<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Türk Edebiyatında Akımlar &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/turk-edebiyatinda-akimlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Jan 2024 19:43:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Mahallileşme Akımı (Türki-i Basit)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/mahallilesme-akimi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 20:55:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Divan edebiyatında akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1396</guid>

					<description><![CDATA[Mahallileşme Akımı (Türki-i Basit)  özellikleri örnek şiirler şairleri temsilcileri MAHALLİLEŞME AKIMI: Divan şiirinde istanbul&#8217;un fethinden sonra oluşmaya başlayan ve 18. yüzyılda Nedim&#8217;in şiirlerinde en güçlü örneklerini veren bu eğilimin başlıca özellikleri şunlardır: a. Halkın konuştuğu İstanbul Türkçesine özgü söyleyiş özellikleri, deyim ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Mahallileşme Akımı (Türki-i Basit)  özellikleri örnek şiirler şairleri temsilcileri</p>
<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3341" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Mahallilesme-Akimi.jpg" alt="" width="740" height="371" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>MAHALLİLEŞME AKIMI:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Divan şiirinde istanbul&#8217;un fethinden sonra oluşmaya başlayan ve 18. yüzyılda Nedim&#8217;in şiirlerinde en güçlü örneklerini veren bu eğilimin başlıca özellikleri şunlardır:</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>a. </strong>Halkın konuştuğu İstanbul Türkçesine özgü söyleyiş özellikleri, deyim ve mecazların şiire girmesi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>b.</strong> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/divan-siiri.htm">Divan şiiri</a>nin soyut dünyası dışına çıkılarak şiirde <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gunluk-2.htm">günlük</a> yaşamı yansıtan öğelere yer verilmesi; örneğin, yaşanan mekanlara ve gerçek sevgililere ilişkin betimlemeler yapılması</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>c. </strong>İran <a title="edebiyat" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat</a>ının etkisindeki şiir zevkinin giderek ulusallaşması</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>d. </strong><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/halk-edebiyati">Halk edebiyatı</a>nın etkisiyle <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sarki-nazim-bicimi.htm">şarkı nazım biçimi</a>nin ortaya çıkması ve <strong>Nedim</strong> ile <strong>Şeyh Galip</strong>&#8216;in <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hece-olcusu.htm">hece ölçüsü</a>yle birer <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/siir-bilgisi">şiir</a> yazmaları</p>
<p>İstanbul Türkçesinin en ince ve tatlı ifadesi sayılan aşağıdaki dizelerde Nedim, sevgilisine seslenirken sanki bir <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/soylesi-sohbet.htm">sohbet</a>i sürdürüyormuş gibi, konuşma dilinin tüm imkânlarından yararlanır:</p>
<blockquote><p>Yetmez mi sana bister ü bâlîn kucağım<br />
Serd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım<br />
Ateşlik eder sana bu sînemdeki dâğım<br />
Serd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım</p>
<p>Sen böyle soğuk yerde niçün yatar uyursun<br />
Bi’llahi döğer dur hele dâyen seni görsün<br />
Dahi küçücüksün yalnız yatma üşürsün<br />
Serd oldu havâ çıkma koyundan kuzucağım</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk-i Basit</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-i-basit.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 20:46:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Divan edebiyatında akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1394</guid>

					<description><![CDATA[Divan edebiyatında günümüzdeki anlamıyla akımlardan söz edilemez. Divan edebiyatı belli bir dünya görüşüne ve sanat anlayışına dayalı bir edebiyat olarak zaten başlı başına bir akımdır. Ayrıca toplumsal yapının yeni oluşumlara uygun koşullar üretmemesi de bu edebiyatta akım kavramının geçerlilik kazanamamasının ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Divan edebiyatında günümüzdeki anlamıyla akımlardan söz edilemez. Divan edebiyatı belli bir dünya görüşüne ve sanat anlayışına dayalı bir edebiyat olarak zaten başlı başına bir akımdır. Ayrıca toplumsal yapının yeni oluşumlara uygun koşullar üretmemesi de bu edebiyatta akım kavramının geçerlilik kazanamamasının bir başka nedenidir. Bu nedenle <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">divan edebiyatı</a>nda yeni gibi görünen bazı arayışlar, bir eğilim olmaktan öte gidememiştir. Bunların başlıcaları ise <strong>Türkî-i Basit, mahallileşme</strong> ve <strong>Sebk-i Hindi</strong> tarzlarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>TÜRKÎ-İ BASİT</strong></span></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;">14. ve 15. yüzyıllarda klasik şiirimizin Arapça, Farsça sözcük ve tamlamaların işgaline uğradığını; bunun sonucu olarak Türk şiir dilinin kendi kişilik ve zenginliğini kaybeder duruma geldiğini düşünen bazı sanatçılar, bu duruma tepki gösterdiler ve Türkî-i Basit (Basit Türkçe) adını verdikleri bir hareketi başlattılar.</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;">15. ve 16. yüzyıllarda <strong>Aydınlı Visali, Edirneli Nazmi</strong> ve <strong>Tatavlalı Mahremi</strong> adlı sanatçıların savunduğu bu anlayış, güçlü sanatçılarla desteklenmediği için fazla etkili olmamıştır.</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;">Türkî-i Basit şairlerinin en önemli özellikleri, <span style="text-decoration: underline;">Arapça-Farsça sözcüklerden kaçınarak Türkçeye yönelmeleri; hemen hemen öz Türkçe şiirler yazmaları olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;">Yabancı sözcük ve tamlamaları şiire sokmayan bu şairler, konu, nazım biçimi ve ölçü bakımından divan şiiri geleneğini devam ettirmişler; ancak mazmunlar yerine halk dilindeki mecazları, deyimleri atasözlerini kullanmaya çalışmışlardır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sebk-i Hindi</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/sebk-i-hindi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 20:25:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Divan Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Divan edebiyatında akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1392</guid>

					<description><![CDATA[SEBK-İ HİNDÎ Hint tarzı, Hint üslubu anlamına gelen Sebk-i Hindî akımı edebiyatımızda 17. yüzyıldan itibaren etkisini göstermeye başlamış ve 18. yüzyılda Şeyh Galiple en güçlü örneklerini vermiştir. Hindistan&#8217;da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilen bu akımın, şiirimizde ses, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>SEBK-İ HİNDÎ</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Hint tarzı, Hint üslubu anlamına gelen <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sebk-i-hindi.htm">Sebk-i Hindî akımı</a> edebiyatımızda 17. yüzyıldan itibaren etkisini göstermeye başlamış ve 18. yüzyılda <strong>Şeyh Galip</strong>le en güçlü örneklerini vermiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Hindistan&#8217;da, Babürlü Hint-Türk hükümdarlarının saraylarında Farsça yazan ozanlarca geliştirilen bu akımın, şiirimizde ses, uyak ve yeni sözcükler bulma yönünden etkileri olmuştur. XVII. yüzyıl divan sanatçılarından <strong>Nef&#8217;i, Naili, Neşati</strong> gibi şairler, tümüyle bu akım içinde yer almamakla beraber Sebk-i Hindî &#8216;den etkilenmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Sebk-i Hindî&#8217;nin başlıca özellikleri: </strong><span style="text-decoration: underline;">Bilmeceyi andıran karmaşık mazmun ve anlatımlara; hayal oyunlarına; güçlükle anlaşılır, beklenmedik ve alışılmamış benzetmelere yer vermesi</span> olarak özetlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Sebk-i Hindî, divan şiirinin kalıplarını yıkmak yerine bu kalıplar ile oynamak ustalığına neden olmuştur denilebilir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yedi Meşaleciler</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/yedi-mesaleciler.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Oct 2013 21:10:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Edebi Topluluklar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1049</guid>

					<description><![CDATA[Yedi Meşaleciler Temsilcileri Ziya Osman Saba Yaşar Nabi Nayır Cevdet Kudret Solok Vasfi Mahir Kocatürk Sabri Esat Siyavuşgil Muammer Lütfi Sun Kenan Hulusi Koray Yedi genç sanatçının 1928 yılında kurdukları topluluktur. Sanat için sanat anlayışı ile ortaya çıkmışlar, Millî Edebiyatçıların ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yedi Meşaleciler Temsilcileri</strong></span></p>
<ul>
<li>Ziya Osman Saba</li>
<li>Yaşar Nabi Nayır</li>
<li>Cevdet Kudret Solok</li>
<li>Vasfi Mahir Kocatürk</li>
<li>Sabri Esat Siyavuşgil</li>
<li>Muammer Lütfi Sun</li>
<li>Kenan Hulusi Koray</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Yedi genç sanatçının 1928 yılında kurdukları topluluktur. <span style="color: #ff0000;"><strong>Sanat için sanat anlayışı</strong></span> ile ortaya çıkmışlar, <span style="text-decoration: underline;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/milli-edebiyat-sanatcilari">Millî Edebiyatçılar</a>ın gerçekçilikten ve içtenlikten uzak buldukları yurt sevgilerine karşı, bir tepki olarak içtenliği savunmuşlardır</span>. Yedi Meşale adlı ortak yayımladıkları bir kitapta şiirlerini bir araya getirmişler, ayrıca Meşale diye bir dergi çıkarmışlardır. Amaçlarını gerçekleştiremeden dağılan bu topluluktan sadece Ziya Osman Saba şiiri sürdürebilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Kendilerinden önceki edebi faaliyetlerin renksiz ve soluk olduğunu öne sürmüşler</span>, memleket edebiyatını, <span style="text-decoration: underline;">Beş Hececileri eleştirmişlerdir</span>. Kendi sanat anlayışlarını &#8220;<strong>daima yenilik, samimiyet ve canlılık</strong>&#8221; olarak belirlemişlerdir. Çıkardıkları <strong>Meşale</strong> adlı ortak kitabın ön sözü, topluluğun edebi beyannamesi niteliğindedir. Topluluk üyeleri &#8211;<strong>Ziya Osman Saba</strong> dışında- şiir yazmayı sürdürmemiş, edebiyatın diğer alanlarına yönelmişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Parnasizm ve sembolizm akımlarından etkilenmişler</span>, açıkça belirtmeseler de bağlandıkları <span style="text-decoration: underline;">Fecriati estetiğini pek aşamamışlardır</span>. Şiir anlayışları öz şiir çerçevesinde değerlendirilir.</p>
<p style="text-align: justify;">Topluluk üyelerinden <span style="text-decoration: underline;">Kenan Hulusi Koray, hikâye yazarıdır</span>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Yeni Sonrası Toplumcu Şiir</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/2-yeni-sonrasi-toplumcu-siir.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2013 12:20:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=987</guid>

					<description><![CDATA[II. YENİ SONRASI TOPLUMCU ŞİİR Temsilcileri: İsmet Özel Ataol Behramoğlu Refik Durbaş Nihat Behram Süreyya Berfe 2. Yeni Sonrası Toplumcu Şiir Genel Özellikleri: 1. Umut, direnme, sorgulama, geleceğe inanç gibi konular ele alınmıştır. 2. Bu akımın temsilcileri kendilerini halkın sözcüsü ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>II. YENİ SONRASI TOPLUMCU ŞİİR</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Temsilcileri:</strong></span></p>
<ul>
<li><em>İsmet Özel</em></li>
<li><em>Ataol Behramoğlu</em></li>
<li><em>Refik Durbaş</em></li>
<li><em>Nihat Behram</em></li>
<li><em>Süreyya Berfe</em></li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Yeni Sonrası Toplumcu Şiir Genel Özellikleri:</strong></span></p>
<ul>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>1.</strong></span> Umut, direnme, sorgulama, geleceğe inanç gibi konular ele alınmıştır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>2.</strong></span> Bu akımın temsilcileri kendilerini halkın sözcüsü olarak kabul ederek kişinin hürriyet arayışını dile getirmek istemişlerdir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>3.</strong> </span>Siyasi ve sosyal iletiler , slogan üslubundan faydalanılarak verilmiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>4.</strong> </span>Şekilden daha çok içeriğe önem verilmiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>5.</strong></span> Şiir, siyasi kaygı ve tepkilerin anlatım aracı olarak kullanılmıştır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>6.</strong> </span>Şiirden büyük halk  kitlelerini harekete geçiren bir kuvvet olarak faydalanılmak istenmiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>7.</strong></span>Üslupta slogan ve söylev niteliğinin ağır bastığı görülür.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>8.</strong></span> Nazım Hikmet&#8217;in toplumcu gerçekçi anlatım biçiminin etkilerini taşır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>9.</strong> </span>Anlatımda açıklık önemsenerek geleneksel ifadelerden yararlanılmaya çalışılmıştır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>10.</strong></span> Soyut bir şiir yerine somut bir şiirin geliştirilmesi istenmiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>11.</strong> </span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/dil-ve-anlatim-konu-anlatimi">Dil ve anlatım</a>da 2. Yeni şiirinde görülen aşırılıklara yer verilmemiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>12.</strong></span> Serbest nazım geleneği devam ettirilmiştir..</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Maviciler</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/maviciler.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2013 11:23:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=985</guid>

					<description><![CDATA[Temsilcileri: Attila ilhan Ahmet Oktay Ferit Edgü, Teoman Civelek Güner Sümer, Özdemir Nutku Edebiyatımızda 1950 sonrasında ortaya çıkan Mavi grubu, &#8220;fikir ve sanatın sosyal bir sınıf ya da grubun bayrağı yapılmayacağı&#8221; görüşüyle ortaya çıkmış; özgürlüğün ve barışın rengi olarak kabul ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Temsilcileri:</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><em>Attila ilhan</em></li>
<li><em>Ahmet Oktay</em></li>
<li><em>Ferit Edgü,</em></li>
<li><em>Teoman Civelek</em></li>
<li><em>Güner Sümer,</em></li>
<li><em>Özdemir Nutku</em></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Edebiyatımızda 1950 sonrasında ortaya çıkan<strong> Mavi grubu</strong>, &#8220;<em><strong>fikir ve sanatın sosyal bir sınıf ya da grubun bayrağı yapılmayacağı</strong></em>&#8221; görüşüyle ortaya çıkmış; özgürlüğün ve barışın rengi olarak kabul edilen<strong> &#8220;Mavi&#8221;</strong> kelimesini çıkardıkları dergiye isim olarak seçmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Ankara Atatürk Lisesi öğrencileri tarafından ilk sayısı 1952&#8217;de çıkarılan Mavi dergisinde, dönemin bazı şair ve yazarları da yazmaya başlamış, derginin tanınmasından sonra bu dergide imzaları bulunan sanatçılara &#8220;<strong>Maviciler</strong>&#8221; adı verilmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Başlangıçta Atatürk ilke ve inkılâpları doğrultusunda Anadolu ülküsünü benimseyen Teoman Civelek, Güner Sümer, Ülkü Arman, Bekir Çiftçi, adlı gençlerin yönetiminde çıkan Mavi dergisi, hiçbir şahıs ya da dergiye cephe almamış, yazar kadrosunu Ömer Faruk Toprak, Ahmet Oktay, Ali Püsküllüoğlu, Ferit Edgü, Bumin Gaffar (Fikret Hakan) gibi imzalarla genişletmiştir. Mavicilerin bu anlayışları fazla uzun sürmemiş, 1954&#8217;ten itibaren Mavi grubundaki yazar ve şairler toplumcu gerçekçi çizgiye kaymışlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">Önceleri tartışma ve polemikten uzak durmayı ilke olarak benimseyen Mavicilerin bu tutumu da değişmiş, <strong>Hisar</strong> dergisiyle Maviciler arasında sert polemikler yaşanmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Mavicilerin toplumcu gerçekçi çizgiye yönelmelerinde</span> en büyük rol, <strong>Attila ilhan</strong>&#8216;a aittir. Başlangıçta <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/halk-edebiyati">halk şiiri</a>ne yakın durarak <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/yunus-emre.htm">Yunus Emre</a>&#8216;nin yolunda gideceklerini söyleyen ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">divan şiiri</a>ni eleştiren Mavicilerin bu anlayıştan vazgeçmeleri de yine <strong>Attila İlhan</strong>&#8216;ın etkisiyle olmuştur. Attila ilhan dergi yönetimine katılmamış, ama yazı ve görüşleriyle Mavicileri yönlendirmiştir. Attila ilhan&#8217;ın katılımıyla Mavi dergisi bir taraftan Hisarcılarla bir taraftan da <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/garip-siiri-1-yeni-akimi.htm">Garipçiler</a>le kalem kavgasına girmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Dergi 1954&#8217;te kapanınca Maviciler de dağılmıştır. Aralarında bazıları <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/2-yeni-siiri.htm">2. Yeni şiir akımı</a>na katılmıştır. Mavi hareketi ise dergiyi çıkaran ve yöneten kişi olmadığı halde günahı ve sevabıyla Attila İlhan&#8217;a mal edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Garip Şiiri (1. Yeni Akımı)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/garip-siiri-1-yeni-akimi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Oct 2013 10:19:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=983</guid>

					<description><![CDATA[GARİP ŞİİRİ (BİRİNCİ YENİ) (1940 -1954) Orhan Veli Kanık Melih Cevdet Anday Oktay Rifat Horozcu Cumhuriyetin ilk dönemi pek çok devrimin yapıldığı bir kuruluş dönemidir. 1940 sonrası ise yapılan yenilikler doğrultusunda toplumda önemli değişiklikler meydana gelmiş; bu arada İkinci Dünya ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>GARİP ŞİİRİ (BİRİNCİ YENİ) (1940 -1954)</strong></span></p>
<ul>
<li><em><strong>Orhan Veli Kanık</strong></em></li>
<li><em><strong>Melih Cevdet Anday</strong></em></li>
<li><em><strong>Oktay Rifat Horozcu</strong></em></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">Cumhuriyetin ilk dönemi pek çok devrimin yapıldığı bir kuruluş dönemidir. 1940 sonrası ise yapılan yenilikler doğrultusunda toplumda önemli değişiklikler meydana gelmiş; bu arada İkinci Dünya Savaşı, çok partili düzen, dünya klasiklerinin Millî Eğitim Bakanlığınca çevrilmesi, Halk Evleri&#8217;nin çalışmaları ve Batı ile güçlü bağların kurulması gibi olaylar Türk kültürü ve edebiyatını derinden etkilemiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">Garip şiiri 1940&#8217;tan sonra değişen yeni sosyal ortamın edebiyattaki ilk yansımasıdır. <strong>Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday</strong> ve <strong>Oktay Rifat Horozcu</strong> olmak üzere üç genç şairin &#8220;<strong>Garip</strong>&#8221; adlı ortak bir şiir kitabı çıkarmasıyla başlayan bu şiir akımı, yerleşik bütün şiir anlayışlarına meydan okumuştur. <strong>Nurullah Ataç</strong> ve <strong>Sabahattin Eyüboğlu</strong>&#8216;nun desteklediği bu akım, toplumda büyük bir tepkiye yol açar. Ancak, bir süre sonra, birçok karşı çıkanı olsa da geniş bir çevrede yaygınlık kazanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Garip şiirinin özellikleri şunlardır:</strong></span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">Duyguya değil, akla dayanılmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Şairaneliğe karşı çıkılmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiirde resim, müzik gibi diğer sanatlardan yararlanma düşüncesi doğru bulunmamış; betimlemeye ve müzikaliteye önem verilmemiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiirin konusu sıradan insanın, halkın hayatından seçilmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiir, sıradan insanın anlayabileceği açıklık ve basitliğe indirgenmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Ölçü ve uyak, şair için engelleyici bir bağ olarak görülmüş, serbest nazım benimsenmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">İmgeye karşı çıkılmış, söz sanatlarına yer verilmeden gerçekliğin çıplak, doğal haliyle yansıtılması istenmiştir.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiir dilinin günlük konuşma dilinden ayrı bir dil olmadığı düşüncesiyle kelimeler genellikle ilk anlamlarıyla kullanılmıştır.</li>
<li style="text-align: justify;">Şiire özgü bir kelime kadrosu olmadığı ileri sürülerek <strong>&#8220;nasır</strong>&#8220;dan &#8220;<strong>lağım</strong>&#8220;a her sözcüğün şiire girebileceği görüşü savunulmuştur.</li>
<li style="text-align: justify;">Kimi şiirlerde sürrealizmden yararlanılmıştır.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>2. Yeni Şiiri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/2-yeni-siiri.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 26 Oct 2013 15:42:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatında Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=963</guid>

					<description><![CDATA[a. Garipçilerin şiiri basite indirgemelerine bir tepki olarak doğmuştur. b. ikinci Yeni hareketi de Garip şiiri gibi, Birinci ve ikinci Dünya Savaşı&#8217;nın doğurduğu bunalım üzerinde ve modemizmin etkileriyle şekillenmiştir. c. Bu şiir hareketi, İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın getirdiği toplumsal yoksulluk ve tek partili yönetimin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="text-align: justify; color: #ff0000;">a.</span><span style="text-align: justify;"> Garipçilerin şiiri basite indirgemelerine bir tepki olarak doğmuştur.</span><br />
<span style="text-align: justify; color: #ff0000;">b.</span><span style="text-align: justify;"> ikinci Yeni hareketi de Garip şiiri gibi, Birinci ve ikinci Dünya Savaşı&#8217;nın doğurduğu bunalım üzerinde ve modemizmin etkileriyle şekillenmiştir.</span><br />
<span style="text-align: justify; color: #ff0000;">c.</span><span style="text-align: justify;"> Bu şiir hareketi, İkinci Dünya Savaşı&#8217;nın getirdiği toplumsal yoksulluk ve tek partili yönetimin dayatmacı politikalarıyla bunalan aydının kendisini ifade ediş tarzına da uygundur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>İkinci Yeni şiirinde görülen başlıca özellikler şunlardır:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;">1.</span> İmge ve söz sanatlarına önem verilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">2.</span> Öykülemeden vazgeçilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">3.</span> Şiir, akıldan uzaklaştırılmak istenmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">4.</span> Duygu ve çağrışıma yaslanılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;">5.</span> Aydın okurlara seslenilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">6</span>. Dadaizm, sürrealizm ve varoluşçuluk akımlarından beslenilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">7.</span> Şiirde anlam geri plana atılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;">8.</span> Gelenek tümüyle dışlanarak içsel, bireyci bir şiir anlayışı geliştirilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">9.</span> Konuşma diline sırt çevrilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">10.</span> Halk kültüründen uzaklaşılarak folklor, şiire düşman bilinmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">11</span>. Nükte, şaşırtmaca ve tekerlemeden kaçınılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;">12.</span> Anlatımda kapalılık tercih edilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">13.</span> Şehirli küçük adama tip çizmeye boş verilmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;">14.</span> Modern çağda yaşayan bireyin topluma ve kendisine yabancılaşması, bunalım, yalnızlık gibi temalar en çok işlenen temalardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>İkinci Yeni Şairleri:</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>İlhan Berk</li>
<li>Turgut Uyar</li>
<li>Edip Cansever</li>
<li>Cemal Süreya</li>
<li>Ece Ayhan</li>
<li>Ülkü Tamer</li>
<li>Sezai Karakoç</li>
<li>Yılmaz Gruda</li>
<li>Tevfik Akdağ</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
