Custom Search

Kaside

15 Kasım 2013 tarihinde tarafından eklendi.

KASİDE : Kasideler Divan edebiyatında gazellerden sonra en çok kullanılan nazım biçimidir. Kasidelerde daha çok devletin ileri gelenlerinden birinin övgüsü ya da yergisi yapılır.

  • Daha çok din ve devlet büyüklerini övmek amacıyla kaleme alınan şiirlerdir.
  • Beyit sayısı 31-99 arasında değişir.
  • Uyak düzeni gazelde olduğu gibi aa / xa / xa / xa… biçimindedir.
  • İlk beytine “matla“, son beytine “makta“, en güzel beytine “beytü’l-kasid“, şairin adının ya da mahlasının geçtiği beyte “taç beyit” denir.

Kaside altı bölümden oluşur:

1. Nesib veya Teşbib: Tasvir (betimleme) bölümüdür. Bahar, kış, temmuz ayı, ramazan, savaş, at, bayram gibi konularda tasvirler yapılır.
2. Girizgâh: Genellikle tek beyittir. Asıl konunun işlendiği methiye bölümüyle nesib arasında bağlantı bu beyitle kurulur.
3. Methiye: Kasidenin sunulacağı kişinin övüldüğü bölümdür. Övülen kişi, gerçek nitelikleri dikkate alınmadan ve belli mazmunlarla abartılarak övülür. Bu bölüm kasidenin en sanatlı beyitlerini içerir.
4. Tegazzül: Kasidenin içinde, kasideyle aynı ölçü ve uyakla gazel söylemektir. Tegazzül bazen kasidenin başında veya sonunda bulunabilir; bazı kasidelerde ise bu bölüm olmayabilir.
5. Fahriye: Şairin kendisini övdüğü bölümdür.
6. Dua: Şairin övdüğü kişi için dua ettiği bölümdür.

Kasideler, genellikle, nesib bölümünde betimlenen konuya göre adlandırılır. Örneğin bu bölümde bahar betimlemesi yapılmışsa kaside ” kaside-i bahariye“, kış betimlemesi yapılmışsa “kaside-i şitaiye“, temmuz ayının betimlemesi yapılmışsa “kaside-i temmuziye” gibi adlar alır. Redifine göre adlandırılan kasideler de vardır: Su Kasidesi, Sümbül Kasidesi… Kimi kasideler ise kafiye harfine göre adlandırılmıştır.

Ayrıca konu yönünden Allah’a yalvarış niteliğindeki kasidelere “münacat“, Allah’ın varlığından, birliğinden söz edenlere “tevhid“, peygamberi övenlere “naat” gibi adlar verilir.

En ünlü kaside şairi Nefi‘dir. Baki, Fuzuli, Nedim de başarılı kasideler yazmışlardır. Fuzuli’nin “Su Kasidesi“, Nedim’in “İstanbul Kasidesi” ünlü kasidelerdendir.

İstanbul Kasidesi (nesib)

1. Bu şehr-i Stanbûl ki bî-misl ü bahâdır
Bir sengine yek-pâre Acem mülkü fedadır

2. Bir gevher-i yek-pâre iki bahr arasında
Hurşîd-i cihân-tâb ile tartılsa sezadır

3. Altında mı üstünde midir cennet-i âlâ
El-hak bu ne halet bu ne hoş âb u havadır (…)

4. insaf değildir anı dünyâya değişmek
Gülzarların cennete teşbih hatâdır

5. Herkes erişir anda muradına anınçün
Dergâhları melce-i erbâb-ı recâdır

6. Kâlâ-yı maârif satılır sûklarında
Bâzâr-ı hüner, mâden-i Hm ü ulemâdır (…)

7. Ser-çeşmeleri olmada insana revan-bahş
Germ-âbeleri cana safa cisme şifâdır

8. Hep halkının etvârı pesendîde vü makbul
Derler ki biraz dilberi bi-mihr ü vefadır

(…)

9. Kühsârları bağlan kasrları hep
Gûyâ ki bütün şevk u tarab zevk u safadır (girizgâh)

10. İstanbul’un evsâfını mümkin mi beyan hiç
Maksûd heman sadr-ı kerem-kâra senadır (…)

Nedim

Ölçü: Mefûlü mefâilü mefâilü feûlün

Günümüz Türkçesi İle:

  • 1) Bu istanbul şehri benzersiz ve paha biçilmez; bir taşına bütün Acem ülkesi fedadır.
  • 2) iki deniz arasında bütün bir cevherdir, cihanı aydınlatan güneşle tartılsa uygundur,
  • 3) Yüce cennet onun altında mı, üstünde midir? Doğrusu bu ne hal, bu ne hoş su ve havadır.
  • 4) Onu dünyaya değişmek doğru değildir; gül bahçelerini cennete benzetmek yanlıştır.
  • 5) Orada herkes dileğine erişir, onun için kapıları ricaların sığınağıdır.
  • 6) Sokaklarında bilgi satılır; hüner pazarıdır, bilim ve bilginler madenidir.
  • 7) Çeşme başları (pınarları, su başları) insana ruh vermektedir, hamamları cana safa, vücuda şifâdır.
  • 8) Bütün halkının davranışları seçkin ve makbuldür, derler ki güzeli biraz vefasızdır.
  • 9) Bağları, bahçeleri, köşkleri hep sanki bütün neşe ve şenlik, zevk ve safadır
  • 10) istanbul’un niteliklerini hiç anlatma olanağı var mı ? Maksat he-men lûtfedici sadrazamı övmektir.

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Millî Edebiyat Döneminde Roman