<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Servet-i Fünun Sanatçıları &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/servet-i-funun-sanatcilari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 04 May 2025 20:49:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Ahmet Şuayp</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-suayp.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Nov 2013 17:41:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1502</guid>

					<description><![CDATA[Ahmet Şuayp Hayatı Biyografisi Ahmet Şuayp, 1876 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. Daha bebekken babasını kaybetti, ilk eğitimini Fatih Rüştiyesi (ortaokul)&#8217;nde yaptı. Vefa idadisi (lise)&#8217;nde ve Mekteb-i Hukuk&#8217;ta okudu. Sonradan Sadrazam olan Hakkı Pâşa&#8217;nın muavini olarak idare ve devletler hukuku dersleri okuttu. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3720" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Suayp.jpg" alt="Ahmet Şuayp" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Suayp.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Suayp-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp Hayatı Biyografisi</h2>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp, 1876 tarihinde İstanbul&#8217;da doğdu. Daha bebekken babasını kaybetti, ilk eğitimini Fatih Rüştiyesi (ortaokul)&#8217;nde yaptı. Vefa idadisi (lise)&#8217;nde ve Mekteb-i Hukuk&#8217;ta okudu. Sonradan Sadrazam olan Hakkı Pâşa&#8217;nın muavini olarak idare ve devletler hukuku dersleri okuttu. 1908&#8217;den sonra Mekteb-i Hukuk&#8217;taki derslerinin yanında Maarif Meclisi üyeliği, Tedrisât-i iptidâiye Müdürlüğü ve İstanbul Maârif Müdürlüğü görevlerini yürüttü. Divan-ı Muhasebat Müdde-i umumiliği yaparken 1910&#8217;da genç yaşta vefat etti.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp Edebi Kişiliği ve Sanat Anlayışı</h2>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp, edebî hayatına 1896&#8217;dan itibaren Servetifünun dergisinde yazdığı makalelerle başladı. Dergide kültür hayatımızla ilgili önemli incelemeler yayımladı. Ahmet Şuayp, Servetifünun topluluğunun yalnız <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/elestiri-tenkit.htm">edebî tenkit</a> üzerinde yoğunlaşan ve sadece bu konuda eserler veren tek ismidir. Rıza Tevfik ve Mehmet Cavit&#8217;le birlikte &#8220;<strong>Ulûm-ı iktisâdiye ve İçtimâiye</strong>&#8221; dergisini kurdu. Bu dergide Fransız Devrimi ve Rusya Tarihi ile ilgili makaleler yayımladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp, sosyal bilimler alanında çalışan eleştirmenlerimizin başında gelir. Sosyoloji, edebiyat, iktisat, hukuk, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/elestiri-tenkit.htm">tenkit</a>, tarih gibi pek çok konuda Batılı normları göz önünde bulundurarak bu alanlarda ufuk açıcı yazılar yazmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp; <strong>&#8220;Hayat ve Kitaplarda&#8221;, &#8220;Hippolyte Taine&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;Gustave Flaubert&#8221;</strong> hakkında önemli araştırmalar yapmıştır. Bu yazılar, Servetifünun&#8217;da tefrika edildikten sonra <strong>&#8220;Hayat ve Kitaplar&#8221;</strong> adıyla yayımlanmıştır. Fransız basınındaki edebî tenkit ve tartışmaları yakından takip ederek onları <strong>&#8220;Esmâr-ı Matbuat&#8221;</strong> adı altında Servetifünun&#8217;da yayımlamıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp, Fransız eleştirmen, Hippolyte Taine hakkında yazdığı incelemesinde Taine&#8217;in metodunu takip etmiştir. Hippolyte Taine&#8217;in; edebî eserin ırk, zaman ve çevre ekseninde incelenmesi gerektiği görüşünü benimsemiştir. Ahmet Şayp, Hippolyte Taine&#8217;in bazı düşüncelerini de eleştirmiş ve kabul etmemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Aynı şekilde Servetifünun yazarlarına da toplumsal özellik taşıyan bir edebiyat yaratamadıkları için ciddi <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/elestiri-tenkit.htm">eleştiri</a>ler getirmiştir.<strong> &#8220;Son Yazılar&#8221;</strong> adlı <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/makale.htm">makale</a>sinde bu eleştirilerin dozunu artırır. Hem yerli hem de Fransız edebiyatı üzerine inceleme ve eleştirileri ile <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/servet-i-funun-edebiyati">Servet-i Fünun edebiyatı</a>nda tenkit sahasında önemli tespitlerde bulunur.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Ahmet Şuayp Eserleri:</h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Hayat ve Kitaplar: </strong></span>Fransız edebiyatından hareketle kaleme aldığı ve Servetifünun&#8217;da yayımladığı <strong>&#8220;Hayat ve Kitaplar (1901)</strong>&#8220;da Hippolytte Taine, Gabriel Monod, Ernest Lavisse, Gustave Flaubert, Niebuhr, Ranke ve Mommsen gibi Batılı yazar ve düşünürlerin eserlerini incelediği makalelerden oluşan eser, bu devirde ilk derli toplu eleştiri kitabımızdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Esmâr-ı Matbuat: </strong></span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/servet-i-funun-dergisi-onemi-ve-olusumu.htm">Servetifünun dergisi</a>nde, daha çok Batılı bir anlayışla eleştiri türünün güzel örneklerini sergilediği makaleleridir. <strong>&#8220;Hukuk-ı idare&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;Hukuk-ı Umumiyye-i Düvel&#8221;</strong> adlı eserleri de önemlidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Süleyman Nazif</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/suleyman-nazif.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 21:17:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=852</guid>

					<description><![CDATA[SÜLEYMAN NAZİF (1869 -1927) Diyarbakırlı Sait Paşa&#8217;nın oğlu. Faik Ali Ozansoy&#8217;un ağabeyidir. Diyarbakır&#8217;da doğdu. Diyarbakır gazetesinin başyazarlığını yaptı. II. Abdülhamit&#8217;in baskıcı yönetiminden kaçarak Paris&#8217;e gitti. Yurda dönüşünde 12 yıl Bursa&#8217;da zorunlu oturma cezasına çarptırıldı. Meşrutiyetten sonra Basra, Kastamonu, Musul, Trabzon ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>SÜLEYMAN NAZİF (1869 -1927)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Diyarbakırlı Sait Paşa&#8217;nın oğlu. Faik Ali Ozansoy&#8217;un ağabeyidir. Diyarbakır&#8217;da doğdu. Diyarbakır gazetesinin başyazarlığını yaptı. II. Abdülhamit&#8217;in baskıcı yönetiminden kaçarak Paris&#8217;e gitti. Yurda dönüşünde 12 yıl Bursa&#8217;da zorunlu oturma cezasına çarptırıldı. Meşrutiyetten sonra Basra, Kastamonu, Musul, Trabzon ve Bağdat valiliklerinde bulundu. 1915&#8217;te İstanbul&#8217;a yerleşerek çeşitli gazetelerde yazarlık yaptı, istanbul&#8217;un işgalini protesto amacıyla yazdığı &#8220;<strong>Kara Bir Gün</strong>&#8221; başlıklı yazısı nedeniyle Malta&#8217;ya sürüldü. 1922&#8217;de yeniden istanbul&#8217;a yerleşti. 1927&#8217;de zatürreden öldü.</p>
<p style="text-align: justify;">ilk şiirlerini bir araya getirdiği &#8220;<strong>Gizli Figanlar</strong>&#8220;da tema ve üslup bakımından <strong>Namık Kemal</strong>&#8216;in etkisinde kalmıştır. 1898&#8217;de Servetifünun topluluğuna girdikten sonra bireysel temalara yönelmiştir. İkinci Meşrutiyet&#8217;ten sonra yeniden toplumsal konuları ele almış; gazeteciliği nedeniyle nesirle de uğraşmış; süslü, ağır bir dille yazarak Osmanlı nesrinin temsilcisi olmuştur. Cenap Sahabettin gibi dilde sadeleşme çabalarına karşı çıkmıştır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şiir:</strong></span></p>
<ul>
<li>Gizli Figanlar,</li>
<li>Batarya ile Ateş (Şiir/Nesir)</li>
<li>Firâk-ı Irak,</li>
<li>Malta Geceleri (Şiir/Nesir)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Monografi</strong></span></p>
<ul>
<li>Namık Kemal,</li>
<li>Mehmet Akif,</li>
<li>Fuzuli</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Makale</strong></span></p>
<ul>
<li>Çal Çoban Çal</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Hikmet Müftüoğlu</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hikmet-muftuoglu.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 21:09:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=850</guid>

					<description><![CDATA[AHMET HİKMET MUFTUOGLU (1870 -1927) İstanbul&#8217;da doğdu. Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra Servetifünun ailesine katıldı. Konsolosluk memuru olarak Marsilya, Pire ve Kafkasya&#8217;da bulundu, istanbul&#8217;da Hariciye Nezaretinde çalıştı. Galasaray Lisesinde edebiyat öğretmenliği yaptı. Budapeşte Başkonsolosluğunda görevinden sonra son halife Abdülmecit&#8217;in başmabeyinciliğine atandı. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>AHMET HİKMET MUFTUOGLU (1870 -1927)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da doğdu. Galatasaray Lisesini bitirdikten sonra Servetifünun ailesine katıldı. Konsolosluk memuru olarak Marsilya, Pire ve Kafkasya&#8217;da bulundu, istanbul&#8217;da Hariciye Nezaretinde çalıştı. Galasaray Lisesinde <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat öğretmenliği</a> yaptı. Budapeşte Başkonsolosluğunda görevinden sonra son halife Abdülmecit&#8217;in başmabeyinciliğine atandı. Dışişleri Bakanlığı müsteşarlığında bulundu, istanbul&#8217;da karaciğer kanserinden öldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Edebiyata Servetifünun yazarı olarak başladı.<br />
&#8220;<strong>Hâristan ve Gülistan</strong>&#8221; (Diken ve Gül Bahçesi) adlı eserinde Servetifünun&#8217;da yayımladığı bazı hikâyelerini bir araya getirdi. Hâristan, içinde hiç kadın bulunmayan bir ada; Gülistan, onun yalnız <a title="kadın" href="http://www.kadin.in">kadın</a>ların yaşadığı zıddıdır ve mutluluk bu iki ülkenin birleşmesindedir.<br />
1908&#8217;den sonra Türkçülük akımının etkisiyle sanat anlayışını değiştirmiş, Millî Edebiyat saflarına geçmiştir.<br />
1922&#8217;de yayımladığı ikinci kitabı &#8220;Çağlayanlarda Türk kültürünün özelliklerini, millî değerleri yansıtan on altı hikâye bulunmaktadır. Bu hikâyeler hem tema hem dil ve anlatım bakımından &#8220;<strong>Hâristan ve Gülistan</strong>&#8220;dan ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Gönül Hanım</strong>&#8221; romanında, Kafkasya&#8217;da Ruslara esir düşen bir Türk subayı ile Gönül adlı bir Tatar kızının aşklarını konu alır ve Pantürkizm ideali üzerinde durur.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Hâristan ve Gülistan,</li>
<li>Çağlayanlar</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>Gönül Hanım</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hüseyin Cahit Yalçın</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/huseyin-cahit-yalcin.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 19:02:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=848</guid>

					<description><![CDATA[HÜSEYİN CAHİT YALÇIN (1875) Aslen İstanbullu olan babasının memur olarak bulunduğu Balıkesir&#8217;de doğdu. Mekteb-i Mülkiyeyi bitirdikten sonra Maarif Nezaretine girdi. Liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1896&#8217;da Servetifünun topluluğuna katıldı. 1908&#8217;de Tevfik Fikret&#8216;le Tanin gazetesini kurarak gazeteciliğe başladı ve politikaya atıldı, İstanbul ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>HÜSEYİN CAHİT YALÇIN (1875)</strong><br />
Aslen İstanbullu olan babasının memur olarak bulunduğu Balıkesir&#8217;de doğdu. Mekteb-i Mülkiyeyi bitirdikten sonra Maarif Nezaretine girdi. Liselerde edebiyat öğretmenliği yaptı. 1896&#8217;da Servetifünun topluluğuna katıldı. 1908&#8217;de<strong> Tevfik Fikret</strong>&#8216;le<strong> Tanin</strong> gazetesini kurarak gazeteciliğe başladı ve politikaya atıldı, İstanbul milletvekili oldu.1918&#8217;de İngilizler tarafından sürüldüğü Malta&#8217;da üç yıl kaldı. Cumhuriyet hükümetine yönelttiği sert eleştirileri yüzünden 1925&#8217;te istiklal Mahkemesinde yargılandı, gazetesi kapatıldı ve Çorum&#8217;a sürüldü. Atatürk&#8217;ün ölümünden sonra politika hayatına döndü. Yeniden İstanbul milletvekili oldu (1940-1950).<strong> Ulus</strong> gazetesini çıkardı. Demokrat Parti yönetimine karşı bir yazısından dolayı bir ara hapse girdi; ancak yaşından dolayı serbest bırakıldı, İstanbul&#8217;da öldü.</p>
<p style="text-align: justify;">Servetifünun içinde daha çok <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/elestiri-tenkit.htm">eleştiri türü</a>nde yazılarıyla tanınmıştır. <strong>Muallim Naci</strong>&#8216;den kalan karşıt görüşlere ve <strong>Edebiyat-ı Cedidecileri</strong> &#8220;dekadanlıkla suçlayan <strong>Ahmet Mithat Efendi</strong>&#8216;ye cesur cevaplar vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Hayat-ı Muhayyel</strong>&#8221; adlı hikâye kitabında aynı adı taşıyan hikâyesi, Servetifünuncuların hürriyetsizlikten bunaldıkları sıralarda (1899) <strong>Yeni Zelanda</strong>&#8216;ya göç etme hayallerini anlatır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Diğer Servetifünun sanatçılarına göre dil ve üslubunun daha açık ve yalın olması, eserlerindeki en önemli özelliktir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <strong>Edebiyat ve Hukuk</strong> başlıklı çeviri makalesi Servet-i Fünûn dergisinin kapatılmasına neden olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/roman.htm"><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Nadide,</li>
<li>Hayal İçinde</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm"><span style="color: #ff0000;"><strong>Hikâye</strong></span></a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Hayat-ı Muhayyel</li>
<li>Hayat-ı Hakikiye Sahneleri</li>
<li>Niçin Aldatırlarmış?</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ani-hatira.htm"><span style="color: #ff0000;"><strong>Anı</strong></span></a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Edebi Hatıralar,</li>
<li>Siyasal Anılar</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eleştiri-polemik</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Kavgalarım</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/biyografi"><span style="color: #ff0000;"><strong>Biyografi</strong></span></a></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Talat Paşa</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mehmet Rauf</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/mehmet-rauf.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 18:30:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=846</guid>

					<description><![CDATA[MEHMET RAUF (1874 -1931) istanbul&#8217;da doğdu. Askeri Rüşdiyeden sonra Bahriye (denizcilik) mektebini bitirerek (1893) deniz subayı oldu. 1894&#8217;te staj için Girit&#8217;e, 1895&#8217;te Almanya&#8217;ya gönderildi ve dönüşünde Tarabya&#8217;da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. İlk evliliğini Tevfik Fikret&#8216;in halasının kızıyla yaptı. Çeşitli ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MEHMET RAUF (1874 -1931)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">istanbul&#8217;da doğdu. Askeri Rüşdiyeden sonra Bahriye (denizcilik) mektebini bitirerek (1893) deniz subayı oldu. 1894&#8217;te staj için Girit&#8217;e, 1895&#8217;te Almanya&#8217;ya gönderildi ve dönüşünde Tarabya&#8217;da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. İlk evliliğini <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevfik-fikret.htm">Tevfik Fikret</a>&#8216;in halasının kızıyla yaptı. Çeşitli gönül maceraları peşinde sürüklendi. Para kazanmak için imzasız olarak yazdığı Zambak adlı romanının ahlaka aykırı bulunması nedeniyle hapse mahkûm edildi ve ordu ile ilişiği kesildi. Hayatını yazarlıkla kazanmaya çalıştı. Zengin bir kadınla yaptığı ikinci evliliğini ancak bir yıl sürdürebildi. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkarmasına, ticaretle uğraşmasına rağmen ekonomik sıkıntılardan bir türlü kurtulamadı. 1926&#8217;dâ eserlerinden dolayı kendisine hayranlık duyan genç bir hanımla evlendi; ancak bu evliliğin daha ilk haftalarında geçirdiği felç yüzünden yatağa düştü ve yoksulluk içinde, 23 Aralık 1931 tarihinde istanbul&#8217;da öldü.</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/halit-ziya-usakligil.htm">Halit Ziya</a>&#8216;dan sonra dönemin en önemli roman ve hikâye yazarıdır.</li>
<li style="text-align: justify;">Edebiyatımızda <span style="text-decoration: underline;">ilk psikolojik roman sayılan Eylül en önemli eseridir</span>.</li>
<li style="text-align: justify;">Halit Ziya&#8217;yı örnek alan yazar, gerek roman tekniği, gerek dil ve anlatımının sağlamlığı bakımından onun kadar başarılı olamamışsa da daha sade bir dille yazmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Halit Ziya&#8217;nın başlattığı mensur şiir (düz yazıyla şiir) modasını <strong>Siyah İnciler</strong> adlı eseriyle sürdürmüştür.</li>
<li style="text-align: justify;">Eserlerinde Servetifünun edebiyatının genel karakterine uygun olarak, bireyin iç hayatını esas almış ve romantik duyguları, hayalleri ve aşkları işlemiştir. Bu içerik sadece, Kurtuluş Savaşı&#8217;ndan bazı kesitlerin yer aldığı &#8220;<strong>Halas</strong>&#8221; adlı romanında bir ölçüde değişmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Hikâyeleri ve hemen hepsi uyarlama olan tiyatro denemeleri de vardır.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>Eylül,</li>
<li>Ferda-yı Garam,</li>
<li>Genç Kız Kalbi,</li>
<li>Karanfil ve Yasemin,</li>
<li>Böğürtlen,</li>
<li>Son Yıldız,</li>
<li>Define,</li>
<li>Kan Damlası,</li>
<li>Halas</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Âşıkane,</li>
<li>İhtizâr,</li>
<li>Son Emel</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #ff0000;"> Mensur Şiir</span></strong></p>
<ul>
<li>Siyah inciler</li>
<li>Tiyatro</li>
<li>Pençe,</li>
<li>Cidal,</li>
<li>Sansar..</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Anı</strong></span></p>
<ul>
<li>Edebî Hatıralar</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cenap Şahabettin</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/cenap-sahabettin.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 11:26:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=844</guid>

					<description><![CDATA[CENAP SAHABETTİN 1870 tarihinde Manastır&#8217;da dünyaya geldi, 1934&#8217;te istanbul&#8217;da hayatını kaybetti. Babasının Plevne&#8217;de şehit düşmesinden sonra ailesiyle birlikte istanbul&#8217;a geldi. Gülhane Askeri Rüştiyesini başarıyla bitirdi. Tıbbiye idadisinden sonra Askeri Tıbbiyeden mezun oldu. Doktor yüzbaşı rütbesini aldı. Paris&#8217;te dört yıl deri ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">CENAP SAHABETTİN</span></p>
<p style="text-align: justify;">1870 tarihinde Manastır&#8217;da dünyaya geldi, 1934&#8217;te istanbul&#8217;da hayatını kaybetti. Babasının Plevne&#8217;de şehit düşmesinden sonra ailesiyle birlikte istanbul&#8217;a geldi. Gülhane Askeri Rüştiyesini başarıyla bitirdi. Tıbbiye idadisinden sonra Askeri Tıbbiyeden mezun oldu. Doktor yüzbaşı rütbesini aldı. Paris&#8217;te dört yıl deri hastalıkları uzmanlığı yaptı. Memlekete döndükten sonra Mersin, Rodos, Cidde&#8217;de karantina doktorluğu, sıhhiye müfettişliği yaptı. 1914&#8217;te emekliye ayrıldı. Darülfünunda Türk Edebiyatı Tarihi dersleri verdi. Kurtuluş Savaşı esnasında <strong>Kuva-yı Milliyeye</strong> karşı olumsuz tutumu sebebiyle öğrencileri tarafından istifaya zorlandı. Daha sonra cumhuriyeti destekledi fakat hayatı yalnızlık içinde ve sadece edebiyat ile ilgilenerek geçti. Mezarı bugün Bakırköy&#8217;dedir.</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevfik-fikret.htm">Tevfik Fikret</a>&#8216;ten sonra Edebiyat-ı Cedide&#8217;nin en önemli şairidir.</li>
<li style="text-align: justify;">Betimlemeye verdiği önem bakımından <strong>parnasizm</strong>; istiare ve müzikaliteye verdiği önem bakımından da <strong>sembolizm</strong>den etkilenmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Kullandığı istiarelerle şiirimize yeni imgeler getirmiş; ancak &#8220;<strong>saat-i semen-fâm</strong>&#8221; (yasemin kokulu saatler), &#8220;<strong>havf-i siyah</strong>(siyah korku) gibi alışılmadık bağdaştırmalarıyla yadırganmış; özellikle Servetifünun karşıtlarının tepkisine neden olmuştur. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-mithat-efendi.htm">Ahmet Mithat Efendi</a> Sabah gazetesinde yayımladığı ünlü &#8220;<strong>Dekadanlar</strong>&#8221; yazısında Servetifünun şairlerini anlamsız şiirler yazmakla suçlayarak Fransız şiirindeki Dekadanlara (soysuzlar) benzetmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiirlerinde aşk ve doğa temalarını işlemiş, &#8220;<strong>Şiirde <a href="http://www.kadinlarsitesi.com/sayfa/guzellik/">güzellik</a>ten başka gaye aramam</strong>.&#8221; diyerek toplumsal konulara hiçbir şiirinde yer vermemiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Tüm şiirlerinde aruz ölçüsünü kullanmış, aruz-hece tartışmasında aruzu savunarak heceye karşı çıkmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Evrak-ı Leyal</strong>&#8221; adı altında toplayacağı şiirlerini kitaplaştıramadan ölmüştür. En ünlü şiirleri, kar yağışını betimlediği &#8220;<strong>Elhan-ı Şita</strong>&#8221; (Kış nağmeleri) ve &#8220;<strong>Yakazat-ı Leyliye</strong>&#8221; (Gece Uyanıklıkları ).</li>
<li style="text-align: justify;">Özellikle Meşrutiyetten sonra yazdığı <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/elestiri-tenkit.htm">eleştiri</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/deneme.htm">deneme</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gezi-seyahat.htm">gezi türü</a>ndeki yazılarla düzyazıda büyük bir ustalık göstermiştir. Cümle kuruluşu açısından kusursuz bir sağlamlıkta ve biraz da sanatlı, süslü bir üslupla yazdığı bu yazılarda geniş bir edebi kültürün ve alaycı, iğneleyici ama zarif bir zekânın pırıltıları görülür.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri:</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Şiir</strong></span></p>
<ul>
<li>Tâmât / gençlik şiirleri (Anlamsız ve Uygunsuz Söz)</li>
<li>Evrak-ı Leyal (Gece Yaprakları)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Özdeyiş</strong></span></p>
<ul>
<li>Tiryaki Sözleri</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> Gezi</strong></span></p>
<ul>
<li>Avrupa Mektupları,</li>
<li>Hac Yolunda</li>
<li>Afak-ı Irak (Irak Ufukları)</li>
<li>Suriye Mektupları</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Deneme-Sohbet-Makale</strong></span></p>
<ul>
<li>Evrak-ı Eyyam,</li>
<li>Nesr-i Harb,</li>
<li>Nesr-i Sulh</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tiyatro</strong></span></p>
<ul>
<li>Yalan,</li>
<li>Körebe,</li>
<li>Küçük Beyler</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halit Ziya Uşaklıgil</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/halit-ziya-usakligil.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 22 Oct 2013 10:55:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=842</guid>

					<description><![CDATA[HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1868 -1945): Halit Ziya, aslen Uşak&#8217;ın Helvacızâdeler adıyla bilinen, daha sonra İzmir&#8217;e yerleşerek Uşakizâdeler adıyla anılan eski bir ailesine mensuptur. Halı ticaretiyle uğraşan bu zengin ailenin İstanbul&#8217;a açtığı mağazanın başına Halit Ziya&#8217;nın babası geçmiş, Halit Ziya da ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1868 -1945):</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Halit Ziya, aslen Uşak&#8217;ın Helvacızâdeler adıyla bilinen, daha sonra İzmir&#8217;e yerleşerek Uşakizâdeler adıyla anılan eski bir ailesine mensuptur. Halı ticaretiyle uğraşan bu zengin ailenin İstanbul&#8217;a açtığı mağazanın başına Halit Ziya&#8217;nın babası geçmiş, Halit Ziya da bu sırada İstanbul&#8217;da doğmuştur. Halit Ziya, Fatih Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra babasının işleri bozulup İzmir&#8217;e geri dönmesiyle öğrenimine İzmir&#8217;de devam eder. Özel dersler alarak Fransızca öğrenir ve Avusturyalı Katolik rahiplerin yönettiği bir okula verilir ilk yazı denemelerini bu okulda okurken yapan <strong>Halit Ziya</strong>, babasının ticarethanesinde çalışmaya başlar. Bir süre sonra izmir Rüştiyesine Fransızca öğretmeni olur, sonra bunu Osmanlı Bankasında memurluk, izmir Lisesi&#8217;nde edebiyat öğretmenliği ve istanbul&#8217;da Tütün Rejisindeki başkâtiplik görevleri izler. 1908&#8217;de Reji komiserliğine atanır. Darülfünunda Batı edebiyatı dersleri okutmaya başlar. 1909&#8217;da <strong>İttihat ve Terakki</strong>&#8216;nin tavsiyesiyle <strong>V. Mehmet Reşat</strong>&#8216;ın mabeyin başkâtibi olur. 1911&#8217;de Âyân azası seçilir. Cumhuriyetten sonra Yeşilköy&#8217;deki köşküne çekilerek yaşamını gazetelere yazı yazarak, anılarını yayımlayarak ve eserlerinin dilini yeni baskıları için sadeleştirerek sürdürür. Mezarı Bakırköy&#8217;dedir.</p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Servetifünun Dönemi&#8217;nin roman ve öykü türündeki üstat yazarıdır. <span style="text-decoration: underline;">Modern Türk romancılığının babası</span> sayılır. Edebiyatımızda <span style="text-decoration: underline;">roman sanatı ilk defa onun romanlarıyla yetkinlik doruğuna erişmiştir.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Realizmin tüm ilkelerini başarıyla uygulamıştır.</span></li>
<li style="text-align: justify;">Sanatlı bir üslubu, uzun cümlelerle yazmasına karşın sağlam bir dili vardır.</li>
<li style="text-align: justify;">Recaizade&#8217;nin de bazı örneklerini verdiği <span style="text-decoration: underline;">mensur şiir</span> tarzının öncülüğünü yapmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;"><strong>Servet-i Fünûn</strong> dergisinde tefrika edilen &#8220;<strong>Mai ve Siyah</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Aşk-ı Memnu</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Kırık Hayatlar</strong>&#8220;, en güzel romanlarıdır.</li>
<li style="text-align: justify;">Kendisine şöhret kapılarını açan &#8220;<strong>Mai ve Siyah</strong>&#8220;, (1897) ustalık döneminin ilk eseridir. Bu eser, aynı zamanda <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/servet-i-funun-edebiyati"><strong>Edebiyat-ı Cedide</strong></a> hareketinin ve eski ile yeni arasındaki zihniyet mücadelesinin romanıdır. Roman ana çizgileriyle realist olmakla birlikte roman kahramanı romantiktir. Roman kahramanı <strong>Ahmet Cemil</strong>, sanat ve aşk hayalleriyle, hayatın acı gerçekleri karşısında yaşadığı büyük hayal kırıklığıyla Servetifünun neslinin sembolü gibidir.</li>
<li style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">En başarılı romanı</span> olan &#8220;<strong>Aşk-ı Memnu</strong>&#8221; Türk romanının da en büyük örnekleri arasında yer alır. Eserde <span style="text-decoration: underline;">Boğaziçi&#8217;nde alafranga bir hayat yaşayan aileler ile bu ailelerin bireyleri arasındaki aşk ve kıskançlık duygularına dayanan çatışmalar anlatılır</span>.</li>
<li style="text-align: justify;">Servetifünun Dönemi romanlarının üçüncüsü olan &#8220;<strong>Kırık Hayatlar</strong>&#8220;da konak ve yalı hayatından toplumsal hayata açılarak orta halli ve yoksul ailelerin dramını ya da kırık hayatlarını nispeten sade bir anlatımla objektif olarak gözler önüne serer.</li>
<li style="text-align: justify;">Küçük hikâyelerinde aile ilişkileri, yoksul insanlar, hayvan sevgisi, aşk ve töre gibi konuları ele almıştır.</li>
<li style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ani-hatira.htm">Anı</a> edebiyatımızın en güzel örneklerinden biri olan &#8220;<strong>Kırk Yıl</strong>&#8221; sadece kendisinin yetişme tarzı ve edebiyat hayatının değil, Abdülhamit devri sanat ve edebiyat hayatının da bir hikâyesi sayılabilir.</li>
<li style="text-align: justify;">&#8220;<strong>Kırk Yıl</strong>&#8220;ın devamı olan; ancak siyasî nitelikteki anılarını anlattığı &#8220;<strong>Saray ve Ötesi</strong>&#8221; mabeyin kâtipliğine tayininden (1909) Almanya gezisinden dönüşüne (1916) kadar olan süreyi kapsar.</li>
</ul>
<h2><span style="color: #ff0000;"><strong> Eserleri</strong></span></h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İlk Romanları</strong></span></p>
<ul>
<li>Sefile,</li>
<li>Nemide,</li>
<li>Bir Ölünün Hatıra Defteri,</li>
<li>Ferdi ve Şürekâsı</li>
<li>Servetifünun Dönemi Romanları</li>
<li>Mai ve Siyah,</li>
<li>Aşk-ı Memnu,</li>
<li>Kırık Hayatlar</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Son Romanı</strong></span></p>
<ul>
<li>Nesl-i Ahir (Son Kuşak)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Büyük Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Deli,</li>
<li>Bir Muhtıranın Son Yaprakları,</li>
<li>Bir İzdivacın Tarih-i Muaşakası,</li>
<li>Bu muydu?,</li>
<li>Heyhat,</li>
<li>Valide Mektupları</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Küçük Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Bir Yazın Tarihi,</li>
<li>Solgun Demet</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Mensur Şiir</strong></span></p>
<ul>
<li>Mensur Şiirler,</li>
<li>Mezardan Sesler</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Anı:</strong></span></p>
<ul>
<li>Kırk Yıl,</li>
<li>Saray ve Ötesi</li>
<li>Bir Acı Hikâye (intihar eden oğluna dair)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> Tiyatro</strong></span></p>
<ul>
<li>Füruzan,</li>
<li>Kâbus,</li>
<li>Fare</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Makale</strong></span></p>
<ul>
<li>Sanata Dair</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tevfik Fikret</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/tevfik-fikret.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Oct 2013 23:14:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Servet-i Fünun Sanatçıları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=838</guid>

					<description><![CDATA[TEVFİK FİKRET HAYATI EDEBİ KİŞİLİĞİ, SANAT ANLAYIŞI ŞİİRLERİ (1867 -1915) İstanbul&#8217;da Aksaray&#8217;da doğdu. Aksaray Valide Rüştiyesinde başladığı öğrenimini Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) birincilikle tamamladı (1888). Hariciye Nezaretindeki görevinden işsizlikten sıkıldığı ve maaşlar ödenmediği için ayrıldı, birikmiş aylıkları daha sonra evine ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3636" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/10/Tevfik-Fikret-Kimdir-69b2.jpg" alt="" width="772" height="469" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/10/Tevfik-Fikret-Kimdir-69b2.jpg 772w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/10/Tevfik-Fikret-Kimdir-69b2-768x467.jpg 768w" sizes="(max-width: 772px) 100vw, 772px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>TEVFİK FİKRET HAYATI EDEBİ KİŞİLİĞİ, SANAT ANLAYIŞI ŞİİRLERİ (1867 -1915)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">İstanbul&#8217;da Aksaray&#8217;da doğdu. Aksaray Valide Rüştiyesinde başladığı öğrenimini Mekteb-i Sultanide (Galatasaray Lisesi) birincilikle tamamladı (1888). Hariciye Nezaretindeki görevinden işsizlikten sıkıldığı ve maaşlar ödenmediği için ayrıldı, birikmiş aylıkları daha sonra evine gönderilince de almadı. 1891 senesinde Mirsad dergisinin açtığı şiir yarışmasında 1. lik kazanınca, edebiyat çevrelerinde ismini duyurdu.</p>
<p style="text-align: justify;">1892&#8217;de açılan bir sınavda başarılı olarak Galatasaray Lisesinde <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Türkçe öğretmeni</a> oldu. 1894 yılında Malumat dergisini çıkaranlar arasında o da vardı. 1895&#8217;te hükümetin memur maaşlarından kesinti yapmasına tepki olarak Mekteb-i Sultanideki görevinden istifa etti. 1896&#8217;da Servet-i Fünûn dergisinin yazı işleri müdürlüğüne getirildi. Aynı sene Türkçe öğretmeni olarak Robert Koleje girdi. 1901&#8217;de dergideki görevinden ayrıldı.</p>
<p style="text-align: justify;">1906&#8217;da Robert Koleji civarında yaptırdığı ve Aşiyan ismini verdiği evine eşiyle ve oğlu Haluk&#8217;la birlikte yerleşti. 1908&#8217;te II. Meşrutiyetin ateşli savunucularından biri oldu. Meşrutiyetten sonra Hüseyin Cahit (Yalçın) ile beraber <strong>Tanin gazetesini</strong> çıkardı. Gazete<strong> ittihat ve Terakki</strong>nin yayın organı durumuna getirilmek istenince Tanin&#8217;den ayrıldı. Daha sonra <strong>Mekteb-i Sultani</strong> müdürlüğüne getirildi. O günlerde çıkan <strong>31 Mart Olayı</strong>&#8216;nı protesto etmek için bu görevinden de ayrıldı fakat öğrencilerinin ve Maarif Nazırı Nail Bey&#8217;in ricasıyla geri döndü. 8 ay sonra yeni Maarif Nazırı Emrullah Etendi ile anlaşamayarak görevinden bir daha dönmemek üzere ayrıldı,<strong> Aşiyan</strong>&#8216;a çekildi. Ciddi bir şeker hastalığına tutulmuştu. Kolundan olduğu bir ameliyattan sonra hayata gözlerini yummuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <strong>Servetifünun edebiyatı</strong>nın öncüsü, üstat şairidir. Getirdiği yeniliklerle Türk şiirinin Batılı bir görünüm kazanmasında büyük rol oynamıştır. Büyük sanatçı kişiliğini <strong>Recaizade Mahmut Ekrem</strong> ve <strong>Abdülhak Hamit</strong>&#8216;ten aldığı ilhamla birleştirerek şiirimizde hem biçim hem anlayış, duyuş ve hayal bakımından Avrupai bir tarz yaratmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <strong>Edebiyat-ı Cedide</strong> topluluğu dağılıncaya kadar &#8220;<strong>sanat için sanat</strong>&#8221; anlayışına bağlı kalarak <em>aşk, tabiat, aile, acıma, yoksulluk</em>, temalarını genellikle karamsar bir bakışla ele almıştır. Ancak 1901&#8217;den sonra, özellikle <strong>II. Meşrutiyet</strong> sonrasında <strong>&#8220;toplum için sanat</strong>&#8221; anlayışına yönelerek vatan sevgisini dile getiren, toplumsal eleştiri yapan, gençliğe yol gösteren şiirler yazmış; idealist kişiliğiyle gençlere örnek olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Duyuş tarzı bakımından şairliğinin özellikle ilk aşamasında romantiklere bağlı olsa da biçimdeki titizliği yönüyle<strong> pamasizm</strong>den etkilenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Anlamın bir beyitte tamamlanması geleneğine son vermiş; dizenin herhangi bir yerinde başlayan şiir cümlesini, belirsiz sayıda dizeye dağıtmış, sonraki dizelerden birinin herhangi bir yerinde bitirmiştir (<strong>anjanbıman</strong>). Böylece nazmı nesre yaklaştırmakla birlikte şiire serbestlik kazandırmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/divan-siiri.htm">Divan şiiri</a>nin müstezat biçimini tanınmayacak biçimde değiştirerek Fransız şiirindeki serbest nazıma benzetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/aruz-olcusu-vezni.htm">Aruz ölçüsü</a>nün kalıplarını müzikaliteleri bakımından değerlendirmiş, şiirin ölçüsünü şiirde işleyeceği konuya göre seçmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <span style="text-decoration: underline;">Aruzu hatasız kullanarak Türkçeye uyarlamakta büyük bir başarı sağlamıştır</span>. Ahmet Paşa ile başlayıp Baki, Şeyhülislam Yahya ve Nedim&#8217;le devam eden aruzun Türkçeye uyum süreci, Tevfik Fikret&#8217;le büyük bir aşama göstermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <strong>Recaizade Mahmut Ekrem</strong>&#8216;in &#8220;<strong>Her güzel şey şiirdir</strong>.&#8221; anlayışıyla başlayan şiirin konusunu genişletme girişimine daha da genişlik kazandırmış; her şeyin şiire konu olabileceği görüşüyle şiirdeki konu zenginliğini yeni boyutlara taşımıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ &#8220;<strong>Hasta Çocuk</strong>&#8221; <span style="text-decoration: underline;">(Servetifünun&#8217;da yayımlanan ilk şiiri</span>), &#8220;<strong>Balıkçılar&#8221;, &#8220;Nesrin&#8221;, &#8220;Verin Zavallılara&#8221;, &#8220;Ramazan Sadakası</strong>&#8221; gibi şiirlerinde acıma duygusunu uyandıran günlük yaşam tabloları vardır</p>
<p style="text-align: justify;">♦Recaizade ile başlayan kartpostal altına şiir yazma modasını sürdürmüş; gerek başkasının yaptığı, gerek kendi yaptığı birçok resim için şiir yazmıştır. Doğa güzelliklerini betimlediği bu şiirlerin en ünlüsü on iki ayı anlattığı &#8220;<strong>Aveng-i Şühur</strong>&#8220;dur. Portre-şiir tarzını geliştirmiş; &#8220;<strong>Aveng-i Tesavir</strong>&#8221; adlı şiir serisinde on iki sanatçımızın (<strong>Fuzuli, Nef&#8217;i, Nedim, Recaizade Ekrem, Hamit, Cenap Sahabettin</strong>&#8230;) tasvir ve tahlilini yapmıştır. ilk şiir kitabı &#8220;<strong>Rübab-ı Şikeste</strong>&#8216; (Kırık Saz) adını taşır (1899).</p>
<p style="text-align: justify;">♦Servetifünun topluluğu dağıldıktan sonra değişen sanat anlayışının ilk örneği &#8220;<strong>Sis</strong>&#8221; adlı şiiridir. 1902&#8217;de yazdığı bu şiirde<span style="text-decoration: underline;"> istanbul&#8217;u bir fahişeye benzeterek istibidat yönetimine ve buna boyun eğen zihniyete yönelik lanet ve nefreti dile getirir.</span></p>
<p><iframe title="YouTube video player" src="https://www.youtube.com/embed/pBtxdrg0w-g?si=ie_A_PW9noz5FXRO" width="560" height="315" frameborder="0" allowfullscreen="allowfullscreen"></iframe></p>
<p style="text-align: justify;">♦ &#8220;<strong>Tarih-i Kadim</strong>&#8221; (1905) adlı şiirinde din kurumunu eleştirir ve bu yüzden <strong>Mehmet Akif Ersoy</strong>&#8216;la tartışır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ &#8220;<em>Millet yoludur, hak yoludur, tuttuğumuz yol; Ey hak yaşa, ey sevgili millet, yaşa&#8230; Var ol</em>!&#8221; beytinin tekrar edildiği &#8220;<strong>Millet Şarkısı</strong>&#8221; çok sevilmiş, Meşrutiyetin ilanı ile elden ele dolaşmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ &#8220;<strong>Rücu</strong>&#8221; adlı şiirini II. Meşrutiyetin doğurduğu iyimser duygularla yazmış, bir bakıma &#8220;<strong>Sis</strong>&#8221; şiirinde çizdiği olumsuz tabloyu unutturmaya çalışmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Oğlu <strong>Haluk</strong>&#8216;un şahsında <span style="text-decoration: underline;">Türk gençliğine seslenen şiirlerini</span> &#8220;<strong>Haluk&#8217;un Defteri</strong>&#8221; adlı kitabında toplamıştır. &#8220;<strong>Haluk&#8217;un Amentüsü</strong>&#8220;, &#8220;<strong>Promete&#8221;, &#8220;Haluk&#8217;un Vedaı&#8221;, &#8220;Ferda&#8221;</strong> bu kitaptaki şiirlerden bazılarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Meşrutiyet sonrasında Trablusgarp Savaşı&#8217;nın acıları daha silinmemişken<span style="text-decoration: underline;"> İttihat Terakki&#8217;nin Meclis-i Mebusan&#8217;ı kapatmasına gösterdiği tepkiyi dile getirdiği</span> &#8220;<strong>Doksan Beşe Doğru</strong>&#8221; şiiri ile<span style="text-decoration: underline;"> o dönemin sosyal eleştirisini yaptığı hicviyesi</span> &#8220;<strong>Han-ı Yağma</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Rübabın Cevabı</strong>&#8221; adlı şiirleri çok ünlüdür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Çocuklar için hece ölçüsüyle ve yalın, açık bir Türkçeyle yazdığı</span> &#8220;<strong>Şermin</strong>&#8221; adlı kitabı (1915) son dönem şiirleri içinde ayrı bir önem taşır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Rübab-ı Şikeste, Haluk&#8217;un Defteri Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim, Şermin</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
