<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Editörün Seçtikleri &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/editorun-sectikleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Thu, 21 Dec 2023 19:16:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>11. Sınıf Edebiyat 1. Dönem 2. Yazılıya Hazırlık Ders Notları PDF</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/11-sinif-edebiyat-1-donem-2-yaziliya-hazirlik-ders-notlari-pdf.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Dec 2023 19:06:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edebiyat Dosyaları]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[11. sınıf edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat ders notları]]></category>
		<category><![CDATA[Yazılıya hazırlık edebiyat ders notları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=3654</guid>

					<description><![CDATA[Sevgili öğrencilerimiz bilindiği gibi 11. sınıf edebiyat kitabımız hacimli bir kitap. İşte bu yüzden derse çalışmaya başladığınızda o sayfaların içinde kayboluyorsunuz ve gerçekten hangi noktaların önemli olduğunu ve bunlardan hangisin sınavda çıkacağını bilemiyorsunuz. Bu da doğal olarak sizde bir panik ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://drive.google.com/file/d/1iOg6l2olo3aOndOfPHbvXKZLwaOmqKfZ/view?usp=sharing"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone wp-image-3655 size-full" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2023/12/11.-Sinif-Edebiyat-1.-Donem-2.-Yaziliya-Hazirlik-Ders-Notlari-PDF.jpg" alt="" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2023/12/11.-Sinif-Edebiyat-1.-Donem-2.-Yaziliya-Hazirlik-Ders-Notlari-PDF.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2023/12/11.-Sinif-Edebiyat-1.-Donem-2.-Yaziliya-Hazirlik-Ders-Notlari-PDF-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></a></p>
<p>Sevgili öğrencilerimiz bilindiği gibi 11. sınıf edebiyat kitabımız hacimli bir kitap. İşte bu yüzden derse çalışmaya başladığınızda o sayfaların içinde kayboluyorsunuz ve gerçekten hangi noktaların önemli olduğunu ve bunlardan hangisin sınavda çıkacağını bilemiyorsunuz. Bu da doğal olarak sizde bir panik ve strese neden oluyor çünkü yetiştiremeyeceğinizi düşünüyorsunuz. Tabii tek sorumlu olduğunuz ders edebiyat dersi de değil. Ama şunu bilesiniz ki en önemli ders Türk dili ve edebiyatı dersi. Bu derste bnaşarılı olursanız buradaki başarınız diğer derslere de yansıyacaktır, bundan emin olabilirsiniz.</p>
<p>Aşağıda 5 sayfadan oluşan harika bir 11. sınıf edebiyat 1. dönem 2. yazılıya sınava hazırlık ders notları PDF var. Bu notlar sayesinde kesinlikle başka bir kaynağa ihtiyacınız yok. Tam olarak konuyu öğrenip konuyla ilgili biraz da soru çözerseniz size garanti ediyorum 11. sınıf 1. dönem edebiyat 2. yazılıdan 100 alırsınız.</p>
<h1><a href="https://drive.google.com/file/d/1iOg6l2olo3aOndOfPHbvXKZLwaOmqKfZ/view?usp=sharing">11. Sınıf Edebiyat 1. Dönem 2. Yazılıya Hazırlık Ders Notları PDF İNDİR</a></h1>
<h3><strong>Peki bu notların içinde neler var?</strong></h3>
<p>Anlatım Biçimleri ve Anlatım Teknikleri<br />
Şiirde Ahengi Sağlayan Unsurlar<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/siir-yorumlama.htm">Şiir yorumlama inceleme</a><br />
Tanzimat 1. Dönemi şiiri<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/namik-kemal.htm">Namık Kemal biyografisi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tanzimat-siirinin-genel-ozellikleri.htm">Tanzimat 2. Dönemi şiiri</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/abdulhak-hamit-tarhan.htm">Abdülhak Hamit Tarhan Biyografisi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/servet-i-funun-doneminde-siir.htm">Serveti Fünun Dönemi Türk Şiiri</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevfik-fikret.htm">Tevfik Fikret Biyografisi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/cenap-sahabettin.htm">Cenap Şahabettin Biyografisi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/fecr-i-ati-edebiyati-genel-ozellikleri.htm">Fecriati Dönemi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hasim.htm">Ahmet Haşim Biyografisi</a><br />
Yahya Kemal Beyatlı Biyografisi<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mehmet-emin-yurdakul.htm">Mehmet Emin Yurdakul Biyografisi</a><br />
Milli Edebiyat Dönemi Şiir<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mehmet-akif-ersoy.htm">Mehmet Akif Ersoy Biyografisi</a><br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/cumhuriyet-donemi-turk-edebiyati-genel-ozellikleri.htm">Cumhuriyet Dönemi</a>nin İlk Yıllarında <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hece-olcusu.htm">Hece Ölçüsü</a>yle Yazılan Şiirler<br />
Ahmet Kutsi Tecer Biyografisi<br />
Türkiye Dışındaki Çağdaş Türk Şiiri<br />
Bahtiyar Vahapzade Biyografisi</p>
<p style="text-align: right;"><strong>Nermin Kazmaz Erokutan</strong><br />
<strong>Türk Dili ve Ed. Öğretmeni</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkçe Konu Anlatımı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turkce-konu-anlatimi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 12 Apr 2019 21:34:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2648</guid>

					<description><![CDATA[Sözcükte Anlam Cümlede Anlam Paragraf Düşünceyi Geliştirme Yolları Ses Bilgisi Yazım Kuralları Noktalama İşaretleri Kelime Grupları Cümlenin Ögeleri Cümle Çeşitleri (Türleri)  Anlatım Bozuklukları Sözcük Türleri İsimler Zarflar Zamirler Sıfatlar Bağlaçlar Edatlar Ünlem Fiiller Sözcükte Yapı]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/sozcukte-anlam">Sözcükte Anlam</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/cumlede-anlam">Cümlede Anlam</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/paragraf">Paragraf</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/dusunceyi-gelistirme-yollari">Düşünceyi Geliştirme Yolları</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/ses-bilgisi-turkcenin-ses-ozellikleri">Ses Bilgisi</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/yazim-kurallari">Yazım Kuralları</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/noktalama-isaretleri">Noktalama İşaretleri</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kelime-gruplari.htm">Kelime Grupları</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/cumlenin-ogeleri">Cümlenin Ögeleri</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/cumle-turleri-cesitleri">Cümle Çeşitleri (Türleri) </a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari-2.htm">Anlatım Bozuklukları</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/sozcuk-turleri">Sözcük Türleri</a></p>
<ul>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sozcuk-turleri-isimler.htm">İsimler</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/zarf-belirtec.htm">Zarflar</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/zamirler-adillar">Zamirler</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/sifatlar">Sıfatlar</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/baglaclar.htm">Bağlaçlar</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/edatlar.htm">Edatlar</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/unlem.htm">Ünlem</a></li>
</ul>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/fiiller">Fiiller</a></p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/sozcukte-yapi">Sözcükte Yapı</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Anlatım Bozuklukları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari-2.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 19 Nov 2017 09:00:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçe Konu Anlatımı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2558</guid>

					<description><![CDATA[Dilimizde duygularımızı ve düşüncelerimizi cümlelerle anlatırız. Cümleler açık ve dilin kurallarına uygun olmazsa düşünceler gereği gibi ortaya konamaz. Anlatılmak istenen doğru anlatılamaz. İnsanlar arasındaki anlaşmanın sağlıklı olması dilin doğru kullanımıyla yani anlatım bozuklukları yapmamakla ilgilidir. Anlatım bozukluğunu bulmak için cümleye ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3675" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/11/Anlatim-Bozukluklari.jpg" alt="Anlatım Bozuklukları
" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/11/Anlatim-Bozukluklari.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/11/Anlatim-Bozukluklari-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p><em>Dilimizde duygularımızı ve düşüncelerimizi cümlelerle anlatırız. Cümleler açık ve dilin kurallarına uygun olmazsa düşünceler gereği gibi ortaya konamaz. Anlatılmak istenen doğru anlatılamaz. İnsanlar arasındaki anlaşmanın sağlıklı olması dilin doğru kullanımıyla yani anlatım bozuklukları yapmamakla ilgilidir. </em></p>
<p><strong>Anlatım bozukluğunu bulmak için cümleye şu sorular açısından bakmalıyız</strong>:</p>
<p><strong><u>Cümlede</u>:</strong></p>
<ul>
<li>Yanlış anlamda kullanılan sözcük var mı?</li>
<li>Anlamca çelişen sözcük var mı?</li>
<li>Yanlış yerde kullanılan sözcük var mı?<br />
Gereksiz sözcük var mı?</li>
<li>Gereksiz yardımcı fiil var mı? Kullanılan deyim yerinde mi?<br />
Atasözleri doğru kullanılmış mı?</li>
<li>Anlam belirsizliği var mı?</li>
<li>Tamlama yanlışlıkları yapılmış mı?<br />
Ek-fiil eksikliği var mı?</li>
<li>Özne-yüklem uygunluğunda hata var mı?</li>
<li>Özne Yüklem eksikliği var mı?<br />
Yüklemler arasında uyum var mı?</li>
<li>Nesne yanlışlığı yapılmış mı?</li>
<li>Dolaylı tümleç yanlışlıkları var mı?<br />
Edat(ilgeç) tümleci yanlışlıkları var mı?</li>
<li>Zarf tümleci yanlışlıkları var mı?</li>
<li>Gereksiz ekler kullanılmış mı?<br />
Yapıları yanlış olan sözcükler var mı?</li>
</ul>
<h1><strong>A – BAĞDAŞIKLIK İLKESİ ( ANLAMA DAYALI )</strong></h1>
<h2><strong>1 – Gereksiz Sözcük Kullanımı :</strong></h2>
<p>Atılması cümlenin anlamında eksiklik ya da daralmaya yol açmayan sözcük ya da sözler , cümlede gereksiz kullanılmıştır . Gereksiz sözcük kullanımı karşımıza iki biçimde çıkar.</p>
<h3><strong> a ) Eş Anlamlı Sözcüklerin Bir Arada Kullanılması : </strong></h3>
<p>Bir cümlede aynı anlama gelen iki sözcük varsa bunlardan biri gereksizdir . Gereksiz sözcük cümleden atılmalıdır . Aynı anlamlı sözcüklerden biri genellikle Türkçeye yabancı dillerden girmiştir.</p>
<ul>
<li>Odasının her zaman <u>tertipli</u> ve <u>düzenli</u> olmasına özen gösterirdi.</li>
<li>Çok geç geldiniz ; <u>maalesef</u> , <u>ne yazık ki</u> boş yerimiz kalmadı . (hiç olmazsa-bari)</li>
<li>Çocuk o kadar obur ki <u>hiç durmadan</u> , <u>sürekli</u> bir şeyler yiyor .</li>
<li>Ömer Bey ‘ i ilk kez böylesine <u>üzüntülü</u> ve <u>kederli</u> görüyorduk .</li>
<li><u>Fakirlere</u> ve <u>yoksullara</u> yardım etmek herkesin görevidir .</li>
<li>Çocukları <u>sağlıklı</u> ve <u>sıhhatli </u>yetiştirmeliyiz .</li>
<li>Sizinle <u>aynı</u> , <u>ortak</u> zevkleri paylaşıyoruz .</li>
<li>Bu iki resim arasındaki <u>nüans farklarını </u>iyi görmelisiniz .</li>
<li>Babasına her zaman <u>saygı</u> gösterir <u>, hürmet</u> ederdi .</li>
<li>Bu <u>çetin </u>ve <u>zor </u>görevi iyi görmelisiniz .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong> :</strong></span> Deyimin kullanıldığı cümlede deyim anlamının da ifade edilmesi gereksiz sözcük kullanımıdır .</p>
<ul>
<li>Önüne gelen her yazıyı <u>kılı kırk yararcasına</u> , <u>ayrıntılı bir biçimde</u> inceliyordu .</li>
<li>Servet <u>kimseye sezdirmeden</u> işlerini yapar ; <u>karda gezip izini belli etmez</u> .</li>
<li>O sabah <u>bardaktan boşanırcasına</u> , <u>çok şiddetli</u> bir yağmur vardı .</li>
<li>Buralara <u>ayda yılda bir</u> , <u>seyrek</u> olarak gelirdi .</li>
</ul>
<h3><strong>b ) Sözcüğün Anlamının Cümledeki Başka Sözcük ya da Eklerde Bulunması ; </strong></h3>
<p>Bir sözcüğün anlamı , aynı cümledeki başka sözcüklerde ya da bazı eklerde varsa , o sözcük gereksizdir .</p>
<ul>
<li>Aşık Veysel üç ay <u>yaya</u> yürüyerek Ankara ‘ ya gitmişti .</li>
<li><u>Yağan</u> yağmurda ıslandık .</li>
<li>Çoğu zaman <u>yüksek sesle</u> bağırarak konuşurdu .</li>
<li><u>Her gün</u> okula geç gitmeyi huy edinmişti .</li>
<li>Az önce kapıdan <u>içeri</u> giren adamı tanıyor musun ?</li>
<li>Fırından iki <u>tane</u> ekmek al .</li>
<li>Kar yağışı yüzünden dört saat <u>süreyle </u>yolda mahsur kaldık .</li>
<li>Ateşli silahlar <u>ilk kez tarihte</u> ne zaman kullanılmaya başlandı ?</li>
<li>Bu sabah sınıfa <u>ilk</u> önce Burcu geldi .</li>
<li><u>Yaşlı</u> ihtiyarlar gibi görünüyor .</li>
<li>Caddedeki insanlar , uçaktan <u>küçücük</u> bir nokta kadar görünüyordu .</li>
<li>Hilal , ilk gün annesiyle <u>birlikte </u>okula gidiyordu .</li>
<li>Bu köye <u>, uzun</u> yıllardır hiçbir devlet görevlisi uğramamıştı .</li>
<li>Zeynep <u>şu anda</u> okuldan çıkmak üzere ; hemen telefon edip onu çağırın .</li>
<li>Bu kılavuzdaki <u>yazılı</u> kuralları , başvuru formunu doldurmadan okuyun .</li>
<li>Oyuna <u>en</u> son giren futbolcu Robin Van Persie .</li>
<li>Ben gidersem sazım sen kal dünyada . <u>Gizli </u>sırlarını aşikar etme .</li>
<li>İşte bu yüzden <u>dolayı (ötürü</u>) sizleri burada topladık .</li>
<li>Hesabı ödemek için <u>üzerimde</u> tek kuruşum yoktu .</li>
<li>Her muhabir <u>çiçeği burnunda</u> taze haber bulmak zorundadır .</li>
<li><u>Yeni açılan</u> okullara öğretmen atandı .</li>
<li><u>Beyaz</u> kar taneleri havada uçuşuyordu .</li>
<li><u>Deniz kıyısındaki</u> yollar çok pahalıydı .</li>
<li>Yüzü <u>sanki</u> ay gibi parlıyordu .</li>
<li>Yaşadığı <u>süre</u> kadar yaşamak istiyordu .</li>
</ul>
<h2><strong>2 – Yanlış Sözcük Kullanımı :</strong></h2>
<p>Sözcüğün yanlış kullanılması farklı biçimlerde karşımıza çıkar .</p>
<h3><strong>a ) Birbiriyle Karıştırılan Sözcükler :  </strong></h3>
<p>Dilimizde söylenişleri ya da anlamları birbirine yakın olan sözcükler vardır . Bu sözcüklerden birinin ötekinin yerine kullanılması anlatım bozukluğudur .</p>
<p><strong>Şu Sözcüklerin anlamını öğrenelim ve birbiri ile karıştırmayalım: </strong></p>
<ul>
<li><strong>Etken :</strong> Sebep , neden , faktör</li>
<li><strong>Etkin :</strong> Aktif , hareketli , etkili olan</li>
<li><strong>Yaşantı :</strong> Yaşam biçimi , alışkanlıklar</li>
<li><strong>Yaşam :</strong> Hayat</li>
<li><strong>Çekimser :</strong> Ne olumlu nede olumsuz davranmak. Girişken olmamak.</li>
<li><strong>Çekingen :</strong> içine kapanık olmak</li>
<li><strong>Yankılanma :</strong> Sesin bir yere çarpıp  geri dönmesi dönmesi</li>
<li><strong>Yansıma :</strong> görüntü veya ışığın geri</li>
<li><strong>Fotoğraf :</strong> makine ile çekilen</li>
<li><strong>Resim :</strong> ressamın çizdiği</li>
<li><strong>Çalmak :</strong> Habersizce almak</li>
<li><strong>Gasp etmek :</strong> Zorla almak</li>
<li><strong>Düzlemek :</strong> düz hale getirmek ,derlemek, sıralamak</li>
<li><strong>Düzenlemek :</strong> organize etmek , toplamak</li>
<li><strong>Olanak :</strong> yaratılan uygun şart , imkan</li>
<li><strong>Olasılık :</strong> ihtimal , olabilirlik<br />
<strong>Uzaklık :</strong> uzak olma durumu , ıraklık</li>
<li><strong>Uzunluk :</strong> bir şeyin uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı</li>
<li><strong>Özel :</strong> yalnız bir kişiye , bir şeye ait veya   ilişkin olan</li>
<li><strong>Özgü ;</strong> özellikle birine veya bir şeye ait olan , has</li>
<li><strong>Özgün :</strong> yalnız kendine özgün nitelik tasıyan , orijinal taklit olmayan</li>
<li><strong>Sonuç :</strong> Netice</li>
<li><strong>Son :</strong> Bir eylemin ya da olgunun bitiş zamanı, ‘’ilkin ‘’ karşıtı</li>
<li><strong>Ayrım :</strong> Fark , ayırma izi</li>
<li><strong>Ayrıntı :</strong> detay</li>
<li><strong>Ayrıcalık</strong> : İmtiyaz , ayırıcı özel</li>
<li><strong>Kapsayan :</strong> Bir çok şeyi içine almak</li>
<li><strong>Kaplayan</strong> : yüzeyini örten dolduran<br />
<strong>Yayın ( neşriyat ) :</strong> Gazete , kitap , radyo gibi   araçlarla yayılan haberler , ürün</li>
<li><strong>Yayım (neşir) :</strong> yayma işi , eylem<br />
<strong>Tepki :</strong> Bir olaya bir güce karşı</li>
<li><strong>Etki :</strong> tesir</li>
<li><strong>Azımsamak :</strong> az bulmak (nicelik)</li>
<li><strong>Küçümsemek :</strong> önemsiz bulmak</li>
<li><strong>Barındırmak :</strong> beslenmek , korunmak</li>
<li><strong>Bulundurmak :</strong> taşımak</li>
<li><strong>Öğrenim :</strong> tahsil görmek , bir iş için gerekli bilgi , beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma</li>
<li><strong>Öğretim :</strong> belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi</li>
<li><strong>Karşın :</strong> rağmen</li>
<li><strong>Karşılık :</strong> bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı , gerektirdiği başka davranış , mukabele</li>
<li><strong>Sömürge :</strong> sömürülen ülke</li>
<li><strong>Sömürü :</strong> sömürü işi</li>
<li><strong>Büyümek :</strong> boy için kullanılır</li>
<li><strong>Uzamak</strong> : saç sakal tırnak için kullanılır</li>
<li><strong>Batırmak</strong> : iğne tığ şiş batar</li>
<li><strong>Saplamak</strong> : bıçak saplanır</li>
<li><strong>Bezenmek</strong> : süslenmek</li>
<li><strong>Bulanmak</strong> : bir şeylerin bulaşması</li>
<li><strong>Ekmek</strong> : tohum ekilir</li>
<li><strong>Dikmek</strong> : fidan dikilir.</li>
<li><strong>Uyarmak</strong> : ikaz etmek</li>
<li><strong>Hatırlamak</strong> : akla getirmek</li>
<li><strong>Döşemek</strong> : yere sermektir. Halı, kaldırım taşı, ray döşemek …</li>
<li><strong>Çekmek</strong> : hava hattı çekilir</li>
<li><strong>Süre</strong> : kısa zaman dilimi</li>
<li><strong>Süreç</strong> : başlangıcı ve bitişi belli olmayan uzun zaman dilimi</li>
<li><strong>Ücret</strong> : iş gücünün emeğin karşılığı olan para</li>
<li><strong>Fiyat</strong> : alım veya satımda bir şeyin para karşılığı değeridir .</li>
<li><strong>Saygılı</strong> : saygı gösteren hürmetli</li>
<li><strong>Saygın</strong> : saygı gören sayılan, hatırlı,  hürmetli olan</li>
<li><strong>Görünüm</strong> : bir şeyin dıştan bakılınca görülen biçimi manzara</li>
<li><strong>Görüntü</strong> : gerçekte var olmadığı halde varmış gibi görünen varlık</li>
<li><strong>Görünüş</strong> : gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı varlık</li>
<li><strong>Fotoğraf</strong> : makine ile çekilen</li>
<li><strong>Resim</strong> : ressamın çizdiği</li>
<li><strong>Çalmak</strong> : Habersizce almak Gasp etmek : Zorla almak</li>
<li><strong>Düzlemek</strong> : düz hale getirmek ,derlemek, sıralamak</li>
<li><strong>Düzenlemek</strong> : organize etmek , toplamak</li>
<li><strong>Olanak</strong> : yaratılan uygun şart , imkan</li>
<li><strong>Olasılık</strong> : ihtimal , olabilirlik</li>
<li><strong>Uzaklık</strong> : uzak olma durumu , ıraklık</li>
<li><strong>Uzunluk</strong> : bir şeyin uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı</li>
<li><strong>Özel</strong> : yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan</li>
<li><strong>Özgü</strong> ; özellikle birine veya bir şeye ait olan , has</li>
<li><strong>Özgün</strong> : yalnız kendine özgün nitelik tasıyan , orijinal taklit olmayan</li>
<li><strong>Sonuç</strong> : Netice</li>
<li><strong>Son</strong> : Bir eylemin ya da olgunun bitiş zamanı, ‘’ilkin ‘’ karşıtı</li>
<li><strong>Ayrım</strong> : Fark , ayırma izi</li>
<li><strong>Ayrıntı</strong> : detay</li>
<li><strong>Ayrıcalık</strong> : İmtiyaz , ayırıcı özel</li>
<li><strong>Kapsayan</strong> : Bir çok şeyi içine almak</li>
<li><strong>Kaplayan</strong> : yüzeyini örten dolduran</li>
<li><strong>Yayın ( neşriyat )</strong> : Gazete , kitap , radyo gibi       araçlarla yayılan haberler , ürün</li>
<li><strong>Yayım (neşir) :</strong> yayma işi , eylem</li>
<li><strong>Tepki</strong> : Bir olaya bir güce karşı</li>
<li><strong>Etki :</strong> tesir</li>
<li><strong>Azımsamak :</strong> az bulmak (nicelik)</li>
<li><strong>Küçümsemek :</strong> önemsiz bulmak</li>
<li><strong>Barındırmak :</strong> beslenmek , korunmak</li>
<li><strong>Bulundurmak</strong> : taşımak</li>
<li><strong>Öğrenim</strong> : tahsil görmek , bir iş için gerekli bilgi , beceri ve alışkanlıkların elde edilmesi amacıyla yapılan çalışma</li>
<li><strong>Öğretim</strong> : belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi</li>
<li><strong>Karşın</strong> : rağmen Karşılık : bir davranışın karşı tarafta uyandırdığı , gerektirdiği başka davranış , mukabele</li>
<li><strong>Sömürge</strong> : sömürülen ülke</li>
<li><strong>Sömürü</strong> : sömürü işi</li>
<li><strong>Büyümek</strong> : boy için kullanılır</li>
<li><strong>Uzamak</strong> : saç sakal tırnak için kullanılır</li>
<li><strong>Batırmak</strong> : iğne tığ şiş batar</li>
<li><strong>Saplamak</strong> : bıçak saplanır</li>
<li><strong>Bezenmek</strong> : süslenmek</li>
<li><strong>Bulanmak</strong> : bir şeylerin bulaşması</li>
<li><strong>Ekmek</strong> : tohum ekilir</li>
<li><strong>Dikmek</strong> : fidan dikilir.<br />
<strong>Uyarmak</strong> : ikaz etmek</li>
<li><strong>Hatırlamak</strong> : akla getirmek<br />
<strong>Döşemek</strong> : yere sermektir. Halı, kaldırım taşı, ray döşemek …</li>
<li><strong>Çekmek</strong> : hava hattı çekilir</li>
<li><strong>Süre</strong> : kısa zaman dilimi</li>
<li><strong>Süreç</strong> : başlangıcı ve bitişi belli olmayan uzun zaman dilimi</li>
<li><strong>Ücret</strong> : iş gücünün emeğin karşılığı olan para</li>
<li><strong>Fiyat</strong> : alım veya satımda bir şeyin para karşılığı değeridir .</li>
<li><strong>Saygılı</strong> : saygı gösteren hürmetli</li>
<li><strong>Saygın</strong> : saygı gören sayılan, hatırlı,  hürmetli olan</li>
<li><strong>Görünüm</strong> : bir şeyin dıştan bakılınca görülen biçimi manzara</li>
<li><strong>Görüntü</strong> : gerçekte var olmadığı halde varmış gibi görünen varlık</li>
<li><strong>Görünüş</strong> : gözün ilk bakışta veya zihnin dolaysız olarak algıladığı varlık</li>
</ul>
<p><strong>Örnek cümleler:</strong></p>
<ul>
<li>Kentin sokaklarını <u>kapsayan </u>bu pislik sağlımızı tehdit ediyor . (kaplayan)</li>
<li>Bu kocaman binalar birbirine çok <u>yaklaşık</u> yapılmış . (yakın)</li>
<li>Geçen yılki başarısızlığında düzenli çalışmaması <u>etken</u> oldu . (etkili)</li>
<li>Bu iki takım arasında önemli bir<u> ayrıcalık </u>yok . (ayrım</li>
<li>Her işi son ana bırakmak Türk insanına <u>özel </u>davranıştır . (özgü)</li>
<li>Geçen yıl düzenli çalışmasına <u>karşın</u> sınavı kazandı . (karşılık)</li>
<li>Kapıları yapacak olan usta vereceğimiz ücreti <u>küçümsedi </u>. (azımsadı)</li>
<li>Yediğine , içtiğine dikkat etmezse sağlığı<u> aksar</u>. (bozulur)</li>
<li>Ödev konusunda kendisine haksızlık edildiğini <u></u> (ileri sürüyor , iddia ediyor)</li>
<li>Şehrimize hava hatları <u>döşendi .</u> (çekildi)</li>
<li>Bu şehir tüm ülke kömür miktarının yarısını<u> barındırıyor</u> . (bulunduruyor)</li>
<li>Bıçağı bir hamlede karşısındakinin karnına <u>batırdı </u>. (sapladı)</li>
<li>Bahçeye <u>ektiğimiz</u> çam fidanları tutmadı . (diktiğimiz)</li>
<li>Çocuğun saçları bir hayli <u>büyümüştü .</u> (uzamıştı)</li>
<li>Onu <u>yaşantısının</u> en verimli döneminde kaybettik . (yaşamının)</li>
<li>İşini kaybetmiş <u>, yaşamı</u> gittikçe kötüleşmişti . (yaşantısı)</li>
<li>Bütün bunları <u>ayrıcalıklı</u> olarak ele alalım . ( ayrıntılı)</li>
<li>Kazada <u>özellikle</u> çocuklar ve kadınlar filikalara bindirildi . (öncelikli)</li>
<li>Bugüne kadar onun yüksek sesle konuştuğunu hiç <u>görmedim</u> (duymadım)</li>
<li>Teknolojinin <u>artması</u> insanlara günlük yaşamda kolaylıklar sağladı . (gelişmesi)</li>
<li>Sitemiz Bakırköy ‘ e 10 km <u>yakınlıktadır</u> . (uzaklıktadır)</li>
<li>Kendini<u> geliştirmiş</u> şirketin başına geçmeyi başarmıştı . (yetiştirmiş)</li>
<li>İçinde bulunduğumuz helikopter <u>ölüm</u> tehlikesi atlattı . (düşme)</li>
<li>Maddi durumu <u>yetmediği</u> için eğitimini yarıda bıraktı . (elvermediği , yetersiz)</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<h3><strong>b) Olumlu – Olumsuz durumlar </strong>:</h3>
<p>Türkçede bazı sözcükler olumsuz bir anlam içerir ve sadece olumsuz durumlarda kullanılır .böyle sözcükleri olumlu durumlarda kullanmak yanlıştır . Aynı şey olumlu anlam taşıyan sözcükler için de geçerlidir .</p>
<p><strong><span style="color: #800000;">Şu kelimeler sadece olumlu durumlar için kullanılır :</span> </strong>katkı sağlamak, şans , elde etmek, borçlu olmak , sayesinde, ummak, savunmak vb</p>
<p><strong><em><span style="color: #800000;">Şu Kelimeler sadece olumsuz durumlar için kullanılır :</span> </em></strong><em>neden olmak, </em><em>yol açmak, </em><em>tepki , risk   , </em><em>yüzünden, </em><em>göz yummak vb</em></p>
<ul>
<li>Arkadaşlarıyla iyi geçinmesi <u>yüzünden</u> sınıfta çok seviliyor . (geçindiği için)</li>
<li>Böyle davranmakla sınıfta kalma<u> şansınızı</u> yükseltiyorsunuz . (riskinizi)</li>
<li>Bu tarz uygulamalar ülkenin birçok yönden dışa bağlılığını<u> sağlar</u> . (neden olur)</li>
<li>Ameliyata alınan hastanın kurtulma <u>riski</u> oldukça yüksek . (şansı)</li>
<li>Bazı öğrenciler <u>sayesinde</u> öğretmen bütün sınıfı cezalandırdı . (yüzünden)</li>
<li>Takımımız turnuvanın son günüde bir mağlubiyet <u>elde etti</u> . (yenilgi olumlu bir şey değil)</li>
<li>Sahneye çıktığında gördüğü<u> tepkiler</u> onu mutlu etti . (tezahüratlar)</li>
<li>Eve geç kaldık neyse ki babam bize <u>umduğumuz</u> gibi davranmadı . (sandığımız)</li>
<li>Böylece bana yardım yapılmamasını<u> sağladı</u> . (neden oldu)</li>
<li>Laf taşıyarak , aralarının bozulmasına oda <u>katkıda bulunmuştu</u> . (neden olmuştu)</li>
<li>Ülkemizde başarıyla gerçekleştirilen bu tür ameliyatlarda ölüm <u>şansı</u> , Amerika’da yapılandan ancak yüzde bir fazladır . (riski , oranı)</li>
</ul>
<h2><strong>3 – Anlamca Çelişen Sözcüklerin Kullanılması</strong> :</h2>
<p>Anlamca birbiriyle çelişen sözlerin aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar . Cümlede kesinlik bildiren sözcüklerle olasılık bildiren sözlerin birbiriyle aynı cümlede yer alması çelişkiye neden olur .</p>
<ul>
<li>Kesinlikle böyle bir olaydan sonra bize kızabilir .</li>
<li>Hiç şüphesiz bu listedeki kitapları okumuş olmalıdır .</li>
<li>Eminim hasta olmasaydı , galiba sizinle gelirdi .</li>
<li>Mutlaka dün beni arayan Başak olacak .</li>
<li>Aşağı yukarı okullar açılmadan tam 20 gün önce geldik buraya .</li>
<li>Kuşkusuz sizin burada anlattıklarınızı duymuş olmalı .</li>
<li>İstanbul’un nüfusu Antalya’nın tam on katı kadardır .</li>
<li>Öğretmenimiz konuyu ayrıntılı bir biçimde özetledi .</li>
<li>Ondan ayrılalı tam üç dört gün oldu .</li>
<li>Soğukkanlı bakışlarıyla kavgayı heyecanla izliyordu .</li>
</ul>
<h2><strong>4 – Sıralama ve Mantık Yanlışları ( Hataları )</strong> :</h2>
<p>Birtakım bağlaçlar kullanılarak yapılan sıralamalarda önemli ile önemsizin yeri değiştirilirse sıralama yanlışlığı dolayısıyla mantık hatası ortaya çıkmış olur .</p>
<ul>
<li>Bırakın telefon etmeyi ziyaretine bile gelmiyor .</li>
<li>Bazı öğrenciler şiir okumak bir yana şiir bile yazmıyor</li>
<li>Değil yumurta pişirmek mantı açmayı bile bilmez</li>
<li>Yürümek şöyle dursun spor bile yapmıyor .</li>
<li>Bu havada böyle giyinirse hastalanır , hatta üşütür .</li>
<li>Yarınlara gelecekteki güzel günlerimize özlem duyuyorum (geleceğe özlem duyulmaz9</li>
<li>Bir sonraki konunun ayrıntılarını hatırlıyorum . (önce yapılmamış öğrenilmemiş bir bilgi hatırlanmaz)</li>
<li>Beyin iltihapları iyi tedavi edilmezse ölüme hatta sara nöbetlerine yol açabilir (sıralama yanlışı)</li>
<li>Arkasındaki yarışçıyı son bir hamlede geçti ( arkasındaki yarışçıyı geçemez o geçilmiştir)</li>
<li>Her Pazar Mersin’deki teyzesine gidiyor ; orada bir hafta kalıp tekrar dönüyor. (her hafta gitmek bir hafta kalmak ve bunu her hafta yapmak mümkün değildir)</li>
<li>Yüksek sesle müzik dinlemek işitme kaybına neden olur .</li>
</ul>
<h2><strong>5 – Sözcüğün Yanlış Yerde Kullanılması</strong> :</h2>
<p>Bir sözcüğün ya da sözün anlamına uygun olmayan bir yerde kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar .</p>
<ul>
<li>Biz yeni sınıfa girmiştik ki öğretmen de geldi .</li>
<li>Adam ilk aklına gelen şehrin adını söyledi .</li>
<li>Kravatsız toplantı salonuna girilmeyecekmiş .</li>
<li>Her otobüse binen yolcu , şoförle tartışıyordu .</li>
<li>Orkun Bey izinsiz sınıfa girenlere çok bağırıyordu.</li>
<li>İki haftadan beri çok başım ağrıyor.</li>
<li>Dün yeni doğan kardeşimin kızı için hediye aldım .</li>
<li>Yazar beşe karşı dört oyla ödülü kazandı .</li>
<li>Cumhurbaşkanımız bir hafta içinde petrol üreten iki ülkeye ziyarete gidecekti .</li>
<li>Her türlü aradığımız malı bulacağız</li>
<li>Odunlar çok suda kalmaktan şişmişti</li>
<li>Ağrısız kulak delinir .</li>
<li>Her Allah’ın günü beni arıyor .</li>
<li>Alkollü araç kullanılmaz .</li>
<li>İki eli silahlı adam arabadan aceleyle inerek mağazaya girdi .</li>
<li>İzinsiz inşaata girmek yasaktır .</li>
</ul>
<h2><strong>6- Karşılaştırma Yanlışları ve Anlam Belirsizliği</strong> :</h2>
<p>Karşılaştırma yanlışları cümledeki anlam belirsizliğinden iki şeyden hangisinin ön plana çıkarıldığının anlaşılmamasından kaynaklanır .</p>
<ul>
<li>Karikatürü senden çok seviyordu .</li>
<li>Arkadaşlarıma göre ben daha akıllıymışım.</li>
<li>Serhat Kerem’den çok para aldı .</li>
<li>Ben onu senden çok seviyorum</li>
<li>Balık tutmayı babamdan çok seviyorum</li>
<li>Aliye’yi senden çok düşünüyorum .</li>
<li>Bana neler olduğunu anlatır mısın .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT :</u></strong></span> Bazı cümlelerde tamlayanın söylenmemesi anlam karışıklığına yol açabilir .</p>
<ul>
<li>Anlattıklarına kimse inanmadı</li>
<li><strong>(onun – senin)</strong> Kardeşini yanına çağırdı</li>
<li>Bakanlığa tercüman olarak girdiğini duydum .</li>
<li>Makalelerini okudum</li>
</ul>
<h2><strong>7- Deyimin Yanlış Kullanılması :</strong></h2>
<p>Deyimin anlamına uymayan bir cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna neden olur  .</p>
<ul>
<li>Çok yaramaz , yerinde durmaz biriydi ; minder çürütürdü . (minder çürütmek : işsiz güçsüz olup sürekli oturmak)</li>
<li>Her konuda ona danışabilir , düşüncelerini açabilirsin , hiçbir zaman sözünü esirgemez . (söz sızdırmaz)</li>
<li>Filistin halkına dünya elini açmalıdır . (uzatmalıdır)</li>
<li>Çok saygılı biriydi , konukların yanında istifini bozmadan oturuyordu . (umursamamak)</li>
<li>Sorun çıkarmak istemiyordu , işi yokuşa sürüyordu . (işi zora sokmak)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong>:</strong> </span>Deyimi oluşturan sözcüklerden bir veya bir kaçını değiştirmek de anlatım bozukluğuna sebep olur.</p>
<ul>
<li>Babasını baştan tırnağa muayeneye razı etti . (ayağa)</li>
<li>Elbette yardım edeceğiz , bizim de çorbada unumuz olsun isteriz . (tuzumuz)</li>
<li>Adam o kadar zengin ki denizde çakıl onda para . (kum)</li>
<li>Ne şanslı adam denize girse dirseği ıslanmaz (topuğu)</li>
<li>Sınıfta her ağızdan bir ses çıkıyor . (kafadan)</li>
<li>Bunları söyleye söyleye ağzımızda tüy bitti (dilimizde)</li>
</ul>
<h2><strong>8- Genelleme Yanlışlığı :</strong></h2>
<p>Bir cümlenin bilgi bakımından yüzde yüz doğru olması gerekir . Verdiğimiz bilginin doğruluğundan emin değilsek düşünce ‘genellikle’’ gibi sözcüklerle yumuşatılmalıdır .</p>
<ul>
<li>Herkes hayatını okuyarak kazanır .</li>
<li>Musiki herkes tarafından sevilir</li>
<li>Yirmi birinci yüzyılda her şeye hakim olan spor değil midir ?</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong> :</strong></span> Kökü fiilken ad görevinde kullanılacak bir sözcüğe , ad-eylem eki yerine sıfat-fiil eki getirilirse anlatım bozulur .</p>
<ul>
<li>Benim buraya geldiğimi istemez (gelmemi)</li>
<li>Yoksul olduğumuzun cezasını çekiyoruz (olmamızın)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT:</u></strong> </span>Değin sözcüğü ‘dek’ anlamında kullanıldığında  yani bir işin bir durumun sona erdiği zamanı ya da yeri gösterdiğinde doğrudur . ‘Miktarı ölçü anlamında kullanıldığında yanlıştır.</p>
<ul>
<li>Bunca masrafı karşılayacak değin parası yoktur . à yanlış kullanılmıştır .</li>
<li>Sancı ayak parmaklarına değin uzanmıştı à doğru kullanım</li>
<li>Sabaha değin gözlerine uyku girmemişti .à doğru kullanım</li>
</ul>
<h1> <strong>B – BAĞLAŞIKLIK İLKESİ (DİL BİLGİSİNE DAYALI)</strong></h1>
<ol>
<li>
<h2><strong>Bağlaç Yanlışları</strong> :</h2>
<p>Kimi zaman gereksiz kimi zaman da yanlış bağlaç kullanımı anlatım bozukluğuna yol açar.</li>
</ol>
<ul>
<li>Kendisinden istenen her şeyi yapar , ancak hiçbir şeye karşı çıkmaz . 8gereksiz bağlaç)</li>
<li>Bu raporun daha da önemli yanı ise bütün öğrencileri ilgilendirmesidir. (gereksiz bağlaç)</li>
<li>Mehmet usta çok iyi çalışıyor ; ne yazık ki bugün bu işleri bitiremez (ama / fakat olmalıydı)</li>
<li>Yarın hepiniz Türkçe yada Matematik kitaplarınızı getirmelisiniz . (ve)</li>
<li>Akşama kadar hiç durmaksızın çalıştık ; bununla birlikte işleri yetiştiremedik . (ne yazık ki )</li>
<li>Yanlış bir şey yapsam da kızmaz ama inanılmayacak kadar anlayışlıdır . (yanlış ve gereksiz)</li>
</ul>
<h2><strong>2</strong><strong> – </strong><strong>Eklerle ilgili yanlışlıklar</strong> :</h2>
<p>Eklerle ilgili yanlışlıklar hal eklerinin , tamlayan ekinin iyelik ekinin yanlış yada eksik kullanılmasından kaynaklanır .</p>
<p><strong>Tamlayan ekinin eksikliği </strong>de anlatım bozukluğuna neden olur .</p>
<ul>
<li>Bir <u>öğrenci </u>her şeyden önce okula devam etmesi gerekir (nin)</li>
<li>Duygularını yitirmeyen hangi <u>insan</u> böyle bir haksızlığa itirazı olmaz (nın)</li>
</ul>
<p><strong>Tamlayan ekinin gereksiz kullanımı</strong> da anlatım bozukluğuna neden olur .</p>
<ul>
<li>Bu yıl Cem <u>‘ in</u> birkaç dersi dışında oldukça başarılı .</li>
<li>Halkın sağlığını tehdit eden böyle sorunları<u>n</u> bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır .</li>
<li>Dünyada tamamı mermerden yapılmış olan ilk anıtsal <u>tapınak </u>Ege’nin Efes kentinde olduğu bilinoyr . (tapınağın) (ÖSS 1995)</li>
</ul>
<p><strong>Yanlış hal ekinin kullanım</strong>ı anlatım bozukluğuna neden olur .</p>
<ul>
<li>Okul arkadaşını bize tanıştırmayacak mısın? ( bizimle)</li>
<li>Hasta olduğunu söylemeye utanıyor . (söylemekten)</li>
<li>Bulunduğumuz yerde deniz çok güzel görünüyor (yerden)</li>
<li>Sabahtan akşama kadar küçük pencerede sokakta oynayan çocukları seyrediyordu (pencereden)</li>
<li>Haberleri bu kanalda izleyelim (kanaldan)</li>
</ul>
<p><strong>İyelik ekinin yanlış ve gereksiz kullanımı</strong> da anlatım bozukluğuna yol açar .</p>
<ul>
<li>Ortak isteğimiz huzurlu ve rahat çalışabileceğimiz bir işe girmemizdi (girmekti)</li>
<li>Yunanistan’daki Olimpiyatlara , yirmisi idareci yetmiş sporcumuz katılacak (yirmi)</li>
<li>O gün hepimizin akşam olduğunda ortak isteğimiz bir an önce uyumaktı . (isteği)</li>
<li>Tek amacımız yurdumuza dönmemiz ve ülkemize yararlı olmaktır (dönmek)</li>
</ul>
<p><strong>Aynı anlamı taşıyan bir sözcükle bir ek</strong>in aynı cümlede kullanılması anlatım bozukluğuna yol açar.</p>
<ul>
<li>Bazı öğrencilerin sınavdaki başarısızlığının bir nedeni de okuma alışkanlığına sahip olmamalarından kaynaklanıyor . (olmamalarıdır) ( nedeni ….. den kaynaklanıyor sözü yanlıştır.)</li>
<li>Sık sık hasta olmasının sebebi sağlığına yeterince dikkat etmemesindendir .</li>
</ul>
<p><strong>Sıfat yapım eki olan ki ‘ nin</strong> gereksiz kullanıldığı cümlelerde anlatım bozukluğuna yol açar .</p>
<ul>
<li>Bu sınavdaki çıkacak bütün sorular okulda gördüğünüz konulardan olacaktır .</li>
</ul>
<p><strong>İsim – fiil durumundaki bazı sözcüklere</strong> <strong>iyelik ekinin getirilmesi</strong> de anlatım bozukluğuna neden olur .</p>
<ul>
<li>Babam küçük kardeşime bisiklet sürmesini öğretti .(sürmeyi)</li>
<li>Buradaki insanlar eğlenmeyi bırakın gülmesini bile unutmuşlar (gülmeyi)</li>
</ul>
<p><strong>Çoğul eki lar, ler sayılarla birlikte kullanıldığında</strong> yanlışlıklar olabiliyor .</p>
<ul>
<li>Bekçi 35 yaşlarında uzun boylu bir adamdı . (30-35 yaşlarında denir)</li>
<li>1976’lı yıllarda Ahmet Bey yurt dışında çalışıyormuş. (1970’li yıllar olur)</li>
<li>Yüzmek çocukken en çok sevdiğim spordu . (yüzme sporu)</li>
</ul>
<h2><strong>3 – Tamlama Yanlışları</strong> :</h2>
<p>Tamlama yanlışları tamlayan ile tamlanan arasındaki uyumsuzluktan kaynaklanır . bu durum daha çok farklı iki tamlayanın ortak tamlanana bağlanması durumunda ortaya çıkar .</p>
<ul>
<li>Akşamki fırtına Trakya ve Ege Denizi’nde etkili oldu . (Ege Denizi’nde ve Trakya’da)</li>
<li>Yemekte sadece köfte ve mevsim salatası vardı . (mevsim salatası ve köfte)</li>
</ul>
<ul>
<li>Konuklara pasta ve portakal suyu ikram edildi . (portakal suyu ve pasta)</li>
<li>Konaktaki odalar , şömine ve kömür sobası ile ısıtılıyormuş . (kömür sobası ve şömine)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong>:</strong> </span>Tamlama yanlışları daha çok bir sıfattan sonra belirtisiz isim tamlaması yer alması durumunda görülmektedir</p>
<ul>
<li>Özel ve devlet üniversiteleri kar yağışı yüzünden iki gün tatil edildi (özel üniversiteler)</li>
<li>Tarihi ve macera filmlerini çok severdi . (tarihi filmleri)</li>
<li>Belgisiz ve sayı sıfatlarını öğrenmişlerdi .(belgisiz sıfatlar)</li>
<li>Bu cihazları alana teknik ve bilgi desteği sağlanıyor . (teknik destek)</li>
<li>Şehrimizde çeşitli kültürel ve sanat etkinlikleri gerçekleştirdi . (kültürel etkinlikleri)</li>
<li>Güvenlik ve askeri makamlarca görevlendirilen personel başarılı oldu. (güvenlik makamları)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong>:</strong> </span>Belgisiz sıfatlarla oluşturulan sıfat tamlamalarında ismin başındaki sıfat; sayı, ölçü ya da çokluk bildiriyorsa isim çoğul eki almaz .</p>
<ul>
<li>Pek çok insan bekliyordu .</li>
<li>Birçok kitaba baktım .</li>
<li>Çok az zamanım var .</li>
<li>Bir çok seneler geçti dönen yok seferinden</li>
<li>Nice değerli yazarlarımızı vardı .</li>
<li>Onun için zevkine ve keyfine düşkün ne kadar memurlar varsa hep burayı ister buraya yerleşirdi .</li>
</ul>
<h2><strong>4 – Yardımcı Fiil Yanlışları :</strong></h2>
<p>Aynı yardımcı eylemle kullanılması mümkün olmayan isim görevindeki sözcüklerin ortak yardımcı fiile bağlanması anlatım bozukluğuna yol sebep olur .</p>
<ul>
<li>Böyle bir suçlamanın yersiz ve doğru olmadığı belirtildi . (yersiz olduğu)</li>
<li>Seyircilerin tribünlerin birçok yerini tahrip ve yıktıkları belirtildi (tahrip ettikleri)</li>
<li>Öğrencilerin ihtiyaçları en kısa sürede tespit ve giderilmeye çalışılmalıdır . (tespit edilip)</li>
<li>Hangisinin başarılı hangisinin başarılı olmadığını öğreneceğiz (hangisinin başarılı olduğu)</li>
<li>Hükümet , yasal ve yasal olmayan yollarla muhalefete sataşıyormuş . (yasal olan)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>Not</u></strong></span><u><span style="color: #ff0000;"> :</span> </u>Bazı cümlelerde gereksiz yardımcı eylem de kullanılır.</p>
<p><strong>Yardımcı eylemle birleşen ad soylu kelimeden, aynı anlama gelen bir eylem türetilebiliyorsa yardımcı eylem gereksiz kullanılmıştır.</strong></p>
<ul>
<li>Başvuru yapmak &#8212; başvurmak</li>
<li>Kayıt yaptırmak&#8212;  kaydetmek</li>
<li>Umut etmek &#8212; ummak</li>
<li>Yasak etmek &#8212; yasaklamak</li>
<li>Hasta olmak &#8212; hastalanmak</li>
<li>Tekrar etmek &#8212; tekrarlamak</li>
<li>Etki etmek &#8212; etkilemek</li>
<li>Kuşku etmek &#8212; kuşkulanmak</li>
<li>İstekte bulunmak &#8212; istemek</li>
<li>Giriş yapmak  &#8212; girmek</li>
<li style="list-style-type: none;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Örnek cümleler verelim:</strong></span></li>
<li>Bugüne kadar valiliğe başvuruda <u>bulunmuş</u> olmanız gerekirdi . (başvurmanız)</li>
<li>Bu soruyu çözünce konuyu <u>anlamış olacak</u>sınız (anlayacaksınız)</li>
<li>Önce ondan <u>kuşku ettiğimi</u> sakladım (kuşkulandığımı)</li>
<li>Seninle <u>dövüş etmek</u> istiyorum (dövüşmek)</li>
<li>Senin nasıl <u>hasta olduğunu</u> merak etmiş (hastalandığını)</li>
<li>ÖSS’yi <u>kazanmış olanların</u> isimleri açıklandı (kazananların)</li>
<li>Çalışmanızın güzel sonuçlanacağını <u>umut ediyorum</u> (umuyorum)</li>
<li>Yiyeceklerini birkaç dakikaya <u>hazır ederiz</u> (hazırlarız)</li>
<li>Doktorun hastayı <u>iyi ettiğini</u> duydum (iyileştirdiğini)</li>
<li>Her sabah 3 km <u>koşu yapar</u> (koşar)</li>
<li>Yoksul <u>olan </u>insanlar daha çekingen oluyor (gereksiz kullanım)</li>
<li>Ürünlerimiz ilk defa <u>olarak </u>o yıl dünya pazarına çıktı (gereksiz kullanım)</li>
</ul>
<h2><strong>5 – Çatı Uyuşmazlığı </strong><strong>:</strong></h2>
<p>Birleşik cümlelerde temel cümlenin yüklemi ile yan cümleciğin yüklemi arasında etkenlik &#8211;  edilgenlik açısından uyum olmalıdır .</p>
<ul>
<li>Biraz dikkatli bakınca bu tabloların sahte olduğu anlaşılır (bakılınca)</li>
<li>Şiirlerinde kullandığı sözcüklere biraz dikkat edersek şairin dile verdiği önem hemen fark edilir . (ederiz)</li>
<li>Her ne kadar şehir dışına taşınmışsa bile beklenen rahatlığa kavuşulamamıştır. (taşınılmışsa bile)</li>
</ul>
<h2><strong>6 – Sözcüğün Yanlış Yapılandırılması</strong><strong> : </strong></h2>
<p>Dil bilgisi kurallarına aykırı olarak yapılandırılmış sözcüklerin yer aldığı cümleler , anlatım bakımından bozuktur .</p>
<ul>
<li>Buzdolabı yemekleri kokturmamak için en lüzumlu ev eşyasıdır . (kokutmamak)</li>
<li>Kardeşi kasabada manavcılık yapıyormuş (manavlık) à çilingirci berberci bakkalcı kasapçı</li>
<li>Çehov günlük yaşamda rastlanabilinecek her türlü olayı işlemiştir . (rastlanabilecek)</li>
<li>Toplumsal hayatta en yararlı erdem hoşgörülülüktür . (hoşgörülük)</li>
<li>Türkçe yi yeterince öğrenememiş ya da öğrendiğini geliştirebilmemiş yurttaşları …. (geliştirememiş)</li>
</ul>
<h2><strong>7 – Ek Eylem Eksikliği</strong><strong>: </strong></h2>
<p>Sıralı ya da bağlı cümle durumundaki isim cümlelerinde birinci yüklemde ek fiilin olmaması karışıklığa ve anlatım bozukluğuna yol açmaktadır.</p>
<ul>
<li>Davranışlarında kararlı ama inatçı değildi. (kararlıy<u>dı</u> )</li>
<li>Dağa tırmandıktan sonra Ayhan yorgun, Sibel yorgun değildi.( yorgun<u>du)</u></li>
<li>Çocuk söylenenlerin aksine oldukça zeki, hem de tembel değilmiş. (zekiy<u>miş</u>)</li>
</ul>
<h2><strong>8 – CÜMLEDE ÖGE EKSİKLİĞİ </strong></h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a ) Özne Eksikliği ( Özne yüklem uyumsuzluğu)  : </strong></span></p>
<ul>
<li>Kitabımı yalnız Ayhan’a veririm çünkü (o) kitabın değerini bilir .</li>
<li>Bu tür dergilerin sayısı azalıyor (bu tür dergiler) okunmaz oluyor .</li>
<li>Dilencinin pantolonu çamura batmış ama (dilenci) buna aldırmamıştı .</li>
<li>Savaş aleyhtarı romanlara bayılıyorum çünkü (onlar) bana insan olmayı öğretiyorlar</li>
<li>Gazetecilerin hiçbiri bu konuda konuşmak istemiyor (hepsi) sessizce oturuyordu .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>b ) Nesne Eksikliği : </strong></span></p>
<ul>
<li>Ona ilgi gösteriyor ve (onu) koruyordu</li>
<li>Konuşmacının düşüncelerine katılıyor ve (onu) destekliyorum .</li>
<li>Gazetelere inanmıyor (gazeteleri) yalancılıkla suçluyordu.</li>
<li>Konunun az bilinen bir yönüne ışık tutuyor (konuyu) aydınlatıyordu</li>
<li>Öğrencilerimden üzülerek ayrılmıştım çünkü onları seviyordum</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>C ) Yüklem Eksikliği (özne – yüklem uyuşmazlığı)</strong></span></p>
<ul>
<li>Ben keman (çalarım) o ise ud çalar .</li>
<li>İçkiyi az (içerim) sigarayı da hiç içmem</li>
<li>Televizyon seyretmeyi çok (seviyor) kitap okumayı hiç sevmiyordu</li>
<li>Bunlar insanı ya çukura (düşürür) yahut göğe yükseltir .</li>
<li>Önce üst kattaki komşulara çıktık sonra aşağı kattakilere (indik)</li>
</ul>
<p><strong><u><span style="color: #ff0000;">NOT</span> :</u></strong> Yardımcı eylem ve fiilimsi eksikliği de yüklem eksikliği olarak kabul edilir .</p>
<ul>
<li>Hangisinin başarılı (olduğunu) hangisinin başarılı olmadığını göreceğiz</li>
<li>Amacı arkadaşlarını ikinci (plana itmek) kendisini birinci plana çıkarmaktı .</li>
<li>Ona buraya gelmeden önce mi (geldikten) sonra mı telefon ettin ?</li>
<li>Çok az (çalışarak) veya hiç çalışmadan sınavlara girdiler .</li>
<li>Görevlilerin beyaz kravat (takması) ve koyu renk ceket giymesi gerekiyor .</li>
<li>Durmadan gazoz (içilen) ve çekirdek yenilen pis bir yerdi .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>d ) Tümleç eksikliği ( zarf tümleci, dolaylı tümleç, edat tümleci)</strong> :</span></p>
<ul>
<li>Başkalarının sorunlarını dinler , (bunlara) çözümler bulmaya çalışırdı (DT)</li>
<li>İnsanları çok sever (onlara) sık sık yardım ederdi (DT)</li>
<li>Her yıl buraya gelir (burada) birkaç ay kalırdı . (DT)</li>
<li>Seni seviyorum fakat (seninle) çalışamam (ET)</li>
<li>Öğrencileri çok sever ancak (onlarla) geçinemezdi (ET)</li>
<li>Duru bir sözün içine ne bir kelime eklenebilir ne de (içinden) çıkarılabilir (DT)</li>
<li>Çocuk sürekli ağlıyor (hiç) susmuyordu (ZT)</li>
<li>Her zaman benden istenileni yapmaya çalıştım ( hiçbir zaman) görevden kaçmadım (ZT)</li>
</ul>
<h2><strong>9 – ÖZNE – YÜKLEM UYUMSUZLUĞU İLE İLGİLİ YANLIŞLIKLAR</strong> :</h2>
<p>Özne ile yüklem arasında üç ayrı yönden uyum söz konusudur :</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>a ) Tekillik Çoğulluk Uyumu</strong> :</span> Türkçede genellikle öznenin tekil olması durumunda yüklem de tekil özne çoğul olduğunda ise yüklem de çoğul olmaktadır .</p>
<ul>
<li>Bu çocuk her sabah buraya gelir</li>
<li>Kadın çantasını ve şemsiyesini aldı</li>
<li>Öğretmenler müdür beyi dinlediler</li>
<li>Arda ve Dide dün ders çalıştılar .</li>
</ul>
<p><strong>Özne ; organlar , cansız varlıklar , soyut kavramlar eylem adları , bitkiler , hayvanlar , zaman adları olduğunda yüklem her zaman tekil olur .</strong></p>
<ul>
<li>Saçlarınız ağarmış (ağarmışlar olmaz)</li>
<li>Dakikalar , saniyeler geçmek bilmiyordu . (bilmiyorlardı olmaz)</li>
<li>Kuşlar uçar , balıklar yüzer . ( uçarlar olmaz , yüzerler olmaz</li>
<li>Ağaçlar yanmaya başladı (başladılar olmaz)</li>
<li>Gözlerim artık eskisi gibi görmüyor (görmüyorlar olmaz)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT :</u></strong></span> Kişileştirilen insan dışındaki varlık yada kavramlar çoğul özne olduğunda yüklem tekil de olur çoğul da olur .</p>
<ul>
<li>Bulutlar tebessüm etti .</li>
<li>Bulutlar tebessüm ettiler .</li>
<li>Serçeler çınarın üstünde oynuyorlardı .</li>
<li>Serçeler çınarın üstünde oynuyordu .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong> :</strong> </span>herkes , hepsi , çoğu , bazıları , hiçbiri , kimse , birkaç gibi nicelik bildirilen belgisiz zamirlerin özne olduğu cümlelerde yüklem tekil olur .</p>
<ul>
<li>Bir çoğu dersi dinlemiyorlardı (Y)</li>
<li>Hiçbiri başarı gösteremediler . (Y)</li>
<li>Pek çok kimse size bu olayı anlatırlar . (Y)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT</u></strong><strong>:</strong> </span>sayı sıfatları ve topluluk adları özne olduğunda yüklem tekil olur .</p>
<ul>
<li>İki işçi akşama kadar çalıştılar . (Y)</li>
<li>Sınıfta 20 öğrenci vardılar . (Y)</li>
<li>Üç kişi kapının önünde seni bekliyorlar . (Y)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><u>NOT :</u></strong> </span>Bazı cümlelerde tekil olduğu halde saygı , nezaket , alay , sitem bildirmek amacıyla yüklem çoğul olabilir .</p>
<ul>
<li>Bakan Bey birazdan gelirler .</li>
<li>Hanımefendi sonunda uyanabildiler .</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>b ) Kişi bakımından uygunluk</strong> :</span> özne kaçıncı kişiyse yüklem de aynı kişiye göre çekimlenir .</p>
<ul>
<li>Ben bu soruyu çözebilirim . (özne , yüklem 1. tekil)</li>
<li>Siz gidecek misiniz?</li>
<li>Biz biliriz . ( özne ve yüklem 1. çoğul kişi)</li>
<li>Birden çok kişinin özne olması durumunda yandaki tabloda gösterilen uygunluk aranır .</li>
</ul>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-2566" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/a1.jpg" alt="" width="259" height="108" /></p>
<p><u>Ben ve Sen            Okuduk</u></p>
<p>1. ve 2. kişi            1. Çoğul</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>c ) Olumlu – Olumsuzluk uyumu</strong> :</span> Özne ile yüklem arasında olumsuzluk – olumluluk yönüyle de bir uyum olmak zorundadır . Öznede herkes , hepsi , tümü gibi sözcüklerin olduğu cümlelerde yüklem olumsuz olursa cümlenin anlamında karışıklık ortaya çıkar .</p>
<ul>
<li>Bu konuyu herkes anlamadı . (Y)</li>
</ul>
<p><strong><u>Özne           Yüklem</u></strong></p>
<ul>
<li>Herkes    &gt; Okumuş</li>
<li>Hepsi      &gt; Okumuş</li>
<li>Tümü      &gt; Okumuş</li>
<li>Çoğu        &gt; Okumuş</li>
</ul>
<p><strong><u>Özne              Yüklem</u></strong></p>
<ul>
<li>Kimse   &gt;     Okumadı</li>
<li>Hiçbiri  &gt;     Okumadı</li>
<li>Hiç kimse &gt; Okumadı</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li><u>*Kimse / hiçbiri</u> hastanenin önünden <u>ayrılmıyordu </u>. (D)</li>
</ul>
<p>Olumsuz                                               olumsuz</p>
<p><strong><u>Örn :</u></strong> Masanın üzerindeki çatal ve bıçağı peçeteye sararak dikkatlice cebine koydu .  (peçeteyi çatal ve bıçağa sararak)</p>
<p><strong><u>Örn</u></strong><strong> :</strong> Zararın neresinden dönersen kardır . ( kar olan ne ? ‘kalanı’ )</p>
<h4><strong>KARIŞIK ÖRNEKLER</strong></h4>
<ul>
<li>1-   Çocuk sahibi olamayan anneler kreşlerde görev almak istiyor .</li>
<li>2-   İstanbul ‘ a gelip kültür dünyasına zenginlik katan birçok dostum oldu .</li>
<li>3-   Kitap okumayı çok sever hiç mi hiç düşürmezdi elinden .</li>
<li>4-   İşçiler bu uyarıyı çok ciddi bir şekilde ele alıp düşüneceği kanısındaydı .</li>
<li>5-   Beyşehir Gölü bu yıl kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya .</li>
<li>6-   Neyzen Tevfik yıllarca ney çalarak geçimini sağladı .</li>
<li>7-   Eskiden beri kahveyi hazırlarım , içerim ; hiç dokunmaz bana .</li>
<li>8-   Toplanmayan armutlar ağaçtan tek tek düşüyorlar .</li>
<li>9-   Hiçbir sanatçının etki etmediği bir sanat anlayışına sahipti .</li>
<li>10-Kimse beni dinlemiyor her fırsatta seninle ilgileniyor .</li>
<li>11-Yıllar yılı o bana dert ben ona mutluluk verdim .</li>
<li>12-Tevfik Fikret ‘ in büstü önümüzdeki hafta hizmete açılacak .</li>
<li>13-Benim mutsuz olmamın nedeni senin beni anlamadığındandır .</li>
<li>14-Hayatı yorumlamasını bilmeyen insanlar doğru kararlar alamazlar .</li>
<li>15-Ihlamur çok lezzetli ; ancak pek sıcak değildi .</li>
<li>16-Çöp tenekesinde yırtıp atılmış hiçbir belgeye rastlayamadık .</li>
<li>17-Tevfik Fikret ‘ in bu yıl geniş katılımlı etkinliklerle okurlara daha yakından tanıtılacakmış.</li>
<li>18-Yaramazlıklarından dolayı ona dışarı çıkmayı yasak etmişler .</li>
<li>19-Sunucu en çok istek alan şarkıyı yeniden dinletti bizlere .</li>
<li>20-Ütüleyip yatağın üzerine bırakılan gömlekler günlerce kaldırılmadı oradan .</li>
<li>21-O benim hayatımda bir gül , kaktüs değildir.</li>
<li>22-Siyah kravat ve mavi gömlek giyen görevliler dinleyicileri sahneden uzak tutmaya çalışıyorlar.</li>
<li>23-Bazı insanların nasıl sürekli mutlu olabildiklerini içimden düşünmeye başladım.</li>
<li>24-Bütün gün temizlik yapan kadının elleri deterjandan tahrip oldu.</li>
<li>25-Babamın kardeşimi benden çok , beni herkesten çok sevdiğini biliyorum .</li>
<li>26-Öyle beceriksiz ki her işi eline dizine bulaştırıyor .</li>
<li>27-Eşimle tam beş yıl kadar önce bir tren yolculuğunda tanışmıştım .</li>
<li>28-Memurlardan bazılarının çok ; ama düzenli çalışmadığını görüyoruz .</li>
<li>29-O gün hava çok soğuk  ama karlı değildi .</li>
<li>30-Konuşmasını bilmeyen insanlar susmasına öğrenmek zorundadır .</li>
<li>31-Bizi üzen , aydınların toplum sorunlarına karşı bu kadar ilgisiz olduğudur .</li>
<li>32-El kaldırıp sessizce sözümü keserek salonu terk etti .</li>
<li>33-On sekiz yaşından aşağı küçüklerin girmelerinin yasaklandığı yerler var .</li>
<li>34-Küçük çocuk eve geldiğinden itibaren odasından dışarı adım atmadı .</li>
<li>35-  Sonunda hatasını kabul etti ve süt içmiş kedi gibi bir kenarda oturdu</li>
<li>36-   Kazağı denedikten sonra onu katlayıp aldığı yere özenle yerleştirdi.</li>
<li>37-   Adını bir türlü bilemediğim eski arkadaşımı görmek beni çok mutlu etmişti .</li>
<li>38-   Öğretmen dersine girmeyen öğrencileri uyarma gereği duydu</li>
<li>39-   Gerçekleri gizlemek için olay hakkında bilgisi olanların ağzına bir kaşık bal sürmüşler.</li>
<li>40-   Öğrencilik döneminde seyrek kütüphaneye giden insanlarla kitap okuma alışkanlığı sonraları da oluşmuyor.</li>
<li>41   Oyunun bitmesinden sonra tıklım tıklım koltukları dolduran seyirciler tiyatrocuları dakikalarca alkışladılar.</li>
<li>42-   Öğretmen bir saat içinde bitirilmesi gereken ödevleri kontrol edeceğini söyledi.</li>
</ul>
<p><strong>Murat ALĞAN</strong></p>
<ul>
<li class="list"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari.htm">Dil Bilgisi ile İlgili Anlatım Bozuklukları</a></li>
<li class="list"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari-test.htm">Anlatım Bozuklukları Test</a></li>
<li class="list"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari-konu-kavrama-sorulari.htm">Anlatım Bozuklukları Konu Kavrama Soruları</a></li>
<li class="list"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/anlatim-bozukluklari-bosluk-doldurma-sorulari.htm">Anlatım Bozuklukları Boşluk Doldurma Soruları</a></li>
<li class="list"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/baglasiklik-bagdasiklik-anlatim-bozukluklari.htm">Bağlaşıklık – Bağdaşıklık (Anlatım Bozuklukları)</a></li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Martın Eden Özeti &#8211; Jack London</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/martin-eden-jack-london.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 05 Mar 2017 22:34:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2516</guid>

					<description><![CDATA[Martın Eden &#8211; Jack London kısa özeti konusu teması ne anlatılıyor mesajı nedir kişileri kahramanları özellikleri mekan zaman kaç sayfa kaç yaş için uyundur kime aittir yazarı kimdir Martın Eden sonu nasıl bitiyor olay örgüsü ödevi proje Martın Eden Konusu: ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Martın Eden &#8211; Jack London kısa özeti konusu teması ne anlatılıyor mesajı nedir kişileri kahramanları özellikleri mekan zaman kaç sayfa kaç yaş için uyundur kime aittir yazarı kimdir Martın Eden sonu nasıl bitiyor olay örgüsü ödevi proje</p>
<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3135" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/03/martin-eden-jack-london.jpg" alt="" width="805" height="355" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/03/martin-eden-jack-london.jpg 805w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2017/03/martin-eden-jack-london-768x339.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 805px) 100vw, 805px" /></h2>
<h2>Martın Eden Konusu:</h2>
<p>20. yüzyılın başlarında Oakland&#8217;da yaşayan roman kahramanı Martin Eden, kendini sürekli geliştirme ve eğitmeye dönük arzusuyla okumuş, seçkin, zegnin  topluluk arasına girmeye ve işçi sınıfının yaşam koşullarından  kurtulmaya çalışmaktadır. Bu arzusu harekete geçiren şey ise bir burjuva ailesinden olan Ruth Morse&#8217;a olan büyük aşkıdır.</p>
<h2>Martın Eden Kısa Özeti:</h2>
<p>Jack London’ın, kendi yaşamından ipuçları taşıyan eseri Martin Eden, denizci bir gencin onurundan taviz vermeden sınıf atlama gayretini konu edinir. Varlıklı bir ailenin kızına âşık olan Martin Eden, ona ulaşabilmek için kendini bilime ve ünlü bir yazar olma hayaline adar; bu hayal uğruna takıntılı denilebilecek bir biçimde her şeyini ortaya koyar.</p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Edebiyat</a> tarihinin kuşkusuz en orijinal karakterlerinden biri olan Martin Eden, azmi ve zekâsıyla sadece işçi sınıfını değil girmeye  çalıştığı burjuva dünyasını da aşar. Böylece maskelerin ardında yatanı görür, toplumun gerçek yüzünü kavrar. Sonuçta her iki sınıfa da ait olamamanın yorgunluğu, yazarlık yolculuğunda çektiği fiziksel ve ruhsal sıkıntılar da eklenince Martin, derin bir yalnızlığa kapılır. Başarı sürecinin haşinliğinin sonunda başarının tatminsizliğiyle karşı karşıya kalır.</p>
<p>Jack London’ın başyapıtı olan bu trajik roman, okurlarını tıpkı Martin’in hayatı gibi macera dolu bir yolculuğa çıkarıyor.</p>
<h2>Martın Eden Geniş Özeti:</h2>
<p>Martın Eden: Jack London, kendi hayatının yarısını yazmış bu romanında. Evlilik dışı bir ilişkiden doğan yazar üvey babasının soyadını aldı. Annesi yıldız falı bakardı. Kalabalık üvey kardeşlerine de bakmak için 11 yaşında çalışmaya başladı yazar. Gazete satıcılığı, ruh çağırma toplantılarında yardımcılık, 15 yaşında fok avcılığı için gemicilik yaptı, başıboş gezdi, içkiye alıştı, serserilikler yaptı, sokak gösterilerine karıştı, hapse girdi, çamaşırcıda çalıştı. Altın arama işi için Alaska’ya gitti. Düzgün bir öğrenim görmedi, kendi kendisini yetiştirdi. Üniversiteye başladı; ancak parasızlıktan okuyamadı. Yazar olmak istenciyle edebiyata yöneldi. Zamanındaki dergilerin tamamına öyküler, anlatılar gönderdi. Sayısı elliyi bulan eser yazdı. Kırk yaşında intihar etti. Nasıl öleceğini Martın Eden’de yazdı; ancak kitabın sonunu değiştirdi…</p>
<p>Martin Eden, denizcidir. Sokak kavgasında yardım ettiği genç, nezaketen Martın’i zengin, gösterişli ailesine yemeğe götürür. Gencin kardeşi Ruth’a âşık olan Martın, kişiliğinden ödün vermeden aşkı uğruna kendisini yetiştirip sevgilisinin sınıfına atlama mücadelesi verir. Ruth’un ailesi Martın’ı istememektedir, zamanla Ruth da Martın’e âşık olur; ama geçim derdi Martın’in peşini yıllarca bırakmaz. Yazar olup ünlenmek isteyen kahramanımız çok çile çeker, binlerce kitap okur. Artık yazmak ister; fakat talihsizlikler devam eder. Eserleri para etmez. Azmeder, sabreder, takıntılı kişiliği açlığa dayanır; ama Ruth’u yıllar sonra aşkıyla kaybeder. Kısa zaman sonra yazdıkları değerini bulsa da hastalıklı bir yalnızlığa sürüklenir. Artık her şey anlamını yitirmiştir. Kendini, işçi-burjuva sınıfını, zekâsı, çalışkanlığı, sabrıyla aşan, sınıf atlayan Martın’e Ruth dönmek ister. Aşk anlamını yitirmiştir artık. Zamanında gelmeyen aşk, başarısının kendisini tatmin etmemesi, paranın içindeki değeri karşılayamaması Martın’i intihara sürükler.</p>
<p>Altlarını çizdiklerimden:<br />
Kitaplar haklıymış!<br />
Yoksulluk, yoksul olmayan bazıları için, varoluşun iyi olmadığı durumu simgeleyen bir sözcüktür.</p>
<p>Aşk yargıların üstündeydi.</p>
<p>&#8221;Bırakın kanım kaynayarak geçsin ömrüm!<br />
İçip hayal şarabını yatayım sarhoş!<br />
Görmesin şu çamurdan ruh evini gözüm<br />
Tozun içinde devrilmiş bir mabet,bomboş!&#8221;</p>
<p>O haritasız ve dümensizdi ve gidecek hiçbir limanı yoktu.</p>
<p>Onun bedeni ruhunun kıyafeti olmaktan daha da fazla bir şeydi.</p>
<p>Onun içindeki devrimin itici gücü aşk olmuştu; onun kaba bir denizciden bir öğrenciye ve bir sanatçıya dönüştürmüştü.</p>
<p>Bu acı ölüm değildi, sersemlemiş bilincinde bocalayarak dolaşan düşünceydi. Ölüm acı vermezdi.</p>
<p>Hayattı, hayatın sancısıydı bu feci, bu insanı yasa boğan his.</p>
<p>Bir kadının yüzüne bakıp sarhoş olacağımı hiç sanmazdım.</p>
<p>Mektup okuyan arkadaşına bakarken masanın üstündeki kitapları gördü. Açlıktan ölen bir adamın gözleri, yiyecek gördüğünde nasıl arzuyla dolarsa, öyle bir arzu belirdi gözlerinde.</p>
<p>Aklın aşkla hiçbir ilgisi yoktu. Sevdiği kadının doğru ya da yanlış akıl yürütmesi hiç fark etmiyordu. Aşk aklın üzerindeydi.</p>
<p>Görmek hoşuma gidiyor, daha fazlasını görmek, daha farklı görmek istiyorum.</p>
<p>Kız, adeta delikanlının hayal gücüne kanat takmıştı.</p>
<p>Yazmak, dağınık düşünce dizilerini bir araya getirerek ve zihne yüklenen tüm verileri nihai bir genellemeye tabi tutarak yapılan uzun bir zihinsel sürecin doruk noktasıydı.</p>
<p>Bir zamanlar öylesine saftım ki; yüksek mevkilerde oturan, iyi evlerde yaşayan, öğrenim görmüş ve bankalarda hesapları olan insanları saygı değer kimseler sanırdım.</p>
<p>Bana gelince; neden sosyalist olduğumu merak ediyorsun. Söyleyeyim. Çünkü sosyalizm kaçınılmazdır; çünkü bu kokuşmuş ve akıl dışı sistem böyle devam edemez; çünkü at sırtında gezen despotların devri geçti. Köleler buna katlanmayacaktır. Sayıları çok fazla ve onu daha at sırtına çıkamadan alaşağı ederler. Onlardan kurtuluş yok; köle ahlakını sineye çekmek zorunda kalacaksın. Hoş bir durum değil.</p>
<p>Dediğim gibi; ben bireyciyim, bireycilik ise sosyalizmin geçmiş ve gelecek düşmanıdır.</p>
<p>Gelmekte olan düş kırıklığı zamanında seni koruyacak tek şey olur.</p>
<p>Her zaman ötelerden bir şeyin çağrısını duymuş ve onu arayarak yaşamın içinde dolaşıp durmuştu; İç dünyasının aynasına, boydan boya bir kara perde gerilmişti. Kitapları, sanatı ve aşkı bulana kadar.<br />
İç dünyasının aynasına, boydan boya bir kara perde gerilmişti.</p>
<p>Dünyanın asıl devleri yazan insanlardı&#8230;..</p>
<p>Ölülerin ölü kalmasını isterdim.</p>
<p>Dünya öyle kurulmuş ki mutluluk için maddiyat gerekiyor.</p>
<p>Aşk acı veriyordu ve iradesini ezip geçti.</p>
<p>Kitaplarla, tablolarla güzel şeylerle dolu, insanların alçak sesle konuştuğu, temiz olduğu, düşüncelerin temiz olduğu bir yer havası solumak istiyorum.</p>
<p>Ayrılıklar insan ruhunda bıraktığı acı ile anılır.</p>
<p>Bazen bana öyle geliyor ki bütün dünya, bütün hayat, her şey içimde duruyor ve sözcüsü olmam için feryat ediyor. Hissediyorum&#8230; ama anlatamıyorum.</p>
<p>Kitaplar okudun ve okudukça yalnızlaştın. Bu gece sana kitap okuyan başka insanlar göstereceğim, böylece artık yalnız olmayacaksın.</p>
<p>Aşk inanmaktır aynı zamanda. Sevgiline gönlünü verdiğin gibi ruhunu da vermektir. Gerekirse benliğini teslim etmektir. Ruhundan ruh, gücünden güç katmaktır. Hayata gücün oranında hazırlanmaktır.&#8221;</p>
<p>Bir adamın karnını kim doyuruyorsa onun efendisi odur.<br />
Ufkunun sınırları, onun kendi sınırlarıydı ve sınırlı kafalar sınırları yalnızca başkalarında görebilirdi.</p>
<p>İnsan zayıfladıkça acıya daha az duyarlıdır. Daha az acı vardır çünkü acıtacak daha az kalmıştır.</p>
<p>Elleri ve gözleri yalan söyleyemez.</p>
<p>Aşk, dünyaya sözcüklerden önce gelmiş.</p>
<p>Hizmet edilecek biricik efendi, güzelliktir. Güzelliğe hizmet et ve bırak toplumun Allah belasını versin.</p>
<p>Yaşanmış günler yaşanacak günlerin içinde erir, saatlerin günün içinde, haftaların ayların içinde eridiği gibi. Harcanmış günlerden insana kalan yalnızca yaşadıklarıdır. Bu yaşadıkları kayda değerse onun ruhunda, belleğinde unutulmaz izler bırakır. Günler aynı tonda geçiyorsa hayat çekilmez olmaya başlayacaktır.</p>
<p>Daha fazla okumayalım artık. Kitap okunamayacak kadar güzel bir gün&#8230;</p>
<p>Ucuz bira nasıl tatsız geldiyse, bu insanların arkadaşlıkları da yavan geliyordu ona. Onların çok ötesindeydi. Aralarında bilmem kaç bin tane kitap açılmış duruyordu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Paragraf Soru Bankası</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/paragraf-soru-bankasi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Jan 2014 16:00:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dil ve Anlatım Soru Bankası]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Paragraf]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1807</guid>

					<description><![CDATA[1. Hem şiir yazarım, hem de düzyazı. Ama, gerçek duygu ve düşüncelerimi, şiirle daha tutarlı ve eksiksiz anlatırım. Çünkü düzyazı, yanıltıcıdır. Düzyazının yanıltıcılığı, onun, her yerde ve her zaman yazılabilmesinden, daha doğrusu öyle sanılmasın dan kaynaklanır. Bu nedenle ben, &#8230;. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Hem şiir yazarım, hem de düzyazı. Ama, gerçek duygu ve düşüncelerimi, şiirle daha tutarlı ve eksiksiz anlatırım. Çünkü düzyazı, yanıltıcıdır. Düzyazının yanıltıcılığı, onun, her yerde ve her zaman yazılabilmesinden, daha doğrusu öyle sanılmasın dan kaynaklanır. Bu nedenle ben, &#8230;.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Parçada savunulan düşünceye göre, son cümle, aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanamaz?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) şiirlerimin beni daha iyi yansıtacağına inanırım<br />
B) düzyazının, kolay gibi görünse de, zor olduğunu bilirim<br />
C) duygularımı şiirle, düşüncelerimi düzyazıyla yansıtırım<br />
D) düzyazılarıma, şiirlerimden daha çok özen göstermek isterim<br />
E) üzerinde yeterince çalışmamışsam, düzyazı yayımlamaktan kaçınırım</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Pek çok yazar gibi, ben de ancak <a title="gezi" href="http://www.geziresim.com">tatil</a> günlerinde yazı yazarım. Çünkü çalışma günlerinde hayatımı kazanmak zorundayım. Ama yazdığım yazı öyle bir noktaya gelir ki o zaman öğle, akşam, ikindi silinir; hayatımı da, onu kazanmak gerektiğini de unuturum. Her şeyi bir anda silerek sürekli yazmaya dalarım. Hep bildiğimiz gibi yurdumuzda bir yazar için gerekli, olumlu bir ortam yoktur. Ama tutkumuz, dayanılmaz çizgiye gelince -bir alkolik gibi- nerede, nasıl, ne zaman olsa bu esrikliğin (sarhoşluğun) içine dalarız.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada, aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı yoktur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Yazılarınızı ne zaman yazarsınız?<br />
B) Çalışma günlerinde de yazı yazar mısınız?<br />
C) Kendinizden geçercesine yazıya daldığınız zamanlar olur mu?<br />
D) Yazarlar için yurdumuzda uygun çalışma ortamı var mıdır?<br />
E) Ailenizle ilgili sorunlar çalışmanızı etkiliyor mu?</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> Bir bilim adamının bütün yaşamı ve dünyası bilim olursa, onun bilime bile yararlı olamayacağına inanırım&#8230; Her bilim adamının bilimden başka bir dünyası da olmalıdır: Zaman zaman o başka dünyasına geçip bilime, bilimin dışından da bakabilmelidir. Bilimin soyut bir uğraş olmadığını, bilimin öz konusunun insan olduğunu unutturmayacak bir uğraşı, bir bakış açısı bulunmalıdır bilim adamının.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Parça yazarının bilim adamında aradığı özellik, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bilimin somut, yaşamla iç içe bir uğraş olduğunu görebilme<br />
B) Bilimi kendi koşulları ve kuralları içinde geliştirme<br />
C) Bilimin gelişebilmesi için özgür ortamlar yaratma<br />
D) Yaşamı bilim açısından değerlendiren bir görüşü benimseme<br />
E) Bilimsel gerçeklerle yetinmeyerek sezgilerini de kullanma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong> Bir yazarın &#8220;firma&#8221; haline gelmesi, yani sanat kişiliğini kabul ettirmesi zordur. Ama, bir yazar firma haline geldi mi daha yaşarken ölümü de başlıyor, demektir. Bizim <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat</a> piyasamız bu tür canlı kadavralarla doludur. Bunların hâlâ yaşayabilmeleri, eski ünlerinin gölgelerine sığınmalarındandır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bir yazarın, bu parçada anlatılan olumsuz duruma düşmemek için aşağıdakilerden hangisini yapması gerekir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Kendini aşarak yaratıcılığını geliştirmesi<br />
B) Başka türlerde yapıt vermeye yönelmesi<br />
C) Çağının değer yargılarına uyum sağlayabilmesi<br />
D) Yapıtlarını, yeni basımlarında değiştirmesi<br />
E) Okuyucunun istemlerine kulak vermesi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong> Bütün dünyada, artık yerleşen deyişle, &#8220;tuğla gibi&#8221; romanlar yayımlanıyor. Nedir ki, böyle romancılar, yazdıklarına aldatıcı bir görünüm verseler de, iyi fırınlamadıkları ya da bol kumla karıştırdıkları için dağılıp un ufak oluyor daha ilk eserleri. Kendileri de çok geçmeden unutuluyor.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada &#8220;tuğla gibi roman&#8221; sözüyle asıl anlatılmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/roman-ozetleri">Romanlar</a>ın kısa yazılmamış olması<br />
B) Romanların sayfalarının okunmasının güç, olması<br />
C) Kalın romanların sanat değerinin düşük olması<br />
D) Okuyucunun, uzun yazılmış romanlara ilgi göstermemesi<br />
E) Romanların, kalın olmalarına karşın <a title="Sanat Nedir?" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sanat-nedir.htm">sanat</a> değeri taşımaması</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.</strong> insanoğlu, dış görünümünü de öz kişiliğini de olduğu gibi göremez, çoğu zaman kendine iltimas eder. Çünkü, iyi kötü herkes kendini beğenir. Gizlese de alçakgönüllülük maskesiye örtse de, herkesin iyi kötü bir yaşam birikimi, birtakım üstünlük avuntuları vardır. Küçük yaştan beri, başkalarından ya daha zeki, ya daha çalışkan, ya daha uslu, ya daha delişmen, ya daha gözü pek, ya &#8220;daha&#8221; bir şey olduğuna kendini inandırmıştır. Bunu yapmayan insan zaten bunalıma düşer, kimlik arayışına girer.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu <a title="paragraf" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/paragraf">paragraf</a>ın ana düşüncesi, aşağıdaki ata-sözlerinden hangisiyle anlatılabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) İnsan yedisinde ne ise yetmişinde odur.<br />
B) Yoğurdum ekşidir, diyen olmaz.<br />
C) insan kendini beğenmese çatlar.<br />
D) insanın adı çıkmadansa canı çıkması iyidir.<br />
E) İnsan çeşit çeşit, yer damar damar.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7.</strong> Bir toplum içinde her beğeni, her düşünce akımı, o beğenileri, o düşünce akımlarını bizim açıkça kavramamıza aracı olacak şairler yetiştirir. Eski ile yeni, doğan ile gelişen, ömrünü tamamlamakta olan kimi duygular ve düşünceler kendi şairini seçer; sahneye çıkarır. Ölen, dönemini tamamlayan duyarlık dünyaları, antolojilere çekilir, yerini yeni duyarlıklara, yeni şairlere bırakır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada anlatılmak istenenle ilgili en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Her şair, bir düşüncenin sözcüsüdür.<br />
B) Kimi şairler zamanla unutulur, antolojilerde yaşar.<br />
C) Yeni bir dönem, yeni bir duyarlığı yaratır.<br />
D) Şairler, gelişen ya da değerini yitiren görüşlerin sözcüleridir.<br />
E) Her dönemde, birbiriyle çarpışan şiirsel duyarlıklar görülür.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.</strong> Pek çoğumuz, iyi bir günü, her şeyin isteklerimize uygun gittiği bir zaman parçası olarak görürüz, iyi bir yaşamı da, kendi kişisel düşlerimizin gerçekleştiği süre olarak tanımlarız. İnsanların açlığı, çocukların ölmesi, eğitimsizlik bizim sorunumuz değildir, bu konularda sorumluluk duymayız. Yalnız, bu nedenlerle başlayan olaylar şu ya da bu şekilde bizi etkilerse, o zaman tüm sorunların birbirine bağlı olduğunu sezmeye başlarız. Evet, kimse suçlu değildir; ama İngiliz ozanı Francis Thompson&#8217;un dediği gibi, &#8220;Bu dünyada bir çiçeğin koparılması bile en uzaktaki yıldızları rahatsız eder&#8221;.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada vurgulanmak istenen, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bencilliğini yenemeyen insanlar toplumsal sorunları çözemez.<br />
B) Kişisel düşlerimiz aslında toplumsal özlemlerimizin kaynağıdır.<br />
C) İnsanlar, kendileriyle ilgili görünmeyen sorunlardan da sorumludur.<br />
D) Sorunlar, kişisel değil, toplumsal çabalarla çözüme kavuşur.<br />
E) Küçük sorunların, büyük sorunları doğurduğunu unutmamalıyız.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9.</strong> Ünlü romancı Balzac, bir hastalığı hırasında, romanlarından birinin kahramanlarından olan doktorun çağrılmasını boşuna istememiş! Acaba Balzac, hiç gerçek doktor tanımamış mıydı? Tanımaz olur mu? Ama o, düşünde yarattığı doktoru, gerçekten yaşayan doktorlardan daha yakın bulmuştu kendisine. Acaba neden? Kendi yarattığı doktorla daha uzun zaman baş başa kaldığı, daha içli dışlı olduğu; kısacası, onu daha gerçek bulduğu için elbette.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada söylenmek istenen, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Hastalanan insanlar, gerçek ile hayali karıştırabilir.<br />
B) Sanat gerçeği, yaşam gerçeğinden daha inandırıcı olabilir.<br />
C) Gerçekten yaşayan kişilerin roman kahramanı olması güçtür.<br />
D) insanlar, kendilerini yakınlık gösteren kişileri unutmazlar.<br />
E) Gerçek kişiler, insana, hayali kişiler kadar yakınlık gösteremez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10.</strong> Burası, benim otuz sene önce gördüğüm, içinde güzel günlerimi geçirdiğim yer değildi. Şu sağ tarafımda kapısız, penceresiz, çatısız yükselen dört duvar, bir zamanlar bahçesinde yüzlerce çocuğun oynadığı mektep olamazdı. Şu önümdeki ulu çınarın dibinde, böyle bataklık ortasında bir taş yığını değil, dört gözlü bir mermer çeşme olacaktı!..<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçanın yazarı, aşağıdakilerden hangisiyle nitelenemez?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Yaşama umudunu yitiren<br />
B) Hayal kırıklığına uğrayan<br />
C) Eski güzellikleri bulamayan<br />
D) Eski günlerini özlemle anan<br />
E) Karşılaştığı durumdan aşırı etkilenen</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.</strong> Eleştirel düşüncenin amacı gerçekleri açığa çıkarmaktır. Bu nedenle otoriter düşünceye temelinden ters düşer. Otoriter düşünceye bağlı bir insan, çeşitli otoriter güçlerin, önyargıların, dogmaların kendisine aktardıklarını yinelemekfe yetinir. Gerçekte dolaysız iletişim kuramaz. Gerçeklerden kopuk, soyut bir kavram yığını içinde boğulur kalır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada anlatılanlardan aşağıdakilerin hangisine varılamaz?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Eleştirel düşünce, otoriter düşünceye ters düşer.<br />
B) Otoriter düşünceye bağlı inanlar, gerçeklere doğrudan ulaşamaz.<br />
C) Gerçekler, eleştirel düşünce ile ortaya çıkarılır.<br />
D) Önyargılı insanlar, eleştirel düşünceden yoksun insanlardır.<br />
E) Otoriter düşünceye bağlı insanlar, eleştiriye tahammül edemez.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12.</strong> Güzel ve etkili konuşmanın başta gelen özelliklerinden biri de açıklıktır. Açıklık, anlatılanların, dinleyen tarafından tam olarak ve kolayca anlaşılabilmesi demektir. Söylemek istediklerimize uygun sözcükleri seçme, bunları anlamlarına göre yerli yerinde kullanma, gereksiz sözcüklerden kaçınma ve düşünceleri örneklendirme, konuşmada açıklık sağlayan etkenlerdir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada, &#8220;açıklığı sağlayan etken&#8221; olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Örneklerden yararlanmaya<br />
B) Gereksizliklerden kaçınmaya<br />
C) Kolay anlaşılmayı sağlamaya<br />
D) Dinleyenlerin istediği doğrultuda konuşmaya<br />
E) Anlatılanlara uygun sözcük kullanmaya</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13.</strong> Kimi kişiler, çağın getirdiği nimetlerden yararlanmayı ve modern yaşamı reddederek alt düzey bir yaşamı benimsemeyi erdemlilik kanıtı saymaktadır. Bu yaşam yobazlığı, bu sönük ve renksiz yaşam, bir övünme konusu bile yapılmaktadır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada, aşağıdakilerden hangisi &#8220;yaşam yobazlığı&#8221; olarak belirtilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Çağın nimetlerini reddetme<br />
B) Modern yaşama sırt çevirme<br />
C) Alt düzey bir yaşamı kabul etme<br />
D) Sönük ve renksiz bir yaşam sürdürme<br />
E) Eski yaşam anlayışını başkalarına benimsetme</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14.</strong> Pencereden çekildi. Şimdi ne yapmalıydı? Gözü duvardaki el aynasına ilişti. Gitti, aldı, baktı yüzüne: Aman yarabbi, bu renk!.. Boyansa? Fena olmazdı. Ama, boyası da hiç iyi değildi. Şoförün karısının kullandığından, yerli! Halbuki kocasından Avrupa istemişti. Unutuyordu boyuna, boyuna unutuyordu sersem! Herkesin kocası, karılarının bir dediğini iki etmiyor; dudak boyalarının Avrupa&#8217;sını getirdikten başka, vakitsiz gelip gezmeye bile götürüyordu karısını&#8230;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçanın anlatımında, aşağıdakilerden hangisi ağır basmıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Açıklama<br />
B) Tartışma<br />
C) Öyküleme<br />
D) Betimleme<br />
E) <a title="Karşılaştırma (Düşünceyi Geliştirme Yolları)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/karsilastirma-dusunceyi-gelistirme-yollari.htm">Karşılaştırma</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15.</strong><br />
Yürekten yüreklere uçuşan<br />
Toprağa renk katan<br />
Irmağa yön veren<br />
Emeğe saygımızdandır<br />
Ekmeği öpmemiz<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu <a title="Dize (Mısra)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/dize-misra.htm">dize</a>lerin şairi, aşağıdakilerden hangisini vurgulamak istemektedir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Toprağın önemini<br />
B) Emeğin yüceliğini<br />
C) Doğa sevgisini<br />
D) İnsan umudunu<br />
E) Ekmeğin kutsallığını</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP ANAHTARI</strong></span></p>
<p><strong>1. C        2. E       3. A      4. A      5. E      6. C      7. D       8. C      9. B      10. A       11. E      12. D      13. E      14. C     15. B</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Edebiyatı Özellikleri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/divan-edebiyati-ozellikleri.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 Nov 2013 12:28:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet Etkisinde Gelişen Türk Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1352</guid>

					<description><![CDATA[DİVAN EDEBİYATI GENEL ÖZELLİKLERİ 1. Türklerin İslamiyeti benimsedikten sonra girdikleri yeni uygarlık çevresinde Arap ve Fars edebiyatlarını örnek alarak oluşturdukları edebiyattır. 2. 11. ve 12. yüzyıllarda Doğu Türkçesindeki geçiş döneminden sonra Anadolu sahasında ilk ürünlerini 13. yüzyılda veren bu edebiyat, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>DİVAN EDEBİYATI GENEL ÖZELLİKLERİ</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1.</strong> </span>Türklerin İslamiyeti benimsedikten sonra girdikleri yeni uygarlık çevresinde Arap ve Fars edebiyatlarını örnek alarak oluşturdukları edebiyattır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong> </span>11. ve 12. yüzyıllarda Doğu Türkçesindeki geçiş döneminden sonra Anadolu sahasında ilk ürünlerini 13. yüzyılda veren bu <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat</a>, 19.yüzyıla, yani <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/tanzimat-edebiyati">Tanzimat Dönemi</a>&#8216;ne kadar sürmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong> </span>Arap ve daha çok Fars edebiyatının estetik yapısı üzerine kurulduğu için bu edebiyatların önde gelen şair ve yazarları üstat kabul edilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4.</strong> </span>Medrese kültürüyle yetişen aydınların saray-konak çevresinde oluşturduğu bir <strong>&#8220;yüksek zümre</strong>&#8221; ya da &#8220;seçkinler&#8221; (havas) edebiyatıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong></span> Konu, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/siirde-tema.htm">tema </a>ve tür olarak sınırları önceden belirlenmiş, öz ve biçim bakımından belli kurallara bağlı bir edebiyattır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong></span> Arapça-Farsça sözcük ve tamlamalarla yüklü &#8220;<strong>Osmanlıca</strong>&#8221; da denilen ağdalı bir Türkçe kullanılmış, oluşturulan bu seçkin dille yüksek tabakaya seslenilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong> </span>Yalın sözden çok süslü anlatıma değer verilmiştir. Sanatçı çeşitli <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/soz-sanatlari">söz sanatları</a>na başvurarak yapıtını büyük bir titizlikle işlemiş, sanatını bir hüner gösterisine, oyuna dönüştürmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong> </span>Aşk, şarap, rintlik, hikmet gibi din dışı konuların yanı sıra din ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/tasavvuf-edebiyati">tasavvuf</a> konularına yer verilmiş, hemen her konu birçok sanatçı tarafından işlenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong> </span>Bu edebiyatı besleyen başlıca kaynaklar Kur&#8217;an âyetleri ve hadisler; tefsir, fıkıh, kelâm gibi dînî ilimler; İslam tarihi; tasavvuf; İran mitolojisi (Şehname); Peygamber ve evliya hikâyeleri; kimya, simya, tıp, astronomi, musiki gibi çağın ilimleri ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gunluk.htm">günlük</a> yaşam gerçekleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>10.</strong></span> Nesirden çok nazım önem kazanmış, ürünlerin çoğu nazım yoluyla yazılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Divan Edebiyatı Nazımda (Şiirde) Görülen Başlıca Özellikler:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1.</strong></span> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/aruz-olcusu-vezni.htm">Aruz ölçüsü</a> kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">2.</span></strong> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/nazim-birimleri">Nazım birimi</a> genellikle <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/beyit.htm">beyit</a>, bazen <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/bent.htm">bent</a>tir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong></span> İran ya da Arap edebiyatından alınan <a title="GAZEL" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gazel.htm">gazel</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kaside.htm">kaside</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mesnevi.htm">mesnevi</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mustezat.htm">müstezat</a>, kıt&#8217;a, murabba, rubai, terkibibent gibi nazım biçimlerinin yanı sıra Türklere özgü <strong>tuyuğ</strong> ve <strong>şarkı</strong> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/nazim-bicimleri">nazım biçimleri</a> kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4.</strong></span> Şiirler, işledikleri konuya göre &#8220;<strong>tevhid</strong>&#8220;, &#8220;<strong>münacat</strong>&#8220;, &#8220;<strong>naat</strong>&#8220;, &#8220;<strong>hicviye</strong>&#8220;, &#8220;<strong>methiye</strong>&#8220;, &#8220;<strong>fahriye</strong>&#8220;, &#8220;<strong>mersiye</strong>&#8221; gibi farklı türlere ayrılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong></span> Bir kural olmamakla birlikte belli konular belli biçimler kullanılarak işlenmiştir. Örneğin aşk, şarap gibi konular için gazel; övgüler için kaside; daha çok Arap ve İran edebiyatından alınan <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm">hikâye</a>ler için mesnevi biçimi seçilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong> </span>Duygu, düşünce ve hayalleri dile getirmek için &#8220;<strong>mazmun</strong>&#8221; denilen kalıp sözlere başvurulmuş; örneğin boy için &#8220;<strong>servi</strong>&#8220;, kaş için &#8220;<strong>yay</strong>&#8220;, diş için &#8220;<strong>inci</strong>&#8220;, yüz için &#8220;<strong>ay</strong>, <strong>güneş</strong>&#8221; sözcükleri kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong> </span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/kafiye-uyak-ve-redif">Kafiye </a>üzerinde titizlikle durulmuş, tam ve zengin kafiye kullanılmış, <em>göz için kafiye</em> esas alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong> </span>Söyleyiş güzelliği ve ahenge büyük önem verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong></span> Bütün güzelliğinden çok, parça (beyit) güzelliği esas alınmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>10.</strong></span> Mesneviler dışında konu birliğine genellikle uyulmamıştır. Örneğin gazelin her beytinde farklı konular işlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>11.</strong> </span>Divan adı verilen kitaplarda toplanan şiirlerin başlık niteliğinde özel bir adı yoktur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Divan Edebiyatı Nesirde (Düz Yazıda) Görülen Başlıca Özellikler:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">1.</span></strong> Divan edebiyatında nesir, şiirden az gelişmiştir. Bunda düzyazı ürünlerinin edebi eser sayılmamasının etkisi de büyüktür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong></span> Divan edebiyatında üç tür nesir anlayışı vardır:<strong> Sade nesir, süslü nesir ve orta nesir</strong>.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong> </span>Sade nesirde halkın konuştuğu dilden pek uzaklaşılmamıştır. Halk kitapları, Kur&#8217;an, hadis açıklamaları bu tarzda yazılmıştır. En başarılı örneğini <strong>Kâbusnâme</strong> adlı çeviri eseriyle <strong>Mercimek Ahmet</strong> vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong> 4.</strong></span> Süslü nesirde şiirdeki gibi hüner, marifet göstermek amaçlanmıştır. Bu türe genellikle medrese öğrenimi görmüş, Osmanlıcayı iyi bilen yazarlar yönelmiştir. Çok uzun cümlelerin, secilerin, bol söz ve anlam oyunlarının göze çarptığı bu türün en belirgin örneklerini <strong>Sinan Paşa, Veysi</strong> ve <strong>Nergisi</strong> vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong> </span>Orta nesir ise yer yer süslü nesre kaçmakla birlikte bir konuyu anlatma, öğretme amacı güder. Özellikle tarih, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gezi-seyahat.htm">gezi</a>, coğrafya ve din kitapları bu türde yazılmıştır. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/evliya-celebi.htm">Evliya Çelebi</a>&#8216;nin Seyahatnamesi ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/katip-celebi.htm">Kâtip Çelebi</a>&#8216;nin eserleri orta nesrin en tipik örnekleridir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong> </span>Divan edebiyatı nesrinde Arapça ve Farsçadan alınan kimi bağlaçlar (ki, vü, u, ü) çok sık kullanılmış, cümleler gereksiz yere uzatılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong> </span>Eserlerin hiçbiri <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi/paragraf">paragraf</a>lara bölünerek yazılmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong> </span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/noktalama-isaretleri.htm">Noktalama işaretleri</a> kullanılmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong> </span>Nesir yazarlarına &#8220;<strong>münşi</strong>&#8221; , nesir yazmaya &#8220;<strong>inşa</strong>&#8220;, nesir yazılarıyla oluşturulan mecmualara da &#8220;<strong>münşeat</strong>&#8221; denmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>10.</strong> </span>Mensur (düz yazıya dayalı) eserler, <strong>tezkire</strong>,<strong> seyahatname, sefaretname, siyasetname, hilye, siyer, tarih, gazavatname, kıyafetname, menakıpname, fütüvvetname, pendname</strong> gibi türlerde yazılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sesleri Aynı İşlevleri Farklı Olan Ekler</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/sesleri-ayni-islevleri-farkli-olan-ekler.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Nov 2013 20:57:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[9. Sınıf Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcükte Yapı]]></category>
		<category><![CDATA[Ek ve Kökler]]></category>
		<category><![CDATA[Ekler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1232</guid>

					<description><![CDATA[SESLERİ AYNI, İŞLEVLERİ FARKLI OLAN EKLER Türkçedeki bazı eklerin sesleri aynı, işlevleri farklıdır. Söz geiimi &#8220;-de&#8221;, &#8220;Sen, gözde kaç tabaka olduğunu biliyor musun?&#8221; cümlesinde ismin bulunma hâli ekidir. Bu ek bu kelimede çekim eki görevindedir.&#8217;O, sınıfımızın en gözde öğrencisidir.&#8221; cümlesindeki ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>SESLERİ AYNI, İŞLEVLERİ FARKLI OLAN EKLER</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Türkçedeki bazı eklerin sesleri aynı, işlevleri farklıdır. Söz geiimi &#8220;<strong>-de&#8221;</strong>, &#8220;<em>Sen, gözde kaç tabaka olduğunu biliyor musun?</em>&#8221; cümlesinde ismin bulunma hâli ekidir. Bu ek bu kelimede çekim eki görevindedir.&#8217;<em>O, sınıfımızın en gözde öğrencisidir.</em>&#8221; cümlesindeki &#8220;<strong>-de</strong>&#8221; ise eklendiği kelimenin anlamını ve türünü değiştiren bir <span style="text-decoration: underline;">yapım ekidir</span>. &#8220;<strong>Göz</strong>&#8221; kelimesi isim, &#8220;<strong>gözde</strong>&#8221; kelimesi <span style="text-decoration: underline;">sıfattır</span>.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Sesleri aynı işlevleri farklı olan bu tür eklerden birkaçını inceleyelim:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1.&#8221;-a,-e&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Öğrencilerim-<span style="color: #ff0000;"><strong>e</strong></span> güvenirim, (yönelme hâli eki)</li>
<li>Birazcık da dışarı bak-<span style="color: #ff0000;"><strong>a</strong></span>-lım, (istek kipi eki)</li>
<li>Kendimi bu yola ad-<span style="color: #ff0000;"><strong>a</strong></span>-dım. (İFYE)</li>
<li>Bu kısa sür-<span style="color: #ff0000;"><strong>e</strong></span>-de bir şey yapamam. (FİYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. &#8220;-dan, -den&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Bu haberi kim<span style="color: #ff0000;"><strong>-den</strong></span> duydun? (ayrılma hâli eki)</li>
<li>O, sıra<span style="color: #ff0000;"><strong>-dan</strong></span> insanlarla dost olmazdı. (İİYA)</li>
<li>Öndekiler<span style="color: #ff0000;"><strong>-den</strong></span> biri ayağa kalktı, (tamlayan/ilgi hâli eki)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. &#8220;-ı, -i, -u, -ü&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Pantolon<span style="color: #ff0000;"><strong>-u</strong></span> çok güzelmiş. (3. tekil kişi iyelik eki)</li>
<li>Pantolon<span style="color: #ff0000;"><strong>-u</strong></span> ütüledim, (belirtme hâli eki)</li>
<li>Güneş doğ<span style="color: #ff0000;"><strong>-u</strong></span>-dan yükselir. (FİYE)</li>
<li>Tencerenin dibini kaz<span style="color: #ff0000;"><strong>-ı</strong></span>-maya çalışıyordu. (FFYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4. &#8220;-in, -in, -un, -ün&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Kitab<span style="color: #ff0000;"><strong>-ın</strong></span> kapağında ilginç bir resim vardı, (tamlayan/ilgi eki)</li>
<li>Kitab<span style="color: #ff0000;"><strong>-ın</strong></span> edebiyat çevrelerince çok beğenil¬miş. (2. tekil kişi iyelik eki)</li>
<li>Bana bakmay<span style="color: #ff0000;"><strong>-ın</strong></span>. (emir kipi 2. çoğul kişi eki)</li>
<li>Size çok al<span style="color: #ff0000;"><strong>-ın</strong></span>-dım. (FFYE)</li>
<li>Bu ek<span style="color: #ff0000;"><strong>-in</strong></span>-ler ne zaman olacak? (FİYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5. &#8220;-im, -im, -um, -üm&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Nerede oyuncaklar<span style="color: #ff0000;"><strong>-ım</strong></span>? (1. tekil kişi iyelik eki)</li>
<li>Ben bir dil işçisiy<span style="color: #ff0000;"><strong>-im</strong></span>. (ek fiilin geniş zaman 1. tekil kişi eki)</li>
<li>Okuduklarımı anlayacağ(k)<span style="color: #ff0000;"><strong>-ım</strong></span>. (1. tekil kişi</li>
<li>Ben<span style="color: #ff0000;"><strong>-im</strong></span> suçum yoktu, (tamlayan/ilgi eki)</li>
<li>Ver<span style="color: #ff0000;"><strong>-im</strong></span>-liliğimizi artırmamız gerekiyor. (FİYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6. &#8220;-ma, -me&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Onunla bir daha konuş<span style="color: #ff0000;"><strong>-ma</strong></span>. (olumsuzluk eki)</li>
<li>Konuş<span style="color: #ff0000;"><strong>-ma</strong></span> sırası nihayet bende. (FİYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7. &#8220;-sa,-se&#8221;</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>işimiz bit-<span style="color: #ff0000;"><strong>se</strong></span> de eve git-<span style="color: #ff0000;"><strong>se</strong></span>-k. (dilek-şart kipi eki)</li>
<li>Bu olayı hepimiz garip-<span style="color: #ff0000;"><strong>se</strong></span>-miştik. (İFYE)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8. Sıfat-fiil ekleri, yapım; kip ekleri, çekim ekidir:</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Böyle koş-<span style="color: #ff0000;"><strong>ar</strong></span> adımlarla nereye gidiyorsun? &gt;&gt; sıfat-fiil eki (yapım eki)</li>
<li>O, her sabah bu parkta koş-<span style="color: #ff0000;"><strong>ar</strong></span>.  &gt;&gt; kip eki (çekim eki)</li>
<li>O maçta unutulmay-<span style="color: #ff0000;"><strong>acak</strong></span> goller vardı. &gt;&gt; sıfat-fiil eki (yapım eki)</li>
<li>Bu maç hiçbir zaman unutulmay-<span style="color: #ff0000;"><strong>acak</strong></span>. &gt;&gt; kip eki (çekim eki)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9. İyelik Eki Belirsizliği: </strong></span> Bazen bir kelimenin kaçıncı kişi iyelik ekini aldığı belirlenemeyebilir. &#8220;<em><strong>Romanını okudum</strong></em>.&#8221; cümlesinde böyle bir durum söz konusudur. Bu cümlede &#8220;<strong>roman</strong>&#8220;ın kime alt olduğu (2. tekil ya da 3. tekil kişi) belli değildir. Böyle durumlarda cümlenin başına &#8220;<strong>onun</strong>&#8221; ya da &#8220;<strong>senin</strong>&#8221; kelimelerinden biri getirilerek cümledeki anlam belirsizliği giderilebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK SORU (OSS &#8211; 2000)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">I. Teyzelerin dün sinemaya gittiler.<br />
II. Çiçeklerine yazın bolca su vermelisin.<br />
III. Kalemlerini başka kutuya yerleştirdi.<br />
IV. Ceketlerimizi dolaba astım.<br />
V. Evleri bize çok yakındır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yukarıdaki cümlelerin hangilerindeki atı çizili sözcüklerin aldığı ekler, onlara hem ikinci, hem de üçüncü tekil kişiye ait olma anlamı katmıştır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) I. ve II.             B)l. veV.              C) II. ve III.               D) III. ve IV.                E) IV. ve V.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖZÜM: </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Altı çizili sözcükler incelendiğinde &#8220;teyzelerin&#8221; sözcüğünde ikinci tekil, &#8220;ceketlerimize&#8221; sözcüğünde birinci çoğul, &#8220;evleri&#8221; sözcüğünde ise üçüncü çoğul kişi iyelik eklerinin kullanıldığı görülecektir. İkinci ve üçüncü cümlelerde ise sözcüklerin hangi ekleri (ikinci ve üçüncü tekil kişi iyelik ekleri) aldığı belli değildir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap C</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK SORU</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcükte &#8220;-ma, -me&#8221; eki ötekilerden farklı bir görevde kullanılmıştır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Onları görmesin diye elinden geleni yapıyordu.<br />
B) Olup bitenleri hayalinde canlandırmaya çalışıyordu.<br />
C) Bekleme odasının nerede olduğunu sordu.<br />
D) Bu türlü aktarmaların yazıya yeni bir şey katmadığına inanıyordu.<br />
E) Hepiniz bisiklete binmeyi öğrenmelisiniz, diye bizleri uyardı.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖZÜM: </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">B, C, D ve E seçeneklerindeki altı çizili sözcüklerde &#8220;-ma, -me&#8221; eki, isim-fiil eki; &#8220;Onları görmesin diye elinden geleni yapıyordu.&#8221; cümlesindeki &#8220;-me&#8221; ise olumsuzluk ekidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap A</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK SORU</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağıdaki cümlelerin hangisindeki altı çizili sözcük, işlevi bakımından ötekilerden farklı bir ek almıştır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bugünlerde birçok yeni yayın piyasaya çıktı.<br />
B) Bunları defterinize yazın, ileride size gerekebilir.<br />
C) Akşama kadar evde bir yığın iş yaptı.<br />
D) Yazarın bu kitabında dizin bölümü yok.<br />
E) Turizmde bu yıl Karadeniz&#8217;e akın var.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖZÜM: </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yayın, yığın, dizin, akın&#8221; sözcüklerinde fiilden isim yapan ek (yapım eki); &#8220;Bunları defterinize yazın, ileride size gerekebilir.&#8221; cümlesinde ise emir kipinin 2. çoğul kişi eki (çekim eki) kullanılmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap B</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Divan Edebiyatı Boşluk Doldurma Soruları ve Cevapları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/divan-edebiyati-bosluk-doldurma-sorulari-ve-cevaplari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2013 12:57:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Boşluk doldurma soruları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1025</guid>

					<description><![CDATA[1.   Divan şiirinde nazım birimi&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; tir. 2.  &#8230;&#8230;.. edebiyatlarının etkisindedir Divan edebi­yatı. 3.  Divan şiirinde genellikle &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;  kafiye tercih edilir;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. için kafiye anlayışı benimsenir 4. Divan edebiyatında şiirlerin adı yoktur; şiirlere genellikle &#8230;&#8230;&#8230;. &#8230;göre ad verilir. 5. Şairler&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. denilen klişeleşmiş ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><b><span style="color: #ff0000;">1.</span>   </b>Divan şiirinde nazım birimi&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; tir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong></span>  &#8230;&#8230;.. edebiyatlarının etkisindedir Divan edebi­yatı.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">3.</span></strong>  Divan şiirinde genellikle &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;  kafiye tercih edilir;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. için kafiye anlayışı benimsenir</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">4.</span></strong> Divan edebiyatında şiirlerin adı yoktur; şiirlere genellikle &#8230;&#8230;&#8230;. &#8230;göre ad verilir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">5.</span></strong> Şairler&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. denilen klişeleşmiş sözler kullan­mıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">6.</span> </strong>Divan şiirinde bütün güzelliği ile değil&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. güzelliği ile yetinilmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>7</strong></span>&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. ,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. ,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. heceyle birer şiir denemesi yapmış sanatçılardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong></span> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">Divan edebiyatı</a> sanatçısı&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; kültürüyle ye­tişir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong></span> Açıklık, sadelik yerine&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; anlatım tercih edil­miştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>10.</strong> </span>Divan edebiyatında nesirden çok&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. önem kazanmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>11.</strong></span>   Divan şiirinde&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ölçüsü kullanılmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>12.  </strong></span> Şiirler işledikleri konuya göre&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. ,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ,&#8230;&#8230;&#8230;.. ,&#8230;&#8230;&#8230;.. gibi türlere bölümlenmiştir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">13. </span></strong>  Divan edebiyatında &#8230;&#8230;&#8230;.  nesir, &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.  nesir,&#8230;&#8230;&#8230; nesir olmak üzere üç kolda gelişmiştir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">14.</span></strong> Kabusnâme&#8230;. nesirle yazılmıştır. Eserin ya­zarı &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. &#8216;tir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">15.</span></strong> Özellikle &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; , &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..  kitapları orta nesirle yazılmıştır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">16.</span> </strong>Divan  nesri  &#8230;&#8230;&#8230;&#8230; &#8216;a bölünerek yazılmamış; &#8230;&#8230;.. hiç kullanılmamıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>17.  </strong></span> Nesir yazanlara&#8230;&#8230;&#8230;.. nesir yazma işine&#8230;&#8230;&#8230;.. ,nesirle oluşturulan eserlere&#8230;&#8230;. denmiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>18. </strong></span>  Divan edebiyatı şiirinde &#8230;&#8230;&#8230;&#8230; ,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; ,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. beyitlerle kurulan nazım şekilleridir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>19.</strong></span>  &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ve&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.. bir tek dörtlükten oluşur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>20.</strong></span> &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. ve&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;. dörtlüklerle yazılan na­zım şekilleridir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> Cevap Anahtarı:</strong></span></p>
<ol>
<li>beyit</li>
<li>Arap &#8211; Fars</li>
<li>zengin &#8211; göz</li>
<li>kafiye veya rediflerine</li>
<li>mazmun</li>
<li>parça</li>
<li>Şeyh Galip, Nedim, Âşık Paşa</li>
<li>medrese</li>
<li>süslü</li>
<li>nazım</li>
<li>aruz</li>
<li>tevhit, naat, münacaat, methiye, hicviye, fahriye</li>
<li>sade &#8211; orta &#8211; süslü</li>
<li>sade &#8211; Mercimek Ahmet</li>
<li>tarih &#8211; gezi &#8211; coğrafya</li>
<li>paragraf &#8211; noktalama</li>
<li>münşi &#8211; inşa &#8211; münşeat</li>
<li>gazel, kaside, müstezat, kıta, mesnevi</li>
<li>Rubai -tuyuğ</li>
<li>Şarkı, murabba, terbi</li>
</ol>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Servet-i Fünun Edebiyatı ile Tanzimat Edebiyatının Karşılaştırılması</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/servet-i-funun-edebiyati-ile-tanzimat-edebiyatinin-karsilastirilmasi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Oct 2013 11:56:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=961</guid>

					<description><![CDATA[SERVETİFÜNUN EDEBİYATI İLE TANZİMAT EDEBİYATININ KARŞILAŞTIRILMASI 1. Fransız edebiyatını örnek alarak edebiyatımızı yenileştirmek, divan edebiyatına benzemeyen bir edebiyat kurmak, hem Tanzimat edebiyatçılarının hem Servetifünuncuların ortak amacıdır. 2. Tanzimatın birinci döneminde benimsenen &#8220;toplum için sanat&#8221; anlayışı, ikinci dönemde yerini &#8220;sanat için ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>SERVETİFÜNUN EDEBİYATI İLE TANZİMAT EDEBİYATININ KARŞILAŞTIRILMASI</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1.</strong> </span>Fransız edebiyatını örnek alarak edebiyatımızı yenileştirmek, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">divan edebiyatı</a>na benzemeyen bir edebiyat kurmak, hem <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/tanzimat-sanatcilari">Tanzimat edebiyatçıları</a>nın hem Servetifünuncuların ortak amacıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong></span> Tanzimatın birinci döneminde benimsenen &#8220;<strong>toplum için sanat</strong>&#8221; anlayışı, ikinci dönemde yerini &#8220;<strong>sanat için sanat</strong>&#8221; anlayışına bırakmış; bu anlayış Servetifünun Dönemi&#8217;nde de sürdürülmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong> </span>Tanzimat&#8217;ın birinci döneminde savunulan ve özellikle <a title="şinasi" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sinasi.htm">Şinasi</a> ve Ahmet Mithat Efendi&#8217;de daha başarılı bir biçimde uygulanan dilde sadeleşme düşüncesi, ikinci dönemde önemsenmemiş; dil yeniden ağırlaşmıştır. Servetifünun Dönemi&#8217;nde ise divan edebiyatında bile olmayan Arapça ve Farsça sözcüklere, tamlamalara yer verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4.</strong></span> Tanzimat&#8217;ın birinci döneminde Şinasi ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-vefik-pasa.htm">Ahmet Vefik Paşa</a>&#8216;da klasisizn etkileri, diğer sanatçılarda romantizm etkileri görülür, ikinci dönemde ise romantizm ile birlikte realizm etkileri de başlar. Servetifünun&#8217;da ise realizm, parnasizm ve sembolizm etkili olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong></span> Tanzimatın özellikle birinci döneminde önem verilen tiyatro ve gazete, Servetifünun&#8217;da önemsizlesir, <span style="text-decoration: underline;">gazetenin yerini dergi alır</span>.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong> </span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/tanzimat-edebiyati">Tanzimat Dönemi</a>&#8216;ndeki romanlarda görülen teknik yetersizlikler ve romantizmden gelen özellikler (duygusal, acıklı konular; tesadüflere yer verme; yazarın kişiliğini gizlememesi; iyi &#8211; kötü karşıtlığı vb.) <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/servet-i-funun-edebiyati">Servetifünun Dönemi</a>&#8216;nde artık görülmez. Servetifünun romanlarında güçlü bir teknik vardır, olayın akışını keserek bilgi verme yöntemine hiç başvurulmaz; realist ilkeler başarıyla uygulanır (olayın gerçeğe uygunluğu; olaylar arasında neden-sonuç ilişkileri; yazarın tarafsız olması, kişiliğin gizlenmesi, kahramanların iyi ve kötü yönlerinin sergilenmesi vb.).</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong></span> Tanzimat dönemi şiirlerinde kullanılan <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/divan-edebiyati-nazim-sekilleri-bicimleri">divan şiiri nazım biçimleri</a> ve beyit nazım birimi Servetifünun şiirinde kullanılmamıştır. Tanzimat&#8217;ın birinci döneminde işlenen toplumsal temalar ikinci dönemde yerini bireysel temalara bırakmıştır. Servetifünun şiiri ise bireysel temaları daha da zenginleştirmiştir. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/aruz-olcusu-vezni.htm">Aruz ölçüsü</a> hem Tanzimat, Hem Servetifünun şiirinde önemini korumuştur. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/tanzimat-sanatcilari">Tanzimat şairleri</a>nin birkaç şiirle de olsa denedikleri hece ölçüsü, Servetifünun şairlerince (<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevfik-fikret.htm">Tevfik Fikret</a>&#8216;in Meşrutiyet sonrasında çocuklar için yazdığı &#8220;<strong>Şermin</strong>&#8221; dışında) küçümsenmiş ya da önemsenmemiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Servet-i Fünun Döneminde Roman ve Hikaye</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/servet-i-funun-doneminde-roman-ve-hikaye.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Oct 2013 10:00:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörün Seçtikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Romancılığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=951</guid>

					<description><![CDATA[SERVETİFÜNUN EDEBİYATINDA ROMAN ve HİKÂYE 1. Fransız edebiyatından Balzac, Flaubert, Zola, Goncourt Kardeşler gibi yazarlar örnek alınmış; realizm ve natüralizm akımlarından etkilenilmiştir. 2. Olay örgütleyici yapıdan karakter sentezleyici yapıya geçilmiş, kurgu bakımından Batı&#8217;daki romanlar ayarında örnekler verilmiş, modern Türk romanının ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>SERVETİFÜNUN EDEBİYATINDA ROMAN ve HİKÂYE</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1.</strong> </span>Fransız edebiyatından<strong> Balzac, Flaubert, Zola, Goncourt Kardeşler</strong> gibi yazarlar örnek alınmış; <span style="text-decoration: underline;">realizm ve natüralizm akımlarından etkilenilmiştir.</span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong></span> Olay örgütleyici yapıdan karakter sentezleyici yapıya geçilmiş, kurgu bakımından Batı&#8217;daki romanlar ayarında örnekler verilmiş, modern Türk romanının temeli atılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong></span> <span style="text-decoration: underline;">Çevre betimlemeleri eseri süslemek için değil, kahramanların kişiliklerinin oluşumunu açıklamak için yapılmıştır</span>.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>4.</strong> </span><span style="text-decoration: underline;">Yazarlar eserlerinde kişiliklerini gizlemişler, kahramanları karşısında taraf tutmamışlar, olaylar ve kişiler hakkında kendi düşüncelerini anlatarak okuyucuyu yönlendirmeye çalışmamışlar, olayları kahramanların bakış açısından yansıtmışlardır.</span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong></span> Anlatım tekniği geliştirilmiş; gereksiz betimlemelerle ya da <span style="text-decoration: underline;">konu dışı bilgilerle olay akışı kesilmemiştir</span>,<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong> </span><span style="text-decoration: underline;">Olay ve kişiler genellikle İstanbul&#8217;un Batılılaşmış, aydın kesiminden seçilmiş</span>; halktan kişilere daha çok, küçük hikâyelerde yer verilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong></span> Sosyal çevre aile ortamı ile sınırlanmış, bireyin iç çatışmaları üzerinde durulmuş; aşk, kötümserlik ve kaçış temaları öne çıkarılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong></span> Şiirde olduğu gibi <span style="text-decoration: underline;">romanda da süslü, ağır bir üslup benimsenmiş, Arapça ve Farsça sözcüklere, tamlamalara geniş yer verilmiştir</span>. Bu arada Fransızcadaki cümle özellikleri kimi yönleriyle Türkçeye aktarılmış; arasözler, eksiltili ve devrik cümleler kullanılarak, yüklemler farklı kiplerle oluşturularak anlatıma hareketlilik ve çeşitlilik kazandırılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong></span> <a title="Servet-i Fünun Edebiyatı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/servet-i-funun-edebiyati">Servet-i Fünun Edebiyatı</a> nın en ünlü romanları &#8220;<strong>Mai ve Siyah&#8221;, &#8220;Aşk-ı Memnu&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;Eylül&#8221;</strong>dür.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
