<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Söz Sanatları &#8211; Edebiyat Öğretmeni. İnfo</title>
	<atom:link href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/soz-sanatlari/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.edebiyatogretmeni.info</link>
	<description>Türkçe, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerinin Kaynak Sitesi</description>
	<lastBuildDate>Sun, 24 Dec 2023 21:33:43 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Edebi Sanatlar Test Soruları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/edebi-sanatlar-test-sorulari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 17 Feb 2014 18:27:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Soru Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1910</guid>

					<description><![CDATA[1. &#8220;Teşbih (benzetme)&#8220;; aralarında benzerlik bulunan iki şeyden, benzerlik yönü açısından zayıf olanın güçlü olana benzetilmesi sanatıdır. Başka bir söyleyişle, bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan başka bir şeyi örnek olarak gösterme işidir. Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong> &#8220;<a title="Teşbih (Benzetme) Sanatı" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">Teşbih (benzetme)</a>&#8220;; aralarında benzerlik bulunan iki şeyden, benzerlik yönü açısından zayıf olanın güçlü olana benzetilmesi sanatıdır. Başka bir söyleyişle, bir şeyin niteliğini anlatmak için o niteliği eksiksiz taşıyan başka bir şeyi örnek olarak gösterme işidir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde &#8220;<a title="Teşbih (Benzetme) Sanatı" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">teşbih&#8221; sanatı</a> yoktur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Ne hoştur kırlarda yazın uyumak<br />
Bulutlar ufukta beyaz bir yumak<br />
B) Ağaçlar derin bir hülyaya varmış<br />
Saçında yepyeni teller ağarmış<br />
C) Öğleyin bu uyku bir aralıktır<br />
Saf hava bir kanat gibi ılıktır<br />
D) O zaman gönülde ne varsa diner<br />
Yüzlere tül gibi bir buğu iner<br />
E) Öttükçe o, hasretle genişlerdi, duyardım<br />
Korkunç uçurumlar gibi ruhumda derinlik</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong> &#8220;<a title="İstiare" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm">İstiare</a> (<a title="İstiare" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm">eğretileme</a>)&#8221;; bir sözün, benzetme amacıyla başka bir söz yerine kullanılmasıdır. Başka bir deyişle, bir tür benzetmedir. Benzetmenin temel öğelerinden, yalnızca &#8220;kendisine benzetilen&#8221; ya da yalnızca &#8220;benzetilen (benzeyen)&#8221; kullanılarak yapılır; birinci duruma &#8220;açık istiare&#8221;, ikinci duruma da &#8220;kapalı istiare&#8221; denir.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinde &#8220;istiare&#8221; yaktur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Sabahtan uğradım ben bir fidana<br />
B) Birçok seneler geçti dönen yok seferinden<br />
C) Yüce dağ başında siyah tül vardır<br />
D) Artarak tufan olan bir yağmurdur uykusuzluk<br />
E) Pencereden seyrettik göğün yanan kandillerini</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> insan dışındaki varlıkları, insana özgü niteliklerle anlatmaya &#8220;kişileştirme (teşhis)&#8221;; insanın konuşma yetisinin başka varlıklara aktarılmasına da &#8220;konuşturma (intak)&#8221; sanatı denir, &#8220;intak&#8221; sanatının bulunduğu sözlerde &#8220;teşhis&#8221; sanatı da vardır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdaki dizelerin hangisinde, bu iki sanat da vardır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Yılda bir kere çıldırır ağaçlar sevincinden<br />
Rabbim ne güzel çıldırır<br />
B) Yılda bir kere uzatır avuçlarını yaprak<br />
Sevincinden titreyerek<br />
C) Biz de yılda bir kere sevinebilseydik<br />
Merhaba, diyen çiçeklere bakarak<br />
D) Yılda bir kere kendini verir toprak<br />
Mutluluktan yarılarak<br />
E) işte armutlarımız çırılçıplak<br />
Ne saklanma var onlarda, ne nazlanma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong> Türkiye&#8217;de <span style="text-decoration: underline;">kalemiyle</span> geçinebilen insan sayısı çok azdır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu cümledeki altı çizili sözde, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uyan bir söz sanatı yapılmıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bir kavramı; benzetme amacı gütmeden, onun kullanımıyla ilgili, bağıntılı olduğu başka bir sözle gösterme olan &#8220;mecaz-ı mürsel&#8221;e<br />
B) Bilinen bir şeyi; söyleyişte bir anlam inceliği yaratmak için, bilmez gibi görünerek, bilmezlikten gelerek anlatma olan &#8220;tecahül-i arife<br />
C) Bir dizede en az iki şeyi andıktan sonra, başka bir dizede bunlarla ilgili nitelikleri belli bir sıra gözeterek verme olan &#8220;leff ü neşr&#8221;e<br />
D) Anlatımı ve ses güzelliğini pekiştirip güçlendirmek amacıyla bir sözcüğü sürekli biçimde kullanma olan &#8220;tekrir&#8221; e<br />
E) Bir olguyu, onun gerçek etkenini bir yana bırakıp güzel, tatlı, hoş, hayali bir nedene bağlayarak anlatma olan &#8220;hüsn-i talil&#8221;e</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong> Aşağıdaki dizelerin hangisinde görülen altı çizili sözde, <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;hem gerçek hem de mecaz anlamı olan bir sözü, onun mecaz anlamını kasdederek kullanma&#8221; sanatı olan &#8220;<a title="Kinaye" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm">kinaye</a>&#8220;</strong></span> yoktur?</p>
<p style="text-align: justify;">A) <span style="text-decoration: underline;">Yumdu</span> dünyaya <span style="text-decoration: underline;">ela gözlerini</span><br />
B) Geç fark ettim <span style="text-decoration: underline;">taşın sert olduğunu</span><br />
C) Makbul isen hitabına herkes <span style="text-decoration: underline;">kulak tutar</span><br />
D) Sevincinden yeşerdi <span style="text-decoration: underline;">telgraf direkleri</span><br />
E) Yine <span style="text-decoration: underline;">parmağım ağzımda kaldı</span> / Masumluk akıyordu yüzünden</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.</strong><br />
Koyup kaldırmadan, ikide birde<br />
Kazan devrildi, söndürdü ocağı<br />
izzet Molla bu dizelerinde; &#8220;ocak&#8221; sözcüğüyle, hem &#8220;Yeniçeri Ocağı&#8217;nı, hem de yemek pişirilen ocağı; &#8220;kazan&#8221; sözcüğüyle de, hem Yeniçerilerin sık sık &#8220;kazan kaldırması (isyanı)&#8221; olayını, hem de yemek pişirilen kazanı (büyük tencere) kasdederek bir söz sanatı yapmıştır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tariz<br />
B) <a title="Tezat" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tezat.htm">Tezat</a><br />
C) <a title="Teşhis (Kişileştirme)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/teshis-kisilestirme.htm">Teşhis</a><br />
D) Tenasüp<br />
E) <a title="Tevriye" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevriye.htm">Tevriye</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>7.</strong><br />
Kime iyi desen darılır söğer<br />
Merhamet zamanı değildir meğer<br />
Yanında birini kesseler eğer<br />
Bir hançer de sen vur sonra utanma<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizelerde &#8220;asıl söylenmek istenenin, sözü ters söyleyerek belirtilmesi&#8221; ile yapılan söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tariz<br />
B) Kinaye<br />
C) İstiare<br />
D) Tezat<br />
E) <a title="Tecahül-i arif" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tecahul-i-arif.htm">Tecahül-i arif</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki dizelerden hangisinde, &#8220;tezat&#8221; sanatı yoktur?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Görmediğim şeyi asla sezemem<br />
Korku bilmem ama yalnız gezemem<br />
B) icap etse kendi adım yazamam<br />
Kâtiplikte gayet itibarım var<br />
C) Evime yatsıdan önce hiç gelmem<br />
Alnıma sürülen lekeyi silmem<br />
D) Ömrümde zararsız günümü bilmem<br />
Her sene yüz milyonluk kârım var<br />
E) Evvel param alır sonra mal verir<br />
Her tüccarın yanında itibarım var</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki dizelerin hangisinde, &#8220;<a title="Telmih" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/telmih.htm">telmih</a> (hatırlatma)&#8221; sanatı yoktur?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Dinle bak, dağlar neler söylemekte<br />
Ferhat&#8217;ın sevdalı kazmasından<br />
B) Kuşların sohbeti pek tatlı olur<br />
Tufan&#8217;la Nuh&#8217;un hikâyesini dinlerken<br />
C) Eyüp gibi sabır ettim cefana<br />
Dahi gelmez misin insafa canım<br />
D) Gölgesinde mevsimler boyu oturduğu<br />
O ağacın altını bilmem anıyor musun<br />
E) Ben ağustosböceği sen de karınca<br />
Neden hiç dinlemezsin benim sazımı</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10.</strong> Abbasi Halifesi&#8217;nin yeğeni ölür. Halife, zamanın ünlü şairi Ebu Delâme ile mezarlığa gider. Halife, şaire mezarı göstererek, &#8220;Burası için ne hazırladın?&#8221; diye sorar. Ünlü şair, Halife&#8217;nin, &#8220;Öbür dünya için ne hazırladın?&#8221; demek istediğini anladığı halde, şöyle cevap verir: &#8220;Halife&#8217;nin yeğenini!..&#8221;<br />
<span style="color: #ff0000;">Şairin, bu parçada yer alan cevabıyla yaptığı söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Abartma (mübalağa)<br />
B) Bilmezlikten gelme (tecahül-i arif)<br />
C) Güzel neden gösterme (hüsn-i talil)<br />
D) Telmih (anıştırma, hatırlatma)<br />
E) Tariz (iğneleme, söz dokundurma)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.<span style="color: #ff0000;"> Aşağıdaki dizelerin hangisinde &#8220;tenasüp&#8221; sanatı yoktur?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Şu görünen yayla ne güzel yayla<br />
Bir dem süremedim giderim böyle<br />
B) Her sabah başka bahar olsa da ben uslandım<br />
Uğramadım bahçelerin semtine gülden yandım<br />
C) Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri<br />
işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri<br />
D) Kılıçla, mızrakla, topla, tüfekle<br />
Başımız bir kere eğilmemiştir<br />
E) Ne nergis, ne leylak, ne lale, ne gül<br />
Hepsiyle dolu bir selesin, güzel</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12.</strong> Padişah, öfkelidir. Sadrazam, süklüm püklüm huzurdadır. Bir ara Sadrazam, her nasılsa, elindeki altını yere düşürür. Padişah&#8217;ın bir dalgınlığından yararlanarak eğilip altını almak ister. Tam o sırada Padişah onu bu halde görür ve sorar: &#8220;Niçin öyle iki büklüm oldun?&#8221; Sadrazam, gerçek nedeni söylemez ve &#8220;Tekrar ayağınıza kapanmak için!..&#8221; der.<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu parçanın sonunda Sadrazam&#8217;ın yaptığı söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Kinaye<br />
B) Mübalağa<br />
C) Hüsn-i talil<br />
D) <a title="Leff ü Neşr" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/leff-u-nesr.htm">Leff ü neşr</a><br />
E) <a title="Mecazı Mürsel" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mecazi-mursel.htm">Mecaz-ı mürsel</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13.</strong> &#8220;Kırk gün oldu kaynatırım kaynamaz!&#8221;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizedeki &#8220;mübalağa (abartma)&#8221; sanatı, aşağıdakilerin hangisinde yoktur?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor<br />
B) Gördüm deniz dedikleri bin başlı ejderi<br />
C) Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla<br />
D) Dün sana bir tepeden baktım aziz İstanbul<br />
E) Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14. <span style="color: #ff0000;">Aşağıdaki dizelerin hangisinde, &#8220;sesleri bir, anlamları ayrı sözcükler kullanılarak yapılan söz sanatı&#8221; yoktur?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Geçen gün görmüş de beni düşünde<br />
Dedim: Sonra cayma, iyi düşün de<br />
B) Ey kimsesizler, el veriniz kimsesizlere<br />
Onlardır ancak el verecek kimse sizlere<br />
C) Gittikçe bembeyaz gezinenler üçer beşer<br />
Bildim ki ahiret denilen yerdedir beşer<br />
D) Bir güzel şuha dedim ki gözün sürmelidir<br />
Dedi, vallahi seni Hind&#8217;e kadar sürmelidir<br />
E) A benim bahtı yârim, gönlümün tahtı yârim<br />
Yüzünde göz izi var, sana kim baktı yârim</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15.</strong><br />
I. Bir sözü, birden çok gerçek anlamını sezdirecek şekilde kullanma<br />
II. Söz arasında bir duruma, inanışa, olaya, söze, kahramana&#8230; işaret etme<br />
III. Anlamca birbiriyle ilgili, birbirini düşündürebilen sözleri bir arada kullanma<br />
IV. Alay etmek, iğnelemek, birini küçük düşürmek amacıyla bir sözü, bu sözün tam tersini söyleyerek anlatma<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu açıklamalarda, aşağıdaki <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/soz-sanatlari">söz sanatları</a>ndan hangisi söz konusu edilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tariz<br />
B) Tezat<br />
C) Telmih<br />
D) Tevriye<br />
E) Tenasüp</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP ANAHTARI</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. B     2. D     3. C     4. A     5. D     6. E     7. A     8. C     9. D    10. B     11. A     12. C     13. D     14. E     15. B</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söz Sanatları Test</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/soz-sanatlari-test.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[hulya]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 13 Feb 2014 21:58:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Edebiyatı Soru Bankası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1911</guid>

					<description><![CDATA[1. Fırtınalar koparken git de seyret denizi Gökleri bir dev gibi doldurur iniltisi Bu dizelerdeki en belirgin söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir? A) Benzetme (teşbih) B) Cinas C) Tevriye D) Kinaye E) Hüsn-i talil 2. Ay zeytin ağaçlarından yere damlıyordu Açtım ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong>1.</strong><br />
Fırtınalar koparken git de seyret denizi<br />
Gökleri bir dev gibi doldurur iniltisi<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerdeki en belirgin söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) <a title="Teşbih (Benzetme) Sanatı" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">Benzetme (teşbih)</a><br />
B) Cinas<br />
C) <a title="Tevriye" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tevriye.htm">Tevriye</a><br />
D) <a title="Kinaye" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm">Kinaye</a><br />
E) Hüsn-i talil</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>2.</strong><br />
Ay zeytin ağaçlarından yere damlıyordu<br />
Açtım avucumu altına tuttum<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerdeki söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Benzetme<br />
B) Cinas<br />
C) <a title="Teşhis (Kişileştirme)" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/teshis-kisilestirme.htm">Kişileştirme</a><br />
D) Tariz<br />
E) <a title="İstiare" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm">İstiare</a></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>3.</strong> &#8220;Yüce dağ başında salkım salkım olan bulut&#8221; dizesindeki &#8220;bulut&#8221; sözcüğünde, <strong><span style="color: #ff0000;">aşağıda açıklaması verilen <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/category/turk-edebiyati-konu-anlatimi/soz-sanatlari">söz sanatları</a>ndan hangisi vardır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Benzerlik ilişkisinin dışındaki ilişkilerden yararlanılarak bir sözün bir başka söz yerine kullanılması<br />
B) Bir sözün, hem gerçek hem mecaz anlama uygun düşecek bir biçimde kullanılması<br />
C) Benzerlik ilişkisinden yararlanılarak bir sözün bir başka söz yerine kullanılması<br />
D) Anlamca ilgili sözcüklerin bir arada kullanılması<br />
E) Söylenen sözün tam tersinin kasdedilmesi</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>4.</strong><br />
Yaprak nasıl düşerse akıp kaybolan suya<br />
Ruh öyle yollanır, uyanılmaz bir uykuya<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerdeki söz sanatları, aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Hüsn-i talil, <a title="Telmih" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/telmih.htm">telmih</a><br />
B) Cinas, <a title="Mecazı Mürsel" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mecazi-mursel.htm">mecaz-ı mürsel</a><br />
C) Benzetme, istiare<br />
D) <a title="Tecahül-i arif" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tecahul-i-arif.htm">Tecahül-i arif</a>, tevriye<br />
E) <a title="Tezat" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tezat.htm">Tezat</a>, tariz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>5.</strong><br />
Biraz bağa gel, bülbül dinle, gül seyret ey sevgili<br />
Ki sen de henüz açılmamış bir taze goncasın<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizelerde, aşağıda belirtilen söz sanatlarından hangileri birlikte kullanılmıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Teşbih, tenasüp<br />
B) Tevriye, cinas<br />
C) Teşbih, istiare<br />
D) Telmih, tezat<br />
E) <a title="Aliterasyon" href="https://www.edebiyatogretmeni.info/aliterasyon.htm">Aliterasyon</a>, tariz</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>6.</strong><br />
Çınla ey coşkun deniz, kayalıklarda çınla<br />
Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Cinas<br />
B) Tevriye<br />
C) Kişileştirme<br />
D) Kinaye<br />
E) Telmih</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>7. Aşağıdaki dizelerin hangisinde, ötekilerden farklı bir söz sanatı vardır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Der Karac&#8217;oğlan: Öleyim<br />
Leyla&#8217;lara kul olayım<br />
B) Der ki çiğdem: Ben âlâyım<br />
Yiğit başına belayım<br />
C) Der ki lale: Ben laleyim<br />
Cümlenizden ben âlâyım<br />
D) Der ki menevşe: Hey Tanrı<br />
Niçin benim boynum eğri<br />
E) Der ki sümbül: Kanım aktır<br />
İçimizde hiç kin yoktur</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>8.</strong><br />
Üsküdar, bir ulu rüyayı görenler şehri<br />
Seni gıptayla hatırlar vatanın her şehri<br />
Hepsi der: &#8220;Hangi şehir görmüş onun gördüğünü?<br />
Bizim İstanbul&#8217;u fethettiğimiz mutlu günü!&#8221;<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dörtlükte, aşağıdaki söz sanatlarından hangileri birlikte kullanılmıştır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tevriye, cinas<br />
B) Teşhis, intak<br />
C) Teşbih, hüsn-i talil<br />
D) Aliterasyon, teşbih<br />
E) Tecahül-i arif, tezat</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>9.</strong><br />
Gençlikte para kazan<br />
Kocalıkta kur kazan<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerde, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi vardır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tariz<br />
B) İstiare<br />
C) Telmih<br />
D) Cinas<br />
E) Mübalağa</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>10.</strong><br />
Kararmış kara gözler<br />
Dermanım kara gözler<br />
Gemim deryada kaldı<br />
Yelkenim kara gözler<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dörtlükteki söz sanatı, aşağıdakilerin hangisinde açıklanmıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bilip de bilmezlikten gelme<br />
B) Gerçek nedeni güzel bir nedene bağlama<br />
C) Söylenişleri aynı, anlamları farklı sözcüklere başvurma<br />
D) Zayıfı güçlüye benzetme<br />
E) Bir sözü farklı anlamlara gelebilecek şekilde kullanma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>11.</strong><br />
Bir yanık âşıkım, gel <span style="text-decoration: underline;">koca</span> sanma<br />
Gönlümüz alçaktır, hiç yüce sanma<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizelerde geçen &#8220;koca&#8221; sözcüğü, hem &#8220;eş&#8221; hem de &#8220;yaşlı&#8221; anlamını sezdirecek şekilde kullanılarak, aşağıdaki söz sanatlarından hangisi yapılmıştır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Kinaye<br />
B) Tevriye<br />
C) İstiare<br />
D) Hüsn-i talil<br />
E) Mecaz-ı mürsel</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>12.</strong><br />
Saçıma ak düştü yüzüme yıllar<br />
Bahar sende kalsın bende acılar<br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Bu dizelerdeki &#8220;yüzüme yıllar düştü&#8221; sözüyle aşağıda verilen söz sanatlarından hangisi yapılmıştır?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Teşbih<br />
B) Cinas<br />
C) Tevriye<br />
D) Kinaye<br />
E) Mecaz-ı mürsel</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>13.</strong><br />
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu<br />
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizelerde, aşağıdaki açıklamalardan hangisine uygun bir söz sanatı vardır?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Bir sözü benzetme ilgisiyle başka bir söz yerine kullanma<br />
B) Bir olguyu, gerçek nedeninin dışında, hoşa giden bir nedene bağlama<br />
C) Bir sözü iki ayrı anlamını birden sezdirecek biçimde kullanma<br />
D) Bir varlığı ya da olayı, olduğundan çok büyük (ya da küçük) gösterme<br />
E) Birkaç şeyi söyledikten sonra onlarla ilgili başka şeyleri bir sıra gözeterek anlatma</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>14.</strong><br />
Duyulmasın diye gürültüler uykularda<br />
Yağmurlar yağar geceleri<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu dizelerde yapılan söz sanatı, aşağıdakilerden hangisidir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Tecahül-i arif (bilmezden gelme)<br />
B) Mübalağa (abartma)<br />
C) Tekrir (yineleme)<br />
D) Teşbih (benzetme)<br />
E) Hüsn-i talil (güzel nedene bağlama)</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>15.</strong><br />
I. Bir anlam inceliği yaratmak amacıyla, bilinen bir gerçeği bilmiyormuş gibi görünerek anlatmadır.<br />
II. Hem gerçek hem de mecaz anlama gelebilecek bir sözü, asıl olarak mecaz anlamını sezdirerek kullanmadır.<br />
III. Herhangi bir olayı ya da olguyu, asıl nedeninden başka güzel, esprili bir nedene bağlayarak anlatmadır.<br />
IV. Anlamca birbirine uygun, birbiriyle ilişkili sözcükleri bir arada kullanmadır.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Bu açıklamalarda, aşağıdaki söz sanatlarından hangisiyle ilgili bilgi verilmemiştir?</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">A) Kinaye<br />
B) Tevriye<br />
C) Tenasüp<br />
D) Hüsn-i talil<br />
E) Tecahül-i arif</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAP ANAHTARI</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>1. A    2. E     3. C     4. C     5. A     6. C     7. A     8. B    9. D     10. C     11. B    12. E     13. D     14. E     15. B</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teşhis (Kişileştirme)</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/teshis-kisilestirme.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Dec 2013 16:43:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1515</guid>

					<description><![CDATA[Teşhis (Kişileştirme) Nedir? :  insan dışındaki varlıkları (hayvan, nesne, kavram vb.) insana özgü niteliklerle anlatmaya teşhis denir. Teşhis sanatının olduğu her yerde kapalı istiare de vardır. ÖRNEK 1 Lügat bir isim ver bana hâlimden. Herkesin bildiği dilden bir isim Eski ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img fetchpriority="high" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3425" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme.jpg" alt="Teşhis (Kişileştirme)" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/teshis-kisilestirme-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Teşhis (Kişileştirme) Nedir? :  </strong></span>insan dışındaki varlıkları (hayvan, nesne, kavram vb.) insana özgü niteliklerle anlatmaya teşhis denir. Teşhis sanatının olduğu her yerde kapalı istiare de vardır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Lügat bir isim ver bana hâlimden.</em><br />
<em> Herkesin bildiği dilden bir isim</em><br />
<em> Eski esvaplarım, tutun elimden.</em><br />
<em> Aynalar söyleyin bana, ben kimim.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><strong>Necip Fazıl Kısakürek</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bu dizelerde lügat, esvaplar (giysiler) ve aynalar, insana özgü niteliklerle (birisine isim verme, elinden tutma, söz söyleme) anlatılarak kişileştirilmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>İşkence yaptıkça bana gülerdi.</em><br />
<em> Bunda yalan yoktur herkes de gördü.</em><br />
<em> Bir çekirdek verdim dört bostan verdi.</em><br />
<em> Benim sadık yârim kara topraktır.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, bu dörtlükte toprakla ilgili olarak<strong> &#8220;İşkence yaptıkça bana gülerdi&#8221;</strong> ifadesini kullanarak toprağı kişileştirmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 3:</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Hatırlarım küçük kirli bir bulut</em><br />
<em> Durmuş olup bitenleri seyrediyordu</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ilhan-berk.htm"><strong>İlhan Berk</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bulutlara insani bir özellik verildiğinden kişileştirme sanatı vardır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 4</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Mahmur uyanır gölgede binlerce ziyalar.</em><br />
<em> Çöller düşünür, gün düşünür, gölgeler ağlar.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Emin Bülent Serdaroğlu</strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, ışığa (ziyalar) uyanma, çöllere ve güne düşünme, gölgelere de ağlama özelliğini vererek bunları kişileştirmiştir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm</link>
					<comments>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 Dec 2013 16:26:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1513</guid>

					<description><![CDATA[Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek kinaye ile ilgili örnek dizeler şiirler cümleler Kinaye: Metinde mecaz anlamıyla kullanılan bir sözün gerçek anlamıyla da doğru olmasına ve bir gerçeği yansıtmasına kinaye denir. ÖRNEK 1 Kimse kimsenin kamburunu taşımaz. Bu cümlede asıl olarak ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Kinaye Sanatı Nedir Örnekleri Ne Demek kinaye ile ilgili örnek dizeler şiirler cümleler</strong></p>
<p><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3322" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/12/kinaye.jpg" alt="kinaye sanatı" width="660" height="302" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Kinaye: </strong></span>Metinde mecaz anlamıyla kullanılan bir sözün gerçek anlamıyla da doğru olmasına ve bir gerçeği yansıtmasına kinaye denir.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 1</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Kimse kimsenin kamburunu taşımaz.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlede asıl olarak <strong>&#8220;hiç kimsenin başka bir kişinin derdini sıkıntısını çekemeyeceği</strong>&#8221; anlatılmaktadır. Bu, mecaz anlamdır ama söz, gerçek anlamıyla da doğrudur. Yani hiç kimse başka bir kişinin kambur (Bel veya göğüs kemiğinin eğrilmesi, raşitizm sonucu sırtta ve göğüste oluşan tümsek)unu taşıyamaz.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 2:</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Lekenin bulaşması kolay, çıkması güçtür.</em></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu cümlede şu anlatılmak istenmektedir: <strong>&#8220;Bir kişinin yüz kızartıcı bir durumla karşılaşması, ayıp sayılan bir olayı gerçekleştirmesi kolaydır. Ama bundan, bu olayın yansımalarından kurtulması güçtür.</strong>&#8221; Bu anlam, kelimelere mecaz anlam yüklendiğinde ortaya çıkmaktadır. Bu cümle, gerçek anlamıyla da bir doğruya işaret etmektedir. Yani lekenin (kirliliği gösteren izin) bulaşması, çıkmasından kolaydır.</p>
<blockquote><p>ÖRNEK 3:</p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Ben toprak oldum yoluna</em><br />
<em> Sen aşırı gözetirsin</em><br />
<em> Şu karşıma göğüs geren</em><br />
<em> Taş bağırlı dağlar mısın</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/yunus-emre.htm"><strong>Yunus Emre</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu dörtlüğün son dizesindeki taş bağırlı dağlar sözünde kinaye vardır. Çünkü mecaz anlamıyla &#8220;<strong>acımasız</strong>&#8221; anlamına gelen taş bağırlı sözü, gerçek anlamıyla (dağın taşlardan oluşması) da doğrudur.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Teşbih (Benzetme) Sanatı</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 22 Nov 2013 18:48:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1418</guid>

					<description><![CDATA[Teşbih (Benzetme) Bir varlığın niteliğini daha güçlü ve etkili şekilde anlatmak amacıyla o varlığı, nitelik bakımından daha güçlü ve belirgin olan başka bir varlığa benzetmeye teşbih adı verilir. Eksiksiz bir teşbihte dört öge bulunur: Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><img decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3427" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati.jpg" alt="Teşbih (Benzetme) Sanatı" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/Tesbih-Benzetme-Sanati-768x432.jpg 768w" sizes="(max-width: 960px) 100vw, 960px" /></h2>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>Teşbih (Benzetme)</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Bir varlığın niteliğini daha güçlü ve etkili şekilde anlatmak amacıyla o varlığı, nitelik bakımından daha güçlü ve belirgin olan başka bir varlığa benzetmeye teşbih adı verilir.<br />
<strong>Eksiksiz bir teşbihte dört öge bulunur:</strong> Benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağıdaki teşbihte bu dört öge de kullanılmıştır:</strong></p>
<p style="text-align: justify;">Bir yerde teşbih sanatından söz edebilmek için orada benzeyenin ve kendisine benzetilenin bulunması yeterlidir. Yani teşbih için dört öğenin bir arada bulunması şart değildir:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>altın gibi saç</li>
<li>altın şarısı saç</li>
<li>altın saç</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Dört çeşit benzetme vardır:</strong> Ayrıntılı, kısaltılmış, pekiştirilmiş ve güzel benzetme.</p>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>a. Ayrıntılı benzetme:</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">Dört öğesi de bulunan benzetmedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Örnek 1:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Taş gibi sert çörek</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Benzeyen:</strong> çörek</li>
<li><strong>Kendisine Benzetilen:</strong> taş</li>
<li><strong>Benzetme Yönü:</strong> Sertlik</li>
<li><strong>Benzetme edatı:</strong> gibi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Örnek 2:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Değirmen misali döner başım</em><br />
<em> Sevda değil, bu bir hışım.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bedri Rahmi Eyuboğlu</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>Benzeyen:</strong> başım</li>
<li><strong>Kendisine benzetilen:</strong> değirmen</li>
<li><strong>Benzetme yönü:</strong> dönmesi</li>
<li><strong>Benzetme edatı:</strong> misali</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><b>b. K</b><b>ı</b><b>salt</b><b>ı</b><b>lm</b><b>ış</b><b> </b><strong>benzetme: </strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Benzetme yönünün belirtilmediği benzetmedir. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b><b>RNEK </b>1</span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Türkiye cennet gibidir.</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>Türkiye</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>cennet</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>:</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: </b>gibi</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b></span><b><span style="color: #ff0000;">RNEK 2:</span> </b></p>
<p style="text-align: justify;">Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik.</p>
<p style="text-align: justify;">Bin atlı o gün <b>dev gibi bir orduyu </b>yendik.</p>
<p style="text-align: justify;" align="right"><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>ordu</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>dev</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: </b>gibi</li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>c. Pekiştirilmiş benzetme: </strong></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><span style="color: #000000;">Benzetme edatının bulunmadığı benzetme türüdür. </span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><b>Ö</b><b>RNEK </b></span></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Yalnız bu katta mümkün olur daimi uçuş.</em><br />
<em> Her hamlesiyle, ruh, o çelikten kanatlı kuş</em><br />
<em> Ufkunda bir dakika görünmeksizin kara</em><br />
<em> Hür gökte, hür denizde uçar, hür ufuklara.</em></p>
<p style="text-align: justify;" align="right"><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>ruh</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>çelikten kanatlı kuş</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: </b>uçması</li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
<h2 style="text-align: justify;"><b>ç</b><b>. G</b><b>ü</b><b>zel benzetme (Te</b><b>ş</b><b>bihibeli</b><b>ğ</b><b>):  </b></h2>
<p style="text-align: justify;">Sadece benzeyen ve kendisine benzetilen kullanılarak yapılan benzetmedir.</p>
<p style="text-align: justify;"><em>Ala göz üstüne <b>hil</b><b>â</b><b>l ka</b><b>ş</b><b>lar</b><b>ı</b><b>,</b></em><br />
<em>Sırma gibi yanar yârin saçları.</em></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>kaşlar</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>hilâl</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong>Karacaoâlan</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 2</strong></span><br />
<em>Menekşe gözler hülyalı,</em><br />
<em> Bakışları çok manalı,</em><br />
<em> Gönül yakıcı o gözler,</em><br />
<em> Meğer ezelden sevdalı.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Yesari Asım Arsoy</strong></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><b>Benzeyen: </b>gözler</li>
<li><b>Kendisine benzetilen: </b>menekşe</li>
<li><b>Benzetme y</b><b>ö</b><b>n</b><b>ü</b><b>: &#8211;</b></li>
<li><b>Benzetme edat</b><b>ı</b><b>: &#8211;</b></li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstiare</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Nov 2013 23:39:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Edebi Sanatlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1412</guid>

					<description><![CDATA[İstiare (Eğretileme): İstiare, bir varlığın ya da kavramın, isminin doğrudan verilmeyip başka bir varlık ya da özellik söylenerek anlatılmasıdır. İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden sadece birinin (sadece benzeyen ya da sadece kendisine benzetilen) kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır. Şiir dilindeki imgelerin ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h2><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3429" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme.jpg" alt="istiare Eğretileme" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/istiare-Egretileme-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></h2>
<h2 style="text-align: justify;"><strong>İstiare (Eğretileme):</strong></h2>
<p style="text-align: justify;">İstiare, bir varlığın ya da kavramın, isminin doğrudan verilmeyip başka bir varlık ya da özellik söylenerek anlatılmasıdır. İstiare, benzetmenin iki temel öğesinden sadece birinin (sadece benzeyen ya da sadece kendisine benzetilen) kullanılmasıyla yapılan edebî sanattır. Şiir dilindeki imgelerin oluşturulmasında sıkça yararlanılan bu sanatı bir örnekle açıklayalım:</p>
<blockquote><p>Sabahtan uğradım ben bir fidana<br />
<em> Dedim mahmur musun dedi ki yok yok</em><br />
<em> Ak elleri boğum boğum kınalı</em><br />
<em> Dedim bayram mıdır dedi ki yok yok</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/erzurumlu-emrah.htm"><span style="color: #000000;"><strong>Erzurumlu Emrah</strong></span></a></p>
</blockquote>
<p>&nbsp;</p>
<p style="text-align: justify;">Şair, yukarıdaki dörtlükte <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/halk-edebiyati-sairleri">halk edebiyatı şairleri</a>nin sıkça kullandıkları kalıplaşmış bir istiareye başvurarak <strong>sevgilisini fidana benzetmiştir.</strong> Bu durumda <strong>benzeyen</strong>, <span style="text-decoration: underline;">sevgili</span>; <strong>kendisine benzetilen</strong> ise <span style="text-decoration: underline;">fidandır</span>. Şair benzetmenin bu iki temel unsurundan sadece birini (kendisine benzetilen) kullanarak istiare yapmıştır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Üç tür istiare vardır:</strong></span> Açık, kapalı ve temsilî istiare.</p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>a. Açık istiare</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Benzetme öğelerinden sadece kendisine benzetilenin söylenmesiyle yapılan istiaredir. Açık istiarede kendisine benzetilen söylenir, benzeyen söylenmez ama benzeyenin bir ya da birkaç özelliği belirtilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın.</em><br />
<em> Ey gonca bu cemiyeti her dem mi sanırsın?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ziya-pasa.htm"><strong>Ziya Paşa</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Şair, bu dizelerde bir varlığa &#8220;gonca&#8221; kelimesini kullanarak hitap etmektedir. Bu hitapta açık istiare vardır. Çünkü şair bu kelimeyi gerçekten bir çiçek için, bir gonca için kullanmamaktadır. Bunu &#8220;Bu cemiyeti, etrafında senin için toplananları her dem mi sanırsın, bunlar her zaman senin için burada olacaklar mı, bir gün gelecek sen de yaşlanacak ve perişan olacaksın.&#8221; anlamına gelen sözlerden anlıyoruz. Şair &#8220;<strong>gonca</strong>&#8221; kelimesiyle başka bir varlığı, genç ve sağlıklı bir insanı kastetmektedir. Şair, kendisine benzetileni (gonca) söylemekle yetinmiş; benzeyeni açıkça söylememiş ama onun bir insan olduğunu çağrıştıran ifadeler kullanmıştır.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Kul Mustafa gözden saçar jaleler,</em><br />
<em> Arar bulamaz derdine çâreler,</em><br />
<em> Açılmıştır gonca güller lâleler,</em><br />
<em> Yeryüzünün al olduğu zamandır.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kayikci-kul-mustafa.htm"><strong>Kayıkçı Kul Mustafa</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Yukarıdaki dörtlüğün ilk mısrasında &#8220;gözyaşı&#8221; yerine &#8220;jale&#8221; (kırağı, çiy) kelimesi kullanılarak açık istiare yapılmıştır: Benzeyen (gözyaşı) söylenmemiş, sadece kendisine benzetilen (jale) söylenmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Dize şöyle söylenseydi <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">teşbih</a> yapılmış olurdu:</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg"><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-1414" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg" alt="kendisine benzetilen ve benzeyen" width="541" height="76" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen.jpg 541w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/kendisine-benzetilen-ve-benzeyen-300x42.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 541px) 100vw, 541px" /></a></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>b. Kapalı istiare</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Benzetme öğelerinden sadece benzeyenin kullanılmasıyla yapılan istiaredir. Kapalı istiarede kendisine benzetilen söylenmez, ama onu çağrıştıran bir ya da birkaç özellik (benzetme yönü) mutlaka verilir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 1</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Sahillerin yasta, ufkun bütün sis</em><br />
<em> Deniz bu akşam bir matemin mi var?</em><br />
<em> Sularında soldu son açan nergis</em><br />
<em> Yaza mersiye mi ufkunda rüzgâr?</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/ahmet-hamdi-tanpinar.htm"><strong>Ahmet Hamdı Tanpınar</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Yaslı, matemli olmak&#8221; insana özgü bir niteliktir. Bu nitelik yukarıdaki dizelerde denize aktarılmış, yani deniz insana benzetilmiştir. Yalnızca benzeyen (deniz) söylenmiş, kendisine benzetilen (insan) söylenmemiş, ama kendisine benzetilenin bir özelliği (yaslı, matemli olmak) belirtilmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>ÖRNEK 2</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Ne mektup geliyor ne haber senden.<br />
Söyle de bileyim bıktın mı benden?<br />
Her akşam güneşin battığı yerden<br />
Gözlerin doğuyor gecelerime.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Halit Çefikoğtu</strong></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;">Bu dörtlüğün son mısrasında kapalı istiare vardır. Benzeyen (gözlerin) söylenmiş, kendisine benzetilen (ay, mehtap) söylenmemiştir. Bu mısra şu şekilde söylenseydi teşbih yapılmış olurdu:</p>
<p style="text-align: justify;"><b>Gözlerin bir mehtap gibi doğuyor gecelerime</b></p>
<h3 style="text-align: justify;"><strong>c. Temsilî (Yaygın) istiare:</strong></h3>
<p style="text-align: justify;">Bir şiir, baştan sona bir istiare üzerine kurulmuşsa bu tür istiarelere temsilî istiare denir. Temsilî istiarede çoğunlukla kendisine benzetilen söylenir, benzeyen söylenmez ama benzeyeni çağrıştıran birçok özellik verilir. Böylelikle bu özelliklerden yola çıkılarak benzeyenin ne olduğu anlaşılır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 1</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki şiirde &#8220;<strong>at</strong>&#8220;a birtakım özellikler yüklenerek aslında Türk milleti anlatılmak istenmiştir. Benzeyen (<strong>Türk milleti</strong>) söylenmemiş, kendisine benzetilen (<strong>at</strong>) söylenmiştir.</p>
<blockquote><p><strong>AT</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Bin gemle bağlanan yağız at şaha kalkıyor.</em><br />
<em> Gittikçe yükselen başı Allah&#8217;a kalkıyor.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Son macerayı dinlememiş varsa anlatın,</em><br />
<em> Râm etmek isteyenler o mağrur asil atın.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Beyhudedir, her uzvuna bir halka bulsa da</em><br />
<em> Boştur köpüklü ağzına gemler vurulsa da</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Coştukça böyle sel gibi bağrında hisleri</em><br />
<em> Bir gün başında kalmayacaktır seyisleri.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Son şanlı macerasını tarihe anlatın</em><br />
<em> Zincir içinde bağlı duran kahraman atın.</em></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Gittikçe yükselen başı Allah&#8217;a kalkıyor.</em><br />
<em> Asrın baş eğdi sandığı at şaha kalkıyor.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/faruk-nafiz-camlibel.htm"><strong>Faruk Nafiz Çamlıbel</strong></a></p>
</blockquote>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK 2</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">Aşağıdaki şiirde de benzer bir durum söz konusudur. Şiirin bütününde bir gemiden ve bu geminin yaptığı son yolculuktan söz edilmiştir. Aslında o yolculukla kastedilen, <strong>ölüm</strong>dür; gemiyle kastedilen de o yolculuğa çıkan ruhtur. Şiirde kendisine benzetilen (<strong>gemi</strong>) söylenmiş, benzeyen söylenmemiştir.</p>
<blockquote><p><strong>SESSİZ GEMİ</strong></p>
<p style="text-align: justify; padding-left: 30px;"><em>Artık demir almak günü gelmişse zamandan,</em><br />
<em> Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.</em><br />
<em> Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;</em><br />
<em> Sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.</em><br />
<em> Rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,</em><br />
<em> Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.</em><br />
<em> Bîçâre gönüller! Ne giden son gemidir bu!</em><br />
<em> Hicrânlı hayâtın ne de son matemidir bu!</em><br />
<em> Dünyâda sevilmiş ve seven nafile bekler;</em><br />
<em> Bilmez ki giden sevgililer dönmiyecekler.</em><br />
<em> Birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,</em><br />
<em> Birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em><strong>Yahya Kemal Beyatlı</strong></em></p>
</blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Deyim aktarması</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/deyim-aktarmasi.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 10 Nov 2013 18:49:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<category><![CDATA[Sözcükte Anlam]]></category>
		<category><![CDATA[Anlam Bilgisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=1230</guid>

					<description><![CDATA[Deyim aktarması: Bir kavramın ya da varlığın, benzerlik ilişkisinden ötürü başka bir kavramı ya da varlığı karşılar duruma gelmesine deyim aktarması denir. &#8220;Aslanlarımız Çanakkale&#8217;de, Yemen&#8217;de, Sarıkamış&#8217;ta korkusuzca savaşıyordu.&#8221; cümlesindeki &#8220;aslanlarımız&#8221; kelimesinde deyim aktarması vardır. Bu cümledeki &#8220;aslan&#8221; kelimesi nitelik yönünden ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3437" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/deyim-aktarmasi.jpg" alt="deyim aktarması" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/deyim-aktarmasi.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/11/deyim-aktarmasi-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deyim aktarması</strong>:</span> Bir kavramın ya da varlığın, benzerlik ilişkisinden ötürü başka bir kavramı ya da varlığı karşılar duruma gelmesine <span style="text-decoration: underline;">deyim aktarması</span> denir. &#8220;<em>Aslanlarımız Çanakkale&#8217;de, Yemen&#8217;de, Sarıkamış&#8217;ta korkusuzca savaşıyordu</em>.&#8221; cümlesindeki &#8220;<strong>aslanlarımız</strong>&#8221; kelimesinde deyim aktarması vardır. Bu cümledeki &#8220;<strong>aslan</strong>&#8221; kelimesi nitelik yönünden benzerlik ilişkisi kurularak &#8220;<strong>asker</strong>&#8221; kelimesinin yerine kullanılmış, başka bir deyişle bir varlık benzerlik ilişkisinden ötürü başka bir varlığı karşılar durumu gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Deyim aktarmaları beş şekilde karşımıza çıkar:</strong> </span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li>İnsandan doğaya aktarma,</li>
<li>doğadan insana aktarma,</li>
<li>doğadan doğaya aktarma,</li>
<li>somuttan soyuta aktarma,</li>
<li>duyular arası aktarma.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>1. İnsandan doğaya aktarma:</strong></span> Bu tür aktarmaların yerleşik dildeki en yaygın kullanımları, baş, burun, boğaz, göz gibi organ adlarının doğadaki bazı varlık ve kavramları karşılamak için de kullanılması şeklinde karşımıza çıkar. Söz gelimi ilk anlamıyla &#8220;<em>Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı</em>&#8220;nı karşılayan &#8220;<strong>burun</strong>&#8221; kelimesi, şekilsel benzerlikten ötürü &#8220;<em>Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölüm</em>ü&#8221;nü de karşılar duruma gelmiş, böylece bu kelime asıl anlamının dışında başka bir anlamı da karşılar duruma gelmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;">İnsandan doğaya aktarma, insana özgü fiziksel ve ruhsal niteliklerin doğadaki varlıklara aktarılması şeklinde de gerçekleşebilir.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><em>Ağaçlar baharın gelişini kutluyordu.</em></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;">İnsandan doğaya aktarmanın olduğu bu tür kullanımlar, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tag/edebi-sanatlar">edebî sanatlar</a> bağlamında kapalı istiare ve kişileştirme (teşhis) terimleriyle karşılanmaktadır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>2. Doğadan insana aktarma:</strong> </span>Doğadaki nesnelerinin adlarının ve niteliklerinin insanlar için kullanılmasına &#8220;<strong>doğadan insana aktarma</strong>&#8221; denir. Bu tür aktarmalarda amaç genellikle ya birisine hakaret ekmek (eşek, maymun, öküz, keçi; kereste, odun vb.) ya da birisini övmektir (sevgili için fidan, gül, çiçek; askerler için aslan sözcüğünü kullanmak vb.).</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>3. Doğadaki nesneler arasında aktarma:</strong></span> Bu tür aktarmaların en önemlileri şunlardır:</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><strong>a. Hayvandan bitkiye aktarma: </strong>&gt; aslanağzı &gt; kuşburnu &gt; katırtırnağı</li>
<li><strong>b. Hayvandan hayvana aktarma:</strong> &gt;köpekbalığı &gt; danaburnu (böcek)</li>
<li><strong>c. Hayvanlardan gök cisimlerine, alet, eşya ve yiyeceklere aktarma: </strong>&gt; Büyükayı (yıldız kümesi) &gt; kargaburnu (alet) &gt; bülbülyuvası (tatlı)</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>4. Somuttan soyuta aktarma (somutlaştırma):</strong> </span>Somut anlamlı kelimelerin benzerlik ilişkisi kurularak soyut kavramları ve durumları karşılar hâle gelmesine somuttan soyuta aktarma denir. Bu tür aktarmalarda soyut kavram ve durumlar, somut anlamlı sözcüklerden yararlanılarak somutlaştırılır. <strong>Somutlaştırma</strong> en yaygın biçimde deyimlerde kullanılır. <em>Kabına sığmamak, diken üstünde oturmak, iğneyle kuyu kazmak, ipin ucunu kaçırmak</em> gibi deyimlerde somut anlamlı kelimeler kalıplaşarak soyut durumları anlatmış, bir başka deyişle <span style="text-decoration: underline;">soyut durumlar somut anlamlı kelimelerle ifade edilerek, bunlar somut bir durum gibi elle tutulur gözle görülür hâle getirilmiş, yani somutlaştırılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>5. Duyular arası aktarma:</strong> </span>Farklı duyularla ilgili niteliklerin aynı söz öbeği içinde kullanılmasına duyular arası aktarma denir. Söz gelimi &#8220;<strong>sıcak</strong>&#8221; sıfatı dokunma duyusuyla ilgilidir. Bu kelime, görme duyusuyla ilgili olan &#8220;<strong>renk</strong>&#8221; kelimesiyle bir arada kullanıldığında (<strong>sıcak renkler</strong>), sıcaklık kavramı dokunma duyusuyla değil de görme duyusuyla algılanabilecektir özellikmiş gibi anlatılmış olur. Benzer kullanımlar &#8220;<em>acı çığlık, keskin koku, tatlı söz&#8221;</em> gibi söz öbeklerinde de görülebilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Not:</strong></span> <strong>Deyim aktarması ile Ad aktarmasını birbiri ile karıştırmayın:</strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Ad aktarması:</strong> </span>Bir kavramın ya da varlığın, benzerlik dışındaki bir anlam ilgisinden ötürü başka bir kavramı ya da varlığı karşılar durumu gelmesine ad aktarması denir. <span style="text-decoration: underline;">Ad aktarmasıyla deyim aktarması arasındaki terk fark, ad aktarmasında asıl anlatılmak istenenle onun yerine kullanılan kelime arasında benzerlik dışında bir anlam ilgisinin bulunmasıdır</span>. <span style="text-decoration: underline;">Deyim aktarmasında benzerlik ilgisi varken ad aktarmasında iç-dış, parça-bütün, yer-kişi, sanatçı-eser, somut-soyut gibi benzerlik dışındaki anlam ilgileri vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK SORU (ÖSS &#8211; 2001)</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;">(I) Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya. (II) Amasra&#8217;da bir Roma yapıtı olan Kuşkayası Yol Anıtı sarı bir örtüyle kaplanıyor. (III) Hasankeyfteki Artukoğulları zamanından kalma cami, minaresindeki son leyleği yolcu ediyor. (IV) Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapmaya başlıyor. (V) Bolu Dağları&#8217;nda, Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz.</p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılmamıştır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) I.                B) II.                C) III.       D) IV.             E)V.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖZÜM:</strong></span> Bu parçadaki I, III, IV ve V. cümlelerde insana özgü nitelikler doğaya aktarılmıştır.</p>
<ul style="text-align: justify;">
<li> I. cümle  Sonbahar, kendisinden sonra gelecek kış mevsiminin gizli telaşını yaşatıyor doğaya.</li>
<li>III. cümle Hasankeyfteki Artukoğulları zamanından kalma cami, minaresindeki son leyleği yolcu ediyor.</li>
<li> IV. cümle  Kaçkarlarda yağmur fazla mesai yapmaya başlıyor.</li>
<li> V. cümle Bolu Dağları&#8217;nda, Istrancalarda gezinirken yerlerde ağaç gövdelerinin hüzünlü yüzlerini, acılı bakışlarını görüyoruz.</li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap B</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÖRNEK SORU (ÖSS &#8211; 2009 Ed-Sos) </strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong>Aşağıdaki cümlelerin hangisinde &#8220;</strong><em>Papatyalar, badem ve eriklerden akıllı davrandı ve &#8216;üçüncü cemreye&#8217; aldanmayıp sabırla bekledi.</em><strong>&#8221; cümlesindekine benzer sanatlı bir söyleyiş vardır?</strong></p>
<p style="text-align: justify;">A) Eskiden Beyoğlu, iyi kötü her şeyiyle Batı uygarlığının simgesiydi.<br />
B) Beyoğlu bir zamanlar yalnız Türkiye&#8217;de değil, yakın doğuda da çok ünlüydü.<br />
C) Beyoğlu, Türkiye&#8217;nin kültür başşehrinin önemli yerlerinden biri olma özelliğini bugün de korumaktadır.<br />
D) İstenirse Beyoğlu yine eski saygınlığına, eski güler yüzlülüğüne ve çekiciliğine kavuşturulabilir.<br />
E) Eskiden İstanbullular, Beyoğlu&#8217;na çıkarken derlenir toplanırlar, giyimlerine özen gösterirlerdi.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>ÇÖZÜM:</strong> </span></p>
<p style="text-align: justify;">&#8220;Papatyalar, badem ve eriklerden akıllı davrandı ve &#8216;üçüncü cemreye&#8217; aldanmayıp sabırla bekledi.&#8221; cümlesinde insana özgü &#8220;akıllı davranmak&#8221; ve &#8220;sabırla beklemek&#8221; nitelikleri insan dışındaki bir varlık olan papatyalara aktarılmıştır. Benzer bir sanatlı söyleyiş D seçeneğinde vardır: İstenirse Beyoğlu yine eski saygınlığına, eski güler yüzlülüğüne ve çekiciliğine kavuşturulabilir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="color: #ff0000;"><strong>Cevap C</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Söz Sanatları Boşluk Doldurma Soruları ve Cevapları</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/soz-sanatlari-bosluk-doldurma-sorulari-ve-cevaplari.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2013 16:50:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=262</guid>

					<description><![CDATA[Aşağıdaki örneklerde görebildiğiniz edebi sanatı veya sanatları aşağıdaki sıra noktalı boşluklara yazınız. 1. Ah İstanbul, istanbul olalı Görmedi böyle keder (&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;) 2. Belki bir gün özlersin Başka adamlarla Başka şehirlerde yürürken (&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.) 3. Ne aşk var ne mutlu sonlar Buz ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aşağıdaki örneklerde görebildiğiniz edebi sanatı veya sanatları aşağıdaki sıra noktalı boşluklara yazınız.</strong></span></p>
<p>1. Ah İstanbul, istanbul olalı<br />
Görmedi böyle keder<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>2. Belki bir gün özlersin<br />
Başka adamlarla<br />
Başka şehirlerde yürürken</p>
<p>(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)<span id="more-262"></span></p>
<p>3. Ne aşk var ne mutlu sonlar<br />
Buz gibi yalnızlık var<br />
Gücün yetmez ısınmaya<br />
Hapsolunca yalnızlığa<br />
( &#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>4. Gülüşlerim vardı benim<br />
Ben kimim ben nerdeyim<br />
Tam karşıya geçerken<br />
Bıraktığın o el benim<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>5. Bu kez pek afilli yalnızlık<br />
Aldatan bir kadın kadar düşman<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>6. Sövdüm, sövdüm, sövdüm ben dünyaya<br />
Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>7. Artık olmaz dedin senle<br />
Çok eskitti beni bu hikâye<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>8. İs karası gibiyim o temiz ellerinde<br />
Dil yarası gibiyim bu masum sözlerinde<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>9. Her sabah doğan güneş bir sabah doğmaz oldu<br />
Elleri ellerimden kayıp giden yıldız oldu<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>10. Kuruyup solma aynaya baka baka<br />
Ne söyleyeceksen söyle sen dobra dobra<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>11. Bak sen ne yazık ki klasik bir tablosun<br />
Ne yaparsan yap boşsun<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>12. Olur a düşerim ihtimal<br />
Baba kapıyı kapatma<br />
Olur a düşerim ihtimal<br />
Gülüne su ver unutma<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>13. Kınalı gelin uçuyor yuvadan<br />
Günü, saati biliyor yaradan<br />
Duvağım, telim, kırmızı kemerim<br />
Dileğim bir kız bir oğlan<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>14. Aynı dili konuşabilseydi adaş dağlar<br />
Büyük Ağrı&#8217;ya çıkarken de işe yarardı<br />
Küçük Ağrı&#8217;ya çıkma deneyi Şirin sarptır,<br />
Leyla engin, Aslı dik Bundandır<br />
Kerem&#8217;in Ferhat&#8217;a benzemediği<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>15. Çıldırmış olmalı bu rüzgargülü<br />
Dans ederek yanıtlıyor beni pusulam<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>16. Ve bir dirhem et bin ayıbı örter dediklerine<br />
Yalın bir katkı sayılır aşağıdaki yorum<br />
Durgun sulardır, aynalardır en yabancınız<br />
İnsana uzaktan kendisi gelir<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>17. Bir vadinin kollarını kavuşturduğu yerde<br />
Kıstırılmış, topuğu yaralı kaçağım sanki<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>18. Dünyanın bütün garsonları yoldaşımdır<br />
Nedense hiçbirinin adını bilmem<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>19. Mürekkep yalpalıyor boş yere kağıtlar kirleniyor.<br />
Menzile ulaşmıyor yorgun sözcükler<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>20. İçimize uğrar diye çalkalanıp beklediğimiz ta .<br />
Nuh&#8217;un çiçek gemisi denizdağında şimdi<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>21. Rakı suyla kavgalı, kadeh masaya şaşı<br />
Şaşı bakıyor yerdeki fotoğraf duvardakine<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>22. Hallacı gördüm bir an<br />
Ah yanlış anlaşıldım<br />
Çırpıldım dar ağacını gördüm<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>23. Gez kırık, göz eksik, arpacık öğütüldü<br />
Parçalara ayrıldı nişan aldığım tüfek<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>24. Bilemezsin sevgilim<br />
Bilemezsin değil mi<br />
Sözlerini bilmeden sevdiğin<br />
O yabancı şarkı benim<br />
Adını söylesem dönüp bakacaksın belki<br />
Ama senin kulakların hep tıkalı<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>25. Durmak istiyorum arkamdasın<br />
Ne zaman acıksam aklımdasın<br />
Son sayfasında ismin yazılı defterimin<br />
Ben adını duydukça kapağını kapatamıyorum<br />
Niye mi<br />
El yazımı artık ben bile okuyamıyorum<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>26. Biliyorum bunu ayrıyız işte<br />
Gülen iki dudak uzaklığında<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>27. Hani o çok sevenler<br />
Ey dostlar, sevgililer<br />
Ben buradayım<br />
Ya siz nerelerdesiniz?<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>28. Kara gözlerinden yaş, yalnızlık süzülür<br />
Dünyanın matemi üstüne yürür<br />
Sen sevinçler sürünür fırtınaya durursun<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>29. Sonradan kor sonradan kor<br />
Ayrılıklar an be an<br />
Akıp gider, akıp gider<br />
Zaman sana aldırmadan<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>30. Be vefasız!<br />
Gözlerinden düştüm mü söyle<br />
Gördün güzelleri kaldın mı gurbet elde<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;)</p>
<p>31. Yok mu?<br />
Senin insafın yok mu?<br />
Bir güler yüzün çok mu?<br />
Dağ mısın taş mısın?<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;.)</p>
<p>32. Yedi kat eller yakınım oldu<br />
Gel kavuşalım artık<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>33. Yürüyorum hasretin, acının üstüne<br />
Sığmıyorum dünyaya dar geliyor<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>34. Gördüm gözümle gördüm<br />
Günden güne bittiğini<br />
Hissettim başkasına gittiğimi<br />
Koca bir masal bu dünya<br />
Belki tamamı rüya, bil<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>36. Tutuşup yan küle dön<br />
Yok bu da yetmez mum gibi eri<br />
Hayır hayır ah kıyamam<br />
Ben öleyim yeter ki dön<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>37. Uzanıp Kanlıca&#8217;nın orta yerinde bir taşa<br />
Gözümün yaşını yüzdürürüm Hisar&#8217;a doğru<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>38. Bir lodos lazım şimdi bana bir kürek bir kayık<br />
Zulada birkaç şişe yakut yer gök kırmızı<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>39. Ben seni de sevmedim adem<br />
Doğruyu duymak istiyorsun madem<br />
Alt tarafı bir elma yedik beraber<br />
Zehir zıkkım olsun bize bal badem<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>40. Yandım yanım ah ki ne yandım<br />
Bana yeniden şarkılar söyleten kadın<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>41. Sanma ki dikecekler meydana<br />
Heykelini, taşını<br />
Kuş gibi özgür uçmaya kalkma<br />
Seller geçemez gözyaşını<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>42. Güzel bebek buram buram<br />
İnsan, sevgi kokuyorsun<br />
Bir küçücük dünya gibi varlığın<br />
Sırtında dünyayı taşıyorsun<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>43. Hani her şeyindim ben senin?<br />
Hani kor dudaklındım?<br />
Hani karlarda açan çiçektim?<br />
Vazgeçilmezdim<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>44. İzmir, İzmir yanıyor<br />
Kara sevdam hasretinden<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>45. Ölürüm yoluna ölürüm de yine boyun eğmem<br />
Yakarım dünyayı uğruna ama sana eğilmem<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>46. Öyle sınırsız öyle derin öyle çok severim ki korkarsın<br />
Kuruyup çöle dönsem de pare pare olsam da yenilmem<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>47. Hele var ki bir tablo<br />
Görse şaşar Anibal<br />
Ördeklerden bir filo<br />
Bir de kazdan amiral<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>48. Çağır Karacaoğlan çağır<br />
Taş düştüğü yerde ağır<br />
Gönül sevdiğinden soğur<br />
Görülmeyi görülmeyi<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>49. Bilgiyle, inançla, coşkunlukla<br />
&#8220;Övün, çalış, güven&#8221;<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>50. Söylerken o sözleri kızardı<br />
Hem hazmeder ah, hem kızardı<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>51. Geçsin günler, haftalar<br />
Aylar mevsimler, yıllar<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>52. Yamaçtaki sürüden birkaç çelimsiz kuzu .<br />
Haykırıyor: &#8220;Ya bizi kimler kurban edecek?<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>53. Mehmet Hazineler içindesin<br />
Bu toprağın altında ne var ne yok<br />
Kömür, bakır, altın, demir<br />
Hepsi senin, hepsi senindir<br />
Çıkar çıkarabildiğin kadar<br />
Hepsi benimdir<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>54. Aferin oğlum Ahmet Bu yolda devam et<br />
Herifçioğlu Sen Mişel&#8217;de koyuvermiş sakalı Neylesin bizim köyü, nitsin Mahmut Makal&#8217;ı<br />
55. Güzel şeyler düşünelim diye Yemyeşil oluvermiş ağaçlar<br />
56. Mor menekşe boynun burdu<br />
Gül kızardı utancından<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>57. Her sabah başka bahar olsa da ben usandım<br />
Uğramam bahçelerin semtine gülden yandım<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>58. Ne nergis ne leylak, ne lale, ne gül<br />
Hepsiyle dolu bir selesin güzel<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>59. Süleyman tahtını yeller götürür<br />
Mührün alıp denizlerde yatırır<br />
O gün tatlı suyu acı getirir<br />
Aldanma şu dünyaya yalan dünyadır<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>60. Gel etme karınca kardeş<br />
Ağustos böceğine acı<br />
Kabahat onun mu sanki<br />
Şarkı söylediyse bütün yaz<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>61. Hak güneşi midir karşımda batan<br />
Sen mısın sen mısın ey garip vatan<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>62. Gördü geçen bu kızıl bulutu gözleriniz<br />
Demek bunların hepsi doğru!<br />
Cevap veriniz Yok.<br />
Hayır söylemeyin acısını bu yasın<br />
Zavallı kulaklarım iki defa duymasın<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p>63. Hiç şaşmayan bir saat gibi işler durur kader<br />
Bir gün saat çalar&#8230; Çok uzaktan gelir haber&#8230;<br />
(&#8230;&#8230;&#8230;&#8230;..)</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>CEVAPLARI</strong></span></p>
<p>1. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/mecazi-mursel.htm">Mecazımürsel</a><br />
2. Tekrir, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/aliterasyon.htm">aliterasyon</a>, mecazımürsel<br />
3. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tesbih-benzetme-sanati.htm">Teşbih</a>, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tezat.htm">tezat</a><br />
4. Mecazımürsel, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istifham.htm">istifham</a><br />
5. Teşbih<br />
6. Tekrir, mecazımürsel<br />
7. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm">Açık istiare</a><br />
8. Teşbih, tezat<br />
9. Teşbih<br />
10. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/istiare.htm">Kapalı istiare</a><br />
11. Teşbih<br />
12. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/kinaye.htm">Kinaye</a>, açık istiare<br />
13. Tenasüp, kapalı istiare, m.mürsel<br />
14. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/telmih.htm">Telmih</a>, kapalı istiare<br />
15. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/teshis-kisilestirme.htm">Teşhis</a><br />
16. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/irsal-i-mesel-sanati.htm">İrsal-i mesel</a><br />
17. Teşhis, teşbih<br />
18. Tezat<br />
19. Teşhis, tenasüp<br />
20. Telmih<br />
21. Tenasüp, teşhis<br />
22. Telmih<br />
23. Tenasüp<br />
24. Kinaye, teşbih<br />
25. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/terdit-sanati.htm">Terdit</a><br />
26. Tezat<br />
27. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/nida-sanati.htm">Nida</a><br />
28. Kapalı istiare, abartma, tezat<br />
29. Tekrir, kapalı istiare<br />
30. Nida<br />
31. İstifham<br />
32. Tezat<br />
33. Abartma<br />
34. Aliterasyon<br />
35. Teşbih<br />
36. Kapalı istiare, <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/rucu-sanati.htm">rücu</a>, teşbih<br />
37. Abartma<br />
38. Tenasüp<br />
39. Telmih<br />
40. Kinaye, kapalı istiare, teşbih<br />
41. Abartma, tenasüp<br />
42. Teşbih, abartma<br />
43. Tekrir, istifham, kapalı istiare, teşbih<br />
44. Kapalı istiare<br />
45. Kinaye, abartma<br />
46. Abartma, teşbih<br />
47. Tariz<br />
48. irsal-i mesel<br />
49. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/iktibas-sanati.htm">İktibas</a><br />
50. Cinas<br />
51. Tedriç (dereceleme)<br />
52. Teşhis<br />
53. Tariz<br />
54. Tariz<br />
55. Hüsnütalil<br />
56. Teşhis, Hüsnütalil<br />
57. Tenasüp, açık istiare, kapalı istiare<br />
58. Tenasüp, teşbih<br />
59. Telmih<br />
60. Telmih •<br />
61. <a href="https://www.edebiyatogretmeni.info/tecahul-i-arif.htm">Tecahülüarif</a><br />
62. Rücu<br />
63. Teşbih</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Akrostiş</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/akrostis.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2013 15:24:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=181</guid>

					<description><![CDATA[AKROSTİŞ ♦ Dizelerinin ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda bir isim çıkacak biçimde düzenlenmiş şiire &#8220;akrostiş&#8221; denir. Aşağıdaki şiirde dizelerin ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda &#8220;Vedia&#8221; ismiyle akrostiş yapıldığı görülür. Var olan bir sen, bir ben, bir de bu ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3423" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/akrostis.jpg" alt="akrostiş" width="1200" height="675" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/akrostis.jpg 1200w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/akrostis-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>AKROSTİŞ</strong></span><br />
♦ Dizelerinin ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda bir isim çıkacak biçimde düzenlenmiş şiire <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;akrostiş&#8221;</strong></span> denir.<br />
Aşağıdaki şiirde dizelerin ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;Vedia&#8221;</strong></span> ismiyle akrostiş yapıldığı görülür.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>V</strong></span>ar olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>E</strong></span>lden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var.<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>D</strong></span>ünyada aşkımız ölüm gibi mukaddes<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>İ</strong></span>nan ki bir daha geri gelmez bu günler<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Â</strong></span>lemde bu andır bize dost esen rüzgâr</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cahit Sıtkı Tarancı</strong></span></p>
<p>Aşağıdaki şiir de <strong>Nazım Hikmet</strong>&#8216;in, avukatı <span style="color: #ff0000;"><strong>İrfan Emin</strong></span> için yazdığı bir <span style="color: #ff0000;"><strong>akrostiş</strong></span> örneğidir:</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İ</strong></span>yi günlerimde çok eller uzanır ellerime,<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>R</strong></span>esmimi, suratımı baş köşeye asarlar&#8230;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>F</strong></span>akat demir kapıların her kapanışında üzerime<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>A</strong></span>rdında taş duvarların her kaldığım zaman<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>N</strong></span>e arayan beni ne soran&#8230;</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>E</strong></span>eeehh, daha iyi bunun böyle olduğu&#8230;<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>M</strong></span>innetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>İ</strong></span>yi günlerimde benim unuttuğum insan eli<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>N</strong></span>asılsın?</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nazım Hikmet</strong></span></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İştikak sanatı nedir örnekleri</title>
		<link>https://www.edebiyatogretmeni.info/istikak.htm</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 25 Jun 2013 15:17:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söz Sanatları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.edebiyatogretmeni.info/?p=179</guid>

					<description><![CDATA[İŞTİKAK ♦ Aynı kökten türemiş birden çok sözcüğü bir arada (bir dize, beyit ya da dörtlük içinde) kullanmaya &#8220;iştikak&#8221; denir. Aşağıdaki şiirde kökü &#8220;lale&#8221; olan birden çok sözcük bir arada kullanılarak iştikak sanatı yapılmıştır: Örnek 1 Lalelim Laleli&#8217;de oturur Laleli ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><img loading="lazy" decoding="async" class="alignnone size-full wp-image-3431" src="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/istikak.jpg" alt="İştikak" width="960" height="540" srcset="https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/istikak.jpg 960w, https://www.edebiyatogretmeni.info/wp-content/uploads/2013/06/istikak-768x432.jpg 768w" sizes="auto, (max-width: 960px) 100vw, 960px" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>İŞTİKAK</strong></span><br />
♦ Aynı kökten türemiş birden çok sözcüğü bir arada (bir dize, beyit ya da dörtlük içinde) kullanmaya <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;iştikak&#8221;</strong></span> denir.<br />
Aşağıdaki şiirde kökü <span style="color: #ff0000;"><strong>&#8220;lale&#8221;</strong> </span>olan birden çok sözcük bir arada kullanılarak iştikak sanatı yapılmıştır:</p>
<blockquote><p><strong>Örnek 1</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Lalelim</span><br />
<span style="text-decoration: underline;">Laleli&#8217;de</span> oturur<br />
<span style="text-decoration: underline;">Laleli</span> <span style="text-decoration: underline;">lale</span> kokar lalelimden<br />
<span style="text-decoration: underline;">Laleli&#8217;den</span> geçilir<br />
<span style="text-decoration: underline;">Lalelimden</span> geçilmez<br />
<span style="color: #ff0000;"><strong>Orhan Arıburnu</strong></span></p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Örnek 2</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Hâkim</span> <span style="text-decoration: underline;">mahkemede</span> <span style="text-decoration: underline;">hüküm</span> eylemiş<br />
<span style="text-decoration: underline;">Muhakeme</span> ile <span style="text-decoration: underline;">mahkûm</span> eylemiş<br />
<strong>(Laedri)</strong></p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Örnek 3</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Cahil</span> <span style="text-decoration: underline;">cehli</span> ile <span style="text-decoration: underline;">echel</span> de olur<br />
<span style="text-decoration: underline;">Cehalet</span> olmazsa arif de olur<br />
(Laedri)</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Örnek 4</strong></p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Mekteb</span> yolu <span style="text-decoration: underline;">kitapla</span> ruşen olur<br />
<span style="text-decoration: underline;">Mektup</span> yazan kalemle <span style="text-decoration: underline;">kâtib</span> olur<br />
(Laedri)</p></blockquote>
<blockquote><p><strong>Örnek 5</strong></p>
<p>Dünya&#8217;da <span style="text-decoration: underline;">sevilmiş</span> ve <span style="text-decoration: underline;">seven</span> nafile bekler<br />
Bilmez ki giden <span style="text-decoration: underline;">sevgililer</span> dönmeyecekler<br />
(Yahya Kemal Beyatlı)</p></blockquote>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
