<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/anonim-halk-edebiyati-urunleri/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 13 Nov 2023 18:53:16 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Anonim Halk Şiiri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/anonim-halk-siiri.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Dec 2013 15:23:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1551</guid>

					<description><![CDATA[Söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı olmuş şiirler, anonim halk şiiri geleneği içinde ele alınır. Bu şiir geleneğinin en önemli nazım şekilleri Şunlardır: Mâni Türkü Ağıt Ninni Destan Anonim Halk Şiirine Örnekleri: MANİ Kaşların ok dedikçe Kirpiğin çok dedikçe Pek mi ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Söyleyeni belli olmayan, halkın ortak malı olmuş şiirler, anonim halk şiiri geleneği içinde ele alınır. Bu şiir geleneğinin en önemli <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/nazim-sekilleri">nazım şekilleri</a> Şunlardır:</p>
<ol>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mani.htm">Mâni</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turku.htm">Türkü</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/agit.htm">Ağıt</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ninni.htm">Ninni</a></li>
<li><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/destan.htm">Destan</a></li>
</ol>
<h3><strong>Anonim Halk Şiirine Örnekleri:</strong></h3>
<blockquote><p><strong>MANİ</strong><br />
<em>Kaşların ok dedikçe</em><br />
<em> Kirpiğin çok dedikçe</em><br />
<em> Pek mi gönlün büyüdü</em><br />
<em> Sen gibi yok dedikçe</em></p></blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<blockquote><p><strong>TÜRKÜ </strong></p>
<p><em>Mızıka çalındı düğün mü sandın</em><br />
<em> Al (beyaz) yeşil bayrağı gelin mi sandın</em><br />
<em> Yemen&#8217;e gideni gelir mi sandın</em></p>
<p><em>Tez gel ağam tez gel dayanamirem</em><br />
<em> (Dön gel ağam dön gel dayanamiram)</em><br />
<em> Uyku gaflet basmış uyanamirem</em><br />
<em> Ağam öldüğüne (ey ey ey) inanamirem</em></p>
<p><em>Koyun gelir kuzusunun adı yok</em><br />
<em> Sıralanmış küleklerin sütü yok</em><br />
<em> Ağamsız da bu yerlerin tadı yok</em></p>
<p><em>Tez gel ağam tez gel dayanamirem</em><br />
<em> (Dön gel ağam dön gel dayanamiram)</em><br />
<em> Uyku gaflet basmış uyanamirem</em><br />
<em> Ağam öldüğüne (ey ey ey) inanamirem</em></p>
<p><em>Ağamı yollarlar (yolladım) Yemen eline</em><br />
<em> Çifte tabancayı (tabancalar) takmış beline</em><br />
<em> Ayrılmak olur mu yeni (taze) geline</em></p>
<p><em>Tez gel ağam tez gel dayanamirem</em><br />
<em> (Dön gel ağam dön gel dayanamiram)</em><br />
<em> Uyku gaflet basmış uyanamirem</em><br />
<em> Ağam öldüğüne (ey ey ey) inanamirem</em></p>
<p><strong>Yöresi:</strong> Erzurum<br />
<strong>Kaynak kişi:</strong> Faruk Kaleli<br />
<strong>Derleyen:</strong> Muzaffer Sarısözen</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fıkra</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/fikra.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2013 23:32:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=576</guid>

					<description><![CDATA[FIKRA ♦ Genellikle gerçek olaylardan hareket ederek ders vermeyi amaçlayan, gülmece (mizah) ve yergi, eleştiri öğeleri içeren, sözlü gelenekte yaşayan öykücüklerdir. ♦ Fıkrada ayrıntıya ve uzun betimlemelere yer verilmez. Anlatımda özlülük, yalınlık ön plandadır. ♦ Nasrettin Hoca, İncili Çavuş, Bekri ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="color: #ff0000;">FIKRA</span></strong><br />
♦ Genellikle gerçek olaylardan hareket ederek ders vermeyi amaçlayan, gülmece (mizah) ve yergi, eleştiri öğeleri içeren, sözlü gelenekte yaşayan öykücüklerdir.<br />
♦ Fıkrada ayrıntıya ve uzun betimlemelere yer verilmez. Anlatımda özlülük, yalınlık ön plandadır.<br />
♦ Nasrettin Hoca, İncili Çavuş, Bekri Mustafa gibi belli isimler dışında fıkraların kahramanları imam, molla, derviş, Bektaşi, muhtar, bakkal gibi toplumun her kesiminden insanlardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nasrettin Hoca Fıkraları</strong></span><br />
Hoca akşamleyin eve doğru yürürken, baklava seven bir köylüyle karşılaşır.<br />
— Hocam, biraz önce bir adam büyük bir tepsi baklava götürüyordu&#8230;&#8221;<br />
— Bana ne!<br />
— Fakat adam tepsiyi sizin eve götürüyordu.&#8221;<br />
— O zaman sana ne!&#8221;</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Peştamal</strong></span></p>
<p>Timur ile Hoca bir gün hamama giderler. Hoşbeş ederken Timur, Hoca&#8217;ya sorar:<br />
— Hoca, ben köle olsam bana kaç para değer biçerdin?&#8221; Hoca:<br />
— Ben bu işin tellalı değilim ama bir 15 akçe ederdin!&#8221; Bu laf üstüne Timur çok sinirlenir:<br />
— Hoca, der, senin dediğini kulağın duyuyor mu? Sadece bu peştamal 15 akçe eder be!<br />
Hoca hiç istifini bozmadan:<br />
— Ben zaten peştamala biçtim bu fiyatı, der.</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bekri Mustafa Fıkrası</strong></span><br />
Meşhur Ayyaş Bekri Mustafa, Sultanahmet Camisi&#8217;nin önünden geçmektedir. O sırada musallada bir tabut vardır. Fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu, sırtında cübbesiyle oradan geçen Bekri Mustafa&#8217;yı hoca sanarak namazı kıldırmasını ister. Bekri Mustafa &#8220;Yok, ben hoca değilim&#8221; dese de dinlemezler ve zorla öne geçirirler. Bekri Mustafa tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. Cemaat, kendi arasında konuşmaya başlar:&#8221;Ne derin hoca! Ölüyle bile konuşuyor.&#8221;<br />
Namazdan sonra bazı adamlar Bekri Mustafa&#8217;yı sıkıştırır:<br />
— Hoca çabuk söyle ölüye ne dedin?<br />
— Olmaz, söylenmez, bu bir sırdır, dese de ısrar ederler. Bunun üzerine Bekri Mustafa başlar konuşmaya. Dedim ki:<br />
— Ey falan oğlu falan! Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Sultanahmet&#8217;e imam olmuş dersin.<br />
Onlar gerisini anlarlar&#8230;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halk Hikayesi</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/halk-hikayesi-2.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2013 23:23:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=573</guid>

					<description><![CDATA[HALK HİKÂYESİ ♦ Eski destan geleneğinin yerini alan, genellikle âşıklar tarafından anlatılan, yer yer masal ve destan özellikleri gösterse de kişilerin ve olayların doğal boyutlara indirildiği aşk ve kahramanlık hikâyeleridir. ♦ Nesir ve nazım karışık olarak kullanılır. Olayların anlatımı nesir, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HALK HİKÂYESİ</strong></span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;">♦ Eski destan geleneğinin yerini alan, genellikle âşıklar tarafından anlatılan, yer yer masal ve destan özellikleri gösterse de kişilerin ve olayların doğal boyutlara indirildiği aşk ve kahramanlık hikâyeleridir.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Nesir ve nazım karışık olarak kullanılır. Olayların anlatımı nesir, karşılıklı konuşmalar ve duyguların anlatımı nazım biçimindedir.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Döşeme denilen giriş, olay ve dua olmak üzere üç bölümden oluşur.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Âşıklar halk hikâyelerini saz eşliğinde anlatır; taklit yaparak, jest ve mimiklerle anlatımlarını canlandırırlar.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Kuşaktan kuşağa sözlü olarak aktarılır.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Halk hikâyelerinde kahramanlar bey, tüccar, kadı, bey kızı, fakir delikanlı, eşkıya gibi halktan kişilerdir.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Halk hikâyesinin ilk örnekleri 16.yüzyıldan itibaren görülmüştür.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Anadolu&#8217;da bilinip anlatılan halk hikâyelerinin sayısı yüze varır. Âşık Garip, Kerem ile Aslı, Emrah ile Selvi, Elif ile Mahmut, Arzu ile Kanber, Tahir ile Zühre, Köroğlu, Ferhat ile Şirin en ünlü halk hikâyeleridir.</li>
<li style="text-align: justify;">♦ Zaman zaman özellikle meddahlığın da işe karıştığı çok yönlü bir geleneksel gösteri sanatına dönüşen halk hikâyeciliği, kahvehane, köy odası gibi mekânlarda icra edilmiştir.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Kerem ile Aslı Hikâyesi</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Asıl adı Ahmet Mirza olan Kerem, Isfahan Şahının oğludur. Şahın hazinedarlığını yapan Ermeni Keşişinin kızı Aslı ile Kerem birbirlerini severler. Şah Keşişten kızı oğluna ister. Keşiş, bir Müslüman kız vermek istemez. Fakat hükümdarın isteğini reddedemez; bir mühlet ister ve bu mühletin içinde gizlice memleketten kaçar. Kerem de Aslı&#8217;nın peşinden yola düşer, işte, Keremin sevdiği kızın ardınca bütün Anadolu&#8217;yu baştan başa gezmesi böylece başlar.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kerem artık yanında sadık arkadaşı Sofu, omzunda sazı ile bir &#8220;Âşık&#8221; olmuştur. Her gittiği yerde, her rastladığına sazıyla ve yanık türküleriyle, Aslı&#8217;nın izini sorar, ona haber verenler de olur, vermeyenler de&#8230; Bazı defa nehirlere, dağlara, kayalara, dağlardaki hayvanlara derdini döker; yolunu bağlayan karlı, boranlı bellerden yol ister. Onun önüne çıkan engeller, bir defa inkisarına uğradılar mı iflah olmazlar.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kerem aşk ateşinde pise pise kemale erer, keramet sahibi olur. Allah onun her dileğini yerine getirir.</em><br />
<em> Bazı şehirlerde Kerem, Aslı Han&#8217;a bir zaman kavuşur. Keşişten habersizce bir müddet birbirlerine sevgilerini anlatırlar, dertlerini dökerler: Erzincan Bağlarında ve Kayseri&#8217;de olduğu gibi&#8230;</em><br />
<em> Kayseri&#8217;de musalla taşı üstünde bir cenaze görürler. Kerem cenazeye şunları söyler:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Mal sahibi nice gördün halini</em><br />
<em> Felek pençesine düşmüş gidersin</em><br />
<em> Beğenmezdin türlü libas giymeyi</em><br />
<em> Şimdi üryan ceset olmuş gidersin.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tutmaz idin bir fakirin elini</em><br />
<em> Sormaz idin yoksulların halini</em><br />
<em> Haram helâl kazandığın malını</em><br />
<em> Şu fâni dünyaya dökmüş gidersin.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Malın vardı yükseklerden uçardın</em><br />
<em> Meclisler kurup da bade içerdin</em><br />
<em> Atın binip sağa sola koşardın</em><br />
<em> Şimdi kara yere koşmuş gidersin.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dertli Kerem eder nic&#8217; olur halim</em><br />
<em> Bana senden oldu ey kanlı zalim</em><br />
<em> Hiç vâdeye bakmaz erişir ölüm</em><br />
<em> Ecel şerbetini içmiş gidersin.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kerem Erzurum&#8217;da hasta yatarken, Aslı Han&#8217;ın üç gün sonra geleceğini haber verirler. O zaman şu türküyü söyler:</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bir han köşesinde kalmışam hasta</em><br />
<em> Gözlerim kapıda kulağım seste</em><br />
<em> Kendim gurbet elde gönül heveste</em><br />
<em> Gelme ecel gelme üç gün ara ver</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Al benim sevdamı götür yâre ver.</em><br />
<em> Erzurum dağları duman dildedir</em><br />
<em> Başım yastıktadır gözüm yoldadır</em><br />
<em> Aslı hayın yârdır adam aldadır</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Gelme ecel gelme üç gün ara ver</em><br />
<em> Al benim sevdamı götür yâre ver.</em><br />
<em> Erzurum dağları kardır geçilmez</em><br />
<em> Gizli sırdır her adama açılmaz</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ayrılık şerbeti zehir içilmez</em><br />
<em> Gelme ecel gelme üç gün ara ver</em><br />
<em> Al benim sevdamı götür yâre ver.</em><br />
<em> Felek sen mi kaldın bana gelecek</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Akıttın göz yaşım kimler silecek</em><br />
<em> Kerem&#8217;e dediler Aslı&#8217;n gelecek</em><br />
<em> Gelme ecel gelme üç gün ara ver</em><br />
<em> Al benim sevdamı götür yâre ver.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Sonunda Kerem Aslı&#8217;sının peşinden Halep&#8217;e varır. Halep Paşasına kendini sevdirir: Paşa, Keşişi tehdit ederek kızını Kerem&#8217;e vermeye razı eder. iki sevdalının nikâhları kıyılır. Fakat kötü ruhlu Keşiş onlara son fenalığı yapar: Kızına sihirli bir gerdeklik gömlek giydirir. Bu gömlek son düğmesine kadar açılır, tekrar kapanır imiş. Kerem sevdiğinin düğmelerini bir türlü çözemez. Yüreğinden kopup gelen ateşle yanar, kül olur.</em><br />
<em> Kerem&#8217;in külleri dağılmasın diye bekleyen Aslı Han&#8217;ın saçları, küllerin içinde kalmış bir kıvılcımla tutuşur; iki âşığın ancak külleri birbirine kavuşur.</em><br />
<em> Mutlu bitmeyen bir macera olduğu için Kerem hikâyesi toy, düğün ve kış geceleri muhabbetlerinde çok sevildiği halde, başından sonuna kadar anlatılmaz; hattâ birçok yerlerde anlatılması günah sayılır.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Efsane</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/efsane.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2013 22:47:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=571</guid>

					<description><![CDATA[EFSANE ♦ Olağanüstü varlıkları ve olayları konu edinen ya da tarihsel bir olayı olağanüstü öğeler katarak öyküleyen anlatı türüdür. ♦ Efsanenin başlıca niteliği bir inanış konusu olmasıdır. Efsanenin anlattığı şeyler, halk arasında gerçekten olmuş kabul edilir. Bu yönüyle efsane masaldan ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>EFSANE</strong></p>
<ul>
<li>♦ Olağanüstü varlıkları ve olayları konu edinen ya da tarihsel bir olayı olağanüstü öğeler katarak öyküleyen anlatı türüdür.</li>
<li>♦ Efsanenin başlıca niteliği bir inanış konusu olmasıdır. Efsanenin anlattığı şeyler, halk arasında gerçekten olmuş kabul edilir. Bu yönüyle efsane masaldan ayrılır.</li>
<li>♦ Efsanelerin belirli üslup nitelikleri olmadığından konuşma diline dayalı düz bir anlatımları vardır.</li>
<li>♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Edebiyat</a>ta efsanelerden geniş ölçüde yararlanılır.</li>
<li>♦ Örneğin <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">divan edebiyatı</a>nda <strong>&#8220;kaknus</strong>&#8221; adı verilen kuğu kuşu ile ilgili efsane sık sık karşılaşılır.</li>
</ul>
<p><strong>Efsane şudur: </strong></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Türlü renkler ve nakışlarla süslü bu kuşun ağzında 360 delik varmış. Yüksek dağların tepesinde rüzgâra karşı oturunca bu deliklerden türlü sesler çıkarmış. Söylentiye göre musiki, kaknusun gagasındaki bu deliklerden çıkan seslerden alınmaymış. Bin yıl kadar yaşadığı söylenen bu kuş, öleceğine yakın çalı çırpı toplayıp üzerine oturur, acıklı bir şekilde ötmeye başlarmış. Sonra da kanatlarını birbirine çarparak çıkardığı kıvılcımla çalı çırpıyı tutuşturur, ateşin içinde yanar, kül olurmuş. Fakat külünden hemen bir yumurta meydana gelir ve bu yumurtanın içinde kendisi gibi bir kuş yavrusu çıkarmış.</em></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tekerleme</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/tekerleme.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 30 Sep 2013 22:28:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=569</guid>

					<description><![CDATA[TEKERLEME ♦ Biçim, içerik ve işlevleri bakımından sınırları belli olmayan ürünlerdendir. ♦ Masal, halk hikâyesi, halk tiyatrosu gibi türler içinde görülebildiği gibi bağımsız bir tür olarak da örnekleri vardır. ♦ Ses oyunları ve çağrışımlarla birbirine bağlanan, genellikle birbirini tutmaz düşüncelerin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>TEKERLEME</strong></p>
<ul>
<li>♦ Biçim, içerik ve işlevleri bakımından sınırları belli olmayan ürünlerdendir.</li>
<li>♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/masal.htm">Masal</a>, halk hikâyesi, halk tiyatrosu gibi türler içinde görülebildiği gibi bağımsız bir tür olarak da örnekleri vardır.</li>
<li>♦ Ses oyunları ve çağrışımlarla birbirine bağlanan, genellikle birbirini tutmaz düşüncelerin sıralanmasına dayanan kalıplaşmış söz dizisidir.</li>
<li>♦ Başlıca türleri masal tekerlemeleri, oyun tekerlemeleri, tören tekerlemeleri ve bağımsız tekerlemelerdir.</li>
</ul>
<p><strong>Masal Tekerlemesi</strong><br />
Bir varmış, bir yokmuş<br />
Allah&#8217;ın deli deli kulları pek çokmuş<br />
Bizden daha delisi hiç yokmuş<br />
Çok demesi pek günahmış&#8230; Azdan çoktan<br />
Hoppala hoptan<br />
Sana bir mintan yaptırayım çerden çöpten<br />
İlikleri karpuz kabuğundan, düğmeleri turptan</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ninni</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ninni.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 23:25:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Şekilleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=567</guid>

					<description><![CDATA[NİNNİ Çocukları uyutmak amacıyla ezgiyle söylenen manzum &#8211; bazen de mensur- sözlerdir. Bağımsız bir nazım biçimi değil, bir türkü türüdür. Genellikle mani biçiminde oluşturulmuştur. Bazen de kimi türkülerin sözleri değiştirilerek ninni ezgisiyle söylendiği görülmektedir. Ninni Örneği: Bahçelerden su gelir Tekkelerden ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>NİNNİ</strong></span></p>
<ul>
<li>Çocukları uyutmak amacıyla ezgiyle söylenen manzum &#8211; bazen de mensur- sözlerdir.</li>
<li>Bağımsız bir nazım biçimi değil, bir <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turku.htm">türkü</a> türüdür. Genellikle <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mani.htm">mani</a> biçiminde oluşturulmuştur. Bazen de kimi türkülerin sözleri değiştirilerek ninni ezgisiyle söylendiği görülmektedir.</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ninni Örneği:</strong></span></p>
<p><em>Bahçelerden su gelir</em><br />
<em> Tekkelerden hu gelir</em><br />
<em> Yavrum yattı beşiğe</em><br />
<em> Şimdi uykusu gelir</em></p>
<p><em>Uyusun da büyüsün ninni</em><br />
<em> Koşa koşa yürüsün ninni</em><br />
<em> Kocaman olsun ninni</em><br />
<em> Tıpış tıpış yürüsün ninni</em></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ağıt</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/agit.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 23:20:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Şekilleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=564</guid>

					<description><![CDATA[AĞIT ♦ Acıklı bir olayı konu alan türkülerin genel adıdır. Bağımsız bir nazım biçimi olmayıp türkülerin ya da koşmaların bir türüdür. ♦ Eski Türk toplumunda yuğ törenlerinde söylenen saguların devamı niteliğindedir. ♦ Önceleri sadece sevilen bir kişinin trajik sayılacak bir ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>AĞIT</strong></span><br />
♦ Acıklı bir olayı konu alan <a title="türkü" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turku.htm">türkü</a>lerin genel adıdır. Bağımsız bir nazım biçimi olmayıp türkülerin ya da koşmaların bir türüdür.<br />
♦ Eski Türk toplumunda yuğ törenlerinde söylenen <a title="sagu" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sagu.htm">sagu</a>ların devamı niteliğindedir.<br />
♦ Önceleri sadece sevilen bir kişinin trajik sayılacak bir olay içinde ölmesiyle söylenen <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/agit.htm">ağıt</a>lar giderek üzücü nitelikteki başka olaylar sonunda da söylenir olmuştur. Yurdun işgali, doğal afetler, evlenen kızın baba evinden ayrılacak olmasının hüznü, genç yaşta dul kalan <a title="kadın" href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>ın sıkıntıları, yavrusunu kaybeden annenin acısı, geyik ya da koyun gibi kimi hayvanların başlarına gelen olaylar da ağıtların konuları arasına girmiştir.<br />
♦Ağıtlar belli bir ezgiyle söylenir. Diğer türkülerden ezgisiyle ayrılır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağıt Örneği:</strong></span></p>
<p><strong>Kızılırmak Türküsü (Ağıt)</strong></p>
<p>Silah getir şu kartalı vuralım<br />
Dalgıç getir şu gelini bulalım<br />
Gelinsiz köylere nasıl varalım</p>
<p>Kızılırmak yedin allı gelini<br />
Gelini gelin suna boylumu</p>
<p>Kızılırmak parça parça olaydın<br />
Her parçanı bir diyara salaydın</p>
<p>Sen de benim gibi yarsız kalaydın<br />
Kızılırmak yedin allı gelini<br />
Gelini gelin suna boylumu</p>
<p>Köprüye varınca köprü yıkıldı<br />
Üç yüz atlı birden suya döküldü<br />
Nice yiğitlerin boynu büküldü</p>
<p>Kızılırmak yedin allı gelini<br />
Gelini gelin suna boylumu</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkü</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/turku.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 23:08:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Şekilleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=560</guid>

					<description><![CDATA[TÜRKÜ ♦ Özel bir ezgiyle söylenen bir nazım biçimi ve türüdür. Halk şiirinin öteki türlerinden ezgisiyle ayrılır. Mani ya da koşma biçiminde söylenmiş bir şiir bile türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur. ♦ Genellikle bent ve kavuştak bölümünden oluşur. Bent, türkünün ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>TÜRKÜ</strong><br />
♦ Özel bir ezgiyle söylenen bir nazım biçimi ve türüdür. Halk şiirinin öteki türlerinden ezgisiyle ayrılır. <a title="mani" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mani.htm">Mani</a> ya da koşma biçiminde söylenmiş bir şiir bile türkü ezgisiyle söylendiğinde türkü olur.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Genellikle bent ve kavuştak bölümünden oluşur. Bent, türkünün asıl sözlerinin bulunduğu bölümdür. <span style="color: #ff0000;"><strong>Kavuştak</strong></span> ise bendin sonunda tekrarlanan <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;nakarat&#8221;</strong></span> tır. Bu bölüme <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;bağlama&#8221;</strong></span> da denir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Bent ve kavuştaklardaki dize sayısı iki-dört arasında değişir. Kimi türkülerde kavuştak olmayabilir. Bent ve kavuştaklar kendi aralarında değişik biçimlerde uyaklanır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Genellikle yedili, sekizli, on birli hece ölçüsüyle söylenir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Türküler konularına göre sevda türküleri, gurbet türküleri, askerlik türküleri, hapishane türküleri, kahramanlık türküleri, ölüm türküleri (ağıtlar), eşkıya türküleri, tören türküleri, doğa türküleri, oyun türküleri&#8230; gibi türlere ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Türküler ezgilerine göre ise <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;usullü türküler&#8221;</strong></span> ve <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;usulsüz türküler&#8221;</strong></span> olmak üzere ikiye ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Usullü türküler <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;oyun havalan&#8221;</strong></span> dır. Bunlara Urfa&#8217;da <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;kırık hava&#8221;</strong></span>, Konya&#8217;da &#8220;oturak&#8221;, Karadeniz&#8217;de <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;horon</strong></span>&#8220;, Ege&#8217;de &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>zeybek</strong></span>&#8220;, Trakya&#8217;da &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>karşılama</strong></span>&#8220;, Erzurum&#8217;da &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>Sümmani</strong></span>&#8220;, İsparta yöresinde <span style="color: #ff0000;"><strong>dattiri</strong></span>&#8221; gibi değişik adlar verilir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Usulsüz <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/turku.htm">türkü</a>ler ise &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>uzun hava</strong></span>&#8221; lardır. Uzun havalar, &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>bozlak</strong></span>&#8220;, &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>divan</strong></span>&#8220;, &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>hoyrat</strong></span>&#8220;, &#8220;<span style="color: #ff0000;"><strong>kayabaşı</strong></span>&#8220;,&#8221;<span style="color: #ff0000;"><strong>maya</strong></span>&#8221; gibi yörelere göre farklı adlar alır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Söyleyeni belli olan, adı belli âşıklarca söylenen türküler de vardır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Türkü Örneği</strong></span><br />
Bülbül ne yatarsın Çukurova&#8217;da<br />
Eşin şahin kapmış kendin yuvada<br />
Kendim gurbet elde gönül sılada<br />
&#8212;&#8211;Ötme garip bülbül gönül şen değil  <span style="color: #ff0000;">(Bağlama)</span></p>
<p>Bülbülün yatağı bahçeler bağlar<br />
Garibin yatağı kahveler hanlar<br />
Gurbet elde ölsem bana kim ağlar<br />
&#8212;-Ötme garip bülbül gönül şen değil</p>
<p>Bülbül ne yatarsın bahar erişti<br />
Kırmızı gül koncasına kavuştu<br />
Sılada sevdiğim aklıma düştü<br />
&#8212;-Ötme garip bülbül gönül şen değil</p>
<p>Bülbül ne yatarsın bahar yaz geldi<br />
Bizim göle ördek geldi kaz geldi<br />
Sılada sevdiğim benden vazgeldi<br />
&#8212;-Ötme garip bülbül gönül şen değil</p>
<p>Bülbül ne yatarsın baharın vakti<br />
Yıkıldı gönlümün sarayı tahtı<br />
Böyledir âlemde âşıkın bahtı<br />
&#8212;-Ötme garip bülbül gönül şen değil</p>
<p>Gülün nazla ömrü gelip geçiyor<br />
Bülbül kafesinden kaçmış uçuyor<br />
Kervan yükün almış konup göçüyor<br />
&#8212;-Ötme garip bülbül gönül şen değil</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mani</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/mani.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 29 Sep 2013 22:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Halk Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim halk edebiyatı nazım biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Biçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Nazım Şekilleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=558</guid>

					<description><![CDATA[MANİ ♦ Dört dizeden oluşur. Anonim halk şiirinin en küçük biçimidir. ♦ Genellikle 7&#8217;li hece kalıbıyla söylenir. ♦ İlk iki dize hazırlık dizesidir. Asıl anlatılmak istenen son iki dizede verilir. ♦ Uyak düzeni a a x a biçimindedir. ♦ Kendine ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3450" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/09/mani.jpg" alt="mani" width="960" height="435" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/09/mani.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/09/mani-768x348.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>MANİ</strong></span><br />
♦ Dört dizeden oluşur. Anonim halk şiirinin en küçük biçimidir.<br />
♦ Genellikle 7&#8217;li hece kalıbıyla söylenir.<br />
♦ İlk iki dize hazırlık dizesidir. Asıl anlatılmak istenen <span style="text-decoration: underline;">son iki dizede</span> verilir.<br />
♦ Uyak düzeni <strong>a a x a</strong> biçimindedir.<br />
♦ Kendine özgü bir ezgiyle söylenir.<br />
♦ Daha çok, <a title="kadın" href="http://www.kadinlarsitesi.com">kadınlar</a> tarafından söylenir.<br />
♦ Manilerin söylendiği başlıca ortamlar şunlardır: Nişan ve evlenme törenleri; asker uğurlama, sıra geceleri gibi şenlikler; sünnet törenleri; yufka açma, bulgur çekme, çapa yapma, ekin biçme gibi imece usulü yapılan iş zamanları; Hıdrellez, Nevruz, bayram, ramazan gibi özel günler&#8230;<br />
♦ Maniler konularına göre niyet manileri, atışma manileri, tarlada ve işte çalışırken söylenen maniler, bekçi ve davulcu manileri, satıcıların söyledikleri maniler, semai kahvelerinde söylenen cinaslı maniler, âşık hikayecilerin söyledikleri maniler, mektup manileri, düğünlerde söylenen maniler biçiminde ayrılabilir.<br />
♦ Fars edebiyatındaki &#8220;rubai&#8221; nin etkisiyle doğduğu sanılmaktadır.<br />
♦ Birçok mani çeşidi vardır. En çok kullanılanlar düz mani, kesik mani, cinaslı mani, yedekli mani (artık mani) ve karşılıklı manidir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Düz Mani:</span> </strong>Dört dizeli manidir.</p>
<blockquote><p>Ak üzüm asmasıyım<br />
Fabrika basmasıyım<br />
Bana doktor ne lazım<br />
Ben sevda hastasıyım<br />
*****<br />
Bahçede hanımeli<br />
Derdinden oldum deli<br />
Âlemde hüner odur<br />
Sevmeli sevilmeli</p></blockquote>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kesik Mani: </strong></span>ilk dizesi yedi heceden az olan cinaslı manilerdir. Bunlara <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;cinaslı mani&#8221;</strong></span> de denir.</p>
<blockquote><p>Güle naz<br />
Bülbül eyler güle naz<br />
Girdim bir dost bağına<br />
Ağlayan çok gülen az</p></blockquote>
<blockquote><p>Kuleden<br />
Ses geliyor kuleden<br />
O kaş o göz değil mi?<br />
Beni sana kul eden</p></blockquote>
<p>Kesik manilerde dize sayısı dörtten fazla (en çok 18 dize) olabilir.</p>
<blockquote><p>Ya kalemi<br />
Ya divit ya kalemi<br />
Güzel seni yaradan<br />
Dedi mi yak âlemi<br />
Felek attı topların<br />
Yıktı benim kalemi</p></blockquote>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Yedekli (Artık) Mani : </strong></span>Düz maninin sonuna iki dize daha eklenmesiyle oluşan altı dizeli manidir. Uyak düzeni genellikle aaxaxa biçiminde olur. Cinaslı uyak kullanılmaz, birinci dizeleri kısa değildir.</p>
<blockquote><p>ilkbahara yaz derler<br />
Şirin söze naz derler<br />
Kime derdim söylesem<br />
Bu dert sana az derler<br />
Kendin ettin kendine<br />
Yana yana gez derler</p>
<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p>Kaşların keman senin<br />
Bakışın yaman senin<br />
Ne hain yâr imişsin<br />
Elinden aman senin<br />
Cefaların ben çektim<br />
El sürer sefan senin</p></blockquote>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Deyiş (Karşılıklı Mani):</strong></span> İki kişinin karşılıklı söylediği manilerdir. Soru &#8211; cevap şeklinde düzenlenir.</p>
<blockquote><p>A benim bahtı yârim<br />
Gönlümün tahtı yârim<br />
Yüzünde göz izi var<br />
Sana kim baktı yârim</p>
<p>Kapıdan baktı yârim<br />
Su gibi aktı yârim<br />
Yüzüme göz değmedi<br />
Güneşler baktı yârim</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halk Hikayesi</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/halk-hikayesi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Jul 2013 20:17:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Olay Çevresinde Oluşan Edebi Metinler]]></category>
		<category><![CDATA[Anonim Halk Edebiyatı Ürünleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=322</guid>

					<description><![CDATA[HALK HİKÂYESİ ♦ 16. yüzyıldan itibaren destanın yerini alan ve sözlü halk geleneğinde yaşarlığını sürdüren anlatılardır.  Halk Hikâyesinin Destandan Farkı: ♦ Anlatının büyük ölçüde nesir biçiminde sürdürülmesi, toplum içindeki ilişkilerin ya da toplumdaki zümreler arasındaki karşıtlığın yansıtılması, olayların ve kişilerin gerçeğe, ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>HALK HİKÂYESİ</strong></span><br />
♦ 16. yüzyıldan itibaren <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/destanlar">destan</a>ın yerini alan ve sözlü halk geleneğinde yaşarlığını sürdüren anlatılardır. <span id="more-322"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Halk Hikâyesinin Destandan Farkı:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">♦ Anlatının büyük ölçüde nesir biçiminde sürdürülmesi, toplum içindeki ilişkilerin ya da toplumdaki zümreler arasındaki karşıtlığın yansıtılması, olayların ve kişilerin gerçeğe, doğal boyutlara daha çok yaklaştırılması halk hikâyesini destandan ayıran temel farklardır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Bazı halk hikâyeleri karmaşık olmayan, basit bir olay örgüsüne dayanır. Bunlar, içinde yer alan türküleriyle birlikte bir iki saatte anlatılabilir. Bazı halk hikâyelerinde ise uzun ve karmaşık bir olay örgüsü vardır. Kişi sayısının çok olduğu, birbirini izleyen birçok olayın anlatıldığı bu tür halk hikâyeleri bir oturumda bitmez, birkaç gece sürer.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Halk hikâyeleri de destanda olduğu gibi bir tema etrafında oluşan bir olay örgüsünün, kişi, yer ve zaman gibi öğelerin bütün oluşturduğu bir yapıya sahiptir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
