Serra’nın evlerinde son günleriydi. Derya Hanım bu taşınma işini ; Serra’nın okulu aksamasın diye 15 Tatile denk getirmişti. Derya Noyan ‘ ın arkadaşları İstanbul’da hem bir ev ayarlamışlardı hem de Serra için bir okul. Gitme vakti gelmişti… Birden zil çalmıştı.Serra’nın can dostu Ayşegül ve diğer arkadaşları vedalaşmaya gelmişlerdi.Ayşegül’ünü gördüğünde o kadar ağlamıştı ki zor da olsa ayrılmıştı artık.

Serra ve annesi Derya Noyan İstanbul’ a yeni evlerine gelip yerleşmişlerdi. Evleri boğaz manzaralı idi. Boğaza bakan odayı Serra kapmıştı. Serra evlerinin eski olmasından yakınıp dururken zilleri çalmıştı.Serra , yeni taşındıkları evlerine kim gelmiş olabilir merakı ile kapıyı açmaya gitmişti. Kapıyı açtığında şok geçiriyordu Serra .. Sadece inanmıyorum! İnanmıyorum ! diyebiliyordu. Çünkü gelenler kuzeni Sırma ve arkadaşları Tümay ile Zeynep’di. Sırma ; Serra’nın tabiri ile süslü ama neşeli kızdı. İzmir de yaşıyorlardı ama İstanbul’a birkaç günlüğüne gezmeye gelmişlerdi. Serra o kadar şaşkındı ki sonunda arkadaşlarını içeri buyur etmişti.

Sırmagil evi çok beğenmişti. Hemen odalara çıkıp dolaşmışlardı. Serra’nın dedesi ve anneannesi de İstanbul’da yaşıyordu. Derya Hanım kızlar evde rahat etsin diye annesigile gitmişti. Sırma, Serra ,Tümay ve Zeynep gece geç saatlere kadar oturup muhabbet etmişlerdi. Sırma İzmir’de yaşadığı tüm olayları anlatmıştı. Ertesi güne hepsi çok zor uyanmışlardı. Sinemaya gideceklerdi. Sırma çoktan hazırlanmıştı. Kızların hazırnmaları bitince yola çıkmışlardı sonunda. Sinemadan çıkınca gezmeye karar vermişlerdi. Öylece yolda gezinirlerken tabela da herkesin kaseti olabilir diye bir reklam dikkatlerini çekmişlerdi. Hem Sırma meraklı , hiç durur mu hemen yöneldi o tarafa. İçeri girdiler ve hepsi şarkı söyleyip kayıt ettiler seslerini . Böylece artık onlarında kasetleri olmuştu. Ertesi gün Akmerkeze gidip oranın altını üstüne getirmişlerdi. Sırma’nın maceraları hiç bitmiyordu. Sırma çok hareketli ve aklına gelen, canının istediği herşeyi yapardı. Ayakkabı dükkanının önünde kala kalmışlardı. Çünkü Sırma içerde bir adam görmüştü onu izliyordu. Bu durum Serra’nın hoşuna gitmemişti ama Sırma’ya engel olmak ne mümkün.. Sırma hemen içeri girmişti. Adam ile konuşma yolunu bulmuştu. Serra zorla da olsa Sırma’yı ordan çıkarmayı başarmıştı. Tümay’ın annesinin arkadaşı da İstanbul da oturuyo idi . Tümay’ı oraya yolcu ettikten sonra Serralarda evlerinin yolunu tutmuşlardı sonunda. Çok yorulmuşlardı hepsi de ..
Yeni ve heyecan dolu bir güne uyanmışlardı kızlar. Çünkü Sırma’nın maceraları hiç bitmiyordu. Falcıya gidelim diye tutturmuştu. Serra çok kızmışdı bu duruma. Çünkü kızlar Serra’ya emanet idi. Onlara zarar gelmesinden korkuyordu. Bu nedenle karşı çıkmıştı. Ama Sırma bu .. Hiç durur mu..Zeynep ile birlikte olup , Serra’yı atlatmayı başarmışlardı ve falcıya gitmişlerdi. Serra bir iki saat hiç haber alamadı kızlardan , endişelenmeye başlamıştı. Anlamıştı kızların falcı kadına gittiğini. Sonunda Zeynep ile Sırma gelmişti. Serra rahatlamıştı. Pastaneye geçtiler Sırma çok keyifli idi. Falcı kadının anlattıklarını teker teker anlatıyordu. Sırma bu.. falcı kadının taklidini yapıyordu. Kızlar çok eğleniyordu gülüyorlardı. Artık ayrılık zamanı gelmişdi. Çünkü okullar açılıyordu. Zorda olsa Serra kızları İzmir’e yolcu etmişti.

Serra’nın yeni okulunda ki ilk günü idi. Çok heyecanlı idi ve birazda burukluk vardı içinde. Eski arkadaşlarını özlemişti.
Ayşegül’ü gelmişti aklına hüzünlenmişti. Sınıfa girince diğer öğrenciler Serra’nın yeni olduğunu fark etmişlerdi. Sıcak davrandılar hemen tanışma faslı başlamıştı. Melis ,Esin ,Aylin, Serhat, Sıla ,Dilek…Okuldan sonra Serra annesi ile birlikte anneannesine gitmişti. Orda bir güzel karınlarını doyurmuştu. Serra’nın okuldaki ilk günü güzel geçmişti. Zaman ilerliyor Serra sınıf arkadaşları ile iyice kaynaşıyordu. Aylin, Melis ve Simten ile iyi arkadaş olmuştu ama Aylin söz dinleyen bir kız değildi. Kıskançlık taşıyan bir karekteri vardı. Serra’nın peşinden ayrılmıyordu. Serra arkadaş uğruna herşey yapan bir genç kızdı. Kimseyi kıramıyordu. Bir keresinde Aylin ve Simten’in ısrarı üzerine bara gitmişlerdi. Serra’nın asla bulunmayacağı ve bulunmadığı ortamlardı. Ama arkadaş uğruna gidiyordu. Orda sigara içenler , içki içenler.. Serra bu duruma ne kadar sinirlense de arkadaş uğruna gelmişti işte. Aylin’nin maceraları hiç bitmek bilmiyordu,Aylin; Serra’nın tarih notlarını almıştı. Geriye de sadece yarısını getirmişti. Çünkü Serra’nın notlarını , Aylin’in köpeği yemişti. Buna rağmen Serra kızmamıştı Aylin’e.

Günler geçiyordu ve artık yıl sonuna gelmişti. Karne gününü Serra heyecanla bekliyordu. Çünkü tatile gidecekti İzmir’e. Karneyi alıp koşa koşa eve gitti. Ve artık tatil Serra’yı bekliyordu…..İzmir Serrayı bekliyordu…..Yeni maceralar Serrayı bekliyordu…..

SON…

ROMANIN KAHRAMANLARI
SERRA : KİTABIN BAŞKAHRAMANIDIR. HAFİF KİLOLU BİR GENÇ KIZDIR.YEMEK YEMEYİ ÇOK SEVER.
DERYA NOYAN: SERRA’NIN ANNESİ OLUP , EŞİNDEN AYRILMIŞ HAYAT MÜCADELESİNİ YALNIZ BAŞINA YÜRÜTEN BİR BAYANDIR. SERRA’YA HEM ANNE HEM DE BABA OLMUŞTUR. BANKADA MÜDÜR OLARAK ÇALIŞMAKTADIR.
SIRMA: SERRA’NIN SÜSLÜ KUZENİDİR.İZMİR’ DE YAŞAMAKTADIR.
ARKADAŞLARI : SILA, SİMTEN, MELİS ,AYLİN , CÜNEYT, AYŞEGÜL , TÜMAY , ZEYNEP , SUPHİ, BURAK . DİLEK…
ROMANDA MEKAN
İÇ MEKAN : EV
DIŞ MEKAN : OKUL ,İŞYERİ
GÖRÜŞLERİM : ARKADAŞ UĞRUNA YAPILABİLECEK FEDAKARLIKLARI ABARTILI BULDUM. YAZAR ANLASILIR BİR DİL KULLANMIŞ. SERRA’NIN İÇ DÜNYASI GERÇEK BİR ANLATIM BİÇİMİYLE OKUYUCUYA SUNULMUŞTUR.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Paragraf Soru Bankası