<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edebi Sanatlar &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/edebi-sanatlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Fri, 22 Dec 2023 19:36:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Teşhis (Kişileştirme)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/teshis-kisilestirme.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Dec 2013 16:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1515</guid>

					<description><![CDATA[Teşhis (Kişileştirme) Nedir? :  insan dışındaki varlıkları (hayvan, nesne, kavram vb.) insana özgü niteliklerle anlatmaya teşhis denir. Teşhis sanatının olduğu her yerde kapalı istiare de vardır. ÖRNEK 1 Lügat bir isim ver bana hâlimden. Herkesin bildiği dilden bir isim Eski ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3425" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme.jpg" alt="Teşhis (Kişileştirme)" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Teşhis (Kişileştirme) Nedir? :  </strong></span>insan dışındaki varlıkları (hayvan, nesne, kavram vb.) insana özgü niteliklerle anlatmaya teşhis denir. Teşhis sanatının olduğu her yerde kapalı istiare de vardır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Lügat bir isim ver bana hâlimden.</em><br />
<em> Herkesin bildiği dilden bir isim</em><br />
<em> Eski esvaplarım, tutun elimden.</em><br />
<em> Aynalar söyleyin bana, ben kimim.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Necip Fazıl Kısakürek</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu dizelerde lügat, esvaplar (giysiler) ve aynalar, insana özgü niteliklerle (birisine isim verme, elinden tutma, söz söyleme) anlatılarak kişileştirilmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>İşkence yaptıkça bana gülerdi.</em><br />
<em> Bunda yalan yoktur herkes de gördü.</em><br />
<em> Bir çekirdek verdim dört bostan verdi.</em><br />
<em> Benim sadık yârim kara topraktır.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, bu dörtlükte toprakla ilgili olarak<strong> &#8220;İşkence yaptıkça bana gülerdi&#8221;</strong> ifadesini kullanarak toprağı kişileştirmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 3:</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Hatırlarım küçük kirli bir bulut</em><br />
<em> Durmuş olup bitenleri seyrediyordu</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ilhan-berk.htm"><strong>İlhan Berk</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bulutlara insani bir özellik verildiğinden kişileştirme sanatı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 4</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Mahmur uyanır gölgede binlerce ziyalar.</em><br />
<em> Çöller düşünür, gün düşünür, gölgeler ağlar.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emin Bülent Serdaroğlu</strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, ışığa (ziyalar) uyanma, çöllere ve güne düşünme, gölgelere de ağlama özelliğini vererek bunları kişileştirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm</link>
					<comments>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Dec 2013 16:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1513</guid>

					<description><![CDATA[Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek kinaye ile ilgili örnek dizeler şiirler cümleler Kinaye: Metinde mecaz anlamıyla kullanılan bir sözün gerçek anlamıyla da doğru olmasına ve bir gerçeği yansıtmasına kinaye denir. ÖRNEK 1 Kimse kimsenin kamburunu taşımaz. Bu cümlede asıl olarak ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek kinaye ile ilgili örnek dizeler şiirler cümleler</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3322" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/kinaye.jpg" alt="kinaye sanatı" width="660" height="302" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kinaye: </strong></span>Metinde mecaz anlamıyla kullanılan bir sözün gerçek anlamıyla da doğru olmasına ve bir gerçeği yansıtmasına kinaye denir.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 1</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Kimse kimsenin kamburunu taşımaz.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlede asıl olarak <strong>&#8220;hiç kimsenin başka bir kişinin derdini sıkıntısını çekemeyeceği</strong>&#8221; anlatılmaktadır. Bu, mecaz anlamdır ama söz, gerçek anlamıyla da doğrudur. Yani hiç kimse başka bir kişinin kambur (Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek)unu taşıyamaz.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 2:</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Lekenin bulaşması kolay, çıkması güçtür.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlede şu anlatılmak istenmektedir: <strong>&#8220;Bir kişinin yüz kızartıcı bir durumla karşılaşması, ayıp sayılan bir olayı gerçekleştirmesi kolaydır. Ama bundan, bu olayın yansımalarından kurtulması güçtür.</strong>&#8221; Bu anlam, kelimelere mecaz anlam yüklendiğinde ortaya çıkmaktadır. Bu cümle, gerçek anlamıyla da bir doğruya işaret etmektedir. Yani lekenin (kirliliği gösteren izin) bulaşması, çıkmasından kolaydır.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 3:</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Ben toprak oldum yoluna</em><br />
<em> Sen aşırı gözetirsin</em><br />
<em> Şu karşıma göğüs geren</em><br />
<em> Taş bağırlı dağlar mısın</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/yunus-emre.htm"><strong>Yunus Emre</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu dörtlüğün son dizesindeki taş bağırlı dağlar sözünde kinaye vardır. Çünkü mecaz anlamıyla &#8220;<strong>acımasız</strong>&#8221; anlamına gelen taş bağırlı sözü, gerçek anlamıyla (dağın taşlardan oluşması) da doğrudur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teşbih (Benzetme) Sanatı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2013 18:48:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1418</guid>

					<description><![CDATA[Teşbih (Benzetme) Bir varlığın niteliğini daha güçlü ve etkili şekilde anlatmak amacıyla o varlığı, nitelik bakımından daha güçlü ve belirgin olan başka bir varlığa benzetmeye teşbih adı verilir. Eksiksiz bir teşbihte dört öge bulunur: Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3427" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati.jpg" alt="Teşbih (Benzetme) Sanatı" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></h2>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Teşbih (Benzetme)</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bir varlığın niteliğini daha güçlü ve etkili şekilde anlatmak amacıyla o varlığı, nitelik bakımından daha güçlü ve belirgin olan başka bir varlığa benzetmeye teşbih adı verilir.<br />
<strong>Eksiksiz bir teşbihte dört öge bulunur:</strong> Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağıdaki teşbihte bu dört öge de kullanılmıştır:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir yerde teşbih sanatından söz edebilmek için orada benzeyenin ve kendisine benzetilenin bulunması yeterlidir. Yani teşbih için dört öğenin bir arada bulunması şart değildir:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>altın gibi saç</li>
<li>altın şarısı saç</li>
<li>altın saç</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dört çeşit benzetme vardır:</strong> Ayrıntılı, kısaltılmış, pekiştirilmiş ve güzel benzetme.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>a. Ayrıntılı benzetme:</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Dört öğesi de bulunan benzetmedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Örnek 1:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Taş gibi sert çörek</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Benzeyen:</strong> çörek</li>
<li><strong>Kendisine Benzetilen:</strong> taş</li>
<li><strong>Benzetme Yönü:</strong> Sertlik</li>
<li><strong>Benzetme edatı:</strong> gibi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Örnek 2:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Değirmen misali döner başım</em><br />
<em> Sevda değil, bu bir hışım.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bedri Rahmi Eyuboğlu</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Benzeyen:</strong> başım</li>
<li><strong>Kendisine benzetilen:</strong> değirmen</li>
<li><strong>Benzetme yönü:</strong> dönmesi</li>
<li><strong>Benzetme edatı:</strong> misali</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><b>b. K</b><b>ı</b><b>salt</b><b>ı</b><b>lm</b><b>ış</b><b> </b><strong>benzetme: </strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Benzetme yönünün belirtilmediği benzetmedir. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b><b>RNEK </b>1</span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Türkiye cennet gibidir.</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>Türkiye</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>cennet</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>:</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: </b>gibi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b></span><b><span style="color: #ff0000;">RNEK 2:</span> </b></p>
<p style="text-align: justify;">Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.</p>
<p style="text-align: justify;">Bin atlı o gün <b>dev gibi bir orduyu </b>yendik.</p>
<p style="text-align: justify;" align="right"><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>ordu</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>dev</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: </b>gibi</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>c. Pekiştirilmiş benzetme: </strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Benzetme edatının bulunmadığı benzetme türüdür. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b><b>RNEK </b></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yalnız bu katta mümkün olur daimi uçuş.</em><br />
<em> Her hamlesiyle, ruh, o çelikten kanatlı kuş</em><br />
<em> Ufkunda bir dakika görünmeksizin kara</em><br />
<em> Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.</em></p>
<p style="text-align: justify;" align="right"><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>ruh</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>çelikten kanatlı kuş</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: </b>uçması</li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><b>ç</b><b>. G</b><b>ü</b><b>zel benzetme (Te</b><b>ş</b><b>bihibeli</b><b>ğ</b><b>):  </b></h2>
<p style="text-align: justify;">Sadece benzeyen ve kendisine benzetilen kullanılarak yapılan benzetmedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ala göz üstüne <b>hil</b><b>â</b><b>l ka</b><b>ş</b><b>lar</b><b>ı</b><b>,</b></em><br />
<em>Sırma gibi yanar yârin saçları.</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>kaşlar</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>hilâl</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karacaoâlan</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 2</strong></span><br />
<em>Menekşe gözler hülyalı,</em><br />
<em> Bakışları çok manalı,</em><br />
<em> Gönül yakıcı o gözler,</em><br />
<em> Meğer ezelden sevdalı.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yesari Asım Arsoy</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>gözler</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>menekşe</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstiare</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2013 23:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1412</guid>

					<description><![CDATA[İstiare (Eğretileme): İstiare, bir varlığın ya da kavramın, isminin doğrudan verilmeyip başka bir varlık ya da özellik söylenerek anlatılmasıdır. İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden sadece birinin (sadece benzeyen ya da sadece kendisine benzetilen) kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır. Şiir dilindeki imgelerin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3429" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme.jpg" alt="istiare Eğretileme" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></h2>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>İstiare (Eğretileme):</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İstiare, bir varlığın ya da kavramın, isminin doğrudan verilmeyip başka bir varlık ya da özellik söylenerek anlatılmasıdır. İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden sadece birinin (sadece benzeyen ya da sadece kendisine benzetilen) kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır. Şiir dilindeki imgelerin oluşturulmasında sıkça yararlanılan bu sanatı bir örnekle açıklayalım:</p>
<blockquote><p>Sabahtan uğradım ben bir fidana<br />
<em> Dedim mahmur musun dedi ki yok yok</em><br />
<em> Ak elleri boğum boğum kınalı</em><br />
<em> Dedim bayram mıdır dedi ki yok yok</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/erzurumlu-emrah.htm"><span style="color: #000000;"><strong>Erzurumlu Emrah</strong></span></a></p>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şair, yukarıdaki dörtlükte <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/halk-edebiyati-sairleri">halk edebiyatı şairleri</a>nin sıkça kullandıkları kalıplaşmış bir istiareye başvurarak <strong>sevgilisini fidana benzetmiştir.</strong> Bu durumda <strong>benzeyen</strong>, <span style="text-decoration: underline;">sevgili</span>; <strong>kendisine benzetilen</strong> ise <span style="text-decoration: underline;">fidandır</span>. Şair benzetmenin bu iki temel unsurundan sadece birini (kendisine benzetilen) kullanarak istiare yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Üç tür istiare vardır:</strong></span> Açık, kapalı ve temsilî istiare.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>a. Açık istiare</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Benzetme öğelerinden sadece kendisine benzetilenin söylenmesiyle yapılan istiaredir. Açık istiarede kendisine benzetilen söylenir, benzeyen söylenmez ama benzeyenin bir ya da birkaç özelliği belirtilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın.</em><br />
<em> Ey gonca bu cemiyeti her dem mi sanırsın?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ziya-pasa.htm"><strong>Ziya Paşa</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, bu dizelerde bir varlığa &#8220;gonca&#8221; kelimesini kullanarak hitap etmektedir. Bu hitapta açık istiare vardır. Çünkü şair bu kelimeyi gerçekten bir çiçek için, bir gonca için kullanmamaktadır. Bunu &#8220;Bu cemiyeti, etrafında senin için toplananları her dem mi sanırsın, bunlar her zaman senin için burada olacaklar mı, bir gün gelecek sen de yaşlanacak ve perişan olacaksın.&#8221; anlamına gelen sözlerden anlıyoruz. Şair &#8220;<strong>gonca</strong>&#8221; kelimesiyle başka bir varlığı, genç ve sağlıklı bir insanı kastetmektedir. Şair, kendisine benzetileni (gonca) söylemekle yetinmiş; benzeyeni açıkça söylememiş ama onun bir insan olduğunu çağrıştıran ifadeler kullanmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Kul Mustafa gözden saçar jaleler,</em><br />
<em> Arar bulamaz derdine çâreler,</em><br />
<em> Açılmıştır gonca güller lâleler,</em><br />
<em> Yeryüzünün al olduğu zamandır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kayikci-kul-mustafa.htm"><strong>Kayıkçı Kul Mustafa</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki dörtlüğün ilk mısrasında &#8220;gözyaşı&#8221; yerine &#8220;jale&#8221; (kırağı, çiy) kelimesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır: Benzeyen (gözyaşı) söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen (jale) söylenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Dize şöyle söylenseydi <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">teşbih</a> yapılmış olurdu:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1414" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg" alt="kendisine benzetilen ve benzeyen" width="541" height="76" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg 541w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen-300x42.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 541px) 100vw, 541px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>b. Kapalı istiare</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Benzetme öğelerinden sadece benzeyenin kullanılmasıyla yapılan istiaredir. Kapalı istiarede kendisine benzetilen söylenmez, ama onu çağrıştıran bir ya da birkaç özellik (benzetme yönü) mutlaka verilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Sahillerin yasta, ufkun bütün sis</em><br />
<em> Deniz bu akşam bir matemin mi var?</em><br />
<em> Sularında soldu son açan nergis</em><br />
<em> Yaza mersiye mi ufkunda rüzgâr?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hamdi-tanpinar.htm"><strong>Ahmet Hamdı Tanpınar</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yaslı, matemli olmak&#8221; insana özgü bir niteliktir. Bu nitelik yukarıdaki dizelerde denize aktarılmış, yani deniz insana benzetilmiştir. Yalnızca benzeyen (deniz) söylenmiş, kendisine benzetilen (insan) söylenmemiş, ama kendisine benzetilenin bir özelliği (yaslı, matemli olmak) belirtilmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Ne mektup geliyor ne haber senden.<br />
Söyle de bileyim bıktın mı benden?<br />
Her akşam güneşin battığı yerden<br />
Gözlerin doğuyor gecelerime.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Halit Çefikoğtu</strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu dörtlüğün son mısrasında kapalı istiare vardır. Benzeyen (gözlerin) söylenmiş, kendisine benzetilen (ay, mehtap) söylenmemiştir. Bu mısra şu şekilde söylenseydi teşbih yapılmış olurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Gözlerin bir mehtap gibi doğuyor gecelerime</b></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>c. Temsilî (Yaygın) istiare:</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Bir şiir, baştan sona bir istiare üzerine kurulmuşsa bu tür istiarelere temsilî istiare denir. Temsilî istiarede çoğunlukla kendisine benzetilen söylenir, benzeyen söylenmez ama benzeyeni çağrıştıran birçok özellik verilir. Böylelikle bu özelliklerden yola çıkılarak benzeyenin ne olduğu anlaşılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 1</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki şiirde &#8220;<strong>at</strong>&#8220;a birtakım özellikler yüklenerek aslında Türk milleti anlatılmak istenmiştir. Benzeyen (<strong>Türk milleti</strong>) söylenmemiş, kendisine benzetilen (<strong>at</strong>) söylenmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>AT</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor.</em><br />
<em> Gittikçe yükselen başı Allah&#8217;a kalkıyor.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Son macerayı dinlememiş varsa anlatın,</em><br />
<em> Râm etmek isteyenler o mağrur asil atın.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Beyhudedir, her uzvuna bir halka bulsa da</em><br />
<em> Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri</em><br />
<em> Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Son şanlı macerasını tarihe anlatın</em><br />
<em> Zincir içinde bağlı duran kahraman atın.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Gittikçe yükselen başı Allah&#8217;a kalkıyor.</em><br />
<em> Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/faruk-nafiz-camlibel.htm"><strong>Faruk Nafiz Çamlıbel</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 2</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki şiirde de benzer bir durum söz konusudur. Şiirin bütününde bir gemiden ve bu geminin yaptığı son yolculuktan söz edilmiştir. Aslında o yolculukla kastedilen, <strong>ölüm</strong>dür; gemiyle kastedilen de o yolculuğa çıkan ruhtur. Şiirde kendisine benzetilen (<strong>gemi</strong>) söylenmiş, benzeyen söylenmemiştir.</p>
<blockquote><p><strong>SESSİZ GEMİ</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Artık demir almak günü gelmişse zamandan,</em><br />
<em> Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.</em><br />
<em> Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;</em><br />
<em> Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.</em><br />
<em> Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,</em><br />
<em> Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.</em><br />
<em> Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu!</em><br />
<em> Hicrânlı hayâtın ne de son matemidir bu!</em><br />
<em> Dünyâda sevilmiş ve seven nafile bekler;</em><br />
<em> Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.</em><br />
<em> Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,</em><br />
<em> Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></em></p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İrsal-i Mesel Sanatı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/irsal-i-mesel-sanati.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 16:26:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=148</guid>

					<description><![CDATA[Bir düşüncenin herkesçe bilinen bir atasözü ya da atasözü değerindeki bir sözle desteklenerek pekiştirilmesine &#8220;irsalimesel&#8221; denir. Allah&#8217;a sığın şahs-ı halimin gazabından Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir. Ziya Paşa (Bu beyitte sakin yaratılışlı kişinin gazabından Allah&#8217;a sığın dendikten sonra bu ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir düşüncenin herkesçe bilinen bir atasözü ya da atasözü değerindeki bir sözle desteklenerek pekiştirilmesine <strong>&#8220;irsalimesel&#8221;</strong> denir.</p>
<p><em>Allah&#8217;a sığın şahs-ı halimin gazabından</em><br />
<em> Zira yumuşak huylu atın çiftesi pektir.</em><br />
<strong>Ziya Paşa</strong><br />
(Bu beyitte sakin yaratılışlı kişinin gazabından Allah&#8217;a sığın dendikten sonra bu yargı &#8220;Yumuşak huylu atın çiftesi pektir&#8221; atasözüyle pekiştiriliyor.)<span id="more-148"></span></p>
<p><strong>İrsalimesel Örnekleri:</strong><br />
<em>Eğer olsa derler kelin merhemi</em><br />
<em> Sürer kendinin başına ol emi</em><br />
<strong>İzzet Molla (em:çare)</strong></p>
<p><em>Gün de doğar gün de doğar</em><br />
<em> Bir gün mutlaka gün doğar</em><br />
<em> Gün doğmadan neler doğar G</em><br />
<em> ün doğmadan Şehzadebaşına</em><br />
<strong>Sezai Karakoç</strong></p>
<p><em>Tok olanlar bilmez çektiğini aç kalanın</em><br />
<em> Sırtı pek kişiye karakış bile yaz görünür</em><br />
<strong>Sami</strong></p>
<p><em>Geldimse ne var ben şuarâ bezmine âhir</em><br />
<em> Âdet budur &#8220;âhirde gelir bezme ekâbîr.&#8221;</em><br />
<strong>Nevi</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İltifat Sanatı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/iltifat-sanati.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 16:20:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=146</guid>

					<description><![CDATA[İLTİFAT SANATI ♦ Söz arasında ani bir heyecan etkisiyle konu dışına çıkmadan hitabın yönünü değiştirmeye &#8220;iltifat&#8221; denir. Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzeredir. Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar; Ey hafıza! Cömert memenden beni emzir; Zengin renklerini ufkuma dök ey bahar! Ahmet ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İLTİFAT SANATI</strong></span><br />
♦ Söz arasında ani bir heyecan etkisiyle konu dışına çıkmadan hitabın yönünü değiştirmeye &#8220;iltifat&#8221; denir.</p>
<p>Geçmiş bir zamanı kalbim bulmak üzeredir.<br />
Tamamlanacaktır yarım kalmış rüyalar;<br />
Ey hafıza! Cömert memenden beni emzir;<br />
Zengin renklerini ufkuma dök ey bahar!<br />
<strong>Ahmet Muhip Dıranas<span id="more-146"></span></strong></p>
<p>(Bu dörtlükte geçmiş zamanla ilgili olarak &#8220;<strong>hafıza</strong>&#8221; ya seslenilirken hitabın yönü birden &#8220;<strong>bahar</strong>&#8220;a çevriliyor.)</p>
<p>Bir uykuyu cananla beraber uyuyanlar,<br />
Varlıkta bütün zevki o cennette duyanlar,<br />
Dünyayı unutmuş bulunurken o sularda,<br />
— Zalim saat ihmal edilen vakti çalar da-<br />
Bir an uyanırlarsa leziz uykularından,<br />
Baştanbaşa, her yer kesilir kapkara zindan.<br />
Bir faciadır böyle bir âlemde uyanmak,<br />
Günden güne hicranla bunalmış gibi yanmak.<br />
Ey talih! Ölümden de beterdir bu karanlık;<br />
Ey aşk! O gönüller sana mal oldular artık;<br />
Ey vuslat! O âşıkları efsununa ram et!<br />
Ey tatlı ve ulvi gece! Yıllarca devam et!<br />
<strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></p>
<p>(Yukarıdaki parçanın son dizelerinde hitabın yönü değiştiği için<strong> iltifat</strong> sanatı yapılmıştır.)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nida Sanatı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/nida-sanati.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 15:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=143</guid>

					<description><![CDATA[NİDA (SESLENME) ♦ Yoğun duygu ve heyecanların sonucu, türlü ünlemler kullanılarak kişilere ya da kişileştirilen olaylara, varlıklara, kavramlara seslenmeye &#8220;nida&#8221; denir. ♦ Nida, kimi zaman, teşhis, tekrir sanatlarıyla birlikte görülebilir. Selâm sonsuzluğun aydınlık bahçesinden Selâm, senelerce, senelerce evvel, Hatırası kalbe ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>NİDA (SESLENME)</strong><br />
♦ Yoğun duygu ve heyecanların sonucu, türlü ünlemler kullanılarak kişilere ya da kişileştirilen olaylara, varlıklara, kavramlara seslenmeye &#8220;<strong>nida</strong>&#8221; denir.<br />
♦ Nida, kimi zaman, teşhis, tekrir sanatlarıyla birlikte görülebilir.<span id="more-143"></span></p>
<p>Selâm sonsuzluğun aydınlık bahçesinden<br />
Selâm, senelerce, senelerce evvel,<br />
Hatırası kalbe ışıklarla dökülen<br />
En sevgiliye, en iyiye, en güzele<br />
<strong>Ahmet Muhip Dıranas</strong></p>
<p>Ey, ömrün en güzel türküsü aldanış!<br />
Aldan, gelmiş olsa bile ümitsiz kış<br />
<strong>Ahmet Muhip Dıranas</strong></p>
<p>Ey şimdi köyünden pek çok uzakta,<br />
Ey şimdi bir yığın kara toprakta<br />
Uyanmaz uykuya dalan yiğitler!<br />
Şehitlik şanını alan yiğitler!<br />
<strong>Enis Behiç Koryürek</strong></p>
<p>Hey bayrak, al bayrak, bizim şanımız<br />
Gerekirse kurban sana canımız<br />
Tuğun saçlarımız, rengin kanımız<br />
Hilâlin resmolunmuş kaşımızda hey<br />
<strong>Behçet Kemal Çağlar</strong></p>
<p>Git evladım, yıllarca ben oğulsuz kalayım<br />
Şu yaralı bağrıma kara taşlar salayım!<br />
Haydi oğlum, haydi git<br />
Ya gazi ol, ya şehit!&#8230;<br />
Mehmet Emin Yurdakul</p>
<p>(Yukarıdaki parçalarda &#8220;selam&#8221;, &#8220;ey&#8221;, &#8220;hey&#8221;, &#8220;haydi&#8221; ünlemleriyle çeşitli varlıklara seslenilerek nida sanatı yapılmıştır.)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Telmih</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/telmih.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 15:15:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=140</guid>

					<description><![CDATA[Telmih Nedir? Söz arasında tarihteki bir olaya ya da ünlü bir kişiye, bir inana, bir atasözüne, bir şiire işaret etmeye, onu anımsatmaya &#8220;telmih&#8221; denir. Telmih sanatında işaret edilen şeye bir iki sözcükle değinilir. ♦ Bilgiye dayalı bir sanat olduğu için ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2>Telmih Nedir?</h2>
<p>Söz arasında tarihteki bir olaya ya da ünlü bir kişiye, bir inana, bir atasözüne, bir şiire işaret etmeye, onu anımsatmaya &#8220;telmih&#8221; denir. Telmih sanatında işaret edilen şeye bir iki sözcükle değinilir.</p>
<p>♦ Bilgiye dayalı bir sanat olduğu için telmih sanatının anlaşılmasında ortak kültürün önemi büyüktür.</p>
<blockquote><p>Kardeşini öldürüyor Kaabil,<br />
<em> İçimde bir yalnızlık duygusu,</em><br />
<em> Ölüm kadar uzun yaz uykusu,</em><br />
<em> Sıkıntı ile geçilen sahil. </em><br />
<strong>Orhan Veli</strong></p></blockquote>
<p>(Bu dörtlükte şair, ilk dizeyle insanlık tarihindeki en eski olaylardan birine, Kaabil&#8217;in, kardeşi Habil&#8217;i öldürmesi olayına göndermede bulunuyor.)</p>
<blockquote><p><em>Mesele falan değildi öyle,</em><br />
<em> To be or not to be kendisi için;</em><br />
<em> Bir akşam uyudu; Uyanmay iverdi.</em><br />
<strong>Orhan Veli</strong></p></blockquote>
<p>(Kitab-i Sengi Mezar adlı şiirden alınan yukarıdaki parçada &#8220;to be or not to be&#8221; sözüyle Shekespeare&#8217;nin ünlü kahramanı Hamlet hatırlatılmıştır.)</p>
<blockquote><p><em>Ben ölünce sanırım dünya yalınlaşacak</em><br />
<em> Gözlerim Âşık Veysel, bileklerim Yasenin!</em><br />
<em> Abdülkadir Budak</em></p></blockquote>
<p>(Şair, Âşık Veysel&#8217;in gözlerinin görmediğine ve Rus şairi Yasenin&#8217;in bileklerini keserek intihar ettiğine göndermede bulunuyor)</p>
<p>Telmih Örneği:</p>
<blockquote><p><em>Serp onlara ambardan bir avuç arpa</em><br />
<em> Kuşlarım geliyor kanat çırpa çırpa</em><br />
<em> Değil mi ki yollar kilitli ve sapa,</em><br />
<em> Oku, güzel Yusuf&#8217;u öven Mezamir&#8230;</em><br />
<strong>Ahmet Muhip Dıranas</strong></p></blockquote>
<p>♦ Bilgiye dayalı bir sanat olduğu için telmih sanatının anlaşılmasında ortak kültürün önemi büyüktür.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tevriye</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/tevriye.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 13:35:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=137</guid>

					<description><![CDATA[TEVRİYE ♦ Birden fazla gerçek anlamı olan bir sözcüğü akla hemen gelen yakın anlamını değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya &#8220;tevriye&#8221; denir. Bu sanatta sözcüğün uzak anlamı, yakın anlamıyla örtülmüş olur. Bu örtülülük bir nükteye dayandığında tevriye sanatında amaca uygunluk ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>TEVRİYE</strong><br />
♦ Birden fazla gerçek anlamı olan bir sözcüğü akla hemen gelen yakın anlamını değil de uzak anlamını kastederek kullanmaya <strong>&#8220;tevriye&#8221;</strong> denir. Bu sanatta sözcüğün uzak anlamı, yakın anlamıyla örtülmüş olur. Bu örtülülük bir nükteye dayandığında tevriye sanatında amaca uygunluk sağlanmış olur.<span id="more-137"></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Bana Tahir Efendi kelp demiş</em><br />
<em> iltifatı bu sözde zahirdir</em><br />
<em> Mâliki mezhebim benim</em><br />
<em> zira itikadımca kelp tahirdir.</em><br />
<strong>Nef&#8217;i</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(<em>Bana Tahir Efendi köpek demiş / Bana iltifat ettiği bu sözünden belli oluyor / Çünkü ben, Maliki mezhebindenim / Benim inancımca köpek temizdir.</em>) (<em>Bu kıt&#8217;a da &#8220;temiz&#8221; anlamındaki &#8220;tahir&#8221; sözcüğü bu ilk anlamıyla kullanılmış görülüyor; ancak asıl kastedilenin bu anlam olmadığı, &#8220;köpek tahirdir&#8221; derken &#8220;tahir&#8221; sözcüğüyle aslında Tahir Efendi&#8217;nin kastedildiği anlaşılıyor.</em>)</p>
<p style="text-align: justify;">&#8216;<em>Sarımsak da acı amma evde lazım bir dişi</em>&#8221; (Bu atasözünde altı çizili sözcük öncelikle &#8220;<em>sarımsak tanesi</em>&#8221; anlamıyla düşünülüyor ve atasözünün &#8220;<em>Evde hiç olmazsa bir diş sarımsak bulundurulması gerekir.</em>&#8221; anlamını ilettiği sanılıyor. Ancak &#8220;<em>dişi</em>&#8221; sözcüğünün &#8220;<a href="http://www.kadinlarportali.com">kadın</a>&#8221; anlamı akla geldiğinde atasözünün anlamı tümüyle değişiyor.)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Güzellerde vefa olmaz demek yanlıştır ey Baki</em><br />
<em> Olur vallahi billahi hemen yalvarı görsünler</em><br />
<strong>Baki</strong></p>
<p style="text-align: justify;">(Şair, güzellerde vefa olmaz demenin yanlışlığını, onlara yalvarmak gerektiğini söylerken<strong> &#8220;yalvar&#8221;</strong> sözcüğünü uzak anlamı olan &#8220;<strong>para</strong>&#8220;yı kastederek kullanıyor.)</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yârin mendili nakışlı Okşadım ellerimle</em><br />
<em> Göz göz üzerimde Çevrenin bakışı</em><br />
(<strong>Çevre:</strong> 1. mendil, 2. etraf)<br />
<strong>Behçet Necatigil</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Leff ü Neşr</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/leff-u-nesr.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 Jun 2013 13:18:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=135</guid>

					<description><![CDATA[LEFFÜNEŞİR ♦ İki veya daha fazla sözcüğü kullandıktan sonra bunlarla ilgili başka sözcükleri sıralamaya &#8220;leffü-neşir&#8221; denir. ♦ En çok şiirde görülen bu sanat, birbirini izleyen iki dize arasında kurulan koşutluğa dayanır. Bunu aşağıdaki şekil üzerinde daha kolay görebiliriz. &#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;A&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; B&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;- ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3699" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/Leff-u-Nesr.jpg" alt="" width="1440" height="360" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/Leff-u-Nesr.jpg 1440w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/Leff-u-Nesr-768x192.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1440px) 100vw, 1440px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">LEFFÜNEŞİR</h2>
<p style="text-align: justify;">♦ İki veya daha fazla sözcüğü kullandıktan sonra bunlarla ilgili başka sözcükleri sıralamaya <strong>&#8220;leffü-neşir&#8221;</strong> denir.<br />
♦ En çok şiirde görülen bu sanat, birbirini izleyen iki dize arasında kurulan koşutluğa dayanır. Bunu aşağıdaki şekil üzerinde daha kolay görebiliriz.<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;A&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; B&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;a&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-b&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p style="text-align: justify;">Birinci dizede <strong>A</strong> ve <strong>B</strong> sözcükleri kullanıldıktan sonra ikinci dizede <strong>A</strong> ile ilişkili a sözcüğü, <strong>B</strong> ile ilişkili <strong>b</strong> sözcüğü kullanılarak bir koşutluk oluşturulur.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Yukarıdaki şekilde görüldüğü gibi, ilk dizedeki sıralama ikinci dizede bozulmazsa buna <strong>&#8220;düzenli leffüneşir&#8221;</strong> denir. Aşağıdaki <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/beyit.htm">beyit</a> düzenli leffüneşire örnektir:</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Şûh Şîrin&#8217;ler yüzünden dağ delen Ferhâd&#8217;lar</em><br />
<em> Aslıhan&#8217;lardan yanan Âşık Keremler görmüşüz</em><br />
<strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong><br />
(Birinci dizedeki Şirin ve Ferhat&#8217;la ilgili olarak ikinci dizede Aslıhan ve Âşık Kerem isimleri kullanılmıştır.)</p>
<p style="text-align: justify;">♦ İlk dizedeki sıralamaya ikinci dizede uyulmazsa düzensiz leffüneşirden söz edilir:</p>
<p style="text-align: justify;">&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;A&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212; B&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-<br />
&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;a&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-b&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;-</p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki örnekte <strong>düzensiz leffüneşir</strong> vardır.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ben bir sedefim, sen nisan bulutu</em><br />
<em> Ver damlaları, al yuvarlak inciyi</em></p>
<p style="text-align: justify;">(ilk dizedeki <strong>&#8220;sedef&#8221;</strong> sözcüğü ikinci dizedeki<strong> &#8220;inci&#8221;</strong> ile;<br />
&#8220;<strong>nisan bulutu</strong>&#8221; da &#8220;<strong>damla</strong>&#8221; ile ilişkilidir.)</p>
<p style="text-align: justify;">Döküntülerin yattığı<br />
Bir müze gibi kiler<br />
Elbiseler, paketler, tahtalar artığı<br />
Düğmeler, ipler, paslı çiviler<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/behcet-necatigil.htm"><strong>Behçet Necatigil</strong></a></p>
<p style="text-align: justify;">Bazen eser, ufuklara uzanırım<br />
Yorgun, harap, cahil<br />
Kocam, evim, anam<br />
Utanırım<br />
<strong>Behçet Necatigil</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
