Custom Search

LYS Edebiyat Deneme Sınavı

27 Şubat 2014 tarihinde tarafından eklendi.

1. “Sürünmek sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde “mecaz” anlamda kullanılmıştır?

A) Sokaklarda aç susuz sürünerek büyümüşlerdi.
B) Tel örgünün altından, sürünerek karşıya geçti.
C) Sürüngenler, ancak sürünerek ilerleyebilirler.
D) Yeni elbisesi boyaya sürününce çılgına döndü.
E) Evden çıkmadan önce bolca koku sürünmüştü.

2. “Boşaltmak’ sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “Bu salonu boşaltalım, şimdi konuklar gelecek.” cümlesindeki anlamıyla kullanılmıştır?

A) Bir kova suyu üzerime boşaltmasın mı!
B) Ambarı boşaltın, buğdayı oraya koyacağız.
C) İki ustayı boşaltıp başka bir inşaata gönderdiler.
D) Olayı önlemek için polis silahını havaya boşalttı.
E) Atın kolanını boşalt da hayvan rahat etsin.

3. Aşağıdaki dizelerin hangisinde altı çizili sözcüğün “sesteşi” vardır?

A) Viran ettin bahçem ile bağımı
Tomurcuk güllerim al diye diye
B) Ela gözlüm yıktın benim evimi
Eğlen şu dünyada kal diye diye
C) Akça ceren kurtulmuş da tazıdan
Kaldırmış başını çöl diye diye
D) Gafilken bir dolu sundun sen bana
İçirdin ağıyı bal diye diye
E) Yıkıl git diyorsun kolay mı gitmek
Sen getirdin beni gel diye diye

4. Aşağıdakilerin hangisinde altı çizili söz, cümleye, ötekilerden farklı anlam katmıştır?

A) Yurdumuzu baştan başa dolaşmıştı.
B) Bu bahçe bir uçtan bir uca bizimdir.
C) Üzerimizi tepeden tırnağa aradılar.
D) Bu kitabı A’dan Z’ye didik didik ettik.
E) Yoğun trafikte arabamız adım adım ilerliyordu.

5. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, öne çıkarılıp vurgulanmıştır?

A) Zil çalınca koşarak bahçeye çıktı çocuklar.
B) Zil çalınca bahçeye çocuklar koşarak çıktı.
C) Zil çalınca çıktı koşarak çocuklar bahçeye.
D) Zil çalınca koşarak bahçeye çocuklar çıktı.
E) Zil çalınca çocuklar koşarak bahçeye çıktı.

6. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “eskiden yapıldığı halde, daha sonra yapılmamak, terk edilmek” anlamı yoktur?

A) O konudan bahsetmez oldu.
B) Bugünlerde bizi aramaz oldu.
C) Bu yıl derslerine çalışmaz oldu.
D) Artık buralara uğramaz oldu.
E) Çocuk yuvaya gidince yaramaz oldu.

7. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “neden sonuç” ilişkisi yoktur?

A) Ahmet gelmedi; sanıyorum kitaplığa gideceğimizi unutmuştur.
B) Çok varlıklıydı, ama yoksullar gibi yaşıyordu.
C) Çok utandı, öyle ki başını yerden kaldırmadı.
D) Sınavı kazanamamış; zaten hiç çalışmamıştı.
E) Evden çıkamıyor; çünkü kardeşlerine bakıyor.

8. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.
Bu atasözünün konusu aşağıdakilerden hangisidir?

A) Zarar verme
B) İyilik etme
C) Bencillik
D) Tek başına olma isteği
E) Hoşgörülü olma

9. Aşağıdaki yargılardan hangisi, anlamca ötekilerle aynı doğrultuda değildir?

A) Altın bütün kilitleri açar.
B) Altını görünce her şey baş eğer.
C) Altının önünde demirin de beli bükülür.
D) Altından zincirler en ağır olan zincirlerdir.
E) Akıllı kafalar bile altını bol serseme boyun kırar.

10.
I. Eser yaratan her yazar, ölümsüzlüğe ulaşır.
II. Bir yazar, eserlerinin okunduğu son güne kadar yaşar.
III. Yazarlar, bugünü değil, geleceği hedeflemelidir.
IV. Bir yazarın ölümsüzlük kazanması, eserlerinin okunurluğuyla mümkündür.
V. Bir yazar, ününü devam ettirmek istiyorsa, çok eser yazmalıdır.
Bu cümlelerden hangileri, anlam bakımından birbirine en yakındır?

A) I. ile II.
B) II. ile IV.
C) II. ile III.
D) III. ile IV.
E) I. ile V.

11.
Ayın şavkı vurur sazım üstüne
Söz söyleyen yoktur sözüm üstüne
Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne
Ay bir yandan sen bir yandan sar beni
Bu dörtlükte, kaç “ad tamlaması” vardır?

A)1     B)2      C) 3       D)4      E) 5

12. “Ne” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde türce ötekilerden farklıdır?

A) Bu köpek ne geziyor burada?
B) O adam buralarda ne dolaşıyor?
C) Ne karışıyorsun benim işime?
D) Boş yere ne bağırıp duruyor?
E) Bakalım bize ne diyecekler?

13. Aşağıdaki dizelerin hangisinde “ad tamlamasının sıfatı” vardır?

A) Şimdi dağlarında mor sümbül vardır
B) Dikenler içinde sarı gül vardır
C) içimde oralı bir bülbül vardır
D) Yüce dağ başında siyah tül vardır
E) Daima çalkalanır bir gönül vardır

14. “Bugün” sözcüğü, aşağıdakilerin hangisinde, “belirteç (zarf)” göreviyle kullanılmıştır?

A) Bugünü değil, yarını düşünmeliyiz.
B) Bugüne kavuşuncaya kadar neler çektik.
C) Bugünün işini yarına bırakma.
D) Bugünden umudumuzu kestik, yarına Allah kerim.
E) Bugün gelmezse, yarına mutlaka gelir.

15.
I. Dünyayı verelim çocuklara bir günlüğüne
II. Hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
III. Bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
IV. Çocuklar dünyayı alacak elimizden
V. Ölümsüz ağaçlar dikecekler
Bu dizelerin hangisinde, “istek kipiyle çekimleşmiş eylem” vardır?

A) I.     B) II.     C) III.      D) IV.      E) V.

16. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, eylem kipinde “anlam (zaman) kayması” vardır?

A) Bizi şimdi evinde çaya bekliyormuş.
B) O sırada oğlu bahçede top oynuyormuş.
C) Biz kapıyı çaldığımız zaman uyuyormuş.
D) Çocuk, yarınki sınava hazırlanıyormuş.
E) Üniversite sınav sayısı artık bire iniyormuş.

17. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, ötekilerden farklı yapım eki almıştır?

A) Çok çabaladı, ama kurtulamadı.
B) Son satırını beğenmedi, karaladı.
C) Elinde bir sopayla hepimizi kovaladı.
D) Pişmiş tavuğu güzelce parçaladı.
E) Öğretmen, işleyeceğimiz konuları sıraladı.

18.
Öldük, ölümden bir şeyler umarak
I.

Bir büyük boşlukta bozuldu büyü
II.

Nasıl hatırlamazsın o türküyü
III.

Gök parçası, dal demeti kuş tüyü
IV.

Alıştığımız bir şeydi yaşamak

                                                V.

Bu dizelerde numaralanan sözcüklerden hangisi, yapı bakımından ötekilerden farklıdır?

A)I.                B) II.                     C) III.                        D) IV.                   E) V.

19. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, yüklem yanlış işaretlenmiştir?

A) Her şeyin sebebi talihtir.
B) Talih, her şeye ayrı karar verir.
C) Talihsizlik zalim bir hocadır.
D) Talihsizlik ender olarak yalnız gelir.
E) Talihsizlik talihin ne olduğunu öğretir.

20. Pastör, sabaha karşı, yorgun ve bitkin bir şekilde pencerenin önünde uyuyakalmıştı,
Bu cümlede, aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olan öğe yoktur?

A) Nerede     B) Ne zaman      C) Nasıl    D) Neyi     E) Kim

21. Aşağıdaki cümlelerden hangisi, öğelerine yanlış ayrılmıştır?

A) Kavanozlarda kırmızı süs balıkları /vardı.
B) Kavanozların suyu / birkaç gün / değiştirilmemişti.
C) Balıkların hareketleri / gitgide / ağırlaşıyordu.
D) Böyle zamanlarda / kimileri / suyun yüzüne / yaklaşırdı.
E) Suyu değiştirilince / balıklar / birdenbire / canlanırdı.

22. Aşağıdaki cümlelerin hangisi, özne-yüklem ilişkisi bakımından ötekilerden farklıdır?

A) Yıllardır, akrabaları her fedakârlığa katlanmıştı.
B) Oldukça gülünç bir şekilde giyinirdi.
C) O gün toplantıya kardeşiniz de katılmıştı.
D) Asaf Bey’in elli yaşlarında olduğu sanılırdı.
E) Sabahtan beri birinci katın koridorunda geziniyordu.

23. Aşağıdaki cümlelerden hangisi “yapısına göre basit, sözdizimine göre kurallı bir ad cümlesi”dir?

A) Demokrasi okuluydu Anadolu’da kahveler.
B) Karagöz’ün, meddahın sahnesi kahvelerdeydi.
C) Âşıklar, şairler orada imtihan olurlardı.
D) Kahvede demlenirdi sohbetlerin en koyusu.
E) Uzaklardan gelenler önce kahveye uğrarlardı.

24. Zaten, zamanlar ve yerler kadar birbirine yakın ve birbirine benzeyen ne vardır ki Anadolu’da?..
Bu cümle için, cümle çeşitleri bakımından, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Ad cümlesi
B) Devrik cümle
C) Bileşik cümle
D) Biçimce olumlu cümle
E) Anlamca soru cümlesi

25. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, “ulama” için örnek vardır?

A) Ben bu bozkırlarda çalışmaya geldim
B) Geçen gün okudum söğütlerin tarihini
C) Göğerttik bozkırın sarı defterini
D) Günler nisandan mayısa doğru gidiyor
E) Çarpar mı yüreğim yurdumun sahillerine

26. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yazım yanlışı vardır?

A) Kazaya sebep olduğu için kahır oluyordu.
B) Boş zamanlarında babasına yardımcı oluyordu.
C) Okuyup adam olsun diye her fedakârlığı yapıyordu.
D) Çalışmış çabalamış ünlü bir doktor olmuştu.
E) Anne işe gidince çocuklar evde hapsoluyordu.

27. Kısa çizgi (-), aşağıdaki cümlelerin hangisinde yanlış kullanılmıştır?

A) Üç gün sonra -buradaki işimi bitirebilirsem-İstanbul’a gideceğim.
B) 26-30 Ağustos 1922, Kurtuluş Savaşı’nın en önemli günlerindendir.
C) Türkçe’nin en işlek yapım eklerinden biri de “-lik”tir.
D) Türkiye – Suriye Ek Ticaret Protokolü dün imzalandı.
E) Ünlü yazar, gazeteciliğe başladıktan sonra da arada-sırada öykü yazdı.

28. Aşağıdaki cümlelerin hangisinden virgül (,) kaldırılırsa, cümlenin anlamı değişir?

A) Babası, uzun bir yolculuktan bugün dönmüş.
B) Günler geceler boyunca, bu konuyu düşünmüş.
C) Yaramaz, kardeşinin oyuncaklarını kırıp dökmüş.
D) Uzun, ince bir yolda durmadan yürüyorduk.
E) Gezip gördüğü yerleri, defterine yazmış.

29. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili söz, yanlış kullanılmıştır?

A) Çok erkenden yola çıktık, yine de işe zamanında yetişemedik.
B) Hiçbir işte çalışmıyor, oysa herkesten rahat yaşıyor.
C) Gece gündüz demeden çalıştık, lakin emeğimizin karşılığını alamadık.
D) işe epeyce geç başladık, fakat işimizi herkesten önce bitirdik.
E) Bu işi de alnımızın akıyla bitirdik, halbuki çok çalışmıştık.

30. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde, “gereksiz sözcük” kullanılmıştır?

A) Bu yıl Ankara’ya fazla kar yağmadı.
B) Bu kış da havalar yağışlı ve soğuk geçti.
C) Yarın sınavın var, daha fazla erken yatmalısın.
D) Meraklı gözlerden, düşman bakışlardan bıkıp usanmıştı.
E) Üzüntüsünün gerçek nedenini hepimizden gizliyor.

31. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Bir çocuğa, “Anneni sever misin?” dense, çileden çıkabilir.
B) Çocuklar, “Anneni sever misin?” sorusuyla çileden çıktılar.
C) Çocukları çileden çıkaran, “Anneni sever misin?” sorusudur.
D) Bir çocuğa, “Anneni sever misin?” demek, onu çileden çıkarmaya yeter.
E) “Anneni sever misin?” sorusu, çocukları çileden çıkarmaya yeter.

32. Onu bulmak, yaşadıklarımı anlatmak istiyorum.
Bu cümledeki anlatım bozukluğunun nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Nesne eksikliği
B) Tamlama yanlışlığı
C) Özne – yüklem uyuşmazlığı
D) Dolaylı tümleç eksikliği
E) Gereksiz sözcük kullanımı

33. istanbul’da hava kirliliğinin bir nedeni de yakıtların bilinçsiz kullanımından kaynaklanıyor.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu, aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir? ..

A) “kirliliğinin” yerine “kirlenmesinin” denerek
B) “bilinçsiz” yerine “bilinçsizce” denerek
C) “bir nedeni” yerine ” nedenlerinden biri” denerek
D) “kullanımından kaynaklanıyor” yerine ” kullanımıdır” denerek
E) “kaynaklanıyor” yerine “ileri geliyor” denerek

34. Aşağıdakilerin hangisi, bir paragrafın ilk cümlesi olmaya uygundur?

A) İşin bir yönü de çıkan kitapları okuyucuya ulaştırmaktır.
B) Bu başarıda, işleri zamanında düzenlemenin etkisi de var.
C) Aynı zamanda, sizi tanımanın mutluluğunu da yaşadık.
D) Bu öyküleri de zevkle okuyup inceledim.
E) Düşünceleri bakımından yaşlı olmayan her insan, gençtir.

35. Acırım sadece yaşayan, geliri ile her ihtiyacını,her sıkıntısını giderebilen insana! Şöyle bir hastalandı mı ya da yaşlanmaya yüz tuttu mu, daha çok acırım ona; kendi kendisini pek çok düşünmeye başlar da ondan! Bence kaygısı başından eksik olmayan, bir türlü borçtan kurtulmayan bir aile babası, görünüşe rağmen daha mutludur; çünkü ….
Bu parça, aşağıdakilerden hangisi ile sürdürülmelidir?

A) borç hep onun peşindedir
B) o, insanı hayata bağlayan mücadeleden kopmamıştır
C) her şeye rağmen mutlu görünmek zorundadır
D) acısını, mutsuzluğunu hep içinde saklamayı bilir
E) mutsuz olsa da eline geçecek bir şey yoktur.

36.  Dünyanın en ünlü yazarları, en çok beğenilen yapıtlarıyla -hem de genellikle karşılıksız ve haberleri bile olmadan- Türk yayıncılarının emrindedir. Çünkü yayıncılar, milyonlarca satılan bir kitabı yok pahasına çevirtebiliyorlar. O zaman, para kazanmak isteyen bir yayıncı, yazar seçerken, dünyaca tanınmış bir yazarı mı, yoksa adını henüz birkaç edebiyatseverin bildiği Türk yazarını mı seçer?
Bu parça, aşağıdaki sorulardan hangisinin karşılığı olarak yazılmış olabilir?

A) Yayıncılar, neden yabancı yazarların yapıtlarını tercih ederler?
B) Çevirmenler, neden emeklerinin karşılığını alamazlar?
C) Yabancı yazarlar, Türk yazarlarından daha mı ustadır?
D) Türk okuru neden yabancı yazarları tercih etmektedir?
E) Yayıncılar, çok satıldıkları için mi çeviri yapıtlara ilgi gösterirler?

37. Öfkeye tutkun olan kişi sürekli kızgındır; her an, her yerde, herkese kızgındır. Bu duyguyla o kadar doludur ki, başka hiçbir duygu onun yerini alamaz. Öfke, kişilere kudret kazandırır; çünkü öteki insanlar öfkeli kişiden çekinirler, onu daha fazla hiddetlendirmemek için, kendi istediklerini değil, onun istediğini yapma eğilimi gösterirler. Bu tutku, hem kişinin kendi iç boşluğunu duyurmasına engel olduğundan hem de başkalarına egemen olmayı sağladığından, kendi kendisini besler ve gittikçe kuvvetlenir.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçanın başlığı olmaya uygundur?

A) Öfkenin Bedeli
B) Güçlü insanlar
C) Bencilliğin Nedeni
D) Davranışlarımızın Kaynağı
E) Öfke Tutkusu

38. Yazarın başarısızlığı, köy gerçeğini anlatmadaki başarısından kaynaklanıyor. Köy gerçeğini çok güzel anlatıyor, ancak romandaki kişilerin, iç dünyası yok. Polis romanlarında bazı kişiler vardır, yazar bunları olayın yürümesi için ortaya çıkarır. Bunların görevi olayın yürümesini sağlamaktır. “Sarı Traktördeki kişilerin görevi de köydeki ilkel üretimi ve Arifin traktör tutkusunu göstermek. Roman bitince aklımızda yalnız bu kalıyor ve köye traktör girmesinin gerekliliğini hatırlıyoruz.
Bu parçada yazarın, söz konusu eserde bulduğu eksiklik, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Canlı ve kalıcı tipler yaratılamayışı
B) Konunun gereğinden fazla öne çıkarılması
C) Kişilerin gerçek dışı özellikler taşıması
D) Kişilerin, üretim ilişkilerinden kopuk ele alınması
E) Köy gerçeğinin çok abartılarak anlatılması

39. Gençlerde, eleştirel düşüncenin geliştirilmesi çok önemlidir. Oysa bu gelişme, neye yarayacağı hesaplanmadan eğitim yaptırıldığı için büyük ölçüde kösteklenmiştir. Hiç seçim yapmadan ve zorlayarak verilen eğitim, kişileri, ister istemez yüzeysel kalmaya ve kültürsüzlüğe götürür. Eğitim öyle olmalıdır ki, sunduğu şey değerli bir nimet sayılmalı, güç bir ödev değil!
Bu parçaya göre “gençlerde eleştirel düşüncenin geliştirilmesini” engelleyen, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Eğitimi, kültürden kopuk vermek
B) Yüzeysel bilgilerle donatmak
C) Amacı belirlemeden eğitim yaptırmak
D) Eğitimin nimetlerinden yararlandırmamak
E) Toplumun beklentilerini dikkate almamak

40. (I) En büyük kötülüklerimiz küçük’yaşımızda belirmeye başlar ve asıl terbiyemiz, bizi emzirip büyütenlerin elindedir. (II) Çocuk, bir tavuğun boynunu sıkar; kediyi köpeği oyuncak edip yara bere içinde bırakır. (III) Anası da ona bakıp eğlenir. (IV) Oysa, bunlar zalimliğin asıl tohumlarıdır. (V) Çocuklukta filizlenir, sonra alışkanlığın kucağında alabildiğine büyüyüp gelişir bu davranışlar.
Bu parçanın anadüşüncesi, numaralanan cümlelerin hangisinde verilmiştir?

A) I.      B) II.       C) III.       D) IV.       E) V.

41. Adamın biri, bir lokantaya girer, tabldot fiyatını sorar. Garson, “Yüz frank ve iki yüz frank!” karşılığını verir. Adam, “iki türlü yemek mi veriyorsunuz?” diye sorunca garson; “Hayır, yemekler aynı, yalnız iki yüz franklıkta tabak ile çatallar lükstür.” der. Adam, “Öyleyse bana yüz franklıktan getir, zira çatal ve tabak yiyecek değilim.” der.
Bu öykücükte vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Garsonun, müşteriyi para açısından değerlendirmesi
B) Dışın, görünüşün değil, için ve özün önemli olduğu
C) Paraya insandan çok değer verildiği
D) Adamın yemeğe daha çok önem verdiği
E) Paranın, yaşamdaki yerinin tartışılmaz olduğu

42. Bu öykücümüzün yazdıkları; eski konaklar ve yalılar, buralarda yaşayan Arap halayıklar, Çerkez cariyeler, ihtiyar dadılar, kalem efendileri… Şunlara bağlı bütün yaşayışlar… Bu konuda anlattıkları ne kadar hoş olursa olsun, bunlar, o yaşayışı bilmeyenler için unutulmaya mahkûm, antika güzellikte öykülerdir.
Bu parçada sözü edilen öykücü için, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

A) Günümüz yaşamının dışında kalmış konu ve kişileri anlatmıştır.
B) Ele aldığı konu ve kişiler gerçek yaşamla ilgili değildir.
C) Tarihsel konuları ve tarihi niteliği olan kişileri yazmıştır.
D) Öyküleri sanat değeri bakımından yetersizdir.
E) Halktan sayabileceğimiz kişileri söz konusu etmemiştir.

43. Sevinçli, mutlu günlerinde bir kişi ile dostluk ilişkisi kuranlar çok olur. Çünkü mutluluğa katılmak hoş bir şeydir. Kötü günlerde bir kişiyle dost olmak ise, üzüntüyü paylaşmayı, özverilerde bulunmayı gerektirir. İşte buna katlanan, gerçekten dost olduğunu gösterir.
Bu parçada savunulan düşünceyi, aşağıdaki atasözlerinden hangisi açıklar?

A) Dost acı söyler.
B) Dost dostun eğerlenmiş atıdır.
C) Dost kara günde belli olur.
D) Dostun attığı taş baş yarmaz.
E) Dost ile ye iç, alışveriş etme.

44. Tomris Uyar ‘ı önce yazarlığıyla tanıdım. Çevirmenliğini tanımam epeyce sonradır. Ama, çeviri işinde örnek aldığım ustaların başında gelir. Bir defasında, bir öykünün çevirisinde, kadın kahraman için neden “kendini öldürme” yerine “intihar etme”yi yeğlediğini sormuştum. Bana, “O öyküdeki kadın ne ‘kendini öldürür’ ne de ‘canına kıyar’; o, ancak ‘intihar’ edebilir.” yanıtını verdi. Bu yanıt, Tomris Uyar’dan aldığım en önemli çeviri dersidir.
Bu parçada yazarın sözünü ettiği “en önemli çeviri dersi”, aşağıdakilerden hangisi olabilir?

A) Çeviri yaparken, halkın anlamayacağı sözcüklerden kaçınılmalıdır.
B) Çeviride, öncelikle kişilerin ruhsal özellikleri yansıtılmaya çalışılmalıdır.
C) Bir çevirmen önce kendi dilinde öykü ve roman yazmalıdır.
D) Kadınların davranışlarını yansıtan sözcüklerin seçimine özen gösterilmelidir.
E) iyi bir çevirmen, bu işe başlamadan önce usta çevirmenleri dikkatle incelemelidir.

45. Bir manzara tasvir etmek istiyorsanız, bir köşeye çekilip ezberden çalışacağınıza, kırlara çıkınız. Gördüklerinizi not ediniz. Belleğinize güvenirseniz, not almayabilirsiniz; ama çevrenizi derin bakışlarla inceleyiniz.
Bu parçada, aşağıdakilerden asıl hangisi önerilmektedir?

A) Gerçekçi olmak
B) Doğayı sevmek
C) Gözleme önem vermek
D) Betimleyici öğeleri öne çıkarmak
E) Çevre incelemelerinden yararlanmak

46. “Gerçeküstücü öykü” diyebileceğimiz anlayışın ilk işaretini, bu öykücümüz vermişti. Yaşasaydı, bu alanda bize kalıcı yapıtlar kazandırması da beklenebilirdi. Çünkü o, düş ile gerçekliği başarıyla kaynaştırmanın yolunu bulmuş tek sanatçımızdı. Bu yoldaki ilk araştırmalarında ulaştığı başarı, yeni yetişenlere cesaret verdi. Ancak, peşinden bu yola atılanlar, onun gücünden de deneyiminden de yoksun olduklarını hesaba katamadılar.
Bu parçaya göre, sözü edilen öykücü için aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Genç öykücülere örnek olmuştur.
B) Öykücülüğümüze zararı dokunmuştur.
C) Öykü anlayışında değişiklikler yapmıştır.
D) Denediği yeni anlayışta son sözünü söyleyememiştir.
E) Hayal ile gerçeği birleştirmede başarı göstermiştir.

47. Eskiden pek genişti edebiyatın sınırları. Yalnızca sanatsal uğraşları içine almakla kalmazdı, birtakım bilim konularını kucaklardı. Örneğin tarih, coğrafya gibi bilimler edebiyata girerdi. Dolayısıyla, tarih ve coğrafya konusunda yazılmış kitaplara birer “edebi eser” gözüyle bakılırdı. Edebiyat yönü bilimsel yönünden ağır basardı böyle eserlerin. Okurlar, estetik bir tat almak için de okurlardı onları.
Bu parçadan, “eski dönemdeki edebiyat” ile ilgili olarak, aşağıdakilerden hangisini çıkaramayız?

A) Konu alanı sınırsızdır.
B) Bilimler ile iç içedir.
C) Sanatsal yöne önem verilir.
D) Kitaplar edebiyatla ilgili sayılır.
E) Kitaplar, bilgi vermekten uzaktır.

48. Namık Kemal, “intibah” romanında, kimi mirasyedi gençlerin nasıl yıkıma uğradıklarını göstererek ahlak dersi vermeye çalışır. Ama kitabın birkaç şanssızlığı var: Yazar söylemiş, bir başkası kaleme almış, zamanın yöneticilerinin sansüründen geçmiş; sonra, elle çoğaltılan kopyalardan biri yayımlanmış… Kaleme alanın kültür düzeyi nedir? Sansürün değiştirme ve çıkarmaları ne kadardır? Kopya sırasında değişiklikler yapılmış mıdır?.. Bu kuşkular, asıl müsveddelerin bulunmasıyla bir ölçüde giderilebilir.
Bu parçada, “intibah” romanıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

A) Yazarın eliyle yazıya geçirilmemiş olmasına
B) Kopya yoluyla yapılan çoğaltmaların yayımlanmasına
C) Belli bir konuda ders vermek amacıyla kaleme alınmasına
D) Sansür tarafından denetlenmesine
E) Okuma yazma oranının düşük olduğu bir dönemde yazılmasına

49. Geniş ve çok yönlü gözlem gücünün yalın bir anlatımda ustaca birleştiği seçkin ürünler, Memduh Şevket Esendal’ın imzasını taşır. Bu yetkinliğin yanı sıra, insancıl bir duyarlığı sürekli ön planda tutarak, olay dokusunda temel toplumsal dinamikleri eksen alması, onu, özgün ve kalıcı bir sanat evreni yaratabilmiş büyük yazarlar düzeyine çıkarmaktadır.
Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen sanatçının özelliklerinden biri değildir?

A) İnsan sevgisiyle dolu olması
B) Büyük yazarların niteliğine erişmesi
C) Başarılı bir gözlemci olması
D) Arkadaşlarına öncülük etmesi
E) Toplumsal hareketi esas alması

50. Tarih ve edebiyat kitaplarında sözü edilen, ama ne olduğu pek anlaşılamayan, belirsiz bir duygu haline geldi dostluklar. Günümüzde kişiler, belirsiz duygulardan çok, elle tutulur nesnelere değer veriyor. Dostluklar, arkadaşlıklar bir yana itilip gündelik yaşamın çıkarları öne çıkarılıyor. Dost bellediğimiz bir kişi, sizi ortalıkta bırakabiliyor. En acısı da bu işte, dost bildiğin birinin yabancılaşıvermesi…
Parça yazarı, bu parçada aşağıdakilerin hangisinden yakınma maktadır?

A) İnsani değerlerin terk edilmesinden
B) İnsanların, birtakım soyut değerlere bağlanmasından
C) Dostluk kavramının, anlamını yitirmesinden
D) Dostluklarla bağdaşmayan davranışlarla karşılaşılmasından
E) Günlük çıkarların, her şeyin üstünde tutulmasından

51.
Gelmedi gün daha, çalmadı saat
Daha uçurmuyor beni bu kanat
Sabırsızlanma, ey kapımdaki at
Güneş daha gözlerimi yakıyor
Bu dizelere bakarak, şair için aşağıdakilerden asıl hangisi söylenebilir?

A) Beklediği şey için zamanın erken olduğu kanısındadır.
B) Bulunduğu ortamdan kaçıp kurtulmak istemektedir.
C) İçinde yaşadığı koşullardan hoşnut değildir.
D) Hiçbir beklentisini elde edememiştir.
E) Yaşamdan bıkıp usanmıştır.

52. Edebiyat, iç ve dış gerçekliği imgelem ve duyarlığın yardımıyla estetik bir biçim, kişisel bir yorum . ve anlatımla dile getirir. Gerçekliği aynıyla gösteremez, yeniden yaratır, sanatsal’imgelerle yansıtır. Anlatmaz, yaşatır; öğretmez, duyurur. Bilim , ise, genel olarak duyurmaz; kavramlarla, düşüncelerle belirtir gerçekliği, açıklar, nesnel yasalarını gösterir; duygu ile imgeye pek yer vermez.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi kullanılmıştır?

A) Tartışma
B) Tanımlama
C) Açıklama
D) Karşılaştırma
E) Örnekleme

53. Yamaç, öğle sıcağının ilk yorgunluğundan kurtulmaya çalışıyordu. Pörsümeye yüz tutmuş yapraklar, hafif yelin serinliğiyie yavaş yavaş canlanıyordu, ikindinin ilk morluğu iniyordu bağa, bahçeye. Bülbül sesi, saka sesi duyuldu yeniden. Derken keklikler, bu seslere kayalıklardan cevap verdiler.
Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden hangisine yer verilmemiştir?

A) Kişileştirme sanatına
B) Öyküleme tekniğine
C) Görsel ve işitsel öğelere
D) Organ adlarının doğaya aktarılmasına
E) Dokunma duyusuna seslenen ayrıntılara

54.
Duymuştuk keskin sesini onun ilk defa
Dipçik süngü büyüdü elimizde sanki
Büyüdü gözlerimiz ellerimiz ayaklarımız
Kocaman gemiler ufaldı karşımızda
Bu dizeler, aşağıdaki şiir türlerinden hangisi İçin örnek olabilir?

A) Satirik      B) Epik       C) Pastoral      D) Didaktik       E) Dramatik

55. Divan edebiyatı döneminde; sanatlı bir deyişle yazılan düzyazılara …. , bunları yazanlara …., yazılanların toplandığı kitaplara da …. denmiştir.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) inşa, münşi, münşeat
B) seci, münşi, münşeat
C) nesir, münşeat, hamse
D) inşa, vakanüvis, tezkire
E) mensur şiir, inşa, manzume

56. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, “teşbih (benzetme)” yoktur?

A) Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana
B) Gümüş sonbahar ve altın akşamlarla
Sabık bir güldür bahar
C) Kuşların döndüğü saatlerde
Mesuttur dalları bütün ağaçlar!
D) Saadet bir çimendir bastığın yerde
Yalnızlık gittiğin yoldan gelir
E) Sen faydalı bir nisan yağmuru gibisin
Bereket ve huzur getirirsin şiire

57. Aşağıdakilerden hangisinde “kişileştirme (teşhis)” sanatı yoktur?

A) Ezelden beridir o ücra yere
Ninniler söylermiş bir serin dere
B) Ağaçlık sırrını bana da açtı
Gençliğim orada gömülü sandım
C) Çiçekler kuşlardan buse istedi
Kâinat aşk ile tutkundur sandım
D) Dağlara yaslanıp yatan güneşi
Yaralı, hastadır, yorgundur sandım
E) O gece her şeyi pembe gördüm ben
O yerin mehtabı gül renkli sandım

58.Dede Korkut Öyküleri” ile ilgili olarak aşağıda öne sürülen yargılardan hangisinde yanlışlık vardır?

A) Destan geleneğinden halk öykücülüğü geleneğine geçişte bir köprü olarak kabul edilir.
B) Kaleme alanın kimliği bilinmemekle birlikte, yazılı Türk edebiyatının ilk örneklerinden sayılır.
C) Anlatılan olayların geçtiği yer, Kuzeydoğu Anadolu ve Azerbeycan’dır.
D) Duyguların anlatıldığı bölümler nazımla, olayların anlatıldığı bölümler nesirle yazılmıştır.
E) Söyleyişin etkisini artırmak için aliterasyonlara başvurulmuştur.

59. Edebiyat-ı Cedide sanatçıları; /Batı uygarlığına özellikle Fransa’ya/ hayranlık duymuşlar,
I.

/çağdaş Fransız edebiyatını örnek almışlar/, /hikâye ve romanda klasisizm ve romantizm/, /şiirde
II.                                                                                                   III.

parnasizm ve sembolizm akımlarının etkisinde/ kalmıslardır. Parnasyenler gibi, /
IV.

“sanat sanat içindir” görüşünü benimsemişlerdir./
V.

Bu parçada, numaralanmış yerlerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?

A)I.      B) II.      C) III.      D) IV.      E)V.

60. Yazar, Tanzimat‘tan sonra Batılılaşma özentisinin yarattığı çöküntü ve yıkımlara parmak basmış ve eserlerinde bunları yansıtmıştır. Bu yansıtışta, hem acı gerçekler hem de gülmece vardır. Kimi romanlarında, bugün için izleri silinmiş eski İstanbul yaşamının betimlemelerine rastlanır. Romanlarında seçtiği konular, bu konular karşısında takındığı tavır ve tipleştirdiği kişiler yönünden, sözcüğün tam anlamıyla “çağına tanıklık” etmiş, natüralist bir yaklaşımla döneminin toplumsal yaşamına ayna olmuştur.
Bu parçada sözü edilen yazar, aşağıdakilerden hangisidir?

A) Namık Kemal
B) Recaizade Ekrem
C) Hüseyin Rahmi
D) Mehmet Rauf
E) Nabizade Nazım

61. İki romanı, bir de şiir kitabı vardır. Ama o, romancı ve şair olarak değil, “hikayeci” olarak tanındı. Öykülerinde gerçeği anlatmaktan çok, gerçeğin yorumunu yaptı. Bunda da büyük başarı gösterdi, insanları, kırları, denizi, tabiat köşeleri ve hayvanlarıyla yaşamı bir bütün olarak gördü. Kalemini, güzelliklerin hakkını aramak, vermek, göstermek uğruna kullandı. 1953 yılında, çağdaş edebiyata katkılarından dolayı, ABD’deki uluslararası Mark Twain Derneği’ne onur üyesi seçildi.
Bu parçada tanıtılan yazar, kimdir?

A) Haldun Taner
B) Sait Faik
C) Falih Rıfkı
D) Peyami Safa
E) Halide Edip

62. Aşağıdakilerden hangisi, Birinci ve İkinci Dönem Tanzimat sanatçılarının ortak özelliğidir?

A) “Toplum için sanat” anlayışına bağlanmaları
B) Dili sadeleştirme çabası içinde olmaları
C) Klasisizmin ve romantizmin etkisinde kalmaları
D) Şiirin biçiminde de değişiklik yapmaları
E) Fransız edebiyatını örnek almaları

63. Homeros, ….. türünün; Heredotos, ….. türünün; Montaigne, …. türünün; La Rochefoucauld da ….. türünün ilk örneklerini veren ustalardır.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere, sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

A) destan, tarih, deneme, özdeyiş
B) destan, tragedya, deneme, özdeyiş
C) komedya, tarih, deneme, özdeyiş
D) destan, tarih, fabl, özdeyiş
E) destan, tarih, deneme, roman

64. Yapıtlarında, doktorların otopsi için cesetlere yaptığını yaşayan bedenlere uyguladığını söylüyordu. Bu nedenle, maden işçilerini anlatan ünlü romanını yazmadan önce, işçilerin yoğun olduğu bölgelerde incelemeler yapmıştı. İşçilerle, onların eşleriyle, patronlarla, hekimlerle, meyhane ve kahvehane sahipleriyle konuşmuştu. Maden kuyularını inerek madencilerin çalışma koşullarını görmüştü.
Romanlarını, bu parçada dile getirilen anlayışla kaleme alan bir yazar, aşağıdaki sanat akımlarından hangisinin temsilcisi sayılabilir?

A) Realizmin
B) Romantizmin
C) Klasisizmin
D) Natüralizmin
E) Sembolizmin

CEVAP ANAHTARI

1. A    2. B    3. A    4. E     5. D     6. E     7. B    8. C    9. D    10. B    11. D     12. E    13. D    14. E   15.A   16. E   17. C   18. D    19. B    20. D   21. A   22. D    23. B   24. E    25. B   26. A    27. E   28. C   29. E   30. C   31. A   32. D   33. D   34. E   35. B   36. A   37. E   38. A   39. C   40. A   41. B   42. A   43. C   44. B   45. C   46. B   47. E   48. E    49. D   50. B   51. A   52. D   53. D   54. B   55. A   56. C   57. E   58. B   59. C   60. C   61. B   62. E   63. A   64. D

Etiketler:

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Şu Sayfamız Çok Beğenildi
Paragraf Soru Bankası