<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/cumhuriyet-donemi-edebiyati/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sat, 23 Dec 2023 18:52:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Saf Şiir (Öz Şiir)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/saf-siir-oz-siir.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 14:55:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Şiir Bilgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=2593</guid>

					<description><![CDATA[Bu sayfada saf şiir nedir, öz şiir özellikleri nelerdir temsilcileri kimlerdir sanat anlayışı nasıldır, saf şiir ile öz şiir aynı mıdır, saf şiir nasıl anlaşılır saf şiirin kurucuları kimlerdir öz saf şiir örnekleri sorularının cevaplarını bulacaksınız. 1- ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3670" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2018/10/saf-oz-siir.jpg" alt="saf öz şiir" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2018/10/saf-oz-siir.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2018/10/saf-oz-siir-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Bu sayfada saf şiir nedir, öz şiir özellikleri nelerdir temsilcileri kimlerdir sanat anlayışı nasıldır, saf şiir ile öz şiir aynı mıdır, saf şiir nasıl anlaşılır saf şiirin kurucuları kimlerdir öz saf şiir örnekleri sorularının cevaplarını bulacaksınız.</p>
<h2><strong>1- ÖZ ŞİİR ANLAYIŞINI SÜRDÜREN ŞİİR (1920-1940)</strong></h2>
<p>Saf (Öz): Arı, katıksız, has<br />
Saf Şiir: Müziğe yakın bir ritmin, ahengin, söyleyişin ön planda olduğu ve içinde şiirsel öğelerin dışında hiçbir şey barındırmayan şiire saf şiir denir. Saf şiirde, şiire ait olmayan unsurlar şiirde kullanılmaz. Saf şiir, bir düşünceyi anlatmak için yazılmayan şiirdir.</p>
<p>Saf şiir anlayışı, Fransız şair Stephane Mallerme’ nin &#8220;Şiir, fikirlerle değil kelimelerle yazılır.&#8221; Sözünden kaynaklanan bir anlayışla ortaya çıkmıştır. Dünya edebiyatında Paul Verlaine, saf şiirin öncüsüdür.</p>
<p>Şiirde ahenk, ritim, ses, söyleyiş ve müzikalite şiiri şiir yapan özelliklerdendir. Saf şiir, bu özelliklerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Saf şiirde en etkili isim Ahmet Haşim&#8217; dir. Saf şiirin edebiyatımızdaki öncüsü Ahmet Haşim&#8217;dir. İkinci etkili isim ise Ahmet Haşim&#8217;den etkilenen Yahya Kemal Beyatlı&#8217;dır. Milli Edebiyat Dönemi&#8217;nde Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı başta olmak üzere saf şiir anlayışına uygun şiirler yazan şairler vardır. Ancak saf Şiir, Ahmet Haşim ve Yahya Kemal Beyatlı&#8217;nın çabalarıyla anlam ve değer kazanır.</p>
<h2><strong>Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’nda Öz Şiir (Saf Şiir) Anlayışını sürdüren şiirin (1920-1940) özellikleri:</strong></h2>
<ul>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>1-</strong> </span>Her türlü ideolojiden uzak olarak sadece saf şiir anlayışını sürdürenler tarafından oluşturulmuştur.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>2-</strong> </span>Bu kuşak üzerinde, önceki dönemlerin saf şiir savunucularından olan <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hasim.htm">Ahmet Haşim</a> ve Yahya Kemal Beyatlı’nın ciddi anlamda etkileri vardır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>3-</strong></span> Öz şiir anlayışını sürdüren şiirlerde, sembolizm akımının etkileri görülür.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>4-</strong></span> Bütün şiirlerde sanat için sanat anlayışı hâkimdir. Şiir bir düşünceyi aktarmak için araç olarak kullanılmaz akıl ön<br />
planda değildir.</li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">5-</span></strong> Bu şiir anlayışını benimseyen şairler şiiri Soylu bir sanat olarak görmüşlerdir. Milli Edebiyat Dönemi sanatçılarının milli duygularla oluşurdu şiirlerin, kişide bir heyecan yarattığı kesindir. Fakat bu heyecan geçtiğinde ortada şiir değil manzume olduğu görülmüştür. Bu durumda öz şiir hedefleyen şairler öne çıkmıştır. Öz şiiri savunan şairler milli edebiyat şairlerinin sığ gerçeklikten uzak memleketçiliklerine karşı çıkmışlar şiiri Soylu bir sanat olarak görüp şiirsel söylemin doruğuna çıkmayı hedeflemiştir</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>6-</strong> </span>Milli edebiyat dönemindeki şiir hareketleri ve etkinlikleri bu dönemin şiirin oluşturur.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>7-</strong> </span>Bu şiir anlayışını sürdüren şairler gelenekle modelini birleştirmeyi; hece ölçüsünü modern şiirle bütünleştirmeyi başarmışlardır. Bu şiir anlayışını sürdüren şairlerin amacı, kendimize özgü sesi yakalayabilmek olduğu için halk şiirinden gelen hece veznini modern şiirle<br />
birleştirmişlerdir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>8-</strong> </span>Bütün şiirlerde müzikaliteye değer verilir. Şiirde ahenk; söyleyiş tarzı, ritim, kafiye, redif, iç kafiye (seci), aliterasyon ve asonans ile sağlanmıştır. Ritim ise hece ölçüsü ile sağlanmıştır. Saf şiir ritim sanatı olduğu için, saf şiir güfte (söz) den önce bestedir. Dizelerde Musiki olmalıdır. Dizelerinde Musiki hissedilmeyen şiir, düz yazı olarak değerlendirilmemelidir. Şiirde musikiye ancak iç ahenk ile sağlanabilir. Belagat öz şiiri benimseyenlerin hoş görmedikleri karşısında gördükleri bir çabadır. Hedefleri<br />
dilde saflaşma rahat bir dile ulaşmaktır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>9-</strong></span> Şiirde dizeye büyük önem verilir. En büyük değerleri dize ve dildir. Biçim saf şiirde vazgeçilmez ögedir. Ama asıl olan Öz Şirin özünü düşle gerçek; geçmişi ile şimdi; alın yazısıyla İstem; hayatla ölüm arasındaki çatışma belirler.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>10-</strong></span> Şairler <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gunluk-2.htm">günlük</a> dilden farklı bir şiir dili kurmuşlardır. Öz şiirde Şiir dili günlük dilin dışında doğal görünüşlerin şairin ruh halleri ile kaynaştırılması ile imgelerle yüklü ve kapalı anlatımla oluşturulmuştur. Günlük dilin kalıplarından çıkarak söz sanatları ve kusursuz imgeler kullanılması bireysel duygu ve düşüncelerin daha yeni ve zengin bir biçimde ifade edilmesini sağlamıştır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>11-</strong></span> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/milli-edebiyat">Milli edebiyat dönemi</a>nde sadeleşen dil, şiir dili haline gelmiştir. Türkçe şiirde bireysel duyarlılıkları ifade yolunda zenginleşmiştir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>12-</strong></span> Şiirde biçime, özgün ve yaratıcı imgeye önem verilmiştir. Öz şiir bir nesne bir durum doğadaki bir görünüm karşısında ortaya çıkan heyecan ve duygulanma yarın bir insanda şiirle tekrar tekrar yaşatılabilmesi ile öz şiir adını alır. Öz Şiir her okunduğunda o heyecanı aynen canlanır. Heyecan anını Hayal dünyasındaki imgeler ortaya çıkarır ve dilde bir rüya âlemi kurulur. Böylece insan gerçek<br />
dünyadan hareket edilerek yaratılan iç dünyaya, soyut dünyaya yönelir. Şiirde ruh halleri ve doğal görünüşleri ifade etmek için imgelere başvurulur.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>13-</strong> </span>Fransız sembolist şairlerin dili her şeyden üstün tutan görüşünden ve divan şiirinin biçimci yapısından oldukça<br />
etkilenmişlerdir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>14-</strong></span> Bireyin iç dünyasını, insanın Evrensel duygularını anlatma kaygıları vardır. Bireysel temalarda, bireysel duyuş tarzı ile Evrensel olan birleştirilmiş şairler öz şiir de toplumsal günün sorunlarına değil insanın duygularının sonsuzluğuna yönelir. Ama bunlar romantizmde ki heyecan fırtınalarını Taşıyan duygular değildir. Şairlerim duygularının sonsuzluğunda yol alırken mistik bir dünyaya<br />
yöneldikleri de görülür.</li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">15-</span></strong> Şairler, şiiri sadece şiirin kendi ilkelerine göre yazma endişesi taşımışlardır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>16-</strong> </span>Şairlere göre Önemli olan, iyi ve güzel şiirler yazmaktır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>17-</strong></span> Disiplinli bir çalışma ile Saf şiir yazmayı Hedef demişlerdir.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>18-</strong> </span>Şiirde yerli ve mahalli unsurlara çok yer vermişlerdir. Yerli ve mahalli unsurlar yüksek bir zevk ile şiirde ifade edilmiştir.</li>
<li><strong><span style="color: #ff0000;">19-</span></strong> <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/yedi-mesaleciler.htm">Yedi Meşaleciler</a> topluluğu <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/saf-siir-oz-siir.htm">Öz şiir</a> anlayışına yakın bir sanat anlayışını savunmuştur. Şairler şiire özgü Düşsel Bir âlem kurmuşlardır.</li>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong>20-</strong> </span>Türk edebiyatında öz şiir eğilimi Ahmet Haşim’in “şiir hakkında bazı mülahazalar” adlı yazısı ile başlar</li>
</ul>
<h2>SAF ŞİİR ÖRNEKLERİ</h2>
<p><strong>BİR GÜNÜN SONUNDA ARZÛ</strong></p>
<p>Yorgun gözümün halkalarında<br />
Güller gibi fecr oldu nümâyân,<br />
Güller gibi… sonsuz, iri güller<br />
Güller ki kamıştan daha nâlân;<br />
Gün doğdu yazık arkalarında!</p>
<p>Altın kulelerden yine kuşlar<br />
Tekrârını ömrün eder i’lân.<br />
Kuşlar mıdır onlar ki her akşam<br />
Âlemlerimizden sefer eyler?<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hasim.htm">Ahmet Haşim</a></p>
<p><strong>NE İÇİNDEYİM ZAMANIN</strong></p>
<p>Ne içindeyim zamanın,<br />
Ne de büsbütün dışında;<br />
Yekpâre, geniş bir ânın<br />
Parçalanmaz akışında.</p>
<p>Bir garip rüyâ rengiyle<br />
Uyuşmuş gibi her şekil,<br />
Rüzgârda uçan tüy bile<br />
Benim kadar hafif değil.</p>
<p>Başım sükûtu öğüten<br />
Uçsuz, bucaksız değirmen;<br />
İçim muradına ermiş<br />
Abasız, postsuz bir derviş;</p>
<p>Kökü bende bir sarmaşık<br />
Olmuş dünya sezmekteyim,<br />
Mavi, masmavi bir ışık<br />
Ortasında yüzmekteyim&#8230;</p>
<p><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hamdi-tanpinar.htm">Ahmet Hamdi Tanpınar</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Füruzan</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/furuzan.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 22:52:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<category><![CDATA[Öykü yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1407</guid>

					<description><![CDATA[FÜRUZAN (1935-&#8230;) Asıl ismi Feruze Selçuk&#8217;tur. İstanbul&#8217;da dünyaya geldi. Yalnızca ilkokul eğitimi görebildi. Kendi kendini yetiştirdi. Kısa bir süre Küçük Sahnede tiyatro oyunculuğu yaptı. 1958 senesinde karikatürist Turhan Selçuk ile hayatını birleştirdi. İlk hikayesi 1956 yılında Seçilmiş Hikâyeler dergisinde basıldı. ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3732" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/FURUZAN.jpg" alt="" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/FURUZAN.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/FURUZAN-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>FÜRUZAN (1935-&#8230;)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Asıl ismi Feruze Selçuk&#8217;tur. İstanbul&#8217;da dünyaya geldi. Yalnızca ilkokul eğitimi görebildi. Kendi kendini yetiştirdi. Kısa bir süre Küçük Sahnede <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/tiyatro">tiyatro</a> oyunculuğu yaptı. 1958 senesinde karikatürist Turhan Selçuk ile hayatını birleştirdi. İlk hikayesi 1956 yılında Seçilmiş Hikâyeler dergisinde basıldı. 1964-1972 yılları arasında Dost, Yeni Dergi ve <strong>Papirüs</strong>&#8216;te yayınlanan hikayeleri ile dikkatleri üzerine çekti. 1975&#8217;te davetli olarak Berlin&#8217;e gitti. 1 sene kaldığı Berlin&#8217;de Türk işçiler ile röportajlar yaptı. &#8220;<strong>Benim Sinemalarım</strong>&#8221; isimli hikayesi 1989 yılında sinemaya aktarıldı. İlk romanı &#8220;<strong>Parasız Yatılı</strong>&#8220;yla 1972 <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sait-faik-abasiyanik.htm">Sait Faik</a> Hikâye Armağanı&#8217;nı alınca bilinirliği arttı.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ 1960 sonrası Türk edebiyatında, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/roman.htm">roman</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/roportaj.htm">röportaj</a>, şiir, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gezi-seyahat.htm">gezi</a>, oyun türlerinde eser vermiş olmasına rağmen daha çok <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm">hikaye</a>ci kimliğiyle, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm">öykü</a>lerinde sergilediği özgün tarzıyla ünlüdür.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ 70&#8217;li yıllarda en çok dikkat çeken üç <a title="kadın" href="http://www.prensesce.com">kadın</a> yazardan biri olarak Sevgi Soysal ve <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/adalet-agaoglu.htm">Adalet Ağaoğlu</a>&#8216;yla birlikte anılır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Türk edebiyatı</a>na gerek gözlemleri gerekse ayrıntıları kullanmadaki ustalığıyla farklı, yeni bir anlatı tekniğini kazandırmış olması, onu diğer yazarlardan ayıran en belirgin özelliklerindendir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦  Öykülerin çoğunda anne-kız ilişkisinin önemli bir yer tuttuğu, konunun kadın kahramanlar ile kızları üzerinde odaklandığı, gerçekliği küçük kızların bakış açısıyla işlediği görülür.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/orhan-kemal.htm">Orhan Kemal</a>&#8216;le aynı temaları işlese de anlatımı, çoğunlukla kadın ve çocuk karakterleri kullanması ve ayrıntılara verdiği önemle toplumcu gerçekçi gelenekten ayrılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>47&#8217;liler,</li>
<li>Berlin&#8217;in</li>
<li>Nar Çiçeği</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="text-align: justify;">Hikâye</span></strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Parasız Yatılı</li>
<li>Kuşatma</li>
<li>Benim Sinemalarım</li>
<li>Gecenin Öteki Yüzü, Gül Mevsimidir</li>
<li>Sevda Dolu Bir Yaz (<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sarki-nazim-bicimi.htm">Şarkı</a>lar Kitabı)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gezi</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>İşte Bizim Rumeli (Balkan Yolcusu) Röportaj</li>
<li>Yeni Konuklar Ev Sahipleri</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Oyun</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Redife&#8217;ye Güzelleme Kış Gelmeden</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Şiir</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Lodoslar Kenti</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ataol Behramoğlu</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ataol-behramoglu.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 21:39:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Şairleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1402</guid>

					<description><![CDATA[ATAOL BEHRAMOGLU (1Ş42 &#8211; &#8230;) İstanbul Çatalca&#8217;da dünyaya geldi: İlköğrenimini Çankırı&#8217;da yaptı. 1966 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Bir partinin ilk örgütlenme çalışmaları ile beraber sahipliğini üstlendiği &#8220;Dönüşüm&#8221; dergisinin kuruluş ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3740" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ataol-Behramoglu.jpg" alt="Ataol Behramoğlu" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ataol-Behramoglu.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ataol-Behramoglu-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">ATAOL BEHRAMOGLU (1Ş42 &#8211; &#8230;)</h2>
<p style="text-align: justify;">İstanbul Çatalca&#8217;da dünyaya geldi: İlköğrenimini Çankırı&#8217;da yaptı. 1966 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. Bir partinin ilk örgütlenme çalışmaları ile beraber sahipliğini üstlendiği &#8220;<strong>Dönüşüm</strong>&#8221; dergisinin kuruluş çalışmalarına iştirak etti. <strong>Papirüs, Şiir Sanatı, Yeni Gerçek, Yeni Dergi</strong>&#8216;de şiirlerini yayımladı.</p>
<p style="text-align: justify;">Bu dönemin şiirlerini bir araya getiren <span style="text-decoration: underline;">ilk şiir kitabı</span> &#8220;<strong>Bir Ermeni General</strong>&#8221; 1965&#8217;te yayımlandı. 1970 yılında <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ismet-ozel.htm"><strong>İsmet Özel </strong></a>ile beraber <strong>&#8220;Halkın Dostları&#8221;</strong> dergisini çıkardı. Daha sonra Fransa&#8217;ya gitti. Paris&#8217;te otel kâtipliği, öğretmenlik görevlerinde bulundu. 1972 senesinde Moskova Üniversitesi Edebiyat Fakültesinde Sovyet edebiyatı üstüne incelemelerde bulundu. 1974&#8217;te İstanbul Şehir <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/tiyatro">Tiyatro</a>larında <strong>dramaturg</strong> olarak görev yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;">1975&#8217;te kardeşi Nihat Behramoğlu ile beraber&#8221;<strong>Militan</strong>&#8221; dergisini çıkardı. <strong>&#8220;Sanat Emeği</strong>&#8221; dergisinin kurucuları içinde yer aldı. 1979&#8217;da Türkiye Yazarlar Sendikasının genel sekreteri oldu. 12 Eylül harekâtından sonra 1982&#8217;de Barış Derneği Davası sebebiyle on ay tutuklu kaldı. Şu anda şair, İstanbul Üniversitesi Rus Dili ve Edebiyatı Bölümünde doçent ünvanıyla anabilim dalı başkanlığı görevini sürdürmektedir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ İmgeci şiirden yalın ve toplumcu şiire geçerek siyasal düşüncenin şiirde eritilmesini amaçlamış; 1960 sonrası <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/2-yeni-sonrasi-toplumcu-siir.htm">toplumcu şiiri</a>n öncülerinden olmuştur.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Ataol Behramoğlu <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sanat-nedir.htm">sanat</a> anlayışını şu cümlelerle açıklamıştır: &#8220;İnsanın bireysel ve toplumsal varlığını diyalektik bir bütünlük içinde kavrayan bir sanat anlayışından yanayız. Kendini hayattan soyutlamayan, şematize etmeyen; biçimci, edilgen, gizemci bir tavrı temel almayan; izlenimlerini toplumcu bir gerçekçiliğin potasında eritmek çabasında olan bir sanat anlayışıdır bu. Bizim benimsediğimiz; doğruluğuna, bilimselliğine, geleceğe ve yaratıcılığa açık oluşuna inandığımız konum budur. Fakat sanattan her zaman büyük ülkülerin savunucusu ya da gerçekçiliğin yetkin bir yorumu olmasını beklemenin yanlışlığına da değinelim. Küçük umutların, umutsuzlukların, sevinçlerin ya da hüzünlerin şarkısı da her zaman söylenecektir.</p>
<blockquote><p>Gece Vakti Kimdir Kapıyı Çalıp Gelen<br />
<em> Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen</em><br />
<em> Yitirdiğim bir mutluluk mu</em><br />
<em> Habercisi mi gelecekteki bir mutluluğun</em><br />
<em> Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen</em><br />
<em> içimde bağıran acılar mı</em><br />
<em> Serseri, başıboş bir rüzgar mı</em><br />
<em> Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen</em><br />
<em> Ansızın çıkıp gelen bahar mı</em><br />
<em> Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen</em><br />
<em> Yüreğim mi,damarlarımda hışırdayan kan mı</em><br />
<em> Bağırarak bu kansız evlerin suratına</em><br />
<em> Bağırarak bu kansız sokakların suratına</em><br />
<em> Bağırarak bu kansız insanların suratına</em><br />
<em> Bağırarak yüreğimdeki kanı</em><br />
<em> Gece vakti kimdir kapıyı çalıp gelen</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ataol Behramoğlu</strong></p>
</blockquote>
<h2 style="text-align: justify;">Eserleri</h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Şiir</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Bir Ermeni General,</li>
<li>Bir Gün Mutlaka</li>
<li>Yolculuk Özlem Cesaret ve Kavga Şiirleri</li>
<li>Ne Yağmur&#8230; Ne Şiirler&#8230;</li>
<li>Kuşatmada,</li>
<li>Mustafa Suphi Destanı</li>
<li>Dörtlükler,</li>
<li>İyi Bir Yurttaş Aranıyor,</li>
<li>Eski Nisan</li>
<li>Türkiye Üzgün Yurdum,</li>
<li>Güzel Yurdum</li>
<li>Kızıma Mektuplar,</li>
<li>Bebeklerin Ulusu Yok</li>
<li>Sevgilimsin</li>
<li>Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var</li>
<li>Beyaz İpek Gibi Yağdı Kar</li>
<li>Aşk İki Kişiliktir,</li>
<li>Aşk,</li>
<li>Gizlice Sevgilim</li>
<li>Bu Aşk Burada Biter,</li>
<li>İki Ağıt</li>
<li>Okyanusla İlk Karşılaşma</li>
<li>Hayata Uzun Veda</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deneme &#8211; Düzyazı</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Yaşayan Bir Şiir</li>
<li>Şiirin Dili-Anadili</li>
<li>Mekanik Gözyaşları</li>
<li>Nazım&#8217;a Bir Güz Çelengi</li>
<li>Kardeş Türküleri</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Anı</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Aziz Nesinli Fotoğraflar</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Gezi</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Başka Gökler Altında Yurdu Teninde Duymak</li>
<li>Mektup Genç Bir Şairden Genç Bir Şaire Mektuplar</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fazıl Hüsnü Dağlarca</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/fazil-husnu-daglarca.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 18:37:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Şairleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1389</guid>

					<description><![CDATA[FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 &#8211; 2008) Sanatçı, İstanbul&#8217;da dünyaya gözlerini açtı. Süvari Yarbay Hasan Hüsnü Bey&#8217;in oğludur, ilkokulu  Konya, Kayseri, Adana ve Kozan&#8217;da; ortaokulu Tarsus ve Adana&#8217;da okudu. Kuleli Askeri Lisesi (1933), Harp Okulundan (1935) mezun oldu. Piyade subaylığı ile ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3743" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Fazil-Husnu-Daglarca.jpg" alt="Fazıl Hüsnü Dağlarca" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Fazil-Husnu-Daglarca.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Fazil-Husnu-Daglarca-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<h2 style="text-align: justify;">FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA (1914 &#8211; 2008)</h2>
<p style="text-align: justify;">Sanatçı, İstanbul&#8217;da dünyaya gözlerini açtı. Süvari Yarbay Hasan Hüsnü Bey&#8217;in oğludur, ilkokulu  Konya, Kayseri, Adana ve Kozan&#8217;da; ortaokulu Tarsus ve Adana&#8217;da okudu. Kuleli Askeri Lisesi (1933), Harp Okulundan (1935) mezun oldu. Piyade subaylığı ile Doğu ve Orta Anadolu&#8217;nun, Trakya&#8217;nın pek çok yerini dolaştı. 1950 yılında orduda 15  hizmet yılını doldurunca subaylıktan istifa etti. Çalışma Bakanlığı iş Müfettişi olarak İstanbul&#8217;da görev yaptı. 1959&#8217;da Aksaray&#8217;da Kitap Kitabevini açtı ve yayıncılık işi  yaptı. 1960-1964 seneleri arasında Türkçe isminde aylık bir dergi yayımladı. 1970&#8217;te kitabevini kapattı.</p>
<p style="text-align: justify;">Birçok ödül kazandı. <strong>&#8220;Çakırın Destanı&#8221;</strong> eseriyle  CHP şiir yarışmasındaki 3.lüğü; &#8220;<strong>Asu</strong>&#8221;  adlı eseriyle Yeditepe Şiir Armağanı; &#8220;<strong>Delice Böcek&#8221;</strong> kitabıyla Türk Dil Kurumu 1958 Şiir Ödülü; &#8220;<strong>Horoz</strong>&#8221; şiir kitabı ile 1977 Sedat Simav&#8217;ı Vakti Ödülü bunlardan sadece bazılarıdır. Bunlara ek olarak Uluslararası Şiir Forumunca <strong>en iyi Türk şairi</strong> seçilmiş (1967); Struga (Yugoslavya) Şiir Festivallerinin 13.sünde Altın Çelenk Ödülü &#8216;nü kazanmıştır. Uzun seneler, Türkçenin yaşayan en büyük şairi olarak nitelendirilen Dağlarca 94 yaşında, zatürre tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ 70 seneyi aşan şairlik hayatında 134 şiir kitabı basmıştır. Tür, içerik, şekil bakımından birbirine benzemeyen bu şiirlerde yenilikçilik, evren karşısında duyulan şaşkınlık, mistik-metafizik tavır, vatanseverlik, barış ve özgürlük gibi temalar işler.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ İlk kitabından bu yana kendini devamlı aşmaya çalışarak özü ve ifade sağlamlığı ile kendine has bir şiiri geliştirmiştir. İlk başta sezgisel, daha sonra akılcı bir tutum ile insanın evren, tabiat ve toplum içindeki yerini irdelemiş; hiçbir edebi akıma bağlanmadan, hiçbir şairden belirgin olarak etkilenmeden, benzerine rastlanmayan özgün bir şiir ortaya çıkartmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Kişisellikten halkçılığa, lirik şiirden epik şiire, açık anlatımdan kapalılığa farklılıklar gösteren bu şiirleri destanlar, toplumcu gerçekçi şiirler ve felsefi lirik şiirler olmak üzere 3 gruba ayırmak mümkündür.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ İlk eseri <strong>&#8220;Havaya Çizilen Dünya&#8221;</strong>da hece ölçüsünü kullanan sanatçı, daha sonraki şiirlerini <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/serbest-olcu.htm">serbest ölçü</a> ile kaleme almış ve dış biçim kurallarını önemsememiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Asıl kişiliğini kendisisi bütün yönleri ile yansıtan eseri olan<strong> &#8220;Çocuk ve Allah&#8217; </strong>adlı eseriyle, bulmuştur. Bu eserinde insanın kaderi, dünya ve evrendeki yeri üzerine, sevgiyle karışık çocuksu bir şaşkınlık ile eğilmesi; 2 uç arasında, çocuk ile Tanrı, görünen ile görünmeyen arasında şaşkınlık ile gidip gelmesi ile dikkatleri üzerine toplamıştır.</p>
<blockquote><p>Büyümek</p>
<p><em>Büyür ağaçlar maviliklerde,</em><br />
<em> Bulutlar, aydınlıklar, uzaktan.</em><br />
<em> Büyür şehirlerin yatakları,</em><br />
<em> Mevsimlerin üstü, yaşamaktan.</em><br />
<em> Bir anne gibi genişleyen sabah aydınlığı,</em><br />
<em> Büyür kanatları yavru serçelerin.</em><br />
<em> Büyük şehirler ve şehirlerde,</em><br />
<em> Korkunç hayatı, gecelerin.</em><br />
<em> Büyür hatıralar gibi ihtiyarlar,</em><br />
<em> Yaşamayı hatırlarken.</em><br />
<em> Büyür güzellikleri, vücutları kısmetleri,</em><br />
<em> Çocuklar uyurken.</em><br />
<em> Vakit büyür habersiz,</em><br />
<em> Bir serinlik düşer her cama.</em><br />
<em> Çiftçiler bile anlamadan</em><br />
<em> Büyür topraklar daima.</em></p>
<p><strong>Fazıl Hüsnü Dağlarca</strong></p></blockquote>
<h2><strong>Eserlerinden Bazıları</strong></h2>
<ul>
<li>Havaya Çizilen Dünya</li>
<li>Çocuk ve Allah</li>
<li>Daha,</li>
<li>Çakırın Destanı,</li>
<li>Taş Devri</li>
<li>Üç Şehitler Destanı</li>
<li>Sivaslı Karınca,</li>
<li>Batı Acısı</li>
<li>İstanbul-Fetih Destanı</li>
<li>Çanakkale Destanı</li>
<li>Malazgirt Ululaması</li>
<li>Delice Böcek,</li>
<li>Asu</li>
<li>Mevlana&#8217;da Olmak</li>
<li>Vietnam Savaşımız</li>
<li>19 Mayıs Destanı</li>
<li>Hiroşima</li>
<li>Almanya&#8217;da Çöpçülerimiz</li>
<li>Yunus Emre&#8217;de Olmak</li>
<li>Nötron Bombası</li>
<li>Dildeki Bilgisayar</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Behçet Necatigil</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/behcet-necatigil.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Nov 2013 18:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Şairleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1387</guid>

					<description><![CDATA[BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979) İstanbul&#8217;da doğdu. Kastamonulu olan babası istanbul&#8217;da müftüydü. İki yaşındayken annesini kaybetti. Beşiktaş&#8217;ta başladığı öğrenimini babasının görevi nedeniyle taşındıkları Kastamonu&#8217;da sürdürdü. Daha sonra istanbul Kabataş Lisesine giderek 1936&#8217;da bu okulu birincilikle bitirdi. Kastamonu&#8217;da başlayan edebiyat merakı iyi ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3745" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Behcet-Necatigil.jpg" alt="Behçet Necatigil" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Behcet-Necatigil.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Behcet-Necatigil-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>BEHÇET NECATİGİL (1916 -1979)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>İstanbul&#8217;da doğdu. Kastamonulu olan babası istanbul&#8217;da müftüydü. İki yaşındayken annesini kaybetti. Beşiktaş&#8217;ta başladığı öğrenimini babasının görevi nedeniyle taşındıkları Kastamonu&#8217;da sürdürdü. Daha sonra istanbul Kabataş Lisesine giderek 1936&#8217;da bu okulu birincilikle bitirdi. Kastamonu&#8217;da başlayan edebiyat merakı iyi bir rastlantı sonucu Zeki Ömer Defne&#8217;nin öğretmeni olmasıyla hızla gelişen bir yeteneğe dönüştü. Liseden sonra Yüksek Öğretmen Okulu <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Türk Dili ve Edebiyatı</a> bölümünde devam ettiği öğrenimi sırasında Alman Filolojisindeki bazı derslere konuk öğrenci olarak katıldı ve ilk ders yılı sonunda bir eğitim kuruluşunun davetlisi olarak burslu olarak Berlin&#8217;e gönderildi; dört ay Almanya&#8217;da kaldı. 1940 yılında Yüksek Öğretmen Okulunu birincilikle bitirdi. Kars ve Zonguldak&#8217;ta <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">edebiyat öğretmeni</a> olarak görev yaptıktan sonra askere alındı. Askerlik dönüşü istanbul&#8217;a, on beş yıl süreyle çalışacağı Kabataş Lisesine tayin edildi. 1948 senesinde kendisi gibi öğretmen olan eşiyle evlendi. 1960 yılında Çapa Eğitim Enstitüsüne tayin edildi ve 1972 yılında kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Emeklilik sonrasını, evinde yoğun bir şekilde çalışarak geçirdi. 13 Aralık 1979 tarihinde hayata gözlerini yumdu.</em></p>
<p>♦ Ev, aile, yasak aşklar, anlaşılamama üzüntüsü, bunalım, ölüm, fakirlik gibi konuları işleyen sanatçı, kendi hayatını sınırlayan çevreyi, bu çevrenin yarattığı sıkıntıları şiirleştirmiştir.</p>
<p>♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mecaz-anlam.htm">Mecaz</a>sız, sade bir ifade içinde anlamca kapalı şiirler kaleme almış; bazı şiirlerinde <a title="divan edebiyatı" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/divan-edebiyati">divan edebiyatı</a> bilgisini kullanarak söz oyunlarına başvurmuştur.</p>
<p>♦ Radyo oyunları kaleme almış, çeviriler de yapmıştır.</p>
<h1><strong>Eserlerinden Bazıları</strong></h1>
<h2><strong>Şiir</strong></h2>
<ul>
<li>Kapalı Çarşı,</li>
<li>Çevre,</li>
<li>Evler,</li>
<li>Eski Toprak,</li>
<li>Arada,</li>
<li>Dar Çağ,</li>
<li>Yaz Dönemi,</li>
<li>Divançe,</li>
<li>İki Başına Yürümek,</li>
<li>Encam,</li>
<li>Zebra,</li>
<li>Kareler Aklar,</li>
<li>Beyler, Söyleriz &#8230;</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Radyo Oyunu</strong></span></p>
<ul>
<li>Yıldızlara Bakmak,</li>
<li>Gece Alevi Üç Turunçlar,</li>
<li>Pencere</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Ağaoğlu</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/adalet-agaoglu.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2013 23:26:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1349</guid>

					<description><![CDATA[Adalet Ağaoğlu kimdir sanat anlayışı nedir hani edebi topluluğa ait edebi kişiliği eserleri ile ilgili bilgiler bulacaksınız bu sayfada ADALET AGAOĞLU (1929 &#8211; &#8230;) Nallıhan&#8217;da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesinde gördü. Ankara Üniversitesi DTC Fakültesinin Fransız Dili ve Edebiyatı ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3752" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Adalet-Agaoglu.jpg" alt="Adalet Ağaoğlu" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Adalet-Agaoglu.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Adalet-Agaoglu-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Adalet Ağaoğlu kimdir sanat anlayışı nedir hani edebi topluluğa ait edebi kişiliği eserleri ile ilgili bilgiler bulacaksınız bu sayfada</p>
<h2 style="text-align: justify;">ADALET AGAOĞLU (1929 &#8211; &#8230;)</h2>
<p style="text-align: justify;">Nallıhan&#8217;da dünyaya geldi. Ortaöğrenimini Ankara Kız Lisesinde gördü. Ankara Üniversitesi DTC Fakültesinin Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümünü bitirdi (1950). Açılan bir sınavla Ankara Radyosuna girdi; burada ve kuruluşundan sonra TRT&#8217;de çeşitli görevlerde bulundu (1951-70). TRT Radyo Dairesi Başkanlığından, kurumun özerkliğine el konulması sonucu istifa etti. Öğrencilik yıllarında başladığı yazarlığını 1970&#8217;ten sonra başka hiçbir işle paylaşmadı. Radyo ve sahne oyunlarını romanları, öykü, anı, deneme kitapları izledi.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Hikaye, roman, oyun ve denemeleriyle ün yaptı.</p>
<p style="text-align: justify;">♦<span style="text-decoration: underline;"> İlk romanı</span> <strong>Ölmeye Yatmak</strong>&#8216;ı yayımladığı 1973&#8217;e kadar oyun yazarlığını devam ettirdi ve tiyatro eleştirileri kaleme aldı.<br />
Öykü ve romanlarında, birey-toplum diyalektiğini temel alarak, yaşanan gerçekliği bütün boyutlarıyla kavramaya gayret gösterdi.<br />
Çoğunlukla aydınların problemlerini ve ilişkilerini irdelediği romanlarında egemen ideolojilerin bunalttığı, toplumsal çözülüşün çaresizliğe, yalnızlığa ittiği küçük burjuva kökenli insanların açmazını, dünya görüşü ile hayat şeklinin çatışması neticesi içine düştükleri çelişkileri işledi.</p>
<p style="text-align: justify;">Klasik romandan bilinç akışı tekniğine hemen bütün anlatım biçimlerini kullanarak özle biçimin dengelediği ürünler verdi.</p>
<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3098" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/adalet-agaoglu.jpg" alt="" width="500" height="500" /></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Ölmeye Yatmak, </strong>Romanda Doçent Aysel&#8217;in &#8220;<strong>kadının özgürleşmesi</strong>&#8221; sorunsalı çevresinde kendisiyle hesaplaşması ve 1938 -1968 arasının toplumsal panoraması yansıtılır.</p>
<p style="text-align: justify;">Görevi toplum yapılarını incelemek olan Doçent Aysel, bir sabah Ankara&#8217;da lüks bir otelin 16. katında ölmeye yattığı bir buçuk saatlik zaman diliminde, &#8220;okumuşluğunun neye yaradığı&#8221; sorusuna cevap arayarak kendisini intihar girişimine sürükleyen nedenleri sorgular.</p>
<p style="text-align: justify;">Bilinç akımı ve iç monolog tekniğinin kullanıldığı roman, iki çizgide gelişir. Bir yandan ölmeye yatan Aysel&#8217;in otel odasındaki izlenimleri, iç dünyası, kendi kendisiyle hesaplaşması verilir. Diğer yandan da Atatürk&#8217;ün ölümü sıralarında küçük bir Anadolu kasabasında ilkokulu bitirmiş, coşkulu bir Cumhuriyet tutkunu ve Atatürk âşığı olan Dündar Öğretmenin ısrarıyla Ankara&#8217;ya ortaokula gönderilmiş esnaf kızı Aysel&#8217;in doçentliğine kadar yaşamı, arkadaşları ve ailesi, 1938-1968 yıllarının toplumsal dalgalanışları ekseninde anlatılır.</p>
<h2 style="text-align: justify;">Adalet Ağaoğlu Eserleri</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Ölmeye Yatmak,</li>
<li>Fikrimin İnce Gülü</li>
<li>Bir Düğün Gecesi,</li>
<li>Yaz Sonu,</li>
<li>Üç Beş Kişi</li>
<li>Hayır,</li>
<li>Ruh Üşümesi</li>
<li>Romantik Bir Viyana Yazı</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Hikâye</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Yüksek Gerilim,</li>
<li>Sessizliğin İlk Sesi</li>
<li>Hadi Gidelim,</li>
<li>Hayatı Savunma Biçimleri</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Oyun</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Evcilik Oyunu,</li>
<li>Tombala,</li>
<li>Çatıdaki Çatlak</li>
<li>Sınırlarda Aşk-Kış-Barış</li>
<li>Üç Oyun (Bir Kahramanın Ölümü/Çıkış/Kozalar)</li>
<li>Kendini Yazan Şarkı, Çok Uzak Fazla Yakın</li>
<li>Duvar <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/hikaye-oyku.htm">Öykü</a>sü, Şiir ve Sinek</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deneme</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Geçerken, Karşılaşmalar,</li>
<li>Başka Karşılaşmalar</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Günlük</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Damla Damla Günler</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong> Anı</strong></span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>Göç Temizliği, Gece Hayatım</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ahmet Hamdi Tanpınar</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hamdi-tanpinar.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2013 22:15:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1346</guid>

					<description><![CDATA[Bu Sayfada Ahmet Hamdi Tanpınar kimdir hayatı edebi kişiliği sanat anlayışı eserleri romanları şiirleri öyküleri, Ahmet Hamdi Tanpınarın edebiyatımızdaki yeri hangi edebi akım şiir anlayışı hangi toplulukta yer aldı sorularına cevap bulacaksınız AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 -1962) ♦ &#8220;Abdullah Efendi&#8217;nin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3756" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Hamdi-Tanpinar-1.jpg" alt="Ahmet Hamdi Tanpınar " width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Hamdi-Tanpinar-1.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Ahmet-Hamdi-Tanpinar-1-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p>Bu Sayfada Ahmet Hamdi Tanpınar kimdir hayatı edebi kişiliği sanat anlayışı eserleri romanları şiirleri öyküleri, Ahmet Hamdi Tanpınarın edebiyatımızdaki yeri hangi edebi akım şiir anlayışı hangi toplulukta yer aldı sorularına cevap bulacaksınız</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>AHMET HAMDİ TANPINAR (1901 -1962)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">♦ &#8220;<strong>Abdullah Efendi&#8217;nin Rüyaları</strong>&#8221; ve &#8220;<strong>Yaz Yağmuru</strong>&#8221; isimli eserlerinde topladığı öykülerinde insan ruhunun temeli kabul ettiği <strong>bilinçaltına</strong> ve <strong>rüyalara</strong> geniş yer ayırır.<br />
♦ Saf şiirin dar çemberi içinde anlatamadığı fikirlerini romanın geniş sınırları içinde anlatmaya çalışmıştır.<br />
♦ <span style="text-decoration: underline;">İlk romanı</span> &#8220;<strong>Mahur Beste</strong>&#8221; ile XIX. yüzyılın ortalarında çözülüşü yaşayan Osmanlının elit aile yaşamından kesitler verir.<br />
♦ <span style="text-decoration: underline;">2. romanı</span> &#8220;<strong>Huzur</strong>&#8220;. bir şairin aşk. İstanbul, tarih, musiki, resim, mimarlık, tabiat gibi kavramlar ile çevrili estetik dünyasını işler.</p>
<p style="text-align: justify;">Batı&#8217;dan aldıklarını Doğu kültürünün zenginlikleri içinde sentezleyerek oluşturduğu şiirsel dünya, &#8220;<strong>Huzur</strong>&#8220;da sağlam bir roman kurgusu içinde çocukluk hatıralarından ve mizacından gelen düş dünyası ile birleşir ve yüzyılın önemli romancılarından birini ortaya çıkarır. <span style="text-decoration: underline;">Romanda, Mümtaz ile Nuran&#8217;ın aşkı etrafında Doğu ile Batı, eski ile yeni, geçmişin değerleri ile var olan değerler, aşk ile toplumsal sorumluluk arasındaki çatışma ve bu çatışmanın ortaya çıkardığı bireysel bunalımlar irdelenir</span>.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Huzur</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Romandaki ana olay, Nuran ve Nuran&#8217;ı seven Suat ile Mümtaz üçlüsü arasında, en çok Mümtaz&#8217;ın psikolojisi üzerine kurulmuştur. Eşinden ayrılmış olan Nuran&#8217;ın Mümtaz ile evleneceği sanısıyla canına kıyan  Suat, ölümü ile Mümtaz&#8217;ın hayatını altüst eder. Nuran&#8217;ın kocası ile barışması ise Mümtaz&#8217;ı derin bir buhrana sürükler.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sahnenin Dışındakiler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">♦ 3. romanı olan &#8220;<strong>Sahnenin Dışındakiler</strong>&#8221; de zaman 1920 senesidir ve mekân gene İstanbul&#8217;dur. Türk halkının yaşadığı o ateşten günlerde İstanbul hem bir sahnedir, hem de sahnenin dışı. Asıl sahne Anadolu, sahnenin dışı olan İstanbul&#8217;da pek az görünür ve değişik aynalardan görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p>Huzur (1949)<br />
<a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/saatleri-ayarlama-enstitusu-ozeti.htm">Saatleri Ayarlama Enstitüsü</a> (1962)<br />
Sahnenin Dışındakiler (1973)<br />
Mahur Beste (1975)<br />
Aydaki Kadın (1987)<br />
Suat&#8217;ın Mektubu (2018, haz. Handan İnci)</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Samim Kocagöz</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/samim-kocagoz.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2013 15:51:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1344</guid>

					<description><![CDATA[SAMİM KOCAGÖZ (1916 &#8211; 1993) Aydın&#8217;ın Söke ilçesinde dünyaya geldi. İzmir Erkek Lisesini ve İÜ Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu. 1942&#8217;de Lozan Üniversitesinde sanat tarihi eğitimi gördü. Memlekete dönünce bir taraftan çiftçilik yaptı bir taraftan da ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3759" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Samim-Kocagoz.jpg" alt="Samim Kocagöz" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Samim-Kocagoz.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Samim-Kocagoz-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>SAMİM KOCAGÖZ (1916 &#8211; 1993)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aydın&#8217;ın Söke ilçesinde dünyaya geldi. İzmir Erkek Lisesini ve İÜ Edebiyat Fakültesi <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Türk Dili ve Edebiyatı</a> Bölümünden mezun oldu. 1942&#8217;de Lozan Üniversitesinde <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/sanat-nedir.htm">sanat</a> tarihi eğitimi gördü. Memlekete dönünce bir taraftan çiftçilik yaptı bir taraftan da izmir Devlet Konservatuarında dersler verdi. 1939-1950 yılları arasında farklı dergilerde çıkan öyküleriyle bilinirliğini artırdı. 1950 senesinde New York Herald Tribüne gazetesinin düzenlediği Dünya Hikâye Yarışmasında &#8220;<strong>Sam Amca</strong>&#8221; isimli kitabıyla Türkiye 1. liği kazandı.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/2-yeni-sonrasi-toplumcu-siir.htm">Toplumcu gerçekçi sanat anlayışı</a> doğrultusunda kaleme aldığı eserlerinde gözlemlere dayanarak köy ve ilçe insanlarının problemlerini , <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/gunluk.htm">günlük</a> hayatlarını ve duygularını sade bir dil ve gerçekçi bir anlayışla işledi. Alışılmış teknik ve anlatıma bağlı kalarak sınıflar arası çıkar çatışmalarını, ekonomik sebepler ile değişen düzen ve dünya görüşlerini ele aldı.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Roman ve öykülerinin konularını Ege Bölgesi&#8217;nden, çoğunlukla, yaşadığı Söke bölgesinden ve Menderes vadisinin toprak problemlerinden aldı. Toprağa bağlı yaşam, makineleşme nedeniyle işsiz kalan insanlar, feodal düzen, kuvvet yaşam koşulları, pamuk ve tütün farlarında karnını doyurmaya çalışan işçiler onun eserlerinin ana hatlarını meydana getirir.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ <strong>Kalpaklılar</strong> ve <strong>Doludizgin</strong> isimli romanlarında Kurtuluş Savaşı&#8217;nı belgesel roman biçiminde , destansı bir anlatım ile ele aldı. <strong>On binlerin Dönüşü</strong> romanındaysa demokrasiye geçiş aşamasında sanatçı ve düşünürlerin ve özellikle üniversite gençliğinin verdiği mücadeleyi anlattı.</p>
<h2>Eserleri</h2>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>Bir Şehrin İki Kapısı,</li>
<li>Yılan Hikâyesi</li>
<li>Onbinlerin Dönüşü,</li>
<li>Kalpaklılar,</li>
<li>Doludizgin</li>
<li>Bir Karış Toprak,</li>
<li>Bir Çift Öküz,</li>
<li>İzmir&#8217;in İçinde Tartışma,</li>
<li>Mor Ötesi,</li>
<li>Eski Toprak,</li>
<li>Baskın</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Telli Kavak,</li>
<li>Sığınak,</li>
<li>Sam Amca,</li>
<li>Cihan Şoförü</li>
<li>Ahmet&#8217;in Kuzular,</li>
<li>Yolun Üstündeki Kaya</li>
<li>Yağmurdaki Kız,</li>
<li>Alandaki Delikanlı</li>
<li>Koca Tülü,</li>
<li>Gecenin Soluğu</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Deneme/İnceleme/Eleştiri</strong></span></p>
<ul>
<li>Zarkanat,</li>
<li>Roman ve Yazarlık Onuru</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Anı</strong></span></p>
<ul>
<li>Bu da Geçti Yahu</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dursun Akçam</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/dursun-akcam.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2013 14:53:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1342</guid>

					<description><![CDATA[DURSUN AKÇAM (1930 &#8211; 2003) Çocukluğunu yoksulluk içinde geçirdi. 1950 yılında Cilavuz Köy Enstitüsünü daha sonra da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü bitirdi. Ardahan, Keskin, Kırıkkale ve Ankara&#8217;da Türkçe öğretmenliği yaptı. Türkiye Öğretmenler Sendikasının (TÖS) kurucuları arasında yer aldı. 12 Mart ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3762" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Dursun-Akcam.jpg" alt="Dursun Akçam" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Dursun-Akcam.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Dursun-Akcam-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>DURSUN AKÇAM (1930 &#8211; 2003)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Çocukluğunu yoksulluk içinde geçirdi. 1950 yılında Cilavuz Köy Enstitüsünü daha sonra da Ankara Gazi Eğitim Enstitüsünü bitirdi. Ardahan, Keskin, Kırıkkale ve Ankara&#8217;da <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/">Türkçe öğretmenliği</a> yaptı. Türkiye Öğretmenler Sendikasının (TÖS) kurucuları arasında yer aldı. 12 Mart 1971 darbesinin ardından bir yıla yakın bir süre tutuklu kaldı. 12 Eylül 1980 darbesi sırasında sığındığı Almanya&#8217;da on bir yıl kaldı. Türkiye&#8217;ye dönünce Kuşadası&#8217;na yerleşerek ömrünün kalan yıllarını burada tamamladı.</p>
<p style="text-align: justify;">♦ Köy enstitüsü çıkışlı bir yazar olarak toplumcu gerçekçi sanat anlayışını benimsedi. Köyü ve köylüyü kendi gerçeği içinde gözlemleyip değerlendirmeye çalıştı. Doğu Anadolu&#8217;nun feodal yapısının bozulmasını konu edindiği eserleriyle öncü bir rol üstlendi.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Eserleri</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>Kanlı Derenin Kurtları Dağların Sultanı,</li>
<li>Almanya,</li>
<li>Ucu ucuna Yaşam</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Öykü</strong></span></p>
<ul>
<li>Maral,</li>
<li>Ölü Ekmeği,</li>
<li>Taş Çorbası,</li>
<li>Kafkas Kızı</li>
<li>Köyden İndim Şehire,</li>
<li>Alaman Ocağı,</li>
<li>Sevdam Ürktü</li>
<li>Generaller Birleşin,</li>
<li>Öğretmeni Kim Öptü (Mizah)</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Röportaj</strong></span></p>
<ul>
<li>Kan Çiçekleri</li>
<li>Anı Doğunun Çilesi</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kemal Bilbaşar</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/kemal-bilbasar.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 Nov 2013 13:32:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Biyografi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Dönemi Yazarları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1339</guid>

					<description><![CDATA[KEMAL BİLBAŞAR (1910 &#8211; 1983) Çanakkale&#8217;de dünyaya geldi. Liseyi 1929 senesinde Edirne Öğretmen Okulunda bitirmiş, 2 sene ilkokul öğretmenliği görevinde bulundu. Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih-Coğrafya Bölümünü 1935 senesinde bitirdi. Aynı senenin resim-iş bölümü mezunlarından Bedia Bilge ile hayatını birleştirdi, İzmir&#8217;e ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3765" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Kemal-Bilbasar.jpg" alt="Kemal Bilbaşar
" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Kemal-Bilbasar.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Kemal-Bilbasar-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>KEMAL BİLBAŞAR (1910 &#8211; 1983)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Çanakkale&#8217;de dünyaya geldi. Liseyi 1929 senesinde Edirne Öğretmen Okulunda bitirmiş, 2 sene ilkokul öğretmenliği görevinde bulundu. Gazi Eğitim Enstitüsü Tarih-Coğrafya Bölümünü 1935 senesinde bitirdi. Aynı senenin resim-iş bölümü mezunlarından Bedia Bilge ile hayatını birleştirdi, İzmir&#8217;e taşındı. Nazilli ve İzmir Karataş ortaokullarında öğretmenlik görevinde bulundu. 1961 senesinde emekli oldu, bir süre politika ile  ilgilendikten sonra 1966&#8217;da İstanbul&#8217;a yerleşerek kendini bütünüyle yazmaya verdi.</em></p>
<p style="padding-left: 30px; text-align: justify;">♦ Toplumcu gerçekçi anlayışının yanı sıra <strong>yergici</strong> tutumuyla tanındı.<br />
♦ Öykü ve romanlarında tek parti yönetimini olduğu kadar çok partili dönemi de eleştirdi.<br />
♦ II. Dünya Savaşı&#8217;nın toplumsal dokuda ve bireyde yol açtığı travmaları dile getirdi.<br />
♦ Psikolojik yabancılaşmanın Türk romanındaki ilk örneği olan Denizin Çağırışı&#8217;nda çevresiyle uyumsuz bir öğretmenin hikâyesini anlattı.<br />
♦ En başarılı yapıtı olan <span style="color: #ff0000;"><strong>Cemo</strong> </span>adlı romanı ile onu takip eden <strong>Memo</strong>&#8216;da feodal düzen içindeki Doğu Anadolu insanının dramını yansıttı.</p>
<h1>Eserleri</h1>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Roman</strong></span></p>
<ul>
<li>Denizin Çağırışı</li>
<li>Ay Tutulduğu Gece</li>
<li>Cemo, Memo</li>
<li>Yeşil Gölge</li>
<li>Başka Olur Ağaların Düğünü</li>
<li>Yonca Kız</li>
<li>Kölelik Dönemeci</li>
<li>Bedoş</li>
<li>Zühre Ninem</li>
</ul>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong> Hikâye</strong></span></p>
<ul>
<li>Anadolu&#8217;dan Hikâyeler</li>
<li>Cevizli Bahçe</li>
<li>Pazarlık, Pembe Kurt</li>
<li>Köyden Kentten (Üç Buutlu Hikâyeler)</li>
<li>Irgatların Öfkesi</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
