<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Batı Edebiyatı &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/bati-edebiyati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 28 Nov 2023 20:24:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.4</generator>
	<item>
		<title>Beyaz Geceler Özeti &#8211; Dostoyevski</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/beyaz-geceler-dostoyevski.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2014 23:11:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2418</guid>

					<description><![CDATA[Beyaz Geceler Özeti konusu kısaca &#8211; Dostoyevski kaç sayfa sonu nasıl bitiyor alıntı yorum karakterler  kim yazdı yazarı kimdir Beyaz Geceler Özeti &#8211; Dostoyevski Beyaz Geceler, 1848 senesinde yayımlanmış, 19. yüzyıl dünyaca tanınmış Rus yazarlarından Fyodor Dostoyevski&#8217;nin bir kısa öyküsüdür. Dostoyevski&#8217;nin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Beyaz Geceler Özeti konusu kısaca &#8211; Dostoyevski kaç sayfa sonu nasıl bitiyor alıntı yorum karakterler  kim yazdı yazarı kimdir</p>
<h2><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3154" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2014/07/dostoyevski-beyaz-geceler-kitap-konusu-ne-yorumlar-sayfa-sayisi.jpg" alt="" width="500" height="524" /></h2>
<h2>Beyaz Geceler Özeti &#8211; Dostoyevski</h2>
<p style="text-align: justify;">Beyaz Geceler, 1848 senesinde yayımlanmış, 19. yüzyıl dünyaca tanınmış Rus yazarlarından Fyodor Dostoyevski&#8217;nin bir kısa öyküsüdür.<br />
Dostoyevski&#8217;nin ilk eserlerinden olan &#8220;<strong>Beyaz Geceler</strong>&#8220;de <span style="text-decoration: underline;">hayalperest bir adamın dört günlük aşkını anlatılır.</span></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>İLK GECE</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Sadece gençken yaşanabilecek olağanüstü gecelerden birisidir. O gün canım çok sıkkındı akşama kadar sokaklarda gezdim. Akşam olunca şehrin dışana çıktığımı fark ettim. O an o kadar mutluydum ki. Ama beklenmedik bir olay yaşadım. Setin kenarındaki parmaklıklara yaslanmış bir kadın gördüm. Kadının hıçkırıklarını duydum. Genç kız kalktı ve yürümeye başladı. Arkasında bir sağa bir sola yalpalayarak yürüyen bir adam peşine takılmıştı. Kadın korku içinde koşmaya başladı. Aralarındaki mesafe daralıyordu. Oanda elimde budaklı baston bulundurduğum için kendimi şanslı hissediyordum. Adam benimle başa çıkamayacağını anlayınca oradan uzaklaştı. Ve kadınla benim aramda bir sohbet başladı. O gece sürekli ben kendimden bahsettim.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>İKİNCİ GECE</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Tekrar aynı yerde buluştuk. Kendimden ona uzunca bahsettim. Yalnızlığımı anlattım. Aslında ondan etkilenmeye başlamıştım. Ama böyle bir şeyin olmayacağını tahmin ediyordum. Adı Nastenka idi. Nastenka’nın Öyküsü ; Büyükannesi ile beraber yaşıyorlardı ve büyükannesi kördü. Babası ve annesi Nastenka çok küçükken ölmüşlerdi. Evlerinin yukarıdaki odasını genç bir adama kiraya vermişlerdir. Genç adam Nastenkaya okuması için kitap getiriyordu, Nastenkayı ve büyükannesini tiyatroya götürüyordu. Onlarla yakından ilgileniyordu. Aralarında bir şeyler olmaya başlamıştır. Genç adam işi için Moskovaya gidecektir. Bunu duyan Nastenka bohçasını alır ve adamın odasına çıkar. Genç adam şaşkındır. Ona bir sene sonra geleceğini ve onunla evleneceğini söyler. Zaman geçer ve Nastenka onun geldiğini öğrenir. Ama Nastenkayı ne arayıp ne sormuştur. Ben Nastenka’nın mutlu olması için her şey yapardım. Ona mektup yazmasını önerdim. Nastenka mektubu yazdı ama cevap gelmedi. Günler böyle geçti. Ben Nastenkaya aşık olmuştum ve Nastenka’ya açıldım. Nastenka ne kadar başkasını sevsede benimle evlenmeyi kabul etti. Bir gece gezip gülerken karşımızda bir adama belirdi Nastenka’nın kalbi çıkacak gibi çarpıyordu. Bu o adamdı Nastenka hemen genç adamın boynuna atladı.Ve onunla beraber mutlu bir hayat sürmeye başladı. Ben ise eski yalnızlıqıma geri dönmüştüm..</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>YUFKA YÜREKLİ</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Genç devlet memuru olan iki arkadaş Arkady ve Vasya aynı evde yaşamaktadırlar. Vasya o gece nişanlanmıştır. Herşey çok ani gelişmiştir. Arkady bunu duyunca çok şaşırmış ve çok sevinmiştir. Bir akşam nişanlısı Lizanka ile arkady’i tanıştırmak için Lizanka’nın evine giderler. Üçü birbirleriyle çok iyi anlaşırlar. Durumalrı çok iyi değildir. Patronu Vasya’ya iş için bir yazı yazmasını istemiştir. Ama Vasya nişan falan derken tamamen unutmuştur. Ve yazması için çok vakti yoktur. Birkaç gün boyunca hiç dinlenmeden yazmaya çalışsada yetiştireceğini sanmıyordur. Patronunun gözünden düşmek istemiyordur. Vasya bu aralar psikolojik sorunlar yaşamaya başlar. Arkady arkadaşının bu durumuna çok üzülür ona kendisini çok hırpalamaması gerektiğini söylese bile bu işe yaramaz. Vasya’nın sağlık problemleri vardır ve Vasya aklını yitirmiştir. Doktorlar gelip hastaneye götürmüşlerdir. Bu duruma patronu bile çok üzülmüştür. Dostu Arkady arkasından ağlamıştır. İki yıl sonra Arkady ile Lizanka kilisede karşılaşmışlardır. Lizanka evlenmiştir iki çocuğu vardır ve kocasını çok seviordur. Bunları Arkady’e anlatırken aklına Vasya gelir, gözleri dolar, sesi boğuklaşır ve arkasını dönerek gider…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dünya Edebiyatı Sanatçılarının Ulusları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/dunya-edebiyati-sanatcilarinin-uluslari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Mar 2014 21:40:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2131</guid>

					<description><![CDATA[ESKİ YUNAN EDEBİYATI AISKHYLOS AİSOPOS ARİSTOPHANES ARİSTOTALES DEMOSTENES EFLATUN EURİPİDES HERODOTOS HESİODOS HOMEROS SAPPHO SOKRATES SOPHOKLES LATİN EDEBİYATI: ÇİÇERO EMNİUS HORATİUS OVİDİUS PLAUTUS SENECA TACİTUS TERENTİUS VERGİLİUS FRANSIZ EDEBİYATI ALAXENDRE DUMAS PERE ALFRED MUSSED ALPHONSE DAUDET ANDRE GİDE CHARLES BAUDELAİRE ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ESKİ YUNAN EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>AISKHYLOS</li>
<li>AİSOPOS</li>
<li>ARİSTOPHANES</li>
<li>ARİSTOTALES</li>
<li>DEMOSTENES</li>
<li>EFLATUN</li>
<li>EURİPİDES</li>
<li>HERODOTOS</li>
<li>HESİODOS</li>
<li>HOMEROS</li>
<li>SAPPHO</li>
<li>SOKRATES</li>
<li>SOPHOKLES</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>LATİN EDEBİYATI:</strong></span></p>
<ul>
<li>ÇİÇERO</li>
<li>EMNİUS</li>
<li>HORATİUS</li>
<li>OVİDİUS</li>
<li>PLAUTUS</li>
<li>SENECA</li>
<li>TACİTUS</li>
<li>TERENTİUS</li>
<li>VERGİLİUS</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>FRANSIZ EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>ALAXENDRE DUMAS PERE</li>
<li>ALFRED MUSSED</li>
<li>ALPHONSE DAUDET</li>
<li>ANDRE GİDE</li>
<li>CHARLES BAUDELAİRE</li>
<li>CHATEAUBRIAND</li>
<li>CORNEİLLE</li>
<li>DİDEROT</li>
<li>EMİLE ZOLA</li>
<li>GEORGE SAND</li>
<li>GUSTAVE FLAUBERT</li>
<li>GUY DE MAUPASSANT</li>
<li>HONORE DE BALZAC</li>
<li>J.J.ROUSSEAU</li>
<li>J.PAULSARTRE</li>
<li>JULES VERNES</li>
<li>LABRUYERE</li>
<li>LA FONTAİNE</li>
<li>LAMARTİNE</li>
<li>MALLARME</li>
<li>MOLİERE</li>
<li>MONTAİGNE</li>
<li>MOTESOUIE</li>
<li>RABELAIS</li>
<li>RACİNE</li>
<li>RONSARD</li>
<li>STENDHAL</li>
<li>VICTOR HUGO</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İRAN EDEBİYATI:</strong></span></p>
<ul>
<li>FİRDEVSI</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İSPANYOL EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>CERVANTES</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İNGİLİZ EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>CHARLES DICKENS</li>
<li>DANİELDEFOE</li>
<li>FRANCIS BACON</li>
<li>GEORGE BERNARD SHAW</li>
<li>J.RUDYARD KIPLING</li>
<li>JOHN MİLTON</li>
<li>JONATHAN SWIFT</li>
<li>LORD BYRON</li>
<li>OSCAR VVILDE</li>
<li>WALTERSCOTT</li>
<li>WILLIAM SHAKESPEARE</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>ALMAN EDEBİYATI:</strong></span></p>
<ul>
<li>BETROLT BRECHT</li>
<li>FRİEDRİCH SCHİLLER</li>
<li>GRİMM KARDEŞLER</li>
<li>HEİNRİCH BÖLL</li>
<li>HEİNRİCH HEİNE</li>
<li>J.VVOLFONG GEOTHE</li>
<li>THOMAS MANN</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İSKANDİNAV EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>H.CRISTIAN ANDERSEN</li>
<li>HENRIC İBSEN</li>
<li>KNUT HAMSUN</li>
<li>SELMA LAGERLÖF</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İTALYAN EDEBİYATI:</strong></span></p>
<ul>
<li>ARİOSTO</li>
<li>BOCCACİO</li>
<li>DANTE</li>
<li>PETRERCA</li>
<li>PİRANDELLO</li>
<li>TASSO</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>RUS EDEBİYATI:</strong></span></p>
<ul>
<li>ALEKSANDR PUŞKİN</li>
<li>BORİS PASTERNAK</li>
<li>ÇEHOV</li>
<li>DOSTOYEVSKİ</li>
<li>GOGOL</li>
<li>MAKSİM GORKİ</li>
<li>TOLSTOY</li>
<li>TURGENYEV</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AMERİKAN EDEBİYATI</strong></span></p>
<ul>
<li>EDGAR ALLEN POE</li>
<li>EMERSON</li>
<li>ERNEST HEMİNGVVAY</li>
<li>JOHN STEİNBECK</li>
<li>MARK TWAİN</li>
<li>TS.ELİOT</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>KIRGIZ EDEBİYATI </strong></span></p>
<ul>
<li>CENGİZ AYTMATOV</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fareler ve İnsanlar Özeti</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/fareler-ve-insanlar.htm</link>
					<comments>https://www.edebiyatogretmeni.info/fareler-ve-insanlar.htm#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Feb 2014 00:35:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Roman Özetleri]]></category>
		<category><![CDATA[John Steinbeck Romanları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2056</guid>

					<description><![CDATA[Fareler ve İnsanlar romanı kısaca Özeti konusu teması anlatılmak istenen verilmek istenen mesaj Geniş özeti Fareler ve İnsanlar romanında neyden bahsediliyor ödevi projesi karakter kişi kadrosu ollay örgüsü Fareler ve İnsanlar Kitabının Kısa Özeti Fareler ve İnsanlar adlı romanın kısa ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Fareler ve İnsanlar romanı kısaca Özeti konusu teması anlatılmak istenen verilmek istenen mesaj Geniş özeti Fareler ve İnsanlar romanında neyden bahsediliyor ödevi projesi karakter kişi kadrosu ollay örgüsü</p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3106" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2014/02/fareller-ve-insanlar.jpg" alt="" width="346" height="525" /></p>
<h2>Fareler ve İnsanlar Kitabının Kısa Özeti</h2>
<p><strong>Fareler ve İnsanlar adlı romanın kısa özeti şu şekildedir:</strong> Fareler ve İnsanlar, 2 arkadaşın yaşamını işler. George, ufak tefek ve zeki biridir, Lennie ise iri yarı fakat aklı kıt biridir. Çiftliklerde çalışarak hayatlarını sürdürürler ancak Lennie&#8217;nin yaptıkları devamlı başlarına bela açar. İkili, hayalleri için bir araya gelir: kendilerine ait bir çiftlik sahibi olmak. Ancak Curley&#8217;nin karısı, Lennie&#8217;nin başını belaya sokacak biri olarak ortaya çıkar.</p>
<h2>Fareler ve İnsanlar Kitabının Konusu Nedir?</h2>
<p>Fareler ve İnsanlar kitabı, birbirine zıt karakterdeki iki arkadaştan birinin yaptıklarıyla başlarına bela getirmesi ancak ikilinin sonunda arkadaşlığından ödün vermemesini konu ediyor. Hayallerine güçlü bir şekilde bağlanan bu iki dosttan birinin takıntısı ve zaafı, diğerinin onu öldürmesine neden oluyor.</p>
<p>Tüm bunlara rağmen yukarıdaki kitap özetinde de göreceğiniz üzere Fareler ve İnsanlar; dostluğu, arkadaşlığı ve dayanışmayı ele alan bir kitap.</p>
<h2>Fareler ve İnsanlar Romanının Geniş Özeti</h2>
<p style="text-align: justify;">Lennie ve George çok iyi anlaşan iki dosttur. Birlikte çalışıp para kazanabilecekleri bir çiftlikte işe girmeye karar verirler.Otobüs şoförüne zor gelince onları çiftliğin beş kilometre uzağında indirir. İşe girmeden bir gün önce Salinas Nehri’nin kıyısında bulunan vadide günlerini geçirirler.Akşam yemeğini yedikten sonra biraz sohbet ederler.George arkadaşına eğer başına bir şey gelirse burada saklanması gerektiğini söyler.Sabah olup çiftliğe geldiklerinde patronla tanışırlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Lennie ve George’a birkaç soru sorar. George önceden Lennie’ye konuşmaması gerektiğini söylediği için Lennie cevap vermez.Konuşursa aklının olmadığı ortaya çıkacak ve işe alınmayacaklardır.Bu durum patronun dikkatini çeker ve George’un,Lennie’yi kullanıp parasını yediğini düşünür. George ise onun kuzeni olduğunu anlatıp yalan söyler. Yaşlı adam Candy ile biraz sohbet ettikten sonra içeriye patronun oğlu Curley gelir ve ne zaman geldiklerini sorar. Lennie cevap vermeyince sinirlenir.Bunun üzerine George,Curley’den hoşlanmaz.Birkaç dakika sonra kapıda Curley’nin karısı görünür.Lennie kızın güzelliğinden etkilenir.</p>
<p style="text-align: justify;">George arkadaşına kızar.Bu kadının cilveli tavırlarını beğenmez.Daha sonra uzun boylu,ağır başlı olan adam Slim yatakhaneye gelir.George’a ne zaman geldiklerini sorar. <a title="Söyleşi (Sohbet)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/soylesi-sohbet.htm">Sohbet</a> ettiklerinde içeriye Carlson adında koca göbekli, İriyarı bir adam gelir ve tanışırlar.Slim’in köpeğinin yavruladığını Candy’ye söyler.Çoban köpeğinin artık yaşlanıp, leş gibi koktuğunu ve köpeğin vurulması gerektiğini anlatır.Yaşlı adam ilk başta istemese de kabul eder. George, Slim’in yavru köpeklerinden Lennie’ye bir tane ister. Slim yavru köpeklerden birini Lennie’ye verir ve Lennie o geceyi ahırda geçirir.Bir süre sonra silah sesi duyulur.Candy üzüntüden yatağına uzanmış şekildedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Yatakhanede oturduklarında Curley içeriye girer ve telaşlı bir şekilde karısını sorar.Dışarıya çıktıktan sonra George ve Lennie kendilerine ait küçük bir çiftliğin hayalini kurarlar.Candy de çiftliklerinde onlara yardım edebileceğini söyler. Sohbet ettiklerinde içeriye yeniden patronun oğlu Curley,yanında da Slim gelir.Karısının Slim ile olduğunu düşünür ve Slim itiraz eder.Lennie hayal ettiği çiftliği düşünüp güldüğünde ona sinirlenir. Lennie’ye saldırarak onu döver.Lennie’nin yüzü kanlı şekildedir.George, Lennie’ye ona saldırması gerektiğini söyler ve Lennie kocaman elleriyle Curley’nin elini parçalar.Curley’e bir şey soracak olurlarsa elini makineye kaptırdığını söylemesini isterler ve onu hastaneye götürürler.</p>
<p style="text-align: justify;">      Yalnız kalan Lennie, ahırdaki yavru köpeklerin yanına uğrarken küçük bir kulübede yalnız başına oturan Crooks’u görür ,yanına gider.Crooks ilk başta zenci olduğu için içeri girmesini istemez.Lennie içeri girer ve Crooks’a hayalini anlatır.Crooks,bunun asla gerçekleşmeyeceğini ve George’un , Lennie’yi terkedip biriktirdikleri paraları tek başına yiyeceğini söyler.Lennie,Crooks’un söylediklerini doğru bulmayarak itiraz eder.Birkaç dakika sonra içeri Candy gelir ve biraz konuştuktan sonra George’un geldiğini görünce yatakhaneye giderler.Sabah olunca Lennie yavru köpekleri okşamak için ahıra gider.Daha sonra yavruyu elleriyle sıkıp onu öldürür.</p>
<p style="text-align: justify;">Küçük bir çukur açıp yavru köpeği içine koyar.George’un artık tavşanları okşamasına izin vermemesinden korkar.Curley’nin karısı ahıra gelir.Lennie ilk başta George izin vermediği için konuşmak istemez ve kız ona yanaşmaya çalışır.Curley’yi sevmediğini söyler ,böylece sohbet uzayıp gider.Kıza yumuşak şeyleri okşamayı sevdiğini söyleyince kız saçlarını okşatır.Kocaman elleriyle kızın saçını okşayan Lennie’nin elleri kızın saçına yapışır.Çığlık atan kızın ağzını kapatır. Daha fazla dayanamayan Lennie,kızın boynunu yanlışlıkla kırar ve kız ölür. Kızın ölü bedenini samanlıklarla örter. George’un dediği gibi başına bir bela gelirse çalılıkta saklanması gerektiği aklına gelir ve çalılığa gidip orada saklanır. Candy, Lennie’yi aramak için ahıra gelince kızın öldüğünü görür ve George’u çağırır. Kızın ölü bedenini görünce şaşkınlıkla bakarlar,bunu Lennie’nin yaptığını düşünürler.</p>
<p style="text-align: justify;">     İşçiler, bu işin içinde George’un olduğunu düşünmesinler diye George önceden yatakhaneye gider.Birkaç dakika sonra Candy,işçilere Curley’nin karısının öldüğünü söylemek için yatakhaneye gelir ve hep birlikte ahıra doğru giderler.Çok sinirlenen Curley ve işçiler tüfeği alıp çalılığa giderler. Lennie tek başına çalılıkta oturmaktadır. Bunun üzerine George arkadaşının yanına gider. Sohbete daldıklarında, Carlson’un tabancasını aldığı için George tüfeği eline alıp Lennie’yi vurur. Slim, George’un yanına gelir ve doğru bir şey yaptığını söyler.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ROMANIN BAŞKAHRAMANLARI</strong>=Lennie ve George</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>BAŞKAHRAMANLARIN ÖZELLİKLERİ</strong>= Lennie=Kocaman gözleri baygın bakan,çirkin suratlı,geniş ve düşük omuzlu,iriyarı ve güçlü birisidir.Zeka özürlüdür.Fare,tavşan,köpek gibi hayvanları okşamayı çok sever.</p>
<p style="text-align: justify;">George=Lennie’nin çok yakın olduğu arkadaşıdır.Ufak tefek çevik,keskin ve sert hatları olan esmer yüzlü birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YARDIMCI KAHRAMANLAR</strong>=Candy,Curley,Curley’nin karısı,Slim,Carlson,Crooks</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>YARDIMCI KAHRAMANLARIN ÖZELLİKLERİ= </strong></p>
<p style="text-align: justify;">Candy=Çiftlikteki temizlikçidir.Uzun boylu,düşük omuzlu,yaşlı birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Curley=Patronun oğludur.Esmer tenli,kahverengi gözlü,kıvırcık saçlı,sıska,kendini beğenmiş ufak tefek bir gençtir.Ayrıca usta bir boksördür.Kendinden iri birisini görmeye dayanamaz.</p>
<p style="text-align: justify;">Curley’nin karısı=Süslü,güzel,gözü dışarıda bir kadındır.Ruj sürülü dolgun dudaklı ve ağır makyaj yapılı olan iri gözlü birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;">Slim=Uzun boylu,ıslak,uzun ve siyah saçlıdır.Ağır,saygın bir kişiliğe sahip olan,güzel ve etkili konuşan birisidir.Çiftliğin prensi ve arabacıların başıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Carlson=Koca göbekli,iriyarı bir adamdır.</p>
<p style="text-align: justify;">Crooks=Zenci,gururlu ve ciddi bir adamdır.Her zaman temiz ve derli toplu,insanlarla arasına belli bir mesafe koyan birisidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>MEKAN</strong>=Romanda olaylar vadi,çiftlik ve Crooks’un kulübesinde gerçekleşmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Vadi=Salinas Nehri’nin kıyısında uzanan,altın rengi yamaçlar ile kayalığın olduğu,her bahar canlanan söğütlerin,kalın dallarıyla gölün üstünde kavis çizen çınarların ve söğütlerin arasından geçerek çınarlar boyunca uzanan patikanın bulunduğu,yamaçlarının Gabilan Dağı’na tırmandığı vadi</p>
<p style="text-align: justify;">Çiftlik=</p>
<p style="text-align: justify;">Dış mekan(Ahır)=Geniş,bir ucunda tavana kadar uzanan saman yığınlarının olduğu ahırdır.</p>
<p style="text-align: justify;">İç mekan(Yatakhane)=Loş ışıklı karanlığa bürünen,uzun,derme çatma ve iç duvarlarının beyaza boyandığı,duvarda kare şeklindeki pencerelerin ve sekiz tane yatağın bulunduğu kocaman bir yatakhanedir.</p>
<p style="text-align: justify;">Crooks’un kulübesi=</p>
<p style="text-align: justify;">Dış mekan(Crooks’un kulübesi)=Koşum takımlarının ve bitişiğinde ahırın bulunduğu küçük bir kulübedir.</p>
<p style="text-align: justify;">İç mekan(kulübenin içi)=İçi samanla doldurulmuş bir yatak ile duvardaki askılarda tamir edilen kopmuş koşum takımlarının bulunduğu ve pencerelerin altında kocaman bir gübre yığınının olduğu odadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>ZAMAN=</strong>Romanda zaman kavramı belirtilmemiştir.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>ROMAN HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Romanı çok beğendim ama sonunun bu şekilde olmaması gerekirdi.Özellikle beğendiğim cümleler şunlardır.</p>
<p style="text-align: justify;">-“Bizim gibilerin ailesi yoktur.Biraz paraları olduğunda hemen harcayıp bitirirler.Onları düşünen tek bir kişi bile yoktur bu dünyada…”</p>
<p style="text-align: justify;"> “Ama biz öyle değiliz,’’diye sevinçle bağırdı Lennie. “Şimdi bizi anlatsana.’’</p>
<p style="text-align: justify;">“Ama biz öyle değiliz’’dedi sonra.</p>
<p style="text-align: justify;"> “Çünkü…’’</p>
<p style="text-align: justify;">“Çünkü sen varsın benim yanımda ve …’’</p>
<p style="text-align: justify;">“Ben varım senin yanında.Biz ikimiz hep birbirimizin yanındayız,işte böylece bizi düşünen biri var bu dünyada.’’</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.edebiyatogretmeni.info/fareler-ve-insanlar.htm/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Edebiyatı ve Akımlar Konu Kavrama Soruları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/bati-edebiyati-ve-akimlar-konu-kavrama-sorulari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Feb 2014 19:13:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1934</guid>

					<description><![CDATA[1. Çok tanrılı bir çağda, sanatçılar, tanrıların kendi istek ve tutkularına göre çizdikleri insan yazgısı üzerinde durmuşlardır. Onlara göre insan, kendi alınyazısını yazar ve onu değiştirecek güçte değildir. Ne var ki, Kral Oidipus&#8217;ta alınyazısının karşısına, onunla savaşan insan gücünü çıkarır. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> Çok tanrılı bir çağda, sanatçılar, tanrıların kendi istek ve tutkularına göre çizdikleri insan yazgısı üzerinde durmuşlardır. Onlara göre insan, kendi alınyazısını yazar ve onu değiştirecek güçte değildir. Ne var ki, Kral Oidipus&#8217;ta alınyazısının karşısına, onunla savaşan insan gücünü çıkarır. İnsanoğlu, yazgısını yenmek; yaşamak, mutluluğa ulaşmak ister. Ancak er geç yazgısının ağına düşmekten kurtulamaz.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada sözü edilen <a title="Trajedi ( Tragedya )" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/trajedi-tragedya.htm">tragedya</a>nın yazarı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Aiskhylos<br />
B) Euripides<br />
C) Sophokles<br />
D) Aristophanes<br />
E) Plautus</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Dünya edebiyatında, küçük <a title="Hikaye (Öykü)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm">hikâye türü</a>nün ilk örneğini, İtalyan yazarı Boccacio; çağdaş romanın ilk örneğini de İspanyol yazarı Cervantes vermiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdakilerin hangisinde, sözü edilen hikâye ve roman bir arada gösterilmiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Decameron, Galetea<br />
B) Decameron, Don Kişot<br />
C) Yeni Hayat, Gargantua<br />
D) ilahi Komedya, Gargantua<br />
E) Örnek Alınacak Hikâyeler, Don Kişot</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> Konuşan hayvanlar çocukları eğlendirebilir, biraz da düşündürür. Ama, aslında kurtta, tilkide gazetelerde adı çıkan şu veya bu ünlü insanı görmek, kurtla kuzu masalını falan mahkemenin kararıyla birleştirmek hangi çocuğun aklından geçebilir? Bu sanatçının yapıtları, hayvanlar dünyası anlatılarak insanların dünyası eğitilmek için yaratılmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada yapıtları değerlendirilen sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) La Fontaine<br />
B) Racine<br />
C) Montaigne<br />
D) Moliere<br />
E) Fenelon</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong><br />
Siyah setreler, ipekli çoraplar<br />
Beyaz, kibar kolluklar<br />
Nazik konuşmalar, kucaklaşmalar<br />
Onların kuralcı davranışları<br />
Beni kahrediyor<br />
Ben dağlara çıkmak istiyorum<br />
insanın özgürce soluk aldığı dağlara!..<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizeler, aşağıdaki akımlardan hangisine bağlı bir sanatçı tarafından yazılmış olabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Klasisizme    B) Romantizme      C) <a title="Sembolizm" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sembolizm.htm">Sembolizm</a>e       D) Sürrealizme      E) Parnasizme</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong> Serüvenler düzenleyen, ibret dersleri vererek kıssadan hisse çıkaran sanat akımı, yerini bir başka sanat akımına bırakmıştı. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Edebiyat</a> dünyası yeni yazarlarla tanışmış; akılla duygu, gözlemle hayal gücü arasındaki kavga, ikincilerin yenilgisiyle bitmişti. Romancıyla roman kişileri arasındaki en kopmaz sanılan bağ, bir çekişte koparılmıştı. Artık sanatçıyı, büyük komutanlar değil, birbirine pek benzemeyen küçük askercikler ilgilendiriyordu.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada karşılaştırılan sanat akımları, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Klasisizm, romantizm<br />
B) Romantizm, realizm<br />
C) Realizm, natüralizm<br />
D) <a title="Natüralizm" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/naturalizm.htm">Natüralizm</a>, sembolizm<br />
E) Sürrealizm, egzistansiyalizm</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.</strong> &#8220;Realizm; romancı ile roman kişileri arasındaki göbek bağını kesti.&#8221; (Turgenyev)<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Turgenyev&#8217;in bu sözünde, realist sanatçıların hangi özelliği vurgulanmaktadır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Gözleme önem vermeleri<br />
B) İşlevsel bir betimleme anlayışını benimsemeleri<br />
C) Biçim ve söyleyiş güzelliğine önem vermeleri<br />
D) Roman kişileri karşısında tarafsız olmaları<br />
E) Her düzeyde insanı anlatmaları</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7.</strong> Flaubert, yapıtlarında kişiliğini gizlemiş, kahramanlarının duygu ve düşüncelerini gözlemci bir gerçekçilikle çözümlemiş, bunların yaşamdakilere benzer olmasına özen göstermiştir. Balzac ve Stendhal&#8217;den farklı olarak, toplumun özelliklerini anlatma yerine, toplumsal yapının etkisiyle oluşan insanlık durumlarına eğilmiştir. Örneğin, onun ünlü romanı <a title="Madame Bovary" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/madame-bovary.htm">Madame Bovary</a>, &#8220;kentsoylu yaşamın, insanı nasıl tükettiğini, gücünü ve mutluluk özlemlerini nasıl yok ettiğini&#8221; gösterir bize. Bunu, realizmin temel ilkelerinden biri olan yaşam çözümlemesi ve tipleştirme yöntemiyle gerçekleştirmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada, Flaubert&#8217;le ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Anlattıklarını gözleme dayandırdığına<br />
B) Toplumun insan üzerindeki etkisini yansıttığına<br />
C) Yapıtlarındaki kişileri tipleştirdiğine<br />
D) Yapıtlarında kendi kişiliğini gizlediğine<br />
E) Kahramanları gerçekçi kişilerden seçtiğine</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.</strong> Deneysel bilimlerdeki olguculuk yöntemine göre, doğa olaylarında aynı koşullar altında aynı nedenler, nasıl aynı sonuçlan doğuruyorsa, toplumsal ve ruhsal olaylarda da aynı yasa geçerlidir. Şöyle ki, insanın huy ve davranışlarını anlatabilmek için, soyunu sopunu ve içinde yetiştiği çevreyi incelemek gerekir. Bu bakımdan sanatçı bir bilim adamı gibi davranmalı, olayları ve insanları bir fizikçinin, bir doğa bilgininin gözüyle incelemelidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada hangi sanat akımının özellikleri açıklanmaktadır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Klasisizmin      B) Romantizmin      C) Realizmin      D) Parnasizmin      E) Natüralizmin</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9.</strong> Bir yaz boyunca Dünya edebiyatının başyapıtlarıyla boğuşup durdum: Düşleriyle yaşadığı koşullar arasında bocalayıp duran &#8220;Madame Bovary&#8221;i anlamaya çalıştım. Yazarının romanına neden &#8220;<a title="Kırmızı ve Siyah" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kirmizi-ve-siyah.htm">Kırmızı ve Siyah</a>&#8221; adını verdiğini düşündüm. Haşarı bir çocuğun yaşamını &#8220;Tom Savvyer&#8217;ın Maceralarında izledim. &#8220;Goriot Baba&#8221;nın yanında yer aldım, hayırsız kızlarına karşı çıktım. Bunlara bir yaz tatilimi verdim; ama değdi doğrusu!<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdaki sanatçılardan hangisi, bu parçada sözü edilen yapıtlardan birinin yaratıcısı değildir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) E. Zola     B) Stendhal       C) Flaubert       D) Mark Tvvain       E) Balzac</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10.</strong><br />
Hatıralar, ne istersiniz benden? Sonbahar&#8230;<br />
Durgun gökte ardıç kuşları uçuşmada<br />
Güneşten ölgün ve soluk bir ışık vurmada<br />
içinde poyrazlar esen sararmış ormana<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizeler, aşağıdaki akımlardan hangisine bağlı bir sanatçı tarafından yazılmış olabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Klasisizme<br />
B) Parnasizme<br />
C) Sembolizme<br />
D) Natüralizme<br />
E) Sürrealizme</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.</strong> (I) <a title="Sembolizm" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sembolizm.htm">Sembolizm</a>, parnasizme tepki olarak ortaya çıkmış bir akımdır. (II) Bu akımı benimseyenlere göre somut varlıklar, dış dünya ile insanın duyuları arasında köprü kurmaya yarayan birer simgedir. (III) Müziği, şiirin amacı durumuna getirmişler ve şiiri sessiz bir şarkı olarak tanımlamışlardır. (IV) Lirizmden ve anlam kapalılığından dikkatle kaçınan bu akımın temsilcileri toplumsal mesajlar vermişlerdir. (V) Sembolistler, dış dünyanın insan üzerindeki etkilerini sembollerle anlatmışlardır.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bilgi yanlışı vardır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) I.      B) II.       C)III.       D) IV.        E)V.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12.</strong> Asıl olarak, &#8220;sanat, toplum içindir&#8221; <span style="color: #ff0000;"><strong>anlayışını benimseyen sanatçıların bağlı oldukları sanat akımları, aşağıdakilerden hangisinde bir araya getirilmiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Romantizm, natüralizm<br />
B) Romantizm, realizm<br />
C) Realizm, natüralizm<br />
D) Klasisizm, romantizm<br />
E) Natüralizm, parnasizm</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdakilerden hangisi, herhangi bir sanat akımının ilkelerinin açıklandığı ya da kurallarının uygulandığı ilk eser sayılmaz?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Cromvvell<br />
B) Şiir Sanatı<br />
C) Madame Bovary<br />
D) Deneysel Roman<br />
E) Kırmızı ve Siyah</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14.</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdakilerden hangisinde, sanat akımı ve bu sanat akımının öncü temsilcisi olan sanatçı eşlemesi yanlıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Klasisizm &#8211; Boileau<br />
B) Romantizm &#8211; V. Hugo<br />
C) Realizm &#8211; G. Flaubert<br />
D) Sembolizm &#8211; Lamartine<br />
E) Sürrealizm &#8211; A. Breton</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15</strong><strong>.</strong><span style="color: #ff0000;"><strong> Aşağıdaki sanatçı-yapıt eşlemelerinden hangisi yanlıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Sophokles &#8211; Kral Oidipus<br />
B) Shakespeare &#8211; Othello<br />
C) Aristophanes &#8211; Medeia<br />
D) Dante &#8211; İlahi Komedya<br />
E) Cervantes &#8211; Don Kişot</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP ANAHTARI</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. C    2. B     3. A     4. B     5. B    6. D     7. E     8. E     9. A      10. C     11. D     12. A     13. E     14. D     15. C</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Batı Edebiyatı ve Akımlar Test</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/bati-edebiyati-ve-akimlar-test.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 09 Feb 2014 17:33:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Soru Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1936</guid>

					<description><![CDATA[1. Komedya türünün ilk büyük ustasıdır. Yapıtlarında koyu bir yergi, siyasetçileri alaya alma yönelimi ağır basar. Savaş düşmanlığı da bu yönelimlerdendir. Siyasetçilerin, başarılı olmaları için &#8220;kösele derili&#8221;, &#8220;sağlam mideli ve kötü kalpli&#8221; olmaları gerektiğini söyler. Öte yandan &#8220;Kuşlar&#8221;da geleneklerle, &#8220;Kurbağalarda ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong><a title="Komedi (Komedya)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/komedi-komedya.htm"> Komedya</a> türünün ilk büyük ustasıdır. Yapıtlarında koyu bir yergi, siyasetçileri alaya alma yönelimi ağır basar. Savaş düşmanlığı da bu yönelimlerdendir. Siyasetçilerin, başarılı olmaları için &#8220;kösele derili&#8221;, &#8220;sağlam mideli ve kötü kalpli&#8221; olmaları gerektiğini söyler. Öte yandan &#8220;Kuşlar&#8221;da geleneklerle, &#8220;Kurbağalarda Aiskhylos ve Euripides&#8217;le, &#8220;Bulutlar&#8221;da başta Sokrates olmak üzere birçok düşünür ve aydınla alay etmiştir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada sözü edilen sanatçı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Heseidos<br />
B) Sophokles<br />
C) Aristophanes<br />
D) Heredotos<br />
E) Aisopos</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> Klasikler arasında, özellikle <span style="text-decoration: underline;">öğretici şiir türünde</span> ürün vermiş bir ad da <span style="text-decoration: underline;">La Fontaine&#8217;dir</span>. En önemli<br />
I.                                                                                                                                                                  II.<br />
yapıtı <span style="text-decoration: underline;">&#8220;<a title="Fabl" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/fabl.htm">Fabl</a>ler&#8221;dir</span>. Fabller&#8217;inde işlediği konuların çoğunu <span style="text-decoration: underline;">eski Yunan edebiyatı yazarı Homeros&#8217;tan</span><br />
III.                                                                                                                                       IV.<br />
almıştır. Bunlarda <span style="text-decoration: underline;">hayvanlar, ağaçlar, bitkiler kişileştirilmiş,</span> doğayla insan bütünleştirilmiştir.<br />
V.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçanın numaralanmış bölümlerinden hangisinde bilgi yanlışı vardır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A)I.     B)II.     C) III.       D) IV.       E) V.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> İngiliz <a title="Rönesans ve Reform" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ronesans-ve-reform.htm">Rönesans</a>çıları arasında Shakespeare&#8217;in özel bir yeri vardır. O, &#8220;Bir çağın değil, bütün çağların adamıdır.&#8221; Nerden gelir Shakespeare&#8217;in çağların adamı oluşu? Bu soru üzerinde bugüne değin ciltlerce kitap yazılmıştır. Çünkü o, insan denilen yaratığı bütün yönleriyle aydınlatmış, insanın davranışlarını yönlendiren öç alma, kin, yükselme, aşk, bağlılık, dostluk gibi olumlu ve olumsuz yanlarını gözlerimizin önüne sermiştir. Oyunlarının çağları aşması, her okunuş ya da seyredilişte yeni bir tat vermesi bundandır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçaya göre, Shakespeare&#8217;in &#8220;oyunlarının çağları aşması&#8221;, aşağıdakilerden hangisine bağlanabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tip ve karakterleri ayrıntılı olarak işlemesine<br />
B) Her düzeyden insanın yaşamını ele almasına<br />
C) Hakkında pek çok eser yazılmış olmasına<br />
D) Evrensel insan özelliklerini anlatmasına<br />
E) İlgi çekici olayları konu olarak işlemesine</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4<span style="color: #ff0000;">. Aşağıdakilerin hangisi klasisizmin özelliklerinden biri değildir.</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Biçim ve söyleyişte kuralcılık<br />
B) ideal insan tipleri yaratma<br />
C) Tiyatroda üç birlik kuralına uyma<br />
D) Eski Yunan ve Latin edebiyatını örnek alma<br />
E) Toplum sorunlarını yansıtma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/bati-edebiyati">Dünya edebiyatı tarihi</a>nde, kimi konular, birden çok sanatçı tarafından ele alınıp işlenmiştir. Örnek mi istiyorsunuz? işte Kral Oidipus, işte Elektra, işte Andromakhe, işte Hamlet, işte Faust!<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdaki sanatçılardan hangisi, bu parçada adlan anılan yapıtların yaratıcılarından biri değildir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Sophokles<br />
B) Shakespeare<br />
C) Corneille<br />
D) J. Racine<br />
E) Goethe</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdakilerden hangisinde, romantik sanatçıların adları bir arada verilmiştir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Dante, Moliere, Montaigne<br />
B) V. Hugo, Lamartine, Goethe<br />
C) Corneille, V. Hugo, Lamartine<br />
D) Racine, La Fontaine, Shakespeare<br />
E) Rabelais, Cervantes, La Bruyere</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7.</strong> Üç yıl avukatlık yaptıktan sonra kendisini edebiyata verdi. İlk yazısını dinleyen aile dostu bir profesörün, &#8220;Ne iş isterseniz yapın, edebiyat asla!&#8221; demesine karşın yazmaktan vazgeçmedi, &#8220;insanlık Komedyası&#8221; adını taşıyan büyük serisi 96 ayrı eserdir, insan hayatını bütün yönleriyle vermek isteyen bir romancıdır. Realist romancılığın öncüsü sayılmakla birlikte, romanlarında romantik özellikler de görülür. Ayrıca 5 piyes, 30 hikâye yazmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada sözü edilen yazar aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) H. Balzac<br />
B) Dostoyevski<br />
C) Tolstoy<br />
D) V. Hugo<br />
E) E. Zola</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.</strong> Olayları, bana göründükleri gibi ortaya koymakla, gördüklerimi olduğu gibi ifade etmekle yetiniyorum. Doğruluğu sanata sokmanın daha zamanı gelmedi mi? Tasvirin tarafsızlığı o zaman bilimin açıklığına ulaşacaktır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada sözü edilen özellikler, aşağıdaki yazarlardan hangisinde bulunabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) V. Hugo<br />
B) G. Flaubert<br />
C) Puşkin<br />
D) La Fontaine<br />
E) Racine</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdakilerden hangisi, romantiklerle natüralistlerin ortak özelliğidir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) insanı ve olayları bilimsel determinizm yöntemiyle inceleme<br />
B) İnsanı anlatmada duygu ve hayali akıl kadar önemli görme<br />
C) İnsanı, doğal özellikleriyle anlatabilmek için, iç-güdüleriyle verme<br />
D) iyi-kötü, güzel-çirkin karşıtlıklarına yer verme; iyinin ve güzelin yanında yer alma<br />
E) Sanatı, toplum sorunları karşısında bir araç olarak görme, &#8220;toplum için sanat&#8221; anlayışına bağlanma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10.</strong> Bugün romancı, yüzyılımızın bir araştırmacısı, insan ve doğanın sorgulayıcısıdır. Bu nedenle, her roman, bilimsel bir deney gibi düşünülmüş ve hazırlanmıştır. Deneysel roman, bir evrimin sonucudur; hayalde yaşayan insan yerine, doğadaki insanı, çevresinin etkileriyle biçimlemiş insanı ele alıp inceler.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu parçada sözü edilen özellikler, aşağıdaki yazarlardan hangisinde bulunabilir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Balzac<br />
B) Goethe<br />
C) Stendhal<br />
D) Lamartine<br />
E) E. Zola</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.</strong> <span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdakilerden hangisi, parnasyenlerle sembolistlerin ortak özelliğidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Güzelliği açıklıkta değil, kapalılıkta bulma<br />
B) Ölçü ve uyakla yaratılan dış ahenge önem verme<br />
C) Akşam saatlerini, yarı karanlık ortamları dekor olarak seçme<br />
D) Sanat için sanat anlayışıyla şiir yazma<br />
E) His ve hayallere, lirizme önem verme</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12</strong><strong>.</strong><span style="color: #ff0000;"><strong> Aşağıdakilerden hangisi sembolistlerin özelliklerinden biri değildir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/siir-bilgisi">Şiir</a>sel kavramları ve duyuşları sembollerle&#8221; anlatma<br />
B) Sözcüklerin müziğine dayanan bir iç ahenk yaratma<br />
C) Anlam açıklığından kaçınma, anlamı okuyucunun sezgisine bırakma<br />
D) Dış dünyayı ve doğayı izlenimler doğrultusunda anlatma<br />
E) İnsanı anlatırken doğal ve toplumsal çevrenin etkisini yansıtma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13.</strong><br />
I. İnsan dışında kalan her şeyin (elbise, dekor, doğa görünümleri, yerel renkler&#8230;) anlatılması ve betimlenmesi ihmal edilir.<br />
II. Doğa görünümlerinin, yerli ve yabancı törelerin renkli ve gözalıcı biçimde betimlenmesine önem verilir.<br />
III. Sanatçının kişiliği, yapıtlarına yansıtılmaz; sanatçının dışında kalan olay ve kişiler yansız bir gözle incelenerek betimlenir.<br />
IV. Olaylar ve kişiler bir bilim adamı gözüyle incelenir; hayatın iğrenç ve çirkin sahnelerinin betimlenmesinden kaçınılmaz.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu açıklamalarda, aşağıdaki sanat akımlarından hangisinin hiçbir belirleyici özelliğine yer verilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Sembolizmin<br />
B) Romantizmin<br />
C) Realizmin<br />
D) <a title="Natüralizm" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/naturalizm.htm">Natüralizm</a>in<br />
E) Klasisizmin</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14.</strong> &#8220;Aklın denetiminden, her türlü estetik, ahlak kaygısından uzak düşünceler, kalemimin ucuna geliveriyor. Amacım bazı çağrışımlar yaptırarak rüyanın büyük gücünü, düşüncenin yarar gözetmeyen oyununu ortaya koymaktır. Çünkü bana göre her sanat ürünü, karmaşık psikolojik durumların bileşkesinden doğmuş bir değerler yığınıdır.&#8221; diyen bir sanatçı, <span style="color: #ff0000;"><strong>hangi sanat akımının etkisi altındadır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Romantizm<br />
B) Sembolizm<br />
C) Parnasizm<br />
D) Sürrealizm<br />
E) Natüralizm</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15.</strong><span style="color: #ff0000;"><strong> Aşağıdaki eserlerden hangisi, karşısında verilen yazara ait değildir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) <a title="Faust" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/faust.htm">Faust</a> &#8211; Goethe<br />
B) <a title="Sefiller" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sefiller.htm">Sefiller</a> &#8211; V. Hugo<br />
C) Karakterler &#8211; Plutarkhos<br />
D) Kibarlık Budalası &#8211; Moliere<br />
E) Yanlışlıklar Komedyası &#8211; Shakespeare</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP ANAHTARI</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. C   2. D     3. D    4. E     5. C     6. B      7. A     8. B      9. E     10. E      11. D     12. E     13. A     14. D     15. C</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edebiyat ve Sanat ile İlgili Görüşler</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/edebiyat-ve-sanat-ile-ilgili-gorusler.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 08 Dec 2013 15:29:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[11. Sınıf Dil ve Anlatım]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel Sanatlar ve Edebiyat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1602</guid>

					<description><![CDATA[1. Sanat, duyularla algılanabilenleri &#8216;(fenomenleri, görüngüleri) yansıtır: Bu tespit, büyük ölçüde Sokrates (MÖ 470-339) ve Platon&#8217;un (MÖ 427-347) görüşlerine dayanır, İslâm düşüncesiyle, özellikle de tasavvuf anlayışıyla birçok açıdan paralellik gösteren görüşler ileri süren bu düşünürler; insandan bağımsız, mükemmel bir gerçekliğin var ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1. Sanat, duyularla algılanabilenleri &#8216;(fenomenleri, görüngüleri) yansıtır:</strong> </span>Bu tespit, büyük ölçüde Sokrates (MÖ 470-339) ve Platon&#8217;un (MÖ 427-347) görüşlerine dayanır, İslâm düşüncesiyle, özellikle de tasavvuf anlayışıyla birçok açıdan paralellik gösteren görüşler ileri süren bu düşünürler; insandan bağımsız, mükemmel bir gerçekliğin var olduğunu iddia etmiş, gerçekliğin bu kesin ve değişmez bilgisine ulaşmaya çalışmışlardır.<br />
Sokrates&#8217;in öğrencisi olan <strong>Platon (Eflatun)</strong>, &#8220;<strong>Devlet</strong>&#8221; isimli eserinde <strong>Sokrates</strong>&#8216;le <strong>Glukon</strong> arasında geçen birçok diyaloga yer vermiştir. Bu diyalogların birinde Sokrates, ressamın yaptığı işi anlatmak isterken Glukon&#8217;a şunları söyler: <em>&#8220;İstersen bir ayna al eline, dört bir yana tut. Bir anda yaptın güneşi, yıldızları, dünyayı, kendini, </em><em>evin bütün eşyasını, bitkileri bütün canlıları.&#8221;</em> <span style="text-decoration: underline;">Sokrates, bu ifadelerle ressamın resim yaparak aslında dünyaya ayna tuttuğunu, bir bakıma doğayı taklit ettiğini anlatmak istemiştir.</span> Sokrates&#8217;in görüşlerinden ve düşünce sisteminden büyük ölçüde etkilenen<span style="text-decoration: underline;"> Platon&#8217;a göre aynadaki görüntü, nasıl ki gerçeğin kendisi değil, biryansımasıysa, sanat eseri de gerçekliğin kendisi değil, gerçekliğin duyularla algılanabilen biçiminin yansımasıdır.</span> Gerçek olmadığı hâlde gerçekmiş izlenimi veren, insanı mutlak gerçeklik hakkında kuşkuya düşüren, insanların gerçek olmayan şeyler hakkında <strong>&#8220;Gerçek, budur.&#8221;</strong> demesine neden olan her şey bir aldatmacadır. <span style="text-decoration: underline;">Sanat eseri, temelde bu işlevi gördüğüne göre sanat da insanları mutlak gerçeklikten, hayatın asıl gerçekliğinden, yaşamanın gerçek amacından uzaklaştıran, zararlı bir uğraş alanıdır</span>. Platon, edebiyatın ancak bilgi vermesi ve ahlâk yönünden sansüre tabi tutulması koşuluyla yararlı hâle getirilebileceğini düşünür.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Sanat, geneli ya da özü yansıtır:</strong> </span>Platon&#8217;un öğrencisi olan <strong>Aristotales</strong> (MÖ 384-322), Platon&#8217;dan farklı olarak edebiyata ve sanata daha olumlu bir bakış açısıyla yaklaşmıştır. Ona göre edebiyatçı, gerçek hayatı olduğu gibi anlatmaz. Bunu yapmak tarihçinin işidir. Edebiyatçı, bir tek kişinin yaşamını anlatır gibi görünse de aslında insanoğlunun yaşamını, yani yaşamın kendisini anlatır. Edebiyatçı, olayları anlatırken bunlardan kendine göre bir seçme yapar, ayrıntıları atar, olayın özünü vermeye çalışır.</p>
<p style="text-align: justify;">Aristotales&#8217;e göre <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/trajedi-tragedya.htm">tragedya</a> yazarı, yaşanması mümkün olan olayları sahneye taşıyarak insanları hayatın özü hakkında bilgilendirir. Aynı zamanda onda acıma ve korku duygularını uyandırarak onun psikolojik bakımdan etkilenmesini ve yücelmesini sağlar.</p>
<p style="text-align: justify;">Eski Yunan ve Roma medeniyetlerinden büyük ölçüde etkilenen <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ronesans-ve-reform.htm">Rönesans</a> sanatçıları ve klasisizm akımının temsilcileri, edebiyatçının, yazdığı eserlerle insanları hem eğlendirmesi hem de ideal insan ve ideal toplum konusunda bilgilendirmesi ve bilinçlendirmesi gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Yani edebiyatın ve sanatın yüce bir amacı vardır: Toplumda kötülerin kazanamayacağına dair kesin bir kanı uyandırarak erdemli ve ahlâklı insanların çoğalmasını sağlamak. Bunun için de edebiyatçı; olayları, durumları, insanları, gerçek hayatla bire bir örtüşecek şekilde değil, ideal olanla örtüşecek şekilde anlatmalıdır. Gerçek hayatta iyiler hep kazanmasa bile edebiyat eserinde hep iyiler kazanmalı; kötüler, hüsrana uğramalıdır. İnsanlar, kötülerin karşılaşabilecekleri felaketleri görerek bundan ibret almalı, iyi ve erdemli kişiler olmaya çalışmalıdır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Sanat, gerçekleri yansıtır:</strong></span> Modern Dönemde ortaya çıkan gerçekçilik (realizm), toplumcu gerçekçilik ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/naturalizm.htm">natüralizm</a> akımları; büyük ölçüde<strong> &#8220;Sanat, gerçekleri yansıtır.&#8221;</strong> ilkesinden hareket etmiştir. Bu akımların bazı ilkeleriyle ilgili olarak şunları söyleyebiliriz:</p>
<p style="text-align: justify;"><strong></strong><br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>a.</strong></span> Edebiyatçı, içinde bulunduğu toplumu, o toplumda yaşayan insanları, o toplumda yaşanan ya da yaşanabilecek olayları gözlemlemen ve eserinde bunları anlatmalıdır. Edebî eserin bu işlevi <strong>Stendhal</strong>&#8216;in &#8220;<strong>Roman, yol boyunca gezdirilen bir aynadır.</strong>&#8221; cümlesiyle özetlenebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>b. </strong></span>Gerçekler, bütün yönleriyle yansıtılmalıdır. Gerçeğin bir kısmını anlatıp bir kısmını anlatmamak gerçekçilikle bağdaşmaz. Hayatın ve toplumun gerçekleri ne ise edebiyata o şekilde yansımalıdır. Çirkinlikler, kötü olay ve kişiler, birer toplumsal gerçeklik olduğuna göre edebî eserlerde bunlara da yer verilmelidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>c.</strong></span> Fizik olayları nasıl determinizmden hareket edilerek açıklanıyorsa insanların davranış ve ilişkileri de determinizmden hareket edilerek açıklanmalı, anlaşılmalı ve anlatılmalıdır, insanların gerçekleştirdikleri hiçbir eylem, yaşadıkları hiçbir olay; rastlantılarla ve doğaüstü güçlerle açıklanamaz. Bunların mutlaka tarihsel, psikolojik, ekonomik ve sosyal nedenleri vardır. Bu durum, &#8220;<strong>gerçeklik</strong>&#8221; olgusunu hem çıplak hem de karmaşık bir bütünlük olarak karşımıza çıkarmaktadır. Çıplaktır; çünkü görülmeyen, bilinmeyen hiçbir yanı yoktur. Karmaşıktır; çünkü bu bütünlük çok çeşitli nedenlerin ve etkilerin bir sentezi ve bileşkesi durumundadır. Edebiyatçı gerçekleri anlatırken gerçeklerin arka planındaki bu nedenleri de anlatmalıdır. Bunun için gerektiğinde deney yoluyla bilimsel bilgi üreten bir bilim adamının tarafsızlığıyla hareket etmeli, gerçekleri tüm çıplaklığı ve karmaşık bütünlüğü ile eserlerine yansıtmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Natüralizm Akımı Özellikleri ve Temsilcileri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/naturalizm.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 25 Nov 2013 19:59:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Düşünce akımları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<category><![CDATA[Edebiyat Akımları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1461</guid>

					<description><![CDATA[Natüralizm Akımı Özellikleri ve Temsilcileri ► Realizm ve natüralizm; büyük ölçüde aynı dünya görüşü, aynı felsefi düşünce, aynı sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sanat ve edebiyata yansımasıdır. ► Natüralizm, Fransa&#8217;da ortaya çıkmıştır ve natüralizmin kaynağı &#8216;determinizm&#8220;dir. Natüralizm, realizmin daha ileri ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3552" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Naturalizm-Akimi-ozellikleri.jpg" alt="Natüralizm Akımı özellikleri" width="820" height="438" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Naturalizm-Akimi-ozellikleri.jpg 820w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Naturalizm-Akimi-ozellikleri-768x410.jpg 768w" sizes="(max-width: 820px) 100vw, 820px" /></p>
<h2>Natüralizm Akımı Özellikleri ve Temsilcileri</h2>
<p style="text-align: justify;">► Realizm ve natüralizm; büyük ölçüde aynı dünya görüşü, aynı felsefi düşünce, aynı sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sanat ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat</a>a yansımasıdır.</p>
<p style="text-align: justify;">► Natüralizm, Fransa&#8217;da ortaya çıkmıştır ve natüralizmin kaynağı &#8216;<strong>determinizm</strong>&#8220;dir. Natüralizm, realizmin daha ileri bir adımı olduğundan natüralistler için de temel kural, &#8220;<strong>gerçekçilik</strong>&#8221; olmuştur ancak natüralistlerin gerçekliği daha ileri deneysel bir gerçekliktir,</p>
<p style="text-align: justify;">► Realistler, gerçeği yakalamak için gözleme büyük önem verirler. Natüralistler ise gözlemle yetinmeyip deneysel gerçekliğe yönelirler. Yazar kendini bilim adamı konumunda görür ve iyi, kötü, çirkin vb. ayrımı  yapmadan her şeyi eserinde ele alır.</p>
<p style="text-align: justify;">► Natüralist yazar, bir gözlemci gibi olayları ; sadece dışarıdan seyretmez; <strong>laboratuvar</strong> ortamında çalışan bir bilim adamı gibi olayların oluşumuna bizzat müdahale eder.</p>
<p style="text-align: justify;">► Determinizm, <strong>&#8220;Aynı koşullar altında aynı sebepler, her zaman aynı sonuçları doğurur.&#8221;</strong> şeklinde ifade edilmektedir. Buna göre ; her olay ve toplumun her davranışı, mutlaka somut bir nedene bağlıdır, insanın sebepler zincirine ve dolayısıyla olayların akış seyrine müdahalesi söz konusu değildir. Bu noktada insan iradesi reddedilmiş olmaktadır. <span style="text-decoration: underline;">Sanatın bir yarar sağlaması gerektiğini (toplum için sanat) düşünen natüralistler</span>, insan ve toplum gerçeğini, bütün <span style="text-decoration: underline;">çirkinlikleri ve kusurlarıyla ortaya koymuşlardır.</span>  Toplumun her kesiminden insanı ele alan natüralistler,<span style="text-decoration: underline;"> insanın fizyolojik yapısını, irsiyeti (kalıtım), yaşadığı çevre ve aldığı eğitimi öne çıkarırlar.</span> Bu yaklaşımda; insanın hür iradesi, manevi değerleri, psikolojisi dikkate alınmaz. Natüralistler dil ve anlatım bakımından realistler kadar titiz ve usta değillerdir. Natüralistler, <span style="text-decoration: underline;">aşırı gerçeklik</span> endişesiyle toplumun her kesiminin anlayabileceği sanatlı söyleyişten uzak bir dil kullanmışlardır. Özellikle <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/roman.htm">roman türü</a> ile sınırlı kalmıştır. <span style="text-decoration: underline;">Nesnellik</span> natüralizmin önemli bir özelliğidir. Yazar gözlem ve tasvirlerinde bir<span style="text-decoration: underline;"> bilim adamı gibi tarafsız olmak</span> zorundadır.</p>
<h2>Temsilcileri:</h2>
<ul>
<li>Emile Zola</li>
<li>Alpnonse Daudet</li>
<li>Guy de Maupassant</li>
<li>Concourt Kardeşler</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ekspresyonizm (Dışavurumculuk)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ekspresyonizm-disavurumculuk.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2013 19:40:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1203</guid>

					<description><![CDATA[1. Dünya Savaşı öncesi senelerde Almanya&#8217;da ortaya çıkan bu akım, iç gerçeğin ve iç yaşantıların önemli olduğunu, sanat yoluyla bu iç yaşantıların dışa yansıtılması gerektiğini savunmuştur. Ekspresyonizm resim alanında doğmuş, sonra edebiyatta da etkili olmuştur. Sanayileşmeye, burjuva ahlakına, savaşa bir tepki ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">1. Dünya Savaşı öncesi senelerde Almanya&#8217;da ortaya çıkan bu akım, iç gerçeğin ve iç yaşantıların önemli olduğunu, sanat yoluyla bu iç yaşantıların dışa yansıtılması gerektiğini savunmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekspresyonizm resim alanında doğmuş, sonra <a title="edebiyat" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat</a>ta da etkili olmuştur. Sanayileşmeye, burjuva ahlakına, savaşa bir tepki olarak ortaya çıkan bu akım, izlenimci sanatı da gösterişli fakat özden yoksun gördüğü için reddeder.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="text-decoration: underline;">Ekspresyonistlere göre gerçeği başka bir yerde aramaya gerek yoktur ,gerçek  insanın içinde, ruhunda saklıdır.</span> Sanatın amacı, bu iç gerçekliği anlatmaktır. Sanatçı, iç gerçekliği anlatmak için iç gözlem yapar.</p>
<p style="text-align: justify;">Ekspresyonistler sanata birtakım görevler yüklemişler; okuyucuyu eğlendirmek ya da ona haz vermek yerine, onu sarsarak içinde bulunduğu uyuşukluktan kurtarmak istemişlerdir. Onlara göre &#8220;Sanat maskeleri kaldıracak, eleştirel bakışını burjuva toplumuna yöneltecek, ruhun derinliklerini gösterecek, insanlığı özgürlüğe ve kardeşliğe çağıracak, egoizmle savaşacaktır.&#8221; Ancak, iç gerçekliğe yönelerek dış dünyadan kopan ekspresyonistlerin bu toplumculukları, soyut bir düşünce olmaktan öte gitmemiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Expresyonizmin Önemli Temsilcileri</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> Şiir</strong></span></p>
<ul>
<li>James Joyce,</li>
<li>T. S. Eliot</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>James Joyce,</li>
<li>Franz Kafka</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Öykü</strong></span></p>
<ul>
<li>James Joyce,</li>
<li>Franz Kafka</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Tiyatro</strong></span></p>
<ul>
<li>Eugene O&#8217;Neill,</li>
<li>A. Strindberg</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sembolizm Akımı Özellikleri Temsilcileri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/sembolizm.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Nov 2013 16:10:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Akımlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1201</guid>

					<description><![CDATA[Bu sayfada Sembolizm nedir sembolizmin özellikleri nelerdir akımı anlayışı hakkında kısaca bilgi sembolizm neyi savunur nerede ortaya çıkmıştır sembolizm türk temsilcileri örnekleri Sembolizm neye tepki olarak doğmuştur Sembolizm Akımı Özellikleri Temsilcileri Sembolizm, 19. yüzyılın son çeyreğinde realizm, natüralizm ve parnasizme ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3562" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Sembozlim-akimi.jpg" alt="Sembozlim akımı" width="936" height="375" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Sembozlim-akimi.jpg 936w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Sembozlim-akimi-768x308.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 936px) 100vw, 936px" /></p>
<p><em>Bu sayfada Sembolizm nedir sembolizmin özellikleri nelerdir akımı anlayışı hakkında kısaca bilgi sembolizm neyi savunur nerede ortaya çıkmıştır sembolizm türk temsilcileri örnekleri Sembolizm neye tepki olarak doğmuştur</em></p>
<h2>Sembolizm Akımı Özellikleri Temsilcileri</h2>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Sembolizm, 19. yüzyılın son çeyreğinde realizm, natüralizm ve parnasizme tepki olarak Fransa&#8217;da ortaya çıkmış; daha sonra tüm Avrupa&#8217;ya yayılmıştır.</strong></em></p>
<p style="text-align: justify;">Sembolizmin ortaya çıkmasında en önemli etken Aydınlanma Çağı&#8217;nın yükselen değerleri olan &#8220;<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/pozitivizm.htm">pozitivizm</a>&#8220;, &#8220;determinizm&#8221; ve &#8220;materyalizm&#8221;in, sanayi toplumunda bunalıma düşen insana çözüm getirememesi olmuştur. Bilimin ilerlemesi, teknolojik buluşlar, makineleşme, beklenen mutluluğu insanlığa getirememiş; kapitalist düzenin çelişkileri sanatçıları yeni arayışlara sürüklemiştir. Bu süreçte Kant, Schopenhauer, Bergson gibi filozofların idealist ve sezgici felsefeleriyle Wagner&#8217;in mistik müzik anlayışı, genç kuşağı derinden etkilemiştir. Böylece ruhu maddeye indirgeyen, akıl ve mantığı öne çıkaran, şiiri plastik sanatlara yaklaştıran, sanayileşmeyi savunan ve gerçekliği deney alanıyla sınırlayan materyalist anlayışa karşılık; ruhun gizli güçlerine, sezgiye, müziğe, idealizme dayanan, algılanan gerçekliğin ötesinde gizli bir gerçeklik olduğuna inanan, sanayileşmeye tepki gösteren bir sanat eğilimi ortaya çıkar.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Sembolizmin doğuşunda Dekadanlar (Soysuzlaşmış, dejenere olmuş, züppe) olarak bilinen ve edebiyat geleneklerine başkaldıran bir topluluğun da etkisi olmuştur. Dekadizm (çöküşçülük) adı verilen bir hareketi başlatan bu topluluğun üyelerinin çoğu, daha sonra sembolizm içinde yer almıştır.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Sembolizmin Özellikleri</strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1. Dış Dünya ve Gerçek:</strong> </span>Duyularımızla algıladığımız dünya, asıl gerçekliğin dış görüntüsünden (göz alıcı elbiselerinden) başka bir şey değildir. Asıl gerçeklik, bu görüntünün arkasında gizlidir. Nasıl ki insanın bir vücudu ve bir ruhu vardır, evrenin de maddi görüntüsünün ötesinde manevi bir yapısı, bir ruhu vardır. Bir benzetmeyle söylemek gerekirse, parnasyen şair ormanı, sembolist şair ise ormanın ruhunu yazar.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Benzerlikler ve İlişkiler:</strong></span> Evren bir bütündür ve bu bütünü oluşturan varlıklar arasında gizli benzerlikler ve ilişkiler ağı bulunur. Sembolist şairlerin birtakım duyu aktarmalarıyla bir kokunun sesinden, bir notanın renginden, bir düşüncenin kokusundan söz etmeleri bu gizli ilişkilerin sembolik bir ifadesidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Sembol:</strong> </span>Sembolistlere göre algılanan dış görüntülerin arkasında evren gizli bir anlam taşımaktadır. Şairin görevi sezgi yoluyla ulaşılabilen bu gizli anlamı ortaya çıkarmaktır. Bunu yapabilmek ise ancak semboller aracılığıyla olabilir. Sembol, görünmeyen bir şeyin görünür işaretidir ve sanatçıya özgü olmak zorundadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4. Anlam Kapalılığı:</strong></span> Görünenin arkasındaki gizli anlamlara ancak sezgi yoluyla ulaşılabildiği için bunların açık bir biçimde anlatılması da mümkün değildir. Sanatçı bu gizli anlamları semboller aracılığıyla sezdirmeye, telkin etmeye, hissettirmeye çalışır. Böylece, anlam kapalılığı sembolist estetiğin önemli bir özelliği olur.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5. Rüya ve Gizem:</strong></span> Sembolist estetiğin gereği olan anlam kapalılığı,bu şairlerin rüya ve gizem dolu bir dünyayı konu edinmeleriyle daha da belirginleşir. Bu dünyada bütün varlıklar bir sis perdesiyle örtülüdür. Sonbaharın solgun renkleri, kızıl gün batışları, hüzünlü akşamlar, alacakaranlıklar, ölgün ay ışıkları, mehtap, durgun sular, tenha yollar, masallardan, efsanelerden alınan motifler ve çeşitli ruh halleri, sembolist şiirlerin değişmez atmosferidir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>6. Anlamın Göreceliği:</strong></span> Sembolizmdeki anlam kapalılığı, okuru da yaratıcı olmaya zorlamış; okura, eseri kendine göre anlama, yorumlama olanağını getirmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7. Müzik ve Ahenk:</strong></span> Varlıkların gizli ruhunu sezdirmek için şiir diline müziği katmak gerekir. Çünkü konuşma dili hatta şiir dili, görüntüler dünyasının ötesindeki karmaşık zenginliği duyurmaya yeterli değildir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>8. Biçim Yenilikleri:</strong></span> Sembolistler daha önceki klasik biçimleri kendi estetikleri önünde bir engel olarak görmüşler; nazım biçimi, dize, ölçü, uyak, üslup gibi şiirin formunu belirleyen öğeleri sanatçının beğenisine bırakmışlardır. Bu tutum, sembolizmde serbest şiirin gelişmesini sağlamıştır. Bireysellik: Sembolistler günlük yaşamla, toplumsal sorunlarla ilgilenmemişler, &#8220;<strong>sanat sanat içindir</strong>&#8221; görüşünü benimsemişlerdir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>9. Gelişen Türler:</strong></span> Öncelikle şiirde görülen bu akım tiyatroda da etkili olmuştur.</p>
<h2><strong>Sembolizmin Önemli Temsilcileri</strong></h2>
<ul>
<li>Charles Baudelaire,</li>
<li>Arthur Rimbaud</li>
<li>Paul Verlaine,</li>
<li>Stephan Mallarme,</li>
<li>Paul Valery</li>
<li>Jean Moreas,</li>
<li>Henri de Regnier</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Tiyatro</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Murice Maeterlinck</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Türk Edebiyatında Sembolizm</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bu akımın etkileri ilk olarak <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/cenap-sahabettin.htm">Cenap Şahabettin</a>&#8216;in bazı şiirlerinde görülür. Daha sonra <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hasim.htm">Ahmet Haşim</a> bu akımın edebiyatımızdaki temsilcisi sayılır. Ahmet Hamdi Tanpınar, Cahit Sıtkı Tarancı, Ahmet Muhip Dıranas gibi başka şairler de kimi şiirlerinde sembolizmden etkilenmişlerdir. Öte yandan Divan şiirinde <strong>Şeyh Galip</strong>&#8216;in <strong>Sebk-i Hindî</strong> tarzı şiirlerinde sembolizmle bazı paralellikler kurulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ŞİİR SANATI</strong></span><br />
<em>Musiki, her şeyden önce musiki;</em><br />
<em> Onun için tekli mısradan şaşma.</em><br />
<em> Kıvrak olur, erir havada sanki;</em><br />
<em> Ağır aksak söylenişe yanaşma.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Kelime seçerken de meydan senin;</em><br />
<em> Bile bile bir nebze aldanmalı.</em><br />
<em> Dumanlısı güzeldir türkülerin;</em><br />
<em> Öyle hem seçik olsun hem kapalı.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Güzel gözler tül ardında görünsün</em><br />
<em> Gün ışığı titremeli şiirinde</em><br />
<em> Ak yıldızlar maviliğe hürünsün</em><br />
<em> Ilgıt ılgıt sonbahar göklerinde.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ara rengin peşindeyiz çünkü biz;</em><br />
<em> Rengin değil, ara rengin sadece.</em><br />
<em> Ancak öyle sarmaş dolaş ederiz</em><br />
<em> Kavalı boruyla, rüyayı düşle.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Nükte belâsından kurtulmaya bak;</em><br />
<em> Acı zekâ, sulu gülüş neyine?</em><br />
<em> işe karıştı mı bu cins sarımsak</em><br />
<em> Maviliğin yaş dolar gözlerine.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Tut belagati boğazından sustur</em><br />
<em> El değmişken bir zahmete daha gir.</em><br />
<em> Kafiyenin ağzına da bir gem vur</em><br />
<em> Bırakırsan neler yapmaz kim bilir?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Nedir bu kafiyeden çektiğimizi</em><br />
<em> Hangi çocuk, hangi deli</em><br />
<em> Sarmış başımıza bu meymenetsiz,</em><br />
<em> Bu kof sesler çıkaran kalp inciyi?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Hep musiki, biraz daha musiki;</em><br />
<em> Havalanan bir şey olmalı mısra</em><br />
<em> Deli bir gönülden kalkıp gitmeli</em><br />
<em> Başka göklere, başka sevdalara.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Dağılıp tozu sabah rüzgârına</em><br />
<em> Mısraların alsın başını gitsin</em><br />
<em> Kekik, nane kokaraktan, dört yana&#8230;</em><br />
<em> Üst tarafı edebiyat bu işin.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Paul Verlaine</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rousseau Hayatı Edebi Kişiliği ve Eserleri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/rousseau-hayati-edebi-kisiligi-ve-eserleri.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 29 Oct 2013 21:34:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Batı Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Romantizm Temsilcileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1040</guid>

					<description><![CDATA[Jean-Jacques Rousseau (1712 &#8211; 1778) ♦ Romantizm akımının öncülerinden, Fransız Devrimi&#8217;nin fikir babalarındandır. Kimi yazarlara göre &#8220;Voltaire Fransız Devrimi&#8217;nin kafasıysa Rousseau da kalbidir.&#8221; ♦ Modern demokrasi anlayışına temel oluşturan toplumsal sözleşme öğretisi ona ayrı bir ün kazandırmıştır. Filozof sıfatını her zaman ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Jean-Jacques Rousseau (1712 &#8211; 1778)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">♦ Romantizm akımının öncülerinden, Fransız Devrimi&#8217;nin fikir babalarındandır. Kimi yazarlara göre &#8220;<em>Voltaire Fransız Devrimi&#8217;nin kafasıysa Rousseau da kalbidir</em>.&#8221;<br />
♦ Modern demokrasi anlayışına temel oluşturan toplumsal sözleşme öğretisi ona ayrı bir ün kazandırmıştır. Filozof sıfatını her zaman reddetmiş, doğayı insanı özüne götürerek yenileyen bir kaynak olarak görmüştür. Toplum ve uygarlığın, insanın temiz doğasını bozduğu düşüncesindedir.<br />
♦ Gönül ve duygu yolunu akıl yolundan üstün tutar.<br />
♦ Gerek toplum, politika, din ve eğitim konularındaki düşünceleriyle; gerek sanatıyla çağını ve gelecek kuşakları etkilemiş; Chateubriand, gibi ustalara esin kaynağı olmuş, yol göstermiştir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Başlıca eserleri:</strong> </span></p>
<ul>
<li>Toplum Sözleşmesi (sosyoloji),</li>
<li>Emile (çocuk eğitimi),</li>
<li>İtiraflar (anı),</li>
<li>Bilimler ve Sanatlar Hakkında Nutuk</li>
</ul>
<p>&#8220;<em>Doğru yolda giden kaplumbağa, eğri yolda giden yarış atını geçer</em>.&#8221;<br />
<strong>J.J. Rousseau</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
