<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Destan Dönemi Türk Edebiyatı &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/destan-donemi-turk-edebiyati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2013 00:56:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Destancılık (Destan Anlatma Geleneği)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/destancilik-destan-anlatma-gelenegi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2013 00:34:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[9. Sınıf Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1541</guid>

					<description><![CDATA[DESTANCILIK (DESTAN ANLATMA GELENEĞİ) Bilinmeyen zamanlarda yaşanan önemli olaylar (göçler, savaşlar, felaketler, kahramanlıklar vb.) milletlerin hafızalarından uzun süre silinmemiş, sözlü gelenek yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Bu süreçte, anlatılanlara olağanüstülükler eklenmiş; yaşanan gerçekler ya tümden unutulmuş ya da önemli ölçüde değişikliğe ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>DESTANCILIK (DESTAN ANLATMA GELENEĞİ)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Bilinmeyen zamanlarda yaşanan önemli olaylar (göçler, savaşlar, felaketler, kahramanlıklar vb.) milletlerin hafızalarından uzun süre silinmemiş, sözlü gelenek yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılmıştır. Bu süreçte, anlatılanlara olağanüstülükler eklenmiş; yaşanan gerçekler ya tümden unutulmuş ya da önemli ölçüde değişikliğe uğramıştır. Yüzyıllar boyunca devam eden bu anlatma sürecinden sonra bir edebiyatçı bu olayları derleyerek manzum biçimde yazıya aktarmıştır. Bu şekilde oluşan uzun manzum eserlere destan denmektedir. Destan, bilinen en eski edebî metin türü; destan anlatma geleneği de bilinen en eski edebiyat geleneğidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Destanları geleneksel biçimde sözlü olarak anlatan kişilere destancı denir. Bu kişiler için Türk lehçelerinde &#8220;<strong>bahşı, jırav, akın, ozan, şair</strong>&#8221; kelimeleri de kullanılmıştır. Günümüz Türkiye&#8217;sinde eski zamanlardaki gibi sürdürülen bir destan anlatma geleneği yoktur.<br />
Her destan, ait olduğu milletin mitolojisi, tarihi, efsaneleri, kahramanları, inanç sistemleri vb. hakkında önemli ipuçlarını barındırır. Destanlardaki olay örgülerinde tarihsel olaylarla efsaneler iç içe geçmiş biçimde anlatılır. Destanların kişi kadroları; insanlar, tanrılar, yarı insan yarı tanrı varlıklar, canavarlar, ejderhalar vb.den oluşur. Bu metinlerde zaman ve mekânlar belirsiz biçimde verilir.<br />
Destanlar ikiye ayrılır: Doğal destanlar ve yapma destanlar. Doğal destanlar, oluş, yayılma ve derlenme aşamalarından geçerek oluşan destanlardır.<br />
<strong>1. Oluş dönemi:</strong> Destanda anlatılan olayların gerçekleşmesi.<br />
<strong>2. Yayılma dönemi:</strong> Bu olayların olağanüstülükler eklenerek kuşaktan kuşağa aktarılması.<br />
<strong>3. Derlenme dönemi:</strong> Bir edebiyatçının bunları derleyerek manzum biçimde ifade etmesi.</p>
<p style="text-align: justify;">Bazı edebiyatçılar, toplumu derinden etkileyen, gerçekleşme zamanlan belli tarihsel olayları ya da kendi düş güçleriyle oluşturdukları olay örgülerini destan (<strong>epope</strong>) türünün kurallarına uygun şekilde yazıya aktarmışlardır. Yapma destan denilen bu metinleri doğal destanlardan ayıran en önemli fark, oluş, yayılma, derlenme aşamalarından geçmeyip bir tek kişi tarafından yaratılmalarıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Yazıya aktarılması bakımından dünyanın bilinen ân eski destanı, ismini başkahramanından alan <strong>Gılgamış&#8217;tır</strong>. Metinde anlatıldığına göre Gılgamış&#8217;ın, üçte ikisi tanrı, üçte biri insandır. Destanda, tanrıların güçlü bir kral olan Gılgamış&#8217;a savaş açıp onu yok etmesi için Endiku&#8217;yu yatmaları; ardından da Endiku ile Gılgamış&#8217;m anlaşarak tanrılara karşı birlikte savaşmaları ve Gılgamış&#8217;ın ölümsüzlüğü araması anlatılmıştır, yaklaşık 3 bin sene önce yazıya geçirilen bu destanda Nuh Tufanı&#8217;ndan Sümerlerin günlük yaşamlarına kadar pek çok bilgiye rastlamak da mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">MÖ 7 ya da 8. yüzyılda oluşturulduğu tahmin edilen <strong>İlyada ve Odise (Odysseia</strong>) Destanları, destan söyleme ve yazma geleneğinin en önemli metinleri arasında kabul edilmektedir. Homeros&#8217;un, Yunan mitolojisine konu olan efsane ve hikâyeleri derleyerek oluşturduğu bu destanlardan İlyada&#8217;da on yıl süren Troya (Truva) Savaşı; Odise&#8217;de ise İthake kralı Odysseus&#8217;un Troya Savaşı&#8217;nın bitmesinin ardından ülkesi Ithake&#8217;ye yaptığı maceralarla dolu on yıllık uzun yolculuk anlatılmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;">İranlı şair <strong>Firdevsî</strong> (934-1020) tarafından kaleme alınan <strong>Şehname</strong>, destan yazma geleneğinin en önemli ve özgün metinlerinden biridir. Altmış bin beyitten oluşan bu destanda İranlıların Müslüman olmadan önceki 1000 yıllık tarihleri anlatılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şairlerin Atası Şamanlar</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/sairlerin-atasi-samanlar.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2013 16:57:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=456</guid>

					<description><![CDATA[Şairlerin Atası Şamanlar Şaman törenlerinin başkişisi olan büyücü ozanların genel adı &#8220;şaman&#8221;dır. Tunguzca kökenli bu sözcük &#8220;coşku, heyecan, sıçramak, oynamak, dövünmek&#8221; gibi anlamlar taşır. Şaman, ataların ruhlarıyla ilişki kurar. Gökteki tanrılara kurban sunmak, ölünün ruhunu gökyüzüne uçurmak, hastalıkları sağaltmak, şamanın ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>Şairlerin Atası Şamanlar</strong><br />
Şaman törenlerinin başkişisi olan büyücü ozanların genel adı <strong>&#8220;şaman&#8221;</strong>dır. Tunguzca kökenli bu sözcük &#8220;coşku, heyecan, sıçramak, oynamak, dövünmek&#8221; gibi anlamlar taşır. <span id="more-456"></span>Şaman, ataların ruhlarıyla ilişki kurar. Gökteki tanrılara kurban sunmak, ölünün ruhunu gökyüzüne uçurmak, hastalıkları sağaltmak, şamanın görevlerindendir, iyi bir şair olmanın yanında usta bir dansçı olan şaman, gerçekleşmesi istenen olayları taklit eder. Törenlere özel giysisiyle katılan şamanın ayin sırasında en önemli aracı davul, bazen de kopuzdur.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Destan Motifleri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-destan-motifleri.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2013 13:33:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destanlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=447</guid>

					<description><![CDATA[TÜRK DESTAN MOTİFLERİ 1. Kök-Börü: Totemizmin bir kalıntısı olarak görülen bu motif, Şamanist destanlarda, özellikle Göktürk destanlarında temel motif özelliğini taşır. Göktürklerin totemi, destansı atası olan börü yani bozkurt, destanlarda olağanüstü güce sahip, kurtarıcı, yol gösterici atalar ruhu, mistik bir ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>TÜRK DESTAN MOTİFLERİ</strong></span><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>1. Kök-Börü:</strong></span> Totemizmin bir kalıntısı olarak görülen bu motif, Şamanist destanlarda, özellikle Göktürk destanlarında temel motif özelliğini taşır. Göktürklerin totemi, destansı atası olan börü yani bozkurt, destanlarda olağanüstü güce sahip, kurtarıcı, yol gösterici atalar ruhu, mistik bir sembol olarak karşımıza çıkar. Göktürkler ve Uygurlar, bayraklarında bir börü başına yer vermişlerdir.<span id="more-447"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Işık:</strong> </span>Şamanizmde yukarı gök, aydınlık dünyadır, iyi ruhlar bu dünyaya gider. Büyük kahramanlar ve iyi ruhlar güneşle ayın korumasındadır. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/destanlar">Destanlar</a>ın büyük kahramanları ve onların eşi olup çocuklarına annelik yapan kadınlar, kutsal bir ışıktan doğarlar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Rüya:</strong></span> Destanlarda tematik yapının mantığını veren ve kahramanın hareket alanını çizen bu motif, kazanılacak başarı ya da yaşanacak felaketi önceden öğrenmeyi sağlayan düşlerle kendini gösterir. Örneğin <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/oguz-kagan-destani.htm"><strong>Oğuz Destanı</strong></a>&#8216;nda Uluğ Türk&#8217;ün gördüğü düş, Oğuz Kağan&#8217;ın ülkesini nasıl genişleteceğini önceden haber verir. <strong>Danişment Gazi</strong> gördüğü düşle <strong>Battal Gazi</strong>&#8216;nin atının yerini öğrenir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4. Ağaç:</strong> </span><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-destanlari.htm">Türk destanları</a>nın hemen hepsinde rastlanan bu motif, sığınak (oba), ata ya da devleti temsil eden sembol olarak yorumlanır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5. Ok-Yay:</strong> </span>Eski çağlarda Türklerin en etkili savaş aracı olan ok-yay, zamanla bir hukuki ve siyasî bir sembol olmuştur. Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey&#8217;in tuğrası ok ve yaydır. Uluğ Türk düşünde doğudan batıya uzanan bir altın yay ve kuzeyden güneye uzanan bir gümüş ok görür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6. At:</strong> </span>Türk destanlarında temel motiflerden biri olan at, kahramanın başarıya ulaşmasında en etkin güçtür; sahibini tehlikelerden korur, ona yol gösterir ve onu uyarır. Atından yoksun kalan bir kahraman gücünü ve cesaretini de kaybedebilir. Battal Gazi, savaş meydanında atını kaybedince başka bir ata binmiş ama gücünü gösterememiş ve esir düşmüştür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7. Kırklar:</strong> </span>Kırk sayısı destanlarda bazı eşya ve davranışları sınırladığı gibi kahramanın etrafındaki kırk yiğit yoldaşı ya da görünmez âlemden gelen kutsal koruyucuları da ifade edebilir. Oğuz Kağan kırk günde yürümeye ve konuşmaya başlar; son verdiği şölende kırk kulaç yüksekliğinde direk diktirir, kırk masa hazırlatır. <strong>Manas Destanı</strong>&#8216;nda Manas&#8217;in ve diğer alplerin kırk çorası (yoldaşı) vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8. Mağara:</strong></span> Bu motif destanlarda sığınak ve ana karnını temsil eder. Şamanist inanca göre Şamanlar bir kuşun sırtında aydınlık dünyaya bir mağaradan çıkmıştır. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/bozkurt-destani.htm">Bozkurt Destanı</a>&#8216;nda eli ayağı kesilerek bataklığa bırakılan çocuk, bir dişi kurt tarafından bir mağaraya kaçırılır ve Göktürklerin ataları bu mağarada türer.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9. Ak Sakallı ihtiyar:</strong></span> Destanlarda hakanların akıl danışıp öğüt diledikleri gün görmüş yaşlılar vardır. Bu motif Türklerin bilgeliğe verdiği değeri gösterir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>10. Yada Taşı:</strong></span> Bu motif, destanlarda millî birlik ve bütünlüğü, halkın mutluluğunu ve devletin idealini temsil eder. Bu taş ülkeden çıkarıldığında birlik ve bütünlük bozulur ve kıtlık baş gösterir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Destanları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-destanlari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 06 Jul 2013 12:37:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destanlar]]></category>
		<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı Nazım Şekilleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=425</guid>

					<description><![CDATA[DESTAN ♦ Ulusal edebiyatların başlangıç eserleri olan destanlar, evrenin yaradılışıyla ilgili kimi efsanelerin ya da toplumu derinden etkileyen savaş, kahramanlık, göç, doğal afet gibi olayların kolektif hayal gücüyle zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleridir. ♦ Başka ulusların edebiyatlarında olduğu gibi Türk edebiyatının ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>DESTAN</strong></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">♦ Ulusal edebiyatların başlangıç eserleri olan destanlar, evrenin yaradılışıyla ilgili kimi efsanelerin ya da toplumu derinden etkileyen savaş, kahramanlık, göç, doğal afet gibi olayların kolektif hayal gücüyle zenginleştirilmiş uzun manzum hikâyeleridir.<span id="more-425"></span></li>
<li style="text-align: justify;">♦ Başka ulusların edebiyatlarında olduğu gibi Türk edebiyatının da ilk örnekleri destanlardır.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ İslamiyetten önceki dönemde oluşan Türk destanlarının hiçbirinin tam ve orijinal metni yoktur. Bunun sebebi bu destanların yazıya geçirilmemesi, yani <strong>Homeros</strong> veya <strong>Firdevsi</strong> gibi büyük bir destan şairi tarafından derlenerek yeniden ve kişisel bir üslupla biçimlendirilmemesidir. Bu destanlar hakkında bugünkü bilgilerimiz <strong>Divan-ü Lügati&#8217;t Türk</strong>&#8216;ten ve başta Çin, İran, Arap belgeleri olmak üzere çeşitli kaynaklardan derlenmiştir.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Oluşum sırasıyla bu dönemin başlıca destanları şunlardır:  </strong></span><a title=" Türk Destanları" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-destanlari-2.htm" rel="bookmark">Türk Destanları</a></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Edebiyatının Dönemlere Ayrılmasındaki Ölçütler</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turk-edebiyatinin-donemlere-ayrilmasindaki-olcutler.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 05 Jul 2013 11:11:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Destan Dönemi Türk Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=413</guid>

					<description><![CDATA[♦ Tarih bilimi insanlığın geçmişini bir bütün olarak ele almakla birlikte Tarih Öncesi Çağlar, İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ olarak bildiğimiz dönemlere ayırarak inceler. Tarihin dönemlere ayrılmasında bazı önemli olayların belirleyici rol oynadığı görülür. &#8220;Yazının İcadı&#8221;, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">♦ Tarih bilimi insanlığın geçmişini bir bütün olarak ele almakla birlikte <em>Tarih Öncesi Çağlar, İlk Çağ, Orta Çağ, Yeni Çağ ve Yakın Çağ</em> olarak bildiğimiz dönemlere ayırarak inceler. Tarihin dönemlere ayrılmasında bazı önemli olayların belirleyici rol oynadığı görülür.<span id="more-413"></span> <strong>&#8220;Yazının İcadı&#8221;, &#8220;Kavimler Göçü&#8221;, &#8220;İstanbul&#8217;un Fethi&#8221; ve &#8220;Fransız İhtilali&#8221;</strong> olarak sıralayabileceğimiz bu olaylar, sonuçlarıyla dönem boyunca etkisini göstermiş, köklü değişikliklere yol açmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"> <span style="color: #ff0000;"><strong>Türk edebiyatı da tarih içinde bir bütünlüğe sahip olduğu halde aşağıdaki dönemlere ayrılmıştır:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı (Destan Dönemi)<br />
<strong>2.</strong> İslam Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk Edebiyatı (Dinî Dönem)<br />
<strong>3</strong>. Batı Uygarlığı Çevresinde Gelişen Türk Edebiyatı (Modern Dönem)</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong> Türk edebiyatının bu dönemlere ayrılmasındaki başlıca ölçütler şunlardır:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. Coğrafi Değişim:</strong><br />
Türklerin Orta Asya&#8217;dan batıya doğru yaptıkları göçlerle geniş bir coğrafyaya yayılarak farklı coğrafi ortamlarda bulunmaları</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2. Kültürel Değişim</strong><br />
Türklerin tarih boyunca karşılaştıkları farklı kültürlerden etkilenmeleri, atlı göçebe-bozkır kültüründen sonra İslam ve Batı uygarlık çevrelerinde yer almaları</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3. Din Değişimi</strong><br />
Türklerin Şamanizm, Budizm, Manihezim gibi dinlerden sonra islam dinini benimsemeleri</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4. Dil Değişimi</strong><br />
Coğrafi ve kültürel değişmelere paralel olarak Türkçenin 12. yüzyıldan itibaren lehçe ve şive ayrılıklarıyla birlikte çeşitli dallara ayrılması</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
